Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1222 E. 2026/113 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1222
- Karar No
- 2026/113
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1222 Esas KARAR NO : 2026/113 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2024 NUMARASI : 2021/315 Esas, 2024/85 Karar DAVANIN KONUSU : Marka (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ : 28/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... markaları ve müvekkili şirketin lisans hakkı sahibi olduğu tasarımların uzun yıllardır gerek TPMK gerekse de ... nezdinde tescilli ve koruma altında olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait ve müvekkil şirketin kullanım hakkı sahibi olduğu marka ve tasarımları, kendisine ait alışveriş merkezinde satışa sunmakta ve hukuki dayanaktan yoksun biçimde kullanıldığını, davalı şirketin hukuka aykırı eylemleri gerek delil tespiti gerek davalı şirket yetkilileri aleyhine başlatılan soruşturma kapsamında gerçekleştirilen arama ve elkoyma işlemleri gerekse de soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sübut bulduğunu ileri sürerek, davacı şirkete ait sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulmasını, marka hakkına tecavüz bakımından; şimdilik 25.000-TL maddi, 50.000-TL manevi, tasarım hakkına tecavüz bakımından; şimdilik 25.000-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminat ile, müvekkili şirkete ait tasarımların itibarının sarsılması sebebiyle 50.000 TL haksız fiilin vuku bulduğu tarihten bu yana işleyen ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, yetki itirazı olduğunu, işbu davaya dayanak gösterilen delil tespiti raporuna itiraz edilmiş olup delil tespit raporu tamamen objektiflikten uzak olduğunu, davacı müvekkili tarafından uzunca süre haksız kullanım yapıldığı yönündeki iddiasına yarar somut delil ve beyan sunmadığını, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi gerektiğini, davacının tazminat taleplerini hem fiili zarar hem de yoksun kalınan kazanca ilişkin olarak talep hakkı olmadığını, bu iki hesaplama yönteminden birini seçmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, değişik iş dosyası, soruşturma dosyası ve mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında davacı adına tescilli marka ve tasarımlar yönünden davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin saptandığı ve bu yöndeki tespitlerde herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, markasal ve tasarımsal incelemede davacının tescilli markasının birebir aynısının davalı ürünleri üzerinde kullanılmasının SMK'nın 29/1-b hükmünün ihlali olması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün mevcut olduğunun saptandığı, ayrıca davacının tescilli tasarımları ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eylemin SMK'nın 81. maddesi gereğince tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği, böylece davalının eyleminin davacı adına tescilli ......, ......., ......, ....., ....., ......, ....., ...... numaralı marka ve tasarımlara tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi tazminat hesaplama yöntemi olarak 151/2-c bendinde yazılı lisans bedelini tercih ettiği, davacının dava konusu ürün satış hacmi, piyasa hacmi, geçmiş yıllardaki satış performansı, ürünün niteliği, davacının piyasadaki pazar payı, markanın ekonomik değeri, genel ekonomik koşullar, davalıda ele geçen tespit edilen ürün miktarı, tecavüzün süresi gibi etkenler dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir lisans bedeli yönünden TBK'nın 50. ve 51. maddeleri uyarınca tazminat tutarının hakkaniyete göre belirlenmesinin gerektiği, buna göre marka hakkına tecavüz yönünden 1.000.000-TL maddi tazminatın, tescilli tasarım hakkına tecavüz yönünden 25.000-TL maddi tazminatın takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, marka hakkına tecavüz yönünden 50.000-TL manevi tazminatın, tescilli tasarım hakkına tecavüz yönünden 50.000-TL manevi tazminatın uygun olduğu, itibar tazminatı yönünden, ürünün ne şekilde kötü üretilebileceğinin açıklanmadığı, itibar tazminatı koşulların gerçekleştiğini gösterir ispata elverişli delillerin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının tescilli markasının ve tescilli tasarımının birebir aynısının davalının satış yaptığı ürünleri üzerinde kullanılmasının davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına, ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine araçlarına tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına ve imhasına, marka hakkına tecavüz yönünden 1.000.000-TL, tasarım hakkına tecavüz yönünden 25.000-TL maddi tazminatın, marka hakkına tecavüz yönünden 50.000-TL, tasarım hakkına tecavüz yönünden 50.000-TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu 04/09/2019 tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile birlikte davacının taleplerinin gerek dava gerekse de ıslah tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, -İş bu davaya dayanak gösterilen delil tespiti raporuna taraflarınca itiraz edilmiş olup delil tespit raporunun tamamen taraflı şekilde düzenlendiğini, ve objektiflikten uzak olduğunu, delil niteliği olmadığını, -Davacının, müvekkili tarafından uzunca süre haksız kullanım yapıldığı yönündeki iddiasına yarar somut delil ve beyan sunmadığını, sözde ihlalin ne süreyle yapıