Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1872 E. 2026/227 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1872
- Karar No
- 2026/227
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLLERİ : Av..... & Av..... DAVALILAR : 1-........ VEKİLLERİ : Av..... & Av...... : 2-........ VEKİLLERİ : Av...... - & Av..... DAVA : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 16/02/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin elektrik üretimi ve ticareti yapmak amacıyla kurulduğunu, Konya ........ Bölgesi (........) sınırları içerisinde kalan alanda lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurmak ve işletmek amacıyla davalı ........’den “Konya İli, Seydişehir İlçesi, ........ Köyü, ... Ada 1,2,3,4,5,6 nolu Parseller”de kayıtlı arsanın kendisine tahsis edilmesi talebinde bulunduğunu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından görüşü sonrası davalı ........'nin toplam 99.176 m2’lik alanı müvekkili şirkete tahsisine karar verilerek 12/05/2014 tarihinde ........ ve müvekkili arasında ''Arsa Tahsis Durum Belgesi'' düzenlendiğini, sözleşmeye ilişkin olarak toplam 446.292,00 TL bedelin müvekkili tarafından ........'ne ödendiğini, müvekkilinin bu işlemlerden sonra Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca, ........’den tahsis edilen arsada kurulacak lisanssız toplam 20.3 MW gücünde 23 adet GES projesiyle ilgili olarak bölgesel elektrik dağıtım şirketi ........ A.Ş.’ne bağlantı başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruları olumlu değerlendirilerek, Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu düzenlendiğini, çağrı mektuplarını alan müvekkilinin tahsis edilen arsada kurulacak GES’lerin Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği’ne göre proje onaylarını almak üzere ........ A.Ş.’ye başvuru yaptığını, ........'ın 09/12/2015 tarihi itibariyle projeleri onayladığını, bu sürecin müvekkili şirketin hisselerinin tamamına sahip olan ........ A.Ş.’nin; ........ A.Ş., ........ A.Ş. ve ........ A.Ş. unvanlı üç grup şirketi içinde GES projesi kurulması için arsa tahsisi yapıldığını, çağrı mektupları alındığını, projelerin ........ başvurularının gerçekleştirildiğini ancak ........'a yapılan proje onaylarına ilişkin süreç devam ederken, ........'nin, konuyla ilgili daha önce Bakanlıktan görüş almış olmasına ve ilgili mevzuatta herhangi bir değişiklik bulunmamasına rağmen Bakanlıktan yeniden görüş istediğini, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 24/08/2015 tarihli ve 3759 sayılı yazısında bu kez “sanayi parsellerinin güneş enerjisi santrali kurulması amacıyla kullanılmasının mümkün olmadığı”nın bildirildiğini, Bakanlığın ilk görüşünün aksi yönünde kanaat belirtmesi üzerine davalı ........'nin, arsa tahsis işlemine ilişkin henüz herhangi bir iptal kararı almadan ve müvekkili şirkete bildirmeden ........'a ilettiğini, ........'ın da Bakanlık görüşünden yola çıkarak, ortada henüz herhangi bir arsa tahsisi iptali kararı olmamasına rağmen sözleşmeyi geçersiz sayarak 29/09/2015 tarihinde çağrı mektuplarının geçersizliğine karar verdiğini, müvekkilinin ........'nin 29/09/2015 tarih, ... sayılı iptal kararını 18/11/2015 tarih ve 202 sayılı yazısı ile öğrendiğini, müvekkili şirket ve aynı ortaklık yapısına sahip diğer 3 şirketin çağrı mektuplarının iptali sonrası ........'ın ayrıca 09/10/2015 tarihinde kendi internet sitesinde yayımlayarak duyurduğunu, müvekkilinin GES projelerinin bağlanacağı trafo merkezinden şebekeye bağlanmak üzere yeni başvuruları kabul ettiğinin öğrenildiğini, aynı trafo için değerlendirmeye alınan 23 projeden 21 tanesinin ........'ın ortaklarından ........ A.Ş. ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler olduğunu, devamında 28/11/2015 tarihinde yayımlanan karardan bu bağlantı başvurularının olumlu değerlendirildiği ve başvuru sahiplerine bağlantı anlaşmasına çağı mektubu verildiğini, müvekkilinin devam eden süreçte Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası nezdinde ........ müteşebbis heyetinin arsa tahsisinin iptaline ilişkin kararının iptali talebiyle ihtiyati tedbir istemli, davalı ........'a karşı Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası nezdinde Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektuplarının geçersiz hale geldiğine ilişkin kararının hukuka aykırılığının tespiti ve bağlantı anlaşmasının imzalanmasına karar verilmesi suretiyle muarazanın giderilmesi talebiyle dava açıldığını, Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 16/02/2016 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, ........ kararının uygulanamaz hale geldiğini, müvekkilinin davalı ........’a ve ........’ye 27/10/2016 tarihinde Ankara .... Noterliği'nin 27/10/2016 tarihli ve ........ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile projeyi hayata geçirmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi sebebiyle uğradığı zararların giderilmesini talep ettiğini, davalıların cevabi yazısında herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını iddia ettiklerini, ayrıca, müvekkilinin ........'ın haksız olarak çağrı mektuplarının geçersiz hale geldiğine karar vermesi üzerine elektrik piyasası mevzuatına aykırı eylemleri dolayısıyla ........'na şikayet başvurusunda bulunduğunu, kurumun idari para cezasına karşılık ........'ın dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin15/04/2021 tarihli ve ... E.- ... K. sayılı kararının ........ Müteşebbis Heyeti'nin 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı arsa tahsisinin iptaline ilişkin kararının iptaline karar verildiğini, davalı ........'nin mahkeme kararlarına rağmen arsa tahsisini tekrar 15/02/2022 tarihli ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararı ile ikinci kez ve aynı gerekçelerle yeniden iptal ettiğini, müvekkilinin yeniden Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E., Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ile ... E., Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davalarını açtığını, davalıların yargı ve kurum kararlarına uymamak suretiyle, müvekkilinin projelerini hayata geçirmesini bugüne kadar ısrarla engelleyerek geciktirdiklerini, müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, davalılar tarafından müvekkiline yapılmış olan arsa tahsisinin ve bağlantı anlaşmalarına çağrı mektubunun sözleşmeye ve mevzuata aykırı bir şekilde iptal edilmesi sebebiyle müvekkilinin güneş enerji santrallerinden lisanssız elektrik üretimi projelerini hayata geçirmesinde yaşanan gecikmeden dolayı uğradığı zararının şimdilik 1.000.001,00 TL’sinin, davalılardan, 3095 sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ........vekili, müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, davaya konu hususların tamamının davacı ile ........ A.Ş. arasındaki ilişkiden kaynaklandığını, mahkemenin görevli olmadığını, idari yargının görev alanına girdiğinden reddinin gerektiğini, davacının bir yandan da Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.- ... K sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali istemli davayı ikame ettiğini, davanın henüz istinaf aşamasında olduğunu, kesinleşmediğini, hal böyle iken davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, açılan davanın belirsiz alacak davası mı, kısmi dava mı olduğunun dilekçe içerdiğinden anlaşılmadığını, işbu davanın da ........ Yönetim Kurulu'nun 30/04/014 tarihli ve ... sayılı kararına dayanmakla davacı tarafça açılan davanın süresi içerisinde açılmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E numaralı dosyasında yine davacı sıfatı ile yer aldığını ve dava dilekçesi ve taleplerinin aynı olduğunu, adı geçen Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı tazminat konulu davada son aşamaya kadar yargılamanın yürüdüğünü, bilirkişi raporlarına yapılan itirazları doğrultusunda ek bilirkişi raporları alındığını ancak, bilirkişi raporlarından dolayı davayı kaybedeceklerini düşünerek davayı takip etmediklerini, dosyanın işlemden kaldırıldığını, sonrasında açılan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E -... K numaralı dosyasında da aynı mahiyette tazminat taleplerini içerdiğini, işbu bu davanın reddedildiğini, müvekkilinin bağlantı başvurularının ve çağrı mektuplarının geçersiz hale gelmesinin, müvekkilinin kontrolü dışında gelişen sebeplerden kaynaklandığını, davacının GES lisanslarının ve projesinin iptal edilmesinin tamamen ........ A.Ş.'nin tasarrufunda olduğunu, bu tasarrufu ........ A.Ş.'nin Bakanlığın olumsuz görüşüne istinaden kullandığını, müvekkili yönünden ise yönetmeliğe aykırı eylemler nedeni ile arsa tahsislerinin iptaline yönelik alınan karar bakımından tazmin doğuracak bir sonuç ortaya çıkarmadığını, her ne kadar tahsisin iptali yönünde karar alınmışsa da Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-.....-.....-..... E numaralı dosyaları ile bu kararın durdurulduğunu, sonrasında adı geçen mahkeme kararlarında davacıların davaları, iptal kararının müteşebbis heyet ile alınmasından dolayı usule aykırı olduğu gerekçesi ile kabul edildiğini, daha sonra ........ tarafından yeniden iptal kararı alındığını ancak buna karşı da Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve ... E. - Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E - Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. numaralı genel kurul kararının iptali istemli davaları açıldığını, bu davalarda da yürütmeyi durdurma kararı alındığını, dolayısı ile eldeki dava tarihi itibariyle dahi proje sunulabilecek ve inşaata başlanabilecek durumda olduğunu ancak, davacı ve iştirak şirketlerinin bugüne kadar tahsisin gereğini yerine getirecek hiçbir hamlede bulunmadıklarını, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, talep edilen hususların kabulü halinde ........ ve bölgesine telafisi imkansız zararlar verilmiş olacağını, yargılama sürecinde dahi yüzlerce istihdam sağlayacak birçok yatırımcının arsalar üzerinde tedbir olması nedeni ile yatırım yapamamasının ........ ve bölgesini büyük zararlara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ........ vekili, davacının, işbu davayla aynı konu ve iddialara dayanarak çağrı mektuplarının geçersizliğine ilişkin işlemin hukuka aykırılığının tespiti ile aynen ifa talepli olarak Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası nezdinde dava ikame ettiğini, anılan dosyada yargılama devam ederken davacının yine aynı konu ve iddialarla aynen ifaden vazgeçerek olumlu zarar talep ettiğine dair Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası nezdinde müvekkiline karşı dava açtığını, bu davanın reddedildiğini, davacının işbu dava konusu talep ve iddialarla davalı ........ Bölgesi'ne karşı Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E.(Birleşen ... E.) Sayılı dosyası nezdinde davayı ikame ettiğini, ilgili davada davacının davayı takip etmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafından zarara sebebiyet verdiği iddia edilen işlemlerin 2015 yılında tesis edildiğini, kabul yerine geçmemek kaydıyla 9 yılı aşkın süre sonunda açılan bu tazminat davasının zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının başvurusunun mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirmeye alındığını, davacı tarafından başvuru sırasında müvekkili şirkete sunulan "Arazi Tahsis Belgesi"nin geçersiz hale geldiğini, bu sebeple dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, davacının talep ve iddialarını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine, aksi kanaatte olunması halinde talep ve iddialarını somutlaştırması için davacıya kesin süre verilmesine, aksi takdirde soyut iddialar dışında hiçbir delil ileri sürmeyen davacının açtığı işbu haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre geç tahsis ve çağrı mektuplarının iptali nedeniyle oluşan zararlarının tazminine ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesiyle, davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada; davacı ile davalı ........ arasında yapılan anlaşma uyarınca davacı şirket adına yapılmış olan arsa tahsisinin iptal edilmesi ve davalı ........ tarafından da bağlantı anlaşmalarına çağrı mektubunun iptal edilmesi nedeniyle davacının lisansız elektrik üretimi projesini hayata geçirme imkanının kalmadığı ileri sürülerek uğranılan zararın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000.001,00 TL'sinin davalılardan 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı temerrüt faiz oranı nazara alınarak ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesiyle, müvekkilinin davada doğrudan taraf sıfatı bulunmadığını, davacının bir yandan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... karar sayılı dosyası ile sözleşmenin ifası davası açtığını, bir yandan da ifadan vazgeçerek zarar davasını devam ettirdiğini, müvekkilinin davacının zararlarında bir kusurunun olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ........ vekili cevap dilekçesiyle, davacının işbu davaya konuya ilişkin olarak Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde de dava ikame ettiğini, bu dava devam ederken ifaden vazgeçerek olumlu zarar talep ettiğine dair Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkiline karşı dava açtığını, bu davanın reddedildiğini, ardından davacının işbu davayı ikame ettiğini, davacının iddia ettiği işlemlerin 2015 yılında tesis edildiğini, kabul yerine geçmemek kaydıyla 9 yılı aşkın süre sonunda açılan bu tazminat davasının zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinden işbu dosyada davacı olan ........ A.Ş. ile ........ A.Ş., ........ A. Ş., ........ A.Ş.'nin grup şirketler olduğu anlaşılmıştır. Davalılar vekillerince aynı konuda Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri yönünden daha evvelce açılmış dava olduğu ileri sürülerek derdestlik itirazında bulunulmuş ise de; celbedilip incelenen Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasınında mahkemenin 10.01.2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ........ vekilince müvekkilinin davada husumet ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; davacı tarafça adı geçen davalıdan arsa tahsis işleminin iptali nedeniyle tazminat talep edildiğinden husumet itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce dosya GES alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişi heyetine tevdi ile, bilirkişi heyetinin 31/07/2024 tarihli raporu düzenlettirilmiş ise de; davada öncelikle hukuki ihtilaf çözümlenmeli ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. TBK'nın 125. maddesine göre her ne kadar alacaklı temerrüde düşen borçlulardan tazminat talep edebilecek ise de; bunun için ilgili maddede seçimlik haklar düzenlenmiştir. Yani alacaklı bu madde kapsamında ya borcun aynen ifasını ve gecikme tazminatını ya da borcun aynen ifasından ve gecikme tazminatı hakkında vazgeçtiğini hemen borçluya bildirerek, borcun ifa edilmemesinden kaynaklı müspet zararını ve yahut da sözleşmeden dönme hakkını kullanarak menfi tazminat talep edebilecektir. Alacaklı bu seçimlik haklarından birini kullandığı takdirde diğer seçimlik haklarını isteyemeyecektir. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça her ne kadar TBK'nın 125. maddesi kapsamında aynen ifadan vazgeçip müspet zarar talebinde bulunulmuş ise de; davadan önce aynen ifadan vazgeçildiğinin davalı tarafa usulüne uygun olarak bildirilmediği gibi, gerek Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, gerek Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... Esas sayılı dosyasında iradesini aynen ifadan yana kullandığı anlaşılmıştır. Davacı bu iradesini ve seçimlik hakkını kullandıktan sonra eldeki davada seçimlik hakkını değiştiremeyeceğinden ve TBK'nın 125. Maddesi gereğince müspet zarar sebebiyle maddi tazminat talep edemeyeceğinden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varılarak, düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınmaksızın davacının davasının her iki davalı yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine...." gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme