Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1434 E. 2026/351 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1434
- Karar No
- 2026/351
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1434 Esas
KARAR NO: 2026/351
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/06/2024
NUMARASI: 2021/217 ESAS, 2024/114 KARAR
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2021
KARAR TARİHİ: 27/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin; Sağlık ve estetik amaçlı cihazların imalat ve satışı ile iştigal etmekte olup, sınai haklar konusunda duyarlı, ticari faaliyetlerinde basiretli bir tacirin göstermesi gereken dikkat ve özeni gösteren, sınai mülkiyet kültürüne sahip bir üretici olduğunu, Müvekkilimiz için tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları müvekkilimize ait olan ürünlerinin fason üretimini yaparak sektöre giren davalı şirket, bu ürünlerin ilgili tasarım tescil başvurularından önce iç ve dış piyasada ticarileştirilmekte olduğunu bildiği halde, geliştirilmesinde hiçbir payı olmamasına rağmen dava konusu tasarım tescili için TÜRKPATENT nezdinde başvuru gerçekleştirmiş, tasarım tescil başvurularının yenilik ve ayırt edicilik bakımından resen incelenmemesinden faydalanarak bu tasarımı tescil ettirdiğini, Müvekkili ile daha önce imzalamış olduğu fason üretim sözleşmesi nedeni ile müvekkilinin bu ürün tasarımları üzerindeki hak sahipliğini de müvekkilinin tasarım başvurusundan daha önceki tarihlerde mevcut fiili kullanımını da gayet iyi bilen davalı, buna rağmen dava konusu tasarım tescilini gerçekleştirmek konusunda açıkça kötü niyetli olduğunu, Dava konusu tasarımın tescili müvekkiline ait iki ayrı elektronik cihazın kullanıcı ara yüzlerinin tasarımlarını koruma alına almak amacı ile yapıldığını, Bahsi geçen bu dijital tasarım, müvekkilimiz tarafından dava konusu tasarım başvurusundan daha önce ticarileştirilerek kamuya sunulmuş ve üçüncü kişilere satışı yapılan ürünlerde kullanıldığını, müvekkilinin dava konusu tasarım tescili için yapılan başvurudan önce dava konusu tasarımları kendi cihazlarında kullanmış ve bu cihazların satışını yapmış olması, hem müvekkilimizin bu faaliyetinin ve ileride gerçekleştirilmesi muhtemel faaliyetinin tasarım ihlali teşkil etmediğinin tespitini gerektirmekte; hem de dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığını göstermekle tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini gerektirmekte olduğunu, sunulan görseller incelendiğinde müvekkilinin ürün tasarımlarında bulunan ve daha önceki ticaret unvanının asli unsuru ile ana markası olan "....." ibaresinin ürün tasarımlarında kullanıldığı, davalı şirketin bu ibareyi silerek kalan kısımlar için tasarım başvurusu yaptığı açıkça görülmekte olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu ürünler için Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlara gönderdiği teknik dosyalarda ve kullanma kılavuzunda da bu tasarımlara yer vermiş olup, kullanma kılavuzunun birer örneği ekte sunulmakta olduğunu, bu belgelerde de arayüz tasarımı açık şekilde gösterildiğini ve belgelerin ilgili kurumlara sunulduğu tarihler ilgili yerlerden alınacak dosyalarla tereddüde yer bırakmayacak şekilde ispatlanacağını belirtmiş ve gerek görüldüğü takdirde ekte sunduğumuz deliller üzerinden konu ile ilgili en kısa sürede bir bilirkişi raporu alınmak sureti ile müvekkilinin eski tarihli tasarımlarının davalı tarafça birebir kopyalanarak tescil edilmiş olması da dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Ekte sunulan deliller çerçevesinde hükümsüzlük ve menfi tespit davamızın haklılığı ve davanın esası itibarı ile tasarım hakkını baştan itibaren ortadan kaldıracağı dikkate alınarak, dava süresince dava konusu ... nolu tasarım tescilinden doğan hakların müvekkilimize karşı ileri sürülmesinin engellenmesini; Davalı şirkete ait ... nolu tasarım tescilinin ilgili tüm tasarımlar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, Müvekkilimizin ekte örneği verilen fiili ticari kullanımlarının davalı şirkete ait ... nolu tasarım tescilini ihlal etmediğinin tespitine karar verilmesini; Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili özetle; davaya konu tasarımın dava dışı Arif Şahin tarafından tasarlanıp şirkete devredildiğini, davaya konu tasarımın yenilik özelliğine sahip olduğunu, 12 aylık yasal süresi içerisinde tasarım tesciline başvuruda bulunulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İstanbul Anadolu........ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../06/2024 Tarih ve 2021/.... Esas 2024/...Karar sayılı kararıyla; ''...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalıya ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve davalı tarafından ihlal edilmediğinin tespitine ilişkin olup davacı tarafından davalıya ait tasarımın daha önce kamuya sunulduğu, ayrıca kötüniyetli olarak tescil başvurusunda bulunulduğu iddiası ile hükümsüzlüğünün talep edildiği, davalı tarafından ise taraflar arasında tasarımın gaspı davası olduğunu, tescilin 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde yapıldığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiğini, mahkememizce aldırılan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait tasarımın 05/07/2021 tarihinden önce kamuya sunulduğu, bu nedenle yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş bildirildiği, davanın esası yönünden aldırılan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davalıya ait tasarımın davacı tarafından sunulan görseller ile karşılaştırıldığında ve yapılan bilişim incelemelerinde en erkeni 24/02/2022 tarihinde kamuya sunulan görsel ile benzer olduğu bu sebeple yeni ve ayırt edici olmadığının bildirildiği, itiraz üzerine aldırılan ek raporda ise kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davalıya ait ... numaralı tasarımın estetik ve medical amaçlı kullanılan 2 ayrı cihazın ara yüz tasarımlarına ilişkin olduğu, tasarımın ayırt edici ve yenilik vasfına sahip olup olmadığı yönünden yaptırılan değerlendirmede davaya konu tasarımın davacı tarafından dosyaya sunulan deliller ve davacıya ait instagram hesabı bilirkişi heyetince incelendiğinde davaya konu tasarımın ilk olarak 24/02/2020 tarihinde paylaşıldığı, davalının tescil başvurusunun tarihinin ise 05/07/2021 tarihi olduğu, bu yönüyle bakıldığında 12 aylık hoşgörü süresinin dahi aşıldığı, bu nedenle davaya konu tasarımın tescil tarihinden önce hoşgörü süresinde de tescil edilmemek suretiyle kamuoyuna sunulması sebebiyle yeni ve ayırt edici olmadığı bu nedenle de SMK nun 56. Maddesi kapsamında tescil edilebilecek tasarım özelliğini kaybettiği bu nedenle de tasarım olarak tescil edilemeyeceği davaya konu tasarımın yeni olmaması sebebiyle tasarım olarak tescil edilemeyecek olması sebebiyle hükümsüz kılınması gerekmesi sebebiyle davacının da bu tasarıma benzer mahiyetteki kullanımlarının tasarım hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşıldığından neticeten davanın tümden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, davacı kullanımlarının davalı şirketin ... numaralı tasarımı ihlal etmediğinin tespitine,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükümsüzlük ve gerekse menfi tespit taleplerinin birbirinden ayrı dava konusu olduğunu, yargılamanın sonucunda taleplerinin her ikisi de kabul edilmesine rağmen; müvekkili lehine sadece bir adet vekâlet ücretine hükmedildiğini, oysa kabul edilen her iki dava bakımından da ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin davaya konu tasarımların ilk olarak 24/02/2020 tarihinde kamuya sunulduğu şeklindeki tespitinin tamamen hatalı olduğunu, dava konusu tasarım çoklu tasarım olup, kamuya arz tarihinin ve yenilik-ayırtediclik unsurunun her bir tasarım bakımından ayrı ayrı tespiti gerektiğini, dava konusu tasarımların kamuya arz tarihi en erken 10 Temmuz 2020 olarak kabul edilebileceğni, müvekkili başvurusunun SMK m.57/2 de yer alan 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde yapıldığını, davacı, müvekkilinin müşterisi olduğunu, dava konusu tasarımların uygulandığı ürünleri müvekkilinden satın almış olduklarını, davacının 10.Temmuz.2020 tarihinden sonraki tarihli paylaşımları müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırtedicilik özelliklerini etkilemediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, dosyada alınan raporlardaki tespitler eksik ve hatalı olduğunu, ayırt edicilik değerlendirmesinin hatalı yapıldığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, Tescilli tasarım hükümsüzlük ve menfi tespit istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, davacı kullanımlarının davalı şirketin ... numaralı tasarımı ihlal etmediğinin tespitine," karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı tarafından önceye dayalı kullanım ve kötü niyetli tescil iddiasıyla davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü ile davacı kullanımının tecavüz teşkil etmediğinin tespiti istemiyle dava açılmıştır.
Yargılamada alınan bilirkişi raporu ile; Davalı adına ...-1.2,3,4 tescil sayılı tasarımın estetik ve medikal amaçlı kullanılan iki ayrı cihazın ara yüz tasarımlarına ilişkin olduğu, davaya konu tasarımın ilk olarak 24/02/2020 tarihinde kamu ile paylaşıldığı, davalının tescil başvurusunun 05/07/2021 tarihinde yapıldığı ve 12 aylık hoşgörü süresinin aşıldığı, tasarımın başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunun ve tasarım ara yüzlerinin bilgilenmiş kullanıcı yönünden yarattığı genel görünümde belirgin farklılar bulunmadığından benzer olarak algılandıklarından yenilik ve ayırtedicilik özelliklerine sahip olmadığının tespit edildiği, sunulu raporun denetime elverişli olduğunun anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince "davaya konu tasarımın" hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve hükümsüz kılınan davalı tasarımı karşısında davacı kullanımlarının tasarım haklarını ihlal etmediğinin tespitine karar verilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf talebi incelendiğinde ise; Dava yığılması şeklinde açılan davada, dava dilekçesinde yer alan her bir talep hakkında ayrı hüküm kurulması ve neticesine göre vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğinden, menfi tespit istemi yönünden hüküm kurulmasına karşın, bu talep yönünden vekalet ücretinin hüküm altına alınmaması yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf talebinin, bu nedenle kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksilik yeniden yargılama gerektirmediği dikkate alınarak, Dairemizce yeniden hüküm kurulması ile hükümsüzlük ve menfi tespit istemleri yönünden ayrı ayrı davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/.. Esas 2024/.. Krar ...06.2024 Tarihli kararın KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜ ile,
- Davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
- Davacı kullanımlarının davalı şirketin ... numaralı tasarımı ihlal etmediğinin tespitine,
4-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine,
5-İlk derece yargılaması yönünden;
a)Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan, 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Hükümsüzlük talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Menfi tespit talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan ve 59,30 TL harç, 5.244,70 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 5.304,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
e)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf yargılaması yönünden;
a)Davacı tarafın istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,
b)Davalıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 330,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.499,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
e)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.