Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1435 E. 2026/368 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1435
Karar No
2026/368
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1435 Esas

KARAR NO: 2026/368 Karar

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ: 21/09/2023

NUMARASI: 2021/206 E. - 2023/189 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27/02/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli ......numaralı markaların Sınai Mülkiyet Kanunun 26/1-a,c ve 9/1. hükümleri uyarınca tescil edildikleri tarihten itibaren beş yıl içinde tescil edildikleri şekilde Türkiye'de ciddi şekilde kullanılmadığından iptallerine karar verilmesi gerektiğini, markaların "...", "...", "..." şeklinde, yani coğrafi kaynak belirten unsurları ile kullanımlarının olmadığını, davalının 2013 yılından itibaren gerçekleştirdiği kötü niyetli başvurularının temelinde 41. sınıftaki eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsayan "... ..." ibaresinin bulunduğunu, bu ibare davacıya ait "..." markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğundan Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tescil edilemediğini, fakat davalının "... ..." ibaresini elde ettiği tescillerden farklı olarak kullandığını, bu kullanımların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Kanunun 26/1-c hükmünde "Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması" hükmüne yer verildiğini, davalının "...", "...", "..." ibareli tescilli markalarına rağmen "... ... ..." ibaresini kullanarak markaların coğrafi kaynağı konusunda halkı yanılttığını, davalıya ait https://www........tr adresindeki kullanımlarının "..." şeklinde olduğunu, davalının gerçek kullanımının "... ... ..." şeklinde olduğunu, davalının işlettiği okulunun İstanbul ili, ... ilçesinde bulunduğunu, iptali talep edilen dava konusu marka tescillerindeki "...", "......", "......" unsurlarının davalı kullanımlarında yer almadığını, davalının asıl amacının "... ..." ibaresini tek başına kullanmak olduğunu, davalı markaları için iptal koşullarının oluştuğunu, tescil edildikleri unsurlardan farklı olarak "... ... ..." olarak kullanılan ve coğrafi kaynak açısından halkı yanıltan marka tescillerinin iptalinin gerektiğini, davacı adına 41. sınıfta "eğitim ve öğretim hizmetleri" için, ...... numaralı "...", ....numaralı "... .....", ....numaralı "...", ....... numaralı "..... ... ........" ibarelerinin tescilli olduğunu, davadan önce İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/47 Esas numaralı davasının ikame edildiğini, bahsedilen uyuşmazlıkta 16.11.2021 tarihli 2 numaralı ara kararda, "..iptal talebinin dava dilekçesinde yer almadığı, dava dilekçesinde yer almayan konu bakımından cevaba cevap dilekçesi ile talepte bulunulamayacağı anlaşıldığından, davacının davasının hükümsüzlük davası olarak görülmesine, iptal talebi yönünden davanın reddine" karar verildiğini, huzurdaki davanın bu kararın yarattığı mecburiyet gereğince ikame edildiğini, bunun dışında davalı aleyhine İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/86 Esas numaralı dosyası ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/88 Esas numaralı dosyası ile maddi -manevi tazminat ile itibar tazminatı talepli davaların ikame edildiğini, İstanbul Anadolu 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/47 Esas numaralı dosyasında iptali istenen marka tescillerinin devrinin engellenmesi için tedbir talebinde bulunulduğunu, Mahkemenin bu talebi kabul ettiğini, markaların sicilde kayıtlı sahibinin değişmemesi, davacının daha fazla zarara uğramaması ve yeni maliklere yeni davalar ikame edilmemesi için tedbir talebini huzurdaki dava için de yenilediklerini, dava konusu markaların dava kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere karşı devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, davalı adına TÜRKPATENT'te kayıtlı ...., ....., ... başvuru numaralı markaların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı adına TÜRKPATENT'te kayıtlı ..., ...., ... başvuru numaralı "...", "...", "..." ibareli markaların tescilli oldukları tüm mal ve hizmetler bakımından, bu talebin kabul edilmemesi halinde 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından 6769 Sayılı SMK'nın 26/1-a ve 26/1-c maddeleri uyarınca sicilden terkinine, masraf ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili tarafından 04.02.2022 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde özetle, Sınai Mülkiyet Kanunun madde 26/1-a kapsamında markanın iptali için markanın kullanılmaması gerektiğini, Kanunun 26/1-c kapsamında iptal için ise marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izni ile üçüncü kişiler tarafından markanın kullanılması neticesinde markanın yanıltıcı hale gelmesi gerektiğini, her iki iptal gerekçesinin birbiriyle çeliştiğini, aynı markalar için aynı anda ileri sürülemeyeceğini, bahsedilen iptal gerekçelerinin birbirlerinin yerine geçmesi söz konusu olmadığından, terditli olarak da ileri sürülemeyeceğini, davacının beyan, iddia ve taleplerinin çelişkili olup, talep sonucunun açık olmadığını, davacıya talep sonucunu açıklamak için 2 haftalık süre verilmesini, davalının bu süreye uymaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, iptal talebinde bulunacak kişinin markanın iptalinde hukuki menfaatinin olması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği markalarını uzun yıllardan beri kullanmadığını, ayrıca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/47 Esas numaralı dosyası ile huzurdaki davanın davacısı adına tescilli "..." esas unsurlu markaların hükümsüzlüğü ve iptali için karşı dava açıldığını, bahsedilen dava sonucunda huzurdaki davaya gerekçe olarak gösterilen markaların iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaati kalmayacağını, bu sebeple ilgili dosyanın celbinin talep edildiğini, davalı müvekkili ...'in uzun yıllar eğitmenlik yaptıktan sonra 1999 yılında ......'ni kurarak eğitim sektöründeki faaliyetlerine başladığını, akabinde .........sını oluşturarak ... ... ..... ANONİM ŞİRKETİ unvanı ile anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise çağındaki çocukların eğitiminde söz sahibi olan bir kurum haline geldiğini, davalının sahibi olduğu ...... çatısı altında yaklaşık yarım asırdır 30'dan fazla şubesi ile sektörün öncü kurumlarından biri olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili ...'in hem ... ... ..... ANONİM ŞİRKETİ'nin hem de ... ANONİM ŞİRKETİ'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, her iki kurumun da aynı eğitim grubunun altında faaliyet gösterdiğini, müvekkili davalının dava konusu markalarını ve markalarının esas unsurunu yönetim kurulu başkanı olduğu kurum bünyesinde, kurum ile birlikte kullandığını, Sınai Mülkiyet Kanunun 9/3. hükmünde "Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." düzenlemesinin yer aldığını, müvekkili davalının "... ..." esas unsurlu markalarını sektörde şekil unsurunu da eklemek suretiyle güncel olarak kullandığını, davalı "...-........-..." markalarının kullanımının da iç içe geçtiğini, Kanunun 9/2-a maddesine göre, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılmasının da markayı kullanma olarak kabul edildiğini, buna göre markanın ayırt edici vasfını çoğu zaman etkilemeyecek kullanımlarda markanın tescil edildiği şekilde kullanıldığının kabul edileceğini, bu bağlamda davalı müvekkilinin "... ..." şeklindeki baskın marka kullanımının da kullanım olarak kabul edileceğini, davacının markalarının esas unsuru olan "... ..." ibaresini "... ..." şekliyle okul binasında, tabelalarında, bayraklarında, antetli zarflarında, okul dekorlarında, tahsilat makbuzlarında, -e fatura sisteminde, https:/ /www...com/tr uzantılı internet sayfasında, sosyal medya hesaplarında, https:/ /www...... adresinde bulunan kanalında vesaire ciddi ve etkin bir biçimde kullandığını, 5243 kişi tarafından takip edilen Instagram hesabında .... gönderi, ... kişi tarafından takip edilen ..... hesabında 800'den fazla gönderi bulunduğunu, sosyal medya hesaplarından davalı markasının çok uzun yıllardan beri aktif olarak kullanıldığının anlaşıldığını, öğrenci formalarında "..." ibaresinin ve ambleminin yer aldığının görüldüğünü, sosyal medya hesaplarındaki gönderi geçmişinin 2017 yılına dayandığını, .... hesabının 2017 yılında kurulduğunu, ... kanalına 3-4 sene öncesinden bugüne video ve içerik yüklendiğini, ...e verilen röportajın 30.07.2018, ......ye verilen röportajın 08.09.2018 tarihinde linki verilen.....hesabına yüklendiğini, müvekkilin ve markasının ulusal çaptaki ana haber medyalarında yer aldığını, davalının markalarını kullandığını, müvekkilinin "... ..." markası ve okulu hakkında ulusal gazetelerde de pek çok haberin yer aldığını, bu haberlerin tarihlerinin 2018-2019- 2020 yıllarına ait olduğunu, haberlere ilişkin bilgilerin dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı tarafın delil listesinin Ek 6'da davalıya ait sosyal medya görüntülerine yer verdiğini, bu görüntülerin davacı tarafından 23.02.2021 tarihinde alındığını, dolayısıyla davacının 2021 yılından önce davalının markalarının ve sosyal medya hesaplarının aktif olarak kullanıldığını ortaya koyduğunu, "... ..." markalarının okulun broşür, tanıtım kartı, deneme sınavı, karne ve antetli zarfları gibi evraklarında yer aldığını, bu markaları içeren .........,........., ......... adlı sosyal medya hesaplarının bulunduğunu, dava konusu markaların gerek Kurumun internet sayfasının içinde, gerekse www....com/ gibi URL uzantıları içerisinde bulunduğunu, böylece davalının tescilli markaları ile esas unsur şeklinden oluşan ibareyi iç içe kullandığını, davalı tarafından "..." esas unsurlu markası için ilk faaliyete geçilen yıl olan 2018 yılından beri yapılan ortalama yatırım tutarının 5.500.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, bahse konu yatırımın günümüzdeki karşılığının ise 20 (yirmi) milyonun üzerinde olduğunu, davalının sadece sosyal medya hesaplarında ve Google'da vermiş olduğu toplam reklam giderinin 1.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, davalının marka unsurunun yer aldığı dış mekan tabelasının maliyetinin 200.000,00 TL'yi bulduğunu, davalı sosyal medya hesaplarının 2017 yılından beri profesyonel olarak yönetildiğini, bu durumun dijital içerik pazarlama maliyeti oluşturduğunu, markasına yatırım yapan davalının markasını kullanmadığını iddia etmenin kötü niyet arz ettiğini, dürüstlük kurallarına aykırı ticari yöntem ve girişimler karşısında, davalı emeğinin korunması gerektiğini, bu sebeple davanın reddedilmesi gerektiğini, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu ... ....... ANONİM ŞİRKETİ'nin unvanının tescilli markalara paralel olarak "... ..." şeklinde olduğunu, davacı tarafın kendi kullanmadığı markaları gerekçe göstererek huzurdaki davayı açtığından, davacının hukuki yararının olmadığını, Kanunun 26/1-a ve 26/1-c hükümlerinde yer alan iptal gerekçelerinin oluşmadığını, kötü niyetin Kanunda sayılan iptal gerekçelerinden olmadığını, müvekkili davalının kullanımlarının "...+...." ibaresinden oluştuğunu, dava konusu markalarını da bu ibare ve logo ile iç içe kullandığını belirterek, davanın tümden reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu ...Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi .../09/2023 tarihli 2021/...E. - 2023/... sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... ibareli markaların kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkin olup mahkememizce marka kayıtları, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, davalı tarafa kullanıma ilişkin ... ve belgelerini sunması için süre verilmiş tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince sunulan ../01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının sunmuş olduğu kullanıma ilişkin deliller incelenerek neticeten davalının 41. Sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından markaları kullandığı, 41. Sınıftaki diğer hizmetler bakımından ise kullanmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin ... esas unsurlu tescilli marka sahibi olduğu bu yönüyle SMK 26/2. Maddesi uyarınca markanın iptalini talep edebilecek ilgili kişilerden olduğu ve davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu, esas yönünden yapılan değerlendirmede ise, davaya konu edilen davalı adına tescilli ... numaralı ..., ... numaralı ... ve ... numaralı ... markaların tamamının 41. Sınıftaki hizmetler bakımından tescilli olduğu, markanın iptali davalarında genel kuralın aksine ispat yükü marka tescil sahibi olan davalıda olup davalının kullanıma ilişkin delillerini sunması ve bunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu sebeple davalı tarafından sunulan delillerin değerlendirilmesi bakımından aldırılan ../01/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı tarafından ... ... ibaresinin bulunduğu, ... ... ibaresi ile ticari faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, davalıya ait internet ve sosyal medya hesaplarında yapılan incelemede de davalının ... ... şeklinde kullanımları bulunduğu fakat davaya konu edilen markalar bakımından ..., ..., ... şeklinde marka tescili ile aynı olacak şekilde kullanımlarının mevcut olmadığı, yine dosya içerisindeki bilirkişi raporunda ... ibaresinin zayıf bir ibare olduğu, ... ibaresinin ve Bölge isimlerini içeren ... gibi ibarelerin tanımlayıcı ifadeler olduğunun belirtildiği, bu sebeple bilirkişi heyetine göre ... ... ibarelerinin davaya konu markalar yönünden birebir aynı olmasa da eğitim öğretim hizmetlerinde kullanılmış olması sebebiyle davaya konu markalar bakımından da kullanım sayılacağı şeklinde rapor sunulmuş ise de mahkememizce bilirkişi heyetinin bu görüşüne itibar edilmemiş şöyle ki her ne kadar SMK' nun 9/2-a) maddesi uyarınca "markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması" denilmek suretiyle markanın asli unsurunun değiştirilmemek kaydıyla yapılan kullanımın marka iptali bakımından kullanım sayılacağı belirtilmiş davalının davaya konu markalarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu fakat hem bu dosyada alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ... ibaresinin zayıf bir ibare olduğu hem de yine taraflar arasında mahkememizin 2021/.... Esas sayılı dosyası ile görülen hükümsüzlük ve iptal davasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ... ibaresinin özellikle eğitim öğretim sektöründe tanımlayıcı bir ifade olduğu bu sebeple tek başına tescilinin mümkün olmadığı, davalı tarafından davaya konu markalara özellikle bölge ismi koymak suretiyle markaların belirtilen coğrafi bölgelerde kullanılacağını ima edecek şekilde ... ibaresinin başına ekleyerek markaları tescil ettirdiği fakat sunulan deliller ve bilirkişi incelemesine göre davalının davaya konu ..., ... ve ... şeklinde marka tescili ile uyumlu kullanımlarının olmadığı yine davalının birçok marka tescilinin bulunduğu ayrıca başvurusu reddedilen birçok marka başvurusunda da bulunduğu bu markaların tamamının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalının sunulan deliller ve bilirkişi raporu ile tespit edilen ... ... ibaresi kullanımlarının ... esas unsurlu diğer tüm markalara sirayet edecek şekilde kullanım sayılmasının mümkün olmadığı gibi bu şekilde yapılan marka tescillerinin de iyi niyetli marka tescili olarak değerlendirilemeyeceği bu sebeple mahkememizce bilirkişi raporundaki kullanım olduğuna ilişkin kısmi görüşe itibar edilmeyerek davalının ... ibaresinin eğitim ve öğretim sektöründe tanımlayıcı ve yahut zayıf marka olduğu gözetilerek markanın önüne ve arkasına tanımlayıcı şekilde ... ve coğrafi bölgeleri eklemek suretiyle nispeten farklılaştırarak tescil sağladığı o halde bu şekilde sağlanan tescilin de tescilli haliyle aynı veya en azından markadaki bütün ibarelere benzeyecek şekilde kullanım yapılması gerekmekte iken davalının bu şekilde kullanımda bulunmadığı, davalı tarafından kullanılan ... ... ibarelerinin ise davaya konu markaların coğrafi ön isimleri de dikkate alındığında SMK' nın 9/2-a) kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşıldığından, kullanıma ilişkin başkaca delil de sunulmadığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Davanın KABULÜ ile;