tarafından, uyuşmazlık konusu, davanın hukuki sebebi ve nitelendirilmesinin hatalı yapıldığını, işbu dava kapsamındaki taleplerinin “müspet zarar” olduğu varsayımıyla hüküm kurulduğunu, oysaki bu dava kapsamındaki taleplerinin, müspet zarar değil, Türk Borçlar Kanunu’nun 125/1 madde hükmü uyarınca gecikme tazminatı olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu, borçlunun temerrüdü ile illiyet bağı içerisinde olan bütün zararların gecikme zararı kapsamında dahil olduğunu, gecikme zararı kapsamında kalan maddi zararın, fiilen maruz kalınan zarar ile yoksun kalınan kardan ibaret olduğunu, fiili zararın, malvarlığının aktif kısmında gerçek bir azalmanın görülmesi veya pasifteki borçların artmasıyla ortaya çıkacak olup, fiili zarara, doktrin ve yargı kararlarında, ihtar ve diğer hukuki takip giderleri, karşı edimi zamanında teslim almak için yapılan giderler, geciken ifa yerine tedarik edilen şey için yapılan masraflar, esas edim yerine geçici olarak tedarik edilmiş şeyin değer farkı ve gecikme yüzünden alacaklının yaptığı diğer masrafların örnek olarak gösterildiğini, yoksun kalınan karın ise, borcun zamanın ifa edilmiş olması durumunda alacaklının malvarlığının göstereceği artış olduğunu, yoksun kalınan kara, doktrin ve yargı kararlarında, gecikme yüzünden alacaklının elde edemediği semereler, alacaklının fiyat değişiminden ve özellikle de fiyat düşmelerinden doğan kayıplarının dahil olduğunun belirtildiğini oysaki, müspet zararın sözleşmeden kaynaklanan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle uğranılan zarar olup, TBK’nın 125’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ancak borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçilmesi halinde söz konusu olacağını, dolayısıyla gecikme tazminatı (gecikme zararı) TBK’nin borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik haklarını düzenleyen 125’inci maddesinin ilk fıkrasına tabi iken müspet zararın bu maddenin ikinci fıkrasına tabi olduğunu, somut durumda, işbu dava kapsamındaki taleplerinin, TBK’nin 125’inci maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen ve ifayla birlikte talep edilebilen gecikme tazminatı olduğunu, dava dilekçesinde işbu dava kapsamındaki tazminat talebinin “gecikme sebebiyle uğranılan zarar” olduğunun ifade edildiğini, mahkemece hukuki sebebin hatalı tespit edildiğini, mahkemenin ret kararına gerekçe yaptığı Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyaları olmakla, Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden görülen davanın, müvekkili şirketin grup şirketlerinden biri olan dava dışı ........ A.Ş. ile davalılardan ........ arasında görülen ve ........’ye yapılan arsa tahsisinin iptaline ilişkin müteşebbis heyeti kararının iptali davası olup, bu davada mahkemece davanın kabulü ile müteşebbis heyeti kararının iptaline karar verildiğini, kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden görülen davanın ise, dava dışı ........ ile davalılardan ........ arasında görülen ve ........ tarafından ........’ye verilen bağlantı anlaşmasına çağrı mektuplarının, ........’nin arsa tahsisinin iptali kararıyla paralel şekilde geçersiz addedilmesi üzerine ........’ın söz konusu işleminin geçersiz olduğunun tespiti ve bağlantı anlaşması imzalanmasına karar verilmesi talebiyle açıldığını, mahkemece davanın reddine karar verilmişse de istinaf incelemesinin devam ettiğini, görüldüğü üzere, mahkemenin müvekkili şirketin iradesini aynen ifadan yana kullandığı yönündeki gerekçesine dayanak yapılan dava dosyalarında müvekkili şirketin bu davaların tarafı dahi olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için mahkeme kararının hukuka aykırı olmadığı varsayılsa dahi, müvekkili aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça, davalıların arsa tahsisi işleminin usule, yasaya ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına aykırı şekilde iptal edilmesi ve bağlantı anlaşmalarının çağrı mektuplarının bu sebeple geçersiz sayılması nedeniyle davacı şirketin projelerinin hayata geçirilmesi engellenerek geciktirilmesi ve davacının zarara uğramasına sebep olunduğu iddia edilerek işbu gecikme zararın tazmini talep edilmiş, davalıların hukuka aykırı işlemlerinin davacı şirketin yaklaşık 8-9 yıllık bir gecikmeye ve bu süreye tekabül eden ciddi oranda kar/gelir kaybına neden olduğu, davacı ve aynı ortaklık yapısını haiz diğer 3 şirketin geliştirdiği ve yüklü miktarda yatırım yaptığı GES projelerini hayata geçirebilmek için davalıların haksız işlemlerine karşı başlatılan hukuki mücadeleler nedeniyle değişik hukukçu ve danışmalara yüklü miktarda ödemeler yapıldığı, ........ A.Ş.'nin, tahsis edilen arsa üzerinde bağlı şirketlerinin hak sahibi olduğu GES projelerinin kurulması amacıyla gereken mühendislik, tedarik ve inşaat işleri için de mw başına 1.040.000,00 Euro bedelle bir kurulum ve tedarik şirketiyle sözleşme imzaladığı, sırf bu projeler için Ankara’da şirket merkezi olarak kullanılmak amacıyla taşınmaz kiraladığı, hukuki ve teknik danışmanlık almak üzere birden çok firma ve kişiyle hizmet sözleşmeleri yaptığı, çok sayıda personel istihdam ettiği ayrıca, konunun çözümü için ........, ........, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ........, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile yapacağı görüşmeler için ulaşım ve konaklama giderlerine katlanıldığı, projelerin hayata geçirilmesi için sipariş ettiği birçok malzemenin parasını peşin olarak ödediği ve fakat gecikme nedeniyle bu malzemeleri kullanamadığı ayrıca, tüm enerji ve kaynaklarını işbu haksız kararların iptali veya geri alınması için kullandığından başka işler yapmaktan ve bu işlerden gelir elde etme imkanından da yoksun kaldığı iddia edilerek uğranılan zararın tazmini talep edilmiştir. Mahkemece hükme gerekçe yapılan Seydişehir .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden görülen davanın, davacı şirketin grup şirketlerinden biri olan dava dışı ........ A.Ş. ile davalılardan ........ arasında görülen ve ........ A.Ş.'ne yapılan arsa tahsisinin iptaline ilişkin kararın iptali davası olup, bu davada mahkemece davanın kabulü ile kararın iptaline karar verildiğini, kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında davanın ise, dava dışı ........ A.Ş. ile davalılardan ........ arasında görülen ve ........ tarafından ........ A.Ş.'ne verilen bağlantı anlaşmasına çağrı mektuplarının, ........’nin arsa tahsisinin iptali kararıyla paralel şekilde geçersiz addedilmesi üzerine ........’ın söz konusu işleminin geçersiz olduğunun tespiti ve bağlantı anlaşması imzalanmasına karar verilmesi talebiyle açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, Ankara BAM .....HD'nin ... E-... K. sayılı ilamı ile davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-1827 E-, 2013/802 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine ilişkin ilke anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. (Arslan, Ramazan; Aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, Önsöz VII). Öte yandan, bu yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Hanağası, a.g.e., s.135). Aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E.-914 K.; 05.06.1996 gün ve 1996/18-337 E.-542 K.; 05.02.1997 gün ve 1997/18-797 E.-53 K.; 11.03.1998 gün ve 1998/8-176 E.-217 K.; 20.10.1999 gün ve 1999/14-840 E.-859 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E.-946 K.; 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E.-458 K.; 29.05.2002 gün ve 2002/2-401 E.-451 K.; 17.03.2010 gün ve 2010/3-119 E.- 159 K.; 31.03.2010 gün ve 2010/11-143 E.-196 K.; 10.10.2012 gün ve 2012/19-477 E sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, karara mesnet alınan dava dosyaları davacı şirket dışında başka bir şirket tarafından açılan davalar olduğu gibi, davacının zarar iddiası kapsamında işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin ücret-i vekalete yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
.....