Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2024/1480 E. 2024/1794 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1480
- Karar No
- 2024/1794
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1480
KARAR NO: 2024/1794
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/237
KARAR NO: 2024/487
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
DAVA TÜRÜ: Konkordato
DAVA TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin merkezinin ... Mahallesi ... Sokak No: ... İç Kapı No: ... Çorlu/ Tekirdağ adresinde bulunduğunu, şirketin İstanbul İli Şişli İlçesinde ... Mah. ... Caddesi ... Sokak N:.. Şişli/ İstanbul adresinde turizm tesis belgeli Otel Tesisi bulunduğunu, şirketin tek ortağının ... olduğu, şirket ve otel olarak işletilen gayrimülkünde sermayeleri yurtdışı menşeli olduğunu, .. 35 yıllık yurtdışı birikimlerini türkiye’ye yatırım yapmak için harcamış ancak elinde olmayan ve türkiye’nin maruz kaldığı spekilasyonlardan ve tarafına alacaklıları tarafından verilen ve vaad edilen sözler yerine getirilmediği için şirket ve şahsı iflas noktasına geldiğini, 2014 yılında Rusya’da yaşanan ekonomik kriz ve sonrasında 2015 yılında Türkiye-Rusya arasında yaşanan uçak krizi nedeniyle zorlu bir 2 yıl geçiren turizm sektörü, 2018 yılında toparlanmaya başlamış, 2019 yılında da 52 milyon turist sayısı ve 35 milyar dolarlık gelir ile rekor büyüme gerçekleştirdiğini, 2020 yılına yönelik beklentiler ise hem turist sayısında, hem de kişi başı harcamalarda çok daha iyi rakamlara ulaşılacağı şeklinde olduğunu, diğer taraftan, 2018 yılında Türk Lirasında yaşanan sert değer kayıpları, ağırlıklı olarak yabancı para cinsinden borçlanarak finansman sağlayan turizm sektörünün borç yükünü arttırmış, takibinde yürürlüğe giren imar barışı ve kamu taşınmazları tahsis süre uzatımı düzenlemeleri de sektöre yeni borç yükü getirdiğini, olağan ticari hayatına devam ederken Covid-19 salgını sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomi durma noktasına geldiğini, bu nedenlerle öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 286. maddesinde öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebi muvacehesinde öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçiçi mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanunu'nun 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato projesinin tasdiki talebine ilişkin davada, davacı gerçek kişinin nüfus kayıt sistemi üzerinden alınan adresinin ... Mah. ... Sokak No: ... Çorlu / Tekirdağ adresi olduğu, söz konusu adresin beyan üzerine 13/03/2024 tarihinde taşınma suretiyle yapıldığı, davacı şirketin gerek İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü gerekse de Çorlu Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün evraklarının incelenmesi neticesinde 13/03/2024 tarihinde yapılan merkez adres değişikliğiyle Ticaret Sicili Gazetesi'nin 21/03/2024 tarihinde yayınlanan ilan ile adresin İstanbul Şişli ilçesinden Tekirdağ Çorlu adresine taşındığı, bu suretle gerek gerçek kişinin gerekse de şirketin adres değişikliğinin aynı tarihli olduğu, davacı gerçek kişi ile davacı şirketin adresinin ... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:... Çorlu / Tekirdağ olduğu, aynı olduğunun görüldüğü, bu suretle davacılar yönünden taşınma yoluyla adres değişikliği yapılarak yetkili mahkemenin kendileri tarafından belirlenmesi, dava konusu uyuşmazlıkta kesin yetki kuralının bertaraf edilip edilmediği hususunun değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihi ise 04/04/2024 tarihi olduğu, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesinin delaletiyle İcra ve İflas Kanunu'nun 154. maddesi uyarınca konkordato taleplerinde yetkili ve görevli mahkeme borçlu açısından muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi olup bu yetki kuralı kesin yetki olduğu, konkordato talebinde bulunan şirketin ticaret sicile kayıtlı olduğu yer, talepte bulunan gerçek kişinin nüfus kayıt sisteminde kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de