1-Davalı adına tescilli ..., ..... ve ...sayılı markaların kullanılmama nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından İPTALİNE..." karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, hukuki yararın dava şartlarından olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira davacının markasını uzun süredir kullanmadığını,Davacının SMK'nın 26/1-a ve 26/1-c maddelerine dayanarak dava açtığını, her iki talebin çelişkili olduğunu, zira SMK'nın 26/1-a maddesi uyarınca markanın iptali için kullanılmaması gerektiğini, 26/1-c maddesi uyarınca iptali için ise, markanın kullanılması neticesinde yanıltıcı hale gelmesi gerektiğini,Davacının SMK'nın 26/1-c maddesi uyarınca iptal talep etmekle, müvekkilinin markalarının kullanıldığını ikrar ettiğini,Bu nedenlerle davanın usulden reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin usule aykırı olduğunu,02/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, müvekkilinin markalarını tescilli oldukları sınıflarda ciddi ve etkin bir şekilde kullandıklarının tespit edilmesine rağmen, Mahkemece bu tespitler dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verildiğini,

SMK'nın 9/3. maddesinde, markanın marka sahibinin izni ile kullanılmasının da, marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini,Müvekkilinin markalarının yönetim kurulu başkanı olduğu kurum bünyesinde, kurumla birlikte kullandığını,Müvekkilinin markalarının esas unsuru olan "..." ibaresini şekil unsuru ile birlikte eğitim ve öğretim hizmetlerinde ciddi ve etkin bir şekilde kullandığını,Bu kullanımların dosyaya sunulan ve bilirkişiler tarafından incelenen delillerle kanıtlandığını,Mahkemenin, müvekkilinin marka kullanımlarının SMK'nın 9/2-a kapsamında değerlendirilemeyeceğine dair gerekçesinin yerinde olmadığını,Müvekkilinin markalarının esas unsurunun "..." olduğunu, "...", "...." ve "...." ibarelerinin yan unsurlar olduklarını, müvekkilinin "..." markasını kullandığının ispatlandığını,Davacının markasının esas unsurunun ise "..." ibaresi olduğunu, bilirkişi raporu ile "eğitim ve öğretim hizmetleri" için bu ibarenin zayıf marka olduğuna dair görüş bildirildiğini,Yerel mahkemenin ..../09/2023 tarihli, 2021/.... Esas, 2023... Karar sayılı kararı ile davacının ... başvuru numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini,Yerel mahkemenin, müvekkilinin davacının markalarını nispeten farklılaştırdığına dair görüşünü kabul etmediklerini, farklılaşmanın nispeten olmadığını, müvekkilinin markalarını ayırt edici niteliği haiz olduğunu,Yerel mahkemenin müvekkilinin markalarında bulunan "..." ibarelerinin SMK'nın 9/2-a maddesi kapsamına girmeyeceğine dair görüşünü de kabul etmediklerini, SMK'nın 9/2-a maddesinde, "markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması" da markayı kullanma kabul edildiğini,

Nitekim bu hususta bilirkişiler tarafından; "...sektör uygulamaları ile tüketici beklentileri tarafından şubeleşen eğitim kurumlarının ana unsurunun yanına bölge, il veya ilçe adları koymaları sıklıkla karşılaşılan bir durumdur." tespitine yer verildiğini,02/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, müvekkilinin markalarının "eğitim ve öğretim hizmetleri" kapsamında iptal koşullarının oluşmadığının sabit olduğunu, davanın reddi gerektiğini,Her ne kadar mahkemenin gerekçesinde, müvekkili tarafından yapılan marka tescillerinin iyiniyetli sayılamayacağı belirtilmişse de, kötüniyetli tescilin marka iptali nedenlerinden olmadığını,Müvekkilinin kendi kullandığı markaları tescil ettirmek için Kuruma başvurmasının kötüniyetli tescil sayılamayacağını belirterek, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulüne, duruşma taleplerinin kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/09/2023 tarihli, 2021/206 Esas, 2023/189 Karar sayılı kararının müvekkili lehine kaldırılarak, davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğine; ../01/2016 tescil tarihli, .numaralı "..." markasının 41. sınıfta,.../01/2016 tescil tarihli, ... tescil numaralı "..." markasının 41. sınıfta ve .... tescil tarihli, .... numaralı "..." markasının 41. sınıfta davalı ... adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince marka vekili ...., mali müşavir ...., bilişim uzmanı ..., eğitim sektöründen ..'