Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1536 E. 2026/389 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1536
Karar No
2026/389
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1536 Esas

KARAR NO: 2026/389

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/07/2024

NUMARASI: 2021/138 Esas, 2024/195 Karar

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

KARAR TARİHİ: 11/03/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markasının sahibi olduğunu, ... sayılı “...” markasının, 07. ve 12. sınıflarda..., ..., ..., ... ile 09.sınıflarda ..., ..., .... yine 07.-09.-12.sınıflarda ....,...,..., ... ve 09-12.sınıflarda. sayılı “... + şekil” markalarının olduğunu, davalının .... sayılı “... + Şekil” 06-07-08.sınıflardaki bir takım mallar üzerinden tescil edildiğini, davalının markasında ... ibaresini daha büyük yazarak öne çıkartacak kullanımları nedeniyle açılan davanın Yargıtay aşamasında olduğunu, gelinen süreçte davalının haksız rekabet eylemlerinin devam ettiğini, davalının .... sayılı “... + Şekil” markasının tescil edildiği bir takım mal ve hizmetlerde kullanmadığını, söz konusu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin 16/02/2011 tarihinde dolduğunu, somut olayda davaya konu ürünlerin müvekkilinin tanınmış “...” markasıyla karıştırılma ihtimali yaratması ve tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde etmesi, itibarına zarar vermesi ve ayırt edici karakterini zedelemesi nedeniyle marka tecavüzü bulunduğunu, “...” markasında ... kelimesinin tali bir unsur olduğunu, esas unsurun ... olduğunu, bu sebeple müvekkili markaları ile benzer olduğunu, sınıflaın benzer olduğunu tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin yanı sıra “...” markasından haksız yarar elde edilmeye çalışıldığını ileri sürerek, davalının .... sayılı “... + Şekil” markasının 06/02/2011 tarihinden itibaren kullanmadığı mallar bakımından iptaline, müvekkiline ait “...” markasına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” markasının 2005 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu tarihten buyan kesintisiz olarak ciddi ve etkin şekilde kullanıldığını, huzurdaki davanın markanın 16 yıldır piyasada kullanılmakta olduğu hususu göz önüne alındığında sessiz kalmak yoluyla hak kaybına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının dava konusu marka kullanımlarından en azından 2013 yılından bugün haberdar olduğunu, huzurdaki davanın tarihine göre marka kullanımına karşı 8 yıldır sessiz kaldıktan sonra dava konusu ettiği tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin hem Borçlar Kanunu bakımından hem de Türk Ticaret Kanunu bakımından zamanaşımına uğradığını, yargılama konusu olan davalıya ait “...” markası ile davacıya ait “...” ibareli markalar değerlendirilirken aralarındaki görsel, sesçil ve kavramsal olarak farklı davacı markalarının kapsamındaki 7.,9.12. 14. 28. 36 sınıftaki mallar karşılaştırıldığında alıcı kitlesinin farklı olduğunu, ortak bulunan 7. sınıfta tescilli malların alıcı kitlesi, üretildiği ve satıldığı yerler, karşıladığı ihtiyaçlar, ikame imkanı fiyat, alım sıklığı itibar farkının bulunduğu, yargılama konusu markaların arasında düşük düzeyli benzerlik bulunduğu, kapsamında bulunan malların ise farklı olduğunu, davacı tarafa ait markalar ile davalı müvekkile ait markanın benzerlik arz etmemesi ve her iki markanın pek çok ülkede uzun süredir herhangi bir husumet yaşamadan ticaret hayatında yer alması göz önüne alındığında davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden taleplerinin reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, etkin kullanım yönünden alınan 23/05/2023 tarihli raporda, davalı kayıtları incelendiğinde, davalı şirketin ... tescil numaralı markasını 06.ve 08. sınıflarda kullanmadığı, 07.sınıfta bakımından ciddi kullanım bulunduğunun tespit edildiği, davalı markasının 2005 yılında geçerli olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında; bu emtiaların 06.07 ve 08.sınıftaki emtialar yönüyle etkin kullanım olarak kabul edildiği ve tüm sınıflar yönünden iptal talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça fiilen kullanıma konu edilen mallardan; “Ağaç kesme makinası, akülü çim biçme, akülü sırt ilaçlama pompası, benzinli ağaç kesme makinaları, benzinli jeneratör, benzinli tırpan, beton kanal kazıma, beton kazıma, makinası, beton makinası, Betoncu vibratörü, boyama harç mikseri, çim budama, Çim biçme makinası, dal budama makası, elektrikli ağaç kesme makinası, elektrikli çim biçme, elektrikli jeneratör, elektrikli kırıcı zımparalama makinası, elektrikli mikserler, elektrikli tırpan, elektrikli vinç, harç mikserleri, jeneratör, kırıcı delici makine, sessiz yağsız kompresör, tırpan elektrikli ve benzinli, toprak delme makinası, zeytin silkme,” malları bakımından ise tescilsiz kullanım bulunduğu, bu malların davalı tarafın markalarının tescil kapsamında olmadığı, iltibas iddiasının davalı tarafın markasının tescil tarihi dikkate alındığında davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... markası ve ... tescil numaralı ... markalarının ihlal iddiaları bakımından dikkate alınmasının mümkün olabileceği, ancak davacı tarafın bu kullanımlara çok uzun süre sessiz kaldığı, bu haliyle bu yöndeki kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, yine taraf markalarının ana unsurları olan "..." ve "..." ibareleri dikkate alındığında ... ibaresinin kedi anlamına gelen zayıf bir ibare olduğu, davalı tarafın hem şekil unsuru ekleyerek hem de "..." ibaresine "..." ibaresi eklemek suretiyle markasına ayırt edicilik kazandırdığı, bu haliyle markalar arasında iltibasın söz konusu olmayacağı, davacı tarafa ait ... ve ... markası lehinde verilmiş tanınmışlık kararları bulunmakla birlikte davacı ve davalı markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak farklı olmaları, markaların bütün olarak da farklılık arz etmesi nedeniyle davacı tarafın markanın tanınmışlığının

