Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1466 E. 2025/910 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1466
Karar No
2025/910
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2023 NUMARASI : ... Esas ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ...& Av. ... Av. ... DAVALI : ... DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 18/06/2025 YAZIM TARİHİ : 23/06/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 04/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sektörde haklı bir yer ve itibar edinecek kadar uzun bir süredir yurt dışı ve yurt içi menşeli her türlü spor ekipmanın satışı ve pazarlamasına her türlü açık, kapalı spor tesislerinin işletmeciliğine sporla ilgili tesislerin alt yapı ve üst yapılarını oluşturulmasına dönük faaliyet alanlarında toplum sağlığını da gözeten hizmetler sunduğunu, 2006 yılından bu yana sektörün en güçlü markalarından ......’nin Türkiye, Türkmenistan ve KKTC distribütörlüğünü yapan müvekkili şirketin ...... distribütörleri arasında son 5 yıldır dünyada ilk 5’te yer alırken, 2016 yılında da ilk 3’e girdiğini, müvekkili şirketin 2008 yılında Türk Olimpiyat Takımı’nın ve Türkiye Voleybol Federasyonu resmi ekipman tedarikçisi olduğunu, bu özellikleriyle Türkiye’de sporun gelişmesinde katkı sağladığını, müvekkili şirketin spor cihazları alım satımına dair ticari ilişkileri çerçevesinde davalı borçlu firma ile 11.09.2015 tarihinde satış sözleşmesi imzaladığını, işbu sözleşme ile müvekkili şirketin davalı borçluya sözleşme konusu ürünlerin satımını, eksiksiz ve noksansız olarak teslim edip montajını yapmayı üstlendiğini ve söz konusu sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin tamamını gereği gibi ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bunun akabinde müvekkili şirketin ifasını gerçekleştirdiği edimlerin karşılığı olan faturaları davalı borçlu firmaya gönderdiğini, taraflar arasında münakid sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı borçlunun muaccel bedellere istinaden müvekkili şirket tarafından kesilen fatura bedellerinden 368,25 USD + 282,73 TL’lik kısmını ödemediğini, kaldı ki davalı borçlunun usulüne uygun şekilde imza karşılığı tebellüğ etmiş olduğu faturaya hiçbir surette itiraz da etmediğini, bu faturaları kabul ettiğini, işbu ödenmemiş fatura bedellerinin yanında işbu davanın konusunu oluşturan başkaca bir hususun da davalı borçlunun basiretli tacir yükümlülüğünü yerine getirmeyerek teslim almış olduğu spor malzemelerinin kullanım kılavuzlarını okumadığıı ve olağan hayatın akışına aykırı olarak işbu spor malzemelerini çalıştırmak için sanayi elektrik bağlantısını kullandığını, bunun sonucunda da davalı borçlunun satın almış olduğu spor malzemelerinden birkaçında kullanıcı hatasından kaynaklanan arızalar meydana geldiğini, ürünlerinde arıza meydana gelen davalı borçlunun müvekkili şirket ile iletişime geçmiş ve ürünlerin tamirini talep ettiğini, müvekkili şirketin müşteri memnuniyetini sağlamak amacıyla derhal bir ekip görevlendirdiğini ve arızalanan ürünleri tamir edip gerekli parça değişimlerini gerçekleştirdiğini, işbu değiştirilen parçaların yer aldığı gizli ayıbın mevcut olmadığının tespit edildiği ve arızanın kaynağının kullanıcı hatasından kaynakladığının tespit edilmiş olduğu servis, bakım ve onarım formu’nu sunduklarını, müvekkili şirketin yapmış olduğu tamiratın ve parça değişimlerinin ürün hatasından değil kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunu tespit ettiği için yapmış olduğu işlemler için davalı borçluya gerçekleştirdiği işlemlerin karşılığı olan 3.248,95-USD bedelli faturayı gönderdiğini, ancak işbu fatura da davalı borçlu tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirkete bu borcu yazılı ve sözlü olarak hatırlattığını, davalı borçlu firmanın sürekli olarak haksız ve mesnetsiz iddialar ileri sürdüğünü, gelinen gün itibariyle söz konusu bakiyeyi kapatmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutarak müvekkili şirket bünyesinde işbu dava konusu olay sebebiyle doğabilecek zarar kalemlerine ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirket’in satış sözleşmesi kaynaklı 368,25 USD + 282,73 TL alacağının vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini, müvekkili şirketin davaya konu spor aletlerinde gerçekleştirdiği tamirat sebebiyle 3.248,95-USD onarım bedelinin vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,her türlü zarar, ziyan talebi dahil fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, taraf delilleri, faturalar, sevk irsaliyeleri, taraflar arasında akdedilen sözleşme, bilirkişi raporu, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafından 11/09/2015 Tarihli satış sözleşmesi