ticaret sicilinde ve nüfus kayıt sistemindeki kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa konkordato davasının bu yerdeki mahkemede açılması gerektiği, muamele merkezinden kasıt, borçlunun ticarethanesinin olduğu yer olmayıp borçlunun ticaret yaptığı kişilere yönelik işlerini yaptığı yer olduğu, davacı taraf önce dava dilekçesine ekli olan projesinde davacı şirkete ait otelin yeniden kendisinin işleteceğini, borçların faaliyetler kapsamında ödeyeceğini, sicil adresi değişikliği yaparak trakyada bulunan firmalar ile pazarlama ağını genişleteceğini ifade ettiği, Davacı şirketin “... Mah. ... Caddesi ... sokak N:... Şişli/İstanbul” adresindeki otel faaliyetlerine yönelik tüm iş ve işlemlerinin ve ticari faaliyetlerinin işin doğası gereği (müşteri kabul, konaklama yeri tahsisi, servis, tahsilat) bu adreste yapacağı ortada olduğu, daha sonra ise dava dosyasına revize ön projesini sunmuş, bu kapsamda şirkete ait otel binasının hasılat, kar paylaşımının kiraya verildiğini, konkordato süresince otel işletmeciliği yapılmayacağını, şirketin sicil adresinde fuar, sağlık turizmi, rehberlik hizmetleri gibi gelir getirebilecek faaliyetler yapılarak pazarlama yapılacağı ifade edildiği, hasılat paylaşımlı kira sözleşmesinin tarafı davacı şirket ile dava dışı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin getirtilen ticaret sicili kayıtları kapsamında yönetim kurulu üyelerinin ... ile davacı olan ... olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin otel işletmeciliği yapmasından dolayı otel faaliyetlerine yönelik tüm iş ve işlemlerin ve ticari faaliyetlerin işin doğası gereği yani müşteri kabul, konaklama yeri tahsisi, servis tahsilat, pazarlama işlemlerinin fiilen otelin bulunmuş olduğu yerde yapılması gerektiği, bu yüzden her ne kadar revize proje kapsamında hasılat yönünden kira sözleşmesi yapıldığı beyan edilmişse de yapılan kira sözleşmesinde ki diğer şirketin yönetim kurulu üyesinin davacı gerçek kişi olmasından dolayı davacı şirketin ve davacı gerçek kişinin otel üzerinde yönetiminin devam ettiği, her ne kadar şirket merkezinin bulunduğu yerin şirketin muamele merkezi olduğuna dair karine var ise de şirketin işlettiği otelin faaliyetlerinin Şişli / İstanbul adresinde olduğu, faaliyete konu tüm işlemlerin bu adres üzerinden yürütüldüğü, sicile kayıtlı olunan yerde her ne kadar dava tarihinden sonra bir takım işlemlerin yaptırıldığına dair faturalar sunulmuşsa da otel bakımından bu faturaların muamele merkezini değiştirmeyeceği, bu yüzden davacı şirketin muamele merkezi olarak Çorlu / Tekirdağ'da ki adresinin muamele merkezi olarak kabul edilemeyeceği, davacı şirket açısından ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğu yönündeki karinenin sayılan sebepler doğrultusunda aksi olarak Şişli / İstanbul adresi olduğu ve davacı şirketin de adresinin 13/03/2023 tarihinde değiştirilerek mahkememiz yetki alanına alındığı ve davanın da tarihinin 04/04/2024 tarihi olması nedeniyle sicil adresi değişikliğiyle dava tarihi arasındaki yakın tarih olması dikkate alınarak sırf mahkememizi yetkili kılmak amacıyla bu hususun yapıldığı, davacı gerçek kişi yönünden her ne kadar nüfus kayıt sistemindeki adres ... Mah. ... Sk. No:... İç Kapı No:.. Çorlu / Tekirdağ adresi ise de gerek davacı şirketin gerekse de davacı gerçek kişinin adresinin ... Mah. ... Sk. No:...a İç Kapı No:... Çorlu / Tekirdağ adresi olduğu, hem şirket faaliyetlerinin yürütüldüğü yer olan muamele merkezi hem de davacı gerçek kişinin ikametgah adresinin aynı olamayacağı hayatın olağan akışı kapsamında sabit olduğu, çok kısa bir süre sonra davanın açılması kapsamında davacının sırf mahkemeyi belirlemek ve yetki kuralını bertaraf etmek için adres taşıdığı anlaşıldığı, yine bu kapsamda davacı gerçek kişinin ön projesinde davacı şirketin borçlarına kefil olmasından dolayı konkordato talebinde bulunduğu, davacı şirketin borçlarının ödeme yapılması halinde borçlarından kurtulacağını beyan ettiğinden davacı