markaların ayırt ediciliği nedeniyle somut olayda davalının marka hakkı tecavüzü fiilleri ifa ettiğine karine teşkil etmeyeceği, davalının aynı zamanda tescilli markası olan bir işareti kullandığı, davacı tarafla özdeşleşen sarı rengin kullanıldığına veya ... ibaresinin ön plana çıkarıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu bağlamda TTK 54 ve 55/1-4 te anlamını bulan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” hükmünün şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyan ve itirazlarını tekrar ederek; alınan ek bilirkişi raporunda özellikle de markaların benzerliği, marka tecavüzü ve haksız rekabete ilişkin tespitler eksik ve hatalı olup, aynı taraflar arasındaki aynı/benzer markalara ilişkin başka mahkemeler tarafından alınan bilirkişi raporları ve verilen mahkeme kararları ile çeliştiğini, bu nedenle farklı bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, gerekçeli kararda da red gerekçesinin açıklanmadığını, bilirkişilerin ilk raporunda ve ek raporda, davaya konu markanın 06 ve 08. sınıflarda hiç kullanılmadı ğı, 07. sınıfta ise kısmen bazı mallar bakımından kullanıldığı, 07. sınıftaki diğer mallar bakımından kullanılmadığı belirtilmesine rağmen, kullanmama sebebiyle iptal talebinin tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...markasının ... markasıyla benzer olmadığı, karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve bu nedenle marka tecavüzünün gerçekleşmediği yönündeki kararın hatalı olduğunu, ...markasına ilişkin kullanımların tanınmış “...” markasının sulandırılmasına yol açmadığı, bu nedenle de marka tecavüzünün meydana gelmediği yönündeki kararın hatalı olduğunu, haksız rekabete ilişkin şartların oluşmadığı yönündeki kkararın hatalı olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı yönündeki kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili, makine mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22/05/2023 tarihli raporda, davalı şirketin .... tescil numaralı markasını; 06. ve 08. sınıflarda kullanmadığı belirtildikten sonra 07.sınıfta ciddi ve etkin şekilde kullandığı mal ve hizmetler sayılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişi heyetine marka hukuku uzmanı eklendikten sonra 26/03/2024 tarihinde mahkemeye sunulan ikinci raporun sonuç kısmında, "3. KULLANMAMA NEDENİYLE İPTAL İDDİALARI BAKIMINDAN" başlığı altında "a" bendinde davalı markasının ciddi ve etkin kullanıldığı mal ve hizmetler sayılmış, "b"bendinde; dava konusu davalı markasının 2005 yılında geçerli olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında; 07. sınıfta ”Ahşap, metal , cam ve plastik malzeme işlemek için makinalar, takım tezgahları: Tornalar, frezeler, planyalar, testereler, zımpara makinaları, Elektrikli motorlar (kara nakil vasıtaları için olanlar hariç), Boya makinaları, boya püskürtme tabancaları, elektrikli zımbalama makinaları ve tabancaları, elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makinalar için tabancalar, elektrikli el matkapları, motorlu el testereleri, dekupaj makinaları, spiral makinaları, Hayvan tüyü kırpma makinaları, Kaynak makinaları: Elektrikli kaynak makinaları, punta kaynak makinaları, Makine veya motor parçası olmayan pompalar: Hidroforlar, su pompaları (elektropomplar, motopomplar), dalgıç pompalar, ısıtma tesisatları için pompalar... Araç yıkama makinaları, bakımından markayı fiilen kullandığı, kullanımın markasal ve ciddi olduğu bu bağlamda SMK 9’a uygun bir kullanım olduğu, belirtilmiş, "c" bendinde; markanın 06, 08. Sınıfların tamamı ve 07. Sınıfta yer alan "endüstriyel biley makinaları, keski makinaları, plastik enjeksiyon makinaları, diş açma makinaları... Haddeleme makinaları, şahmerdanlar, kalıplama makinaları, hadde silindirleri... Süt sağma makinaları, yayık makinaları, süt işleme makinaları, Kuluçka ve ana makinaları, Üretimde kullanılan robotlar, Matbaa makinaları ve parçaları. Maden ufalama makinaları, maden kırma makinaları... Ambalajlama makinaları, doldurma-tapalama ve kapatma makinaları, etiketleme