Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/133 E. 2024/573 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/133
Karar No
2024/573
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/133

KARAR NO: 2024/573

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/09/2023

NUMARASI: 2022/359 E. - 2023/217 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sakız üretimi alanında Türkiye' nin önde gelen firmaları arasında olduğunu, "..." markasını 22.04.2014 tarihinde ... sayıyla, "..." markasını ise 08.08.2014 tarihinde ... sayı ile TPE ye başvuruda bulunduğunu, 18.07.2014 tescil tarihli ... sayılı ve 15.07.2014 tarih ... sayılı ambalaj deseni tasarımlarının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ederek "..." adı altında aynı mal ve hizmet sınıfında piyasaya sürmesinin 556 sayılı marka kanunu ve 554 sayılı endüstriyel tasarım kanunu açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin markasının birebir taklit edildiğini, Bakırköy 1 FSHHM 'nin 2014/78 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalının iş yerinde yapılan incelemede davalı tarafın ürettiği ürünlerin müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, Bakırköy 2. FSHHM nin 2014/83 D.iş sayılı dosyası ile de davalı tarafın taklit ürünlerinin kutularını üreten ... Tic. AŞ de tespit yapıldığını, müvekkiline ait sakız kutularının birebir benzerinin ilgili şirket yetkilisi tarafından davalı ... yapıldığının ve teslim edildiğinin belirtildiğini ve müvekkilinin tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından tüm mali, marka ve tasarım hakkı müvekkil şirkete ait olan müvekkili şirket adına TPE de ... başvuru sayılı "..." ve ... başvuru sayılı "..." ibareli markasının ve ..., ... tescil numaralı ambalaj deseni tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzerinin iltibas yaratmak suretiyle "..." ibaresinin kullanılması ve bu eylemin müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil etmesi sebebiyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, meni, 2.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ve maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin Türkiye için değil Romanya için fason üretim yaptığını, bu üretime başlamadan önce üzerine düşeni yaparak yazılı anlaşma tanzim ettiğini ve fason üretim yapacağı markaya ilişkin bilgi ve örnek üretim numunelerini aldığını, bütün sorumluluğun fason üretim yaptıran ... Romanya' ya ait olmak üzere deneysel üretime başladığını, müvekkilinin fason üretim yaptığı Romanya firmasının Romanya Patent Enstitüsü nezdinde tasarıma ilişkin tescillerinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin tespite konu üretimi 08.10.2014 tarihinde gerçekleştirdiğini, bu tarihten sonra üretim yapmadığını, müvekkilinin davacıya ait marka ve tasarım müracaatını bilmesinin hukuken mümkün olmadığı bir tarihte iddiaya konu üretimi yaptığını, müvekkilinin hiçbir eyleminin hukuk dışı olmadığını, herhangi bir kusuru veya kötüniyetinin bulunmadığını, Türkiye sınırları içerisinde hiçbir şekilde dava konusu ürünleri satmadığını, dağıtmadığını davacının ürünlerini satmasına engel olarak herhangi bir zararı oluşmadığını, müvekkilinin üretiminden davacının bir zararının olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; Davanın kısmen kabulüne, ... ''...'' markasının ilan tarihinin davalı kullanımından sonra olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK nın 9/son maddesi uyarınca bu marka yönünden davanın reddine, ... numaralı ''...'' ibareli marka ve ..., ... nolu endüstriyel tasarıma yönelik davalı tarafın kullanımının tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine ve menine, davalı tarafın ürünleri satışa sunmasının üretim yapmasının engellenmesine, ürünlere el konulmasına, üretim kalıplarına el konulmasına, el konulan ürünler ve üretim kalıplarının masrafı davalıdan alınarak imhasına, takdiren 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KARARI Dairemizin 22.11.2022 tarih, 2020/1271 esas, 2022/1598 karar sayılı kararı ile; ''...TPMK kayıtları incelendiğinde; ... no'lu ''...'' ibareli marka, ... no'lu ''... '' ibareli marka ile ... no'lu ambalaj deseni tasarımı ve ... no'lu ambalaj deseni tasarımının dava dışı ... firması adına kayıtlı olduğu, Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 02.03.2016 tarihli sözleşmesi ile... no'lu ''...'' ibareli marka, ... no'lu ''...'' ibareli markanın davacıya devredildiği görülmüştür. Bu devrin sicile tescil edildiğine dair bir kayda rastlanmamıştır. Devrin sicile tescil edilmemesi halinde iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceği ise bilinen bir gerçektir. Ancak somut olayda devrin sicile tescil edilip edilmediği hususunun araştırılmadığı, davalı yanın iyiniyetli üçüncü kişi sayılıp sayılmayacağı tartışılmadan bir karar verildiği, hükmün bu hususlarda gerekçe içermediği görülmüştür.Diğer yandan dava dışı şirket adına kayıtlı ... no'lu ambalaj deseni tasarımı ve ... no'lu ambalaj deseni tasarımına yönelik bir devir sözleşmesinin bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Davalı yanın husumete yönelik itirazları bu kapsamda değerlendirilmemiştir. Mahkemece belirtilen hususlarda yeterli araştırma yapılmadan ve husumet konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olması hatalı görülmüştür.'' şeklinde gerekçe ile davalı vekilinin usûle yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, davacı vekilinin ve davalı vekilinin esasa yönelik istinaf başvurularının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli ... tescil nolu marka ve ... tescil nolu tasarım ile ... tescil nolu tasarıma yönelik davalı kullanımının davacının bu tescillerden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, davalı tarafın bu marka ve tasarım tescilleri koruma kapsamındaki ürünleri satışa sunmasının, üretim yapmasının engellenmesine, tecavüz teşkil eden ürün ambalajlarına ve ambalajların üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, TBK 50-51 maddeleri gözetilerek 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, davacı ... Limited Şirketi'ne verilmesine, Davacının davaya dayanak ... tescil nolu marka yönünden davasının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... Gıdanın, müvekkilinin ürünlerini yıllardır takip ve taklit ettiğini, KHK’da aranan resmi marka bülteninde ilan şartının, iyi niyetli üçüncü kişilerin söz konusu marka tescil talebinden haberdar olması ve üstün hak sahibi değil ise, ilan edilen markaya ve sahibinin haklarına saygılı bir şekilde ticaret hayatına devam etmesini sağlamak, eğer üstün hak sahibi ise hakkına yönelik bir saldırının doğmadan önüne geçmesini sağlamak için olduğunu, ancak davalı ... Gıdanın kötü niyetli olup, yıllardır müvekkilinin ürünlerini ve markasını taklit etmiş, üretmiş, piyasaya sunmuş ve yapmış olduğu haksız rekabetle yolsuz bir kar elde etmiş olduğunu, nitekim henüz daha müvekkilinin markasının Resmi Marka Bülteninde ilanından birkaç gün önce, davalının adresinde yapılan delil tespitinde, müvekkilinin markasının bire bir aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan binlerce ürünün bulunmasının başlı başına müvekkili şirket ürünlerinin davalı tarafça taklit ve haksız rekabete konu edildiğinin göstergesi olduğunu, hal böyleyken, MarkaKHK’nde iyi niyetli üçüncü kişileri korumak amacıyla getirilen bir hükümden kötü niyetli davalıyı yararlandırmanın, adalet olgusuyla bağdaşmayacağı gibi, ilgili maddenin konuluş amacına ve KHK’nın muhteviyatı itibariyle kararnamenin ruhuna aykırı olacağını,Dosya kapsamında deliller arasında yer alan 2014/98 D. İş sayılı dosya ile yapılan delil tespitinde, taklit ürünler bulunduğunu, her ne kadar davalı taraf dilekçesinde ve sayın bilirkişi heyeti raporunda, markanın yayımı tarihinden sonra, ticari defterlerde, davalı tarafından her hangi bir üretim yapılmadığı belirtilse de, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, Şöyle ki; mahkeme huzurunda görülen yargılama derdest ve devam ederken, ... yurt içinde ve Romanya’da halen müvekkilinin marka haklarına yönelik tecavüz edici fiillerinin devam ettiğini, nitekim işbu dava dosyasına sunulmuş olan 25.01.2016 tarihli beyan dilekçesinde belirttikleri üzere, ... organik bağının bulunduğu, Akhisar ilçesinde yerleşik ... şirketinin adresinde, Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/96 D. İş dosyasıyla yapılan keşifte, 346.000 adet marka hakkına tecavüz eden ürün tespit edilmiş olup, tecavüzün varlığının, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ortaya çıkarıldığını, Bükreş Mahkemesi kararında da davalı ... müvekkiline yönelik fiillerinin marka hakkına tecavüz olduğunun saptandığını, son olarak Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/53 D.İş sayılı dosyası ile 22.04.2016 tarihinde yapılan keşifte yüzlerce koli “powergum turbo” ibareli, müvekkilinin marka hakkına tecavüz eden suça konu ürün tespit edildiğini, bu nedenle tüm taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka ve tasarım hakkına vaki tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'i, yoksun kalınan kazacın tahsiline yönelik maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava dışı ... tekstil firması adına kayıtlı ... no'lu ''...'' ibareli marka, ... no'lu ''... '' ibareli marka ile aynı şirket adına kayıtlı ... no'lu ambalaj deseni tasarımı ve... no'lu ambalaj deseni tasarımına yönelik davalı yanca bir tecavüzde ve haksız rekabette bulunulup bulunulmadığı noktasında toplandığı görülmektedir. Mahkemece ... tescil nolu marka yönünden davanın reddine dair verilen karar, davacı yanca istinaf edilmiştir.TPMK kayıtları incelendiğinde;... no'lu ''...'' ibareli marka, ... no'lu ''...'' ibareli marka ile ... no'lu ambalaj deseni tasarımı ve ... no'lu ambalaj deseni tasarımının dava dışı ... tekstil firması adına kayıtlı olduğu, Üsküdar .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 02.03.2016 tarihli sözleşmesi ile ... no'lu ''...'' ibareli marka, ... no'lu ''..'' ibareli mar.kanın davacıya devredildiği görülmüştür. Davacının davaya konu ... nolu markasının bülten tarihinin 13.10.2014 olduğu, 556 sayılı KHK'ya aykırılık sebebiyle tazminat talep hakkının kullanılabilmesi için tecavüzün, başvurunun Resmi Marka Bülteninde yayımlanmasından sonra gerçekleşmiş olması gerektiği, sonuç itibariyle davalının 2011 yılı Ekim ayı öncesinde kullandığı marka ile davacı markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığından, ayrıca davalı tarafın kullanımına ara verildiğinden, önceye dayalı hak sahipliğinin ispatlanamadığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, bu nedenle Mahkemece ... no'lu "..." ibareli marka yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih ve 2022/359 E., 2023/217 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/133, K. 2024/573, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-133-e-2024-573-k-09c0fd67a764