gerçek kişi ile davacı şirketin konkordato taleplerinin birlikte görülmesi gerektiği, gerek bu nedenle gerekse de dava tarihinden kısa bir süre önce adresinin taşınması ve taşınan adresin davacı şirket ile aynı olması nedeniyle davacı gerçek kişi yönünden de mahkememizin yetkisiz olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddesi gereğince Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Yetkili mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket muamele ve merkez adresi Çorlu olmakla, Tekirdağ Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğunu, müvekkil şirketin hali hazırda Trakya Bölgesinde fuar, sağlık turizmi, rehberlik hizmetleri, düğün/dernek, yemek, tanıtım, organizasyon alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin merkez ve muamele adresinin Çorlu'ya taşınmasında hiçbir art niyet olmadığı gibi esasen açıklandığı üzere işin doğası gereği mecburen bu nakil işlemi yapılmak zorunda kalındığını, davanın merkez adresi değişikliğinden yaklaşık 1 ay sonra ikame edildiğini, komiser heyetince de "revize proje uyarınca konkordato mühleti süresince otel işletmeciliğinden vazgeçildiği, revize proje uyarınca fuar, sağlık turizmi, rehberlik hizmetleri, düğün/dernek, yemek, tanıtım, organizasyon işlerinin yürütülmesi için Şirketin sicilde kayıtlı olan adresindeki ofisin yeterli fiziki şartları taşıdığı tespit edilmekle" denilmek suretiyle şirket merkezinin revize projede belirtilen ve şirket ana sözleşmesinde de belirtilen faaliyetleri gerçekleştirmek için yeterli olduğu tespit edilmekle merkez adresinin aynı zamanda muamele merkezi olduğu tespit edildiğini, müvekkil şirketin şirket yetkilisi olan diğer davacı müvekkilin yurt dışı bağlantıları dolayısıyla Tekirdağ/Çorlu bölgelerinde organizasyon/fuar/rehberlik hizmetleri vs. alanlarda faaliyet gösterdiğini, komiser heyetince müvekkili şirketin Tekirdağ bölgesindeki firmalarla iş yaptığı ve bu kapsamda düzenlenen faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğunun tespit ve rapor edildiğini, neticeten şirket merkez adresinin aynı zamanda muamele merkezi olduğu karine olup ilgili karinenin aksi yönde hiçbir delil/belge olmadığı gibi tam aksine şirket merkez ve muamele adreslerinin Tekirdağ olduğunun faturalar dolayısıyla ticari defter ve kayıtlarla sabit olmakla yerel mahkeme kararı bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili şirket adına kayıtlı otelin hasılat paylaşımlı kira sözleşmesi ile kiralandığını, bu kapsamda elde edilen gelir konkordato kaynağı olarak belirtilmiş olmakla, işletmesinde olmayan bir otelin İstanbul'da olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili olan gerçek kişinin projesinin davacı şirket projesine bağlı olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmişse de davacı gerçek kişiye ait bağımsız bir proje mevcut olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep, İİK'nın 285 vd. maddelerince açılan adi konkordato istemine ilişkindir. İstinaf yoluna konu uyuşmazlık; mahkemenin davaya bakmaya yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 285 nci maddesinin üçüncü fıkrası:"Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir." şeklindedir. 2004 sayılı Kanunun 154 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları:"İflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesidir. Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili merci, Türkiye’deki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesidir." şeklindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.03.2022 tarih ve 2022/4017 E., 2022/4956 K sayılı kararı:"İİK'nın 285. maddesi yollaması ile İİK'nın 154 maddesi uyarınca; konkordato taleplerinde yetkili ve görevli mahkeme, borçlunun muamale merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi olup bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Konkordato talebinde bulunan şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa davanın da bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Aynı kural