Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/1369 E. 2024/1875 K.

Konu: Şirketin İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1369
Karar No
2024/1875
Karar Tarihi
Konu
Şirketin İhyası

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1369

KARAR NO: 2024/1875

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/05/2024

NUMARASI: 2023/304 E. - 2024/376 K.

DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının terkin edilen ve ihyası talep edilen ... İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi'nde pay sahibi ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin İstanbul adresinde ... ticaret sicil numarası ile tescil edildiğini ve 14/11/2000 tarihinde terkin edildiğini, şirketin tasfiye dışında kalmış gayri menkul varlığının sabit olduğunu, Antalya İli, Kaş İlçesi, ...an Mahallesi, ... Ada .. Parsel sayılı taşınmaz üzerinde hissesi bulunduğunu, dolayısıyla, şirketin geçici olarak ihyasını ve ek tasfiye yapılmasını talep ettiklerini, şirketin varlığını sürdürdüğü sırada Antalya İli, Kaş İlçesi, Kalkan Mahallesinde parselasyon işlemi yapıldığı sırada şirket tarafından idareye park niteliğinde bedelsiz terk edilen bir taşınmaz üzerinde Kaş Belediyesi tarafından "Kaş Kırsalında Yöresel Ürünler Turizmle Buluşuyor" projesi düzenlenerek, işbu taşınmazın amacı dışında kullanıldığını, şirketin mülkiyet hakkının açıkça ve kasıtlı olarak ihlal edildiğini, Kaş Belediyesi'nin bedelsiz terk edilen park niteliğindeki işbu taşınmaz üzerinde amacı dışında kullanımının söz konusu olduğunu, hukuki uyuşmazlığın giderilmesi sebebiyle, şirketin dava sonuçlanana kadar geçici olarak ihyası gerektiğini iddia ederek,14/11/2000 tarihinde re’sen terkin olunan ... İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. Antalya İli, Kaş İlçesi, ... Mahallesinde parselasyon işlemi yapıldığı sırada şirket tarafından idareye park niteliğinde bedelsiz terk edilen bir taşınmaz üzerinde Kaş Belediyesi tarafından "Kaş Kırsalında Yöresel Ürünler Turizmle Buluşuyor" projesi düzenlenerek, işbu taşınmaz amacı dışında kullanıldığı, şirketin mülkiyet hakkının açıkça ve kasıtlı olarak ihlal edildiği, Kaş Belediyesi'nin bedelsiz terk edilen park niteliğindeki işbu taşınmaz üzerinde amacı dışında kullanımı söz konusu olduğu, hukuki uyuşmazlığın giderilmesi sebebiyle, şirketin dava sonuçlanana kadar geçici olarak ihyası gerektiği, Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi' nin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiye memuru olan ...'un açık kimlik bilgilerinin Ticaret Sicil Müdürülüğünde yer almaması nedeniyle kendisine ulaşılamadığı, tebligat yapılamadığı anlaşıldığından tasfiye memuru olarak resen ...'nün atanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından... " gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... Turizm İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin sicil kaydının, Antalya ili Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tapuda devir işlemlerinin yapılması ve tasfiye edilmesiyle sınırlı olarak yeniden ihyasına, ...'nün tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına, ilgili kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Talebin kabul edilmesine karşılik karar kısmında şirketin sicil kaydının ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapuda devir işlemlerinin yapılması ve tasfiye edilmesiyle sınırlı olarak yeniden ihyasına şeklinde hüküm kurulduğunu, şirketin mülkiyet hakkının açıkça ve kasıtlı olarak ihlal edildiğini, belediyenin bedelsiz terk edilen taşınmaz üzerinde amacı dışında kullanımının söz konusu olduğunu, hukuki uyuşmazlığın giderilmesi sebebiyle şirketin dava sonuçlanana kadar geçici olarak ihyasının gerektiğini, davacının ihya davası açmakta hukuki menfaatinin olduğunu iddia ederek ,şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği sonucununda eklenerek kararın düzeltilmesini, sicil kaydının yeniden ihyasına karar verilmesi kısmının karara eklenmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi gereğince, ek tasfiye işlemleri için şirketin sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, tasfiye halinde ... Turizm İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin tasfiye sonucunda 20.10.2000 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu, şirketin Antalya ili Kaş ilçesi ... Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde hissesinin olduğu, bu sebeple davacı vekili tarafından şirketin geçici olarak ihyası ile ek tasfiye yapılmasına dair TTK'nın 547. maddesi gereğince ihya davası açtığı, dava dilekçesinin sonuç kısmında şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, eldeki ihya davası, TTK'nın 547.maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicil kaydı terkin edilen şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası talebine ilişkindir. Bu tür davalarda davalı sıfatı, tasfiyeyi tamamlayan tasfiye memuru ile ticaret sicil müdürlüğüne aittir. Bunlar arasında, zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi vardır. Nitekim davacı da eldeki davayı açarken, davalı olarak hem Sicil Müdürlüğünü hem de son tasfiye memurunu göstermiştir. Ancak ilk derece mahkemesi, davalı tasfiye memurunu karar başlığında davalı olarak göstermediği gibi, dava dilekçesiyle davalı olarak davada yer alan bu kişi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkeme, şahsın bilgilerine ulaşılamadığı gerekçesiyle başka bir tasfiye memuru atadığını açıklamakla yetinmiş ise de HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, tasfiye memurunun kimliği hakkında davacı vekilinden izahat istememiştir. Davacı vekili, tasfiye memuru olan davalının öldüğünü 20.06.2023 tarihli dilekçede belirttiğine göre onun kimlik bilgilerine sahiptir. Mahkeme, bu konuda açıklama isteyerek anılan kişinin ölü olup olmadığını belirlemeli, dava tarihinde bu şahıs ölü ise, onun hakkındaki davanın, dava şartı niteliğindeki "taraf ehliyeti yokluğu" nedeniyle usulden reddine ve başka bir tasfiye memuru atanmasına karar vermelidir. Bu davalı şahıs hakkında olumlu ya da olumsuz hiç bir karar verilmemiş olması, usule ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerekmiştir. Diğer taraftan, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, sadece davanın taraflarına tanınmış bir hak olmayıp, yargılamanın diğer ilgilileri de bu hakka sahiptir. Bu durumda, mahkemece tasfiye memuru olarak atanan ...'ye hiç bilgi verilmeden ve atanma konusunda beyanda bulunma hakkı tanınmadan tasfiye memuru olarak atanması ve ayrıca nihai kararın dahi kendisine tebliği edilmemiş olması, anılan ilkeye aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esasa ilişkin kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 19.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1369, K. 2024/1875, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2024-1369-e-2024-1875-k-fad8c18eef9f