dayanak olmak üzere satış sözleşmesinden kaynaklı olarak 368,25 USD + 282,73 TL alacak ile davaya konu spor aletlerinde gerçekleştirdiği tamirat sebebiyle 3.248,95-USD onarım bedelinin tahsili amacıyla eldeki dava açılmış ise de 08/03/2023 Tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiş ise de söz konusu alacağın taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine ve davacı tarafından dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ve ekinde ibraz ettiği davaya konu faturalardan kaynaklanmadığı, alacağın taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklanan ve dava konusu edilmeyen başkaca faturalara ilişkin olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13/03/2023 tarih 2022/8066 Esas-2023/572 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında dava dilekçesinde talep ve dava konusu edilmeyen(ya da davanın 6100 Sayılı Kanunun 180/1 maddesi gereğince davanın tamamen ıslahı yoluyla talep edilmeyen) başkaca faturalardan kaynaklanan alacağın başka bir dava konusu olduğuna kanaat edilmekle davacının davasının reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın davayı takip etmediğini, ticari defterlerini sunmadığını, HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini, ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağını, somut olayda davacı tarafça bedeli ödenmediği iddia olunan dava konusu satışa ilişkin faturalar kapsamında davalının ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmemesi sebebiyle bilirkişi raporunun mevcut duruma göre düzenlendiğinin anlaşılacağını, davanın konusunu oluşturan unsurların göz ardı edilip davanın reddedilmesi kapsamında yeniden dava açılmasının; usul ekonomisine aykırı olduğunu, müvekkilinin alacağı tespit edilmiş olmasına rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin bilirkişi tarafından yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi raporunda eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Alacak davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davacıya düşer. Zira hukuki ilişkinin varlığını iddia eden ve bundan dolayı alacaklı olduğunu ileri süren taraf davacı olduğu için TMK.’nın 6. maddesi (HMK. md. 190) uyarınca ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Kuşkusuz bu kuralın uygulanabilmesi için davalı borçlunun dava konusu hukuki ilişkiyi inkar etmesi ve borcun hiç doğmadığını ileri sürmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı, Davacının davalı ile imzaladığı satış sözleşmesi uyarınca açık hesaptan kaynaklanan 368,25 USD + 282,73 TL ile tamirat ve parça değişiminden kaynaklanan 3.248,95-USD nin tahsilini talep ettiği, davalının usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen defterlerini ibraz etmediği, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmediği, bilirkişi tarafından davacı tarafından davalıya kesilen 3.248,95-USD faturanın ödendiğinin tespit edildiği, ayrıca davacı defterlerinde davacının açık hesaptan kaynaklanan USD alacağın 3.617,20 USD gözükmesine rağmen davalı tarafından Türk Lirası olarak yapılan ödemelerin eksik düşülmesi ve 29.09.2016 tarihinde düzenlenen faturanın 2.039,59 USD olmasına rağmen deftere 2.043,29 USD olarak kaydedildiğini, davacının USD alacağının 3.406,48 USD , Türk Lirası alacağının ise 282,73 TL olduğunun tespit edildiği, davacının tamirat ve parça değişim bedeli olarak talep ettiği 3.248,95-USD nin davacı defterlerinde ödendiğinin gözüktüğü, bunun davacı aleyhine delil olacağı, davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürmediği, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak 368,25 USD ile 282,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 535,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.704,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın kısmen kabulü ile; 368,25 USD ile 282,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.155,68 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 488,91 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 666,77 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 488,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 7.157,36 TL maktu ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul ve red oranına göre davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 520,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzeri toplam 1.850,70 TL yargılama giderinden 195,61 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları nazara alınarak 139,52 TL'sinin davalıdan, 1.180,48 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/06/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1466, K. 2025/910, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1466-e-2025-910-k-d333293a7be5