konkordato davaları için de geçerli bulunmaktadır.Muamele merkezinden kasıt, borçlunun ticarethanesinin olduğu yer olmayıp; borçlunun, ticaret yaptığı kişilere yönelik olarak işlerini takip ettiği yerdir. Gerçek veya tüzel kişi tacir birden fazla yerde ticari faaliyetlerde bulunuyor; ancak, bu işletmelerden birinde yoğun şekilde ticari faaliyetler yürütüyor ve tüm ticari işletmesini buradan idare ediyor ise muamele merkezi, ticari faaliyetlerin idare edildiği yer olarak vasıflandırılmaktadır. Dosya kapsamından, davacı şirketin daha önceden “... Mahallesi ... Sok. No:..3 Karabağlar/İzmir” adresinde kayıtlı bulunduğu, 11/03/2019 tarihli genel kurulda alınan kararla muamele merkezinin “... Mah.. ... Cad. No:... .de açılması gerekir. Muamele merkezinden kasıt, borçlunun ticarethanesinin olduğu yer olmayıp; borçlunun, ticaret yaptığı kişilere yönelik olarak işlerini takip ettiği yerdir. Gerçek veya tüzel kişi tacir birden fazla yerde ticari faaliyetlerde bulunuyor; ancak, bu işletmelerden birinde yoğun şekilde ticari faaliyetler yürütüyor ve tüm ticari işletmesini buradan idare ediyor ise muamele merkezi, ticari faaliyetlerin idare edildiği yer olarak vasıflandırılmaktadır (Baki Kuru (1988), İflâs ve Konkordato Hukuku (İflâs ve Konkordato), Alfa Basım ve Dağıtım, Ankara, s. 53; Güneysu-Güngör, s. 129.). Yukarıda yer alan kanun maddelerince konkordato talepleri için getirilen görev ve yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilecektir. Kesin yetki dava şartı niteliğinde olması nedeniyle dava şartlarının dava tarihi itibariyle değerlendirilmesi kuralına göre inceleme yapılması gerekmektedir. Konkordato talebinde bulunan davacı şirket ve şahsın dava tarihinden 1 aydan daha kısa bir süre önce İlk Derece Mahkemesinin yetki alanında olacak şekilde muamele merkezi ve yerleşim yerine aynı yere taşıdıkları sabittir. Davacı şirket dava tarihi ile aynı gün içerisinde sahibi olduğu ... Mah. ... Caddesi ... sokak N:... Şişli/ İSTANBUL adresindeki oteli davacı geçek kişinin yönetim kurulu üyesi olduğu ... Ticaret Anonim Şirketi'ne hasılat (kar) paylaşımlı kira sözleşmesi uyarınca kiralamıştır. Davacı şirketin SGK Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi nezdinde tescilli bulunan şirketin 2 çalışanının bulunduğu, revize ön proje uyarınca fuar, sağlık turizmi, rehberlik hizmetleri, düğün/dernek, yemek, tanıtım, organizasyon işlerinin yürütülmesinin amaçlandığı dava tarihinden önce 1 adet davadan sonra 2 adet Marmara Bölgesinde mukim 3 farklı şirkete “Toplantı Organizasyon Bedeli” altında hizmet faturaları düzenlendiği komiser heyeti tarafından tespit edilmiştir. Dava tarihi ile aynı tarihte yapıldığı belirtilen ve örneği sunulan hasılat paylaşımlı kira sözleşmesinin konkordato talep eden şirket yönünden ön projeyi etkileyecek önemli bir husus olmasına rağmen bu durumun mahkemeye bildirilmeyerek davanın açılmasının ardından 05/04/2024 tensip tutanağı 27 nolu ara karar gereği şirketin muamele merkezinin tespiti amacıyla konkordato komiser heyetinden rapor alınmasına karar verilmesinden sonra 31/05/2024 tarihli komiser heyeti raporundan önce, 23/04/2024 tarihinde konkordato revize ön projesi sunularak otelin kiraya verilmesi nedeniyle otel işletmeciliği yapılmayacağı belirtilmiştir. Davacı şirket adresini her ne kadar Tekirdağ iline taşımış olsa da dava tarihinden önce sadece 1 adet fatura düzenlenmiş olması dikkate alındığında karinenin aksinin ispat edildiği, davacıların aynı yere dava tarihinden kısa bir süre önce ticaret sicil ve yerleşim yeri kayıtlarının taşıtmış olmalarının mahkemeyi yetkili kılmak amacıyla yapıldığı, muamele merkezinin dava tarihi itibariyle daha önceki adresi olan İstanbul olduğu, şirketin faliyetlerine yönelik tüm iş ve işlemlerinin ve ticari faaliyetlerinin İstanbul ilinde yürütüldüğü kanaati ile ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacılara ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.c bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2024