makinaları, tasnifleme makinaları... Deri ve kumaş eşyaların üretimi için makinalar: Dikiş makinaları, nakış makinaları, overlok makinaları, ilik açma ve dikme makinaları, kesim makinaları... Tekstil makinaları: Balya açma makinaları, harman-hallaç makinaları, tarak makinaları, iplik büküm makinaları (ring makinaları), dokuma tezgahları, Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler: Mikserler, blenderler, mutfak robotları, elektrikli bıçaklar, kıyma makinaları, çöp öğütme makinaları... Bulaşık yıkama makinaları, çamaşır yıkama ve sıkma makinaları, elektrikli veya motorlu zemin cilalama makinaları... Elektrikli süpürgeler ve elektrikli halı yıkama makinaları ile bunların torbaları, boruları ve parçaları... Döküm makinaları ve bunların parçaları, döküm işleri için potalar (konvertörler), arıtma potaları, Otomatik hamur yoğurma makinaları, hamur şekillendirme makinaları, ara dinlendirme makinaları, hamur kesme makinaları.... Cebri tav makinaları (nemlendirici), yabancı madde ayırıcı makinalar (sasör), elek makinası, elektro mıknatıslama makinaları (ayırıcı-ayıklayıcı), aspiratör/hava kanalı (ayırıcı), vibro silo makinaları (malzeme boşaltmak için). Değirmen makinaları, hububat işleme makinaları, hububat kırıcı makinalar, kepek fırça makinaları, kabuk soyma ve ayırma makinaları" bakımından kullanıma rastlanmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda, dava konusu davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın 2005 yılında geçerli olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında; bu emtiaların 06,07 ve 08. Sınıftaki emtialar yönüyle etkin kullanım olarak kabul edilmiş ve tüm sınıflar yönünden iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir denilmiştir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere dava konusu davalı markasının 2005 yılında geçerli olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında sadece davalı markasının 7.sınıfta yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden ciddi kullanım sayılacağı belirtilmiş, bir sonraki bentte ise davalı markasının 06, 08. sınıfların tamamı ve 07. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından kullanıma rastlanmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığından hareketle bilirkişi raporunda sadece 7. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden ciddi kullanım sayılacağı yönünde değerlendirme yapıldığı halde, ilk derece mahkemesince, hükme esas alına rapora aykırı şekilde 06,07 ve 08. sınıftaki emtialar yönüyle etkin kullanım bulunduğu gerekçesiyle, tüm sınıflar yönünden iptal talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince kullanmama nedeniyle marka iptal talebi yönünden, ikinci bilirkişi raporu karar dayanak gösterildiği halde, hem söz konusu rapordan alıntılanan kısım yanlış yorumlanmış, hem de raporun devamındaki davalı markasının 06, 08. sınıfların tamamı ve 07. sınıfta yer alan bir kısım mal ve hizmetler bakımından kullanıma rastlanmadığı yönündeki değerlendirmeye neden itibar edilmediği de açıklanmamıştır.Hükmün kapsamını düzenleyen HMK’nın 297/1-c maddesine göre, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin kararda gösterilmesi gerekir. İlk derece mahkemesinin kullanmama nedeniyle iptal hükmü yönünden, bilirkişi raporuna aykırı şekilde 06,07 ve 08. sınıftaki tüm emtialar yönüyle etkin kullanım bulunduğu sonucuna hangi delille ne şekilde nasıl ulaşıldığı açıklanmamış olup, karar HMK’nın 297/1-c maddesine aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne,

2-İstanbul Anadolu ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../07/2024 gün ve 2021/. Esas- 2024/.... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına

5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,

6- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 1.030,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.199,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1536, K. 2026/389, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-16-hukuk-dairesi-2024-1536-e-2026-389-k-3991ff4a7eb4