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan ..../01/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Davalı adına ...... tescil numarası ile tescilli ..., .... tescil numarası ile tescilli ... ve .... tescil numarası ile tescilli ... ibareli markaların 6769 Sayılı Kanun'un 26/1-a maddesi açısından 41. sınıfta tesciller kapsamında yer alan "eğitim ve öğretim hizmetleri" bakımından iptal koşullarının oluşmadığına, 6769 Sayılı Kanun'un 26/1-a maddesi açısından tesciller kapsamında yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri, Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." bakımından iptal koşullarının oluştuğuna, 6769 Sayılı Kanun'un 26/1-c maddesi kapsamında iptal koşullarının tesciller kapsamında yer alan hiçbir hizmet bakımından oluşmadığı şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.

G E R E K Ç E : Dava, kullanmama ve yanıltıcı hale gelme nedenlerine dayalı marka iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin usule ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde, davacının "..." esas unsurlu markalarının 41. sınıfta "eğitim ve öğretim hizmetleri" için tescilli olması nedeniyle işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının markasını kullanıp kullanmadığının araştırılmasına gerek olmadığı, davacının SMK’nın 26/1-a ve SMK’nın 26/1-c bentlerindeki iptal nedenlerinin farklı oldukları, davalının her ikisine dayanarak terditli olarak marka iptali davası açabileceği, SMK’nın 26/1-c maddesine dayanılarak açılan iptal davası reddedilmiş olmakla, çelişkili taleplerden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu markaların kullanımının tespit edilemediği, davaya konu markaların yer aldıkları alan adlarının işbu dava açıldıktan sonra ..../01/2022 tarihinde alındığı ve kullanılmadıkları, davalının markasal kullanımının "... ...+..." şeklinde olduğu tespit edilmiştir. İptali talep edilen markaların ise "...", "..." ve "..." ibarelerinden oluştukları, siyah harflerle düz yazı şeklinde yazıldıkları, şekil unsuru içermedikleri, uyuşmazlığın davalı tarafından "... ...+Şekil" markasının kullanılmasının aynı kaynak unsuru taşıyan dava konusu seri markaların da kullanımı sayılıp sayılmayacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Seri markaların iki şekilde kullanımı mevcut olup, birincisi aynı kaynak unsurunun yanına tali unsurlar alınarak oluşturulması şeklindedir. Bu durumda, asıl kullanılması gereken kaynak unsuru olduğundan, kaynak unsurunun kullanılması ile markalar da kullanılmış sayılacaktır. İkinci yol ise, marka sahibi tarafından, kaynak unsur ile birlikte ayırt edici nitelikteki, aslında ürünü cins, vasıf veya coğrafi alan bakımından tanımlayan ibarelerin, kaynak unsura eklenmesi şeklindedir. Somut olaya bakıldığından, davalı tarafça tescil edilen dava konusu seri markaların her birinin yanına ayırt edici nitelikteki coğrafi bölge ibareleri getirilerek, hem seri marka yaratılıp koruma kapsamının genişletildiği, hem de kullanma yükümlülüğü açısından bağımsız markalar oluşturduğundan, davalının "... ...+...." markasını kullanmasının, aynı kaynak unsurunu taşıyan davaya konu seri markaların kullanımı sayılmayacağı kanaatine varılmıştır.

Mahkemece, bu konuda hukuki nitelendirme yapılarak, bilirkişi raporunun aksine davanın tümden kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:

1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderleri olarak;

a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1435, K. 2026/368, T. 27.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1435-e-2026-368-k-2f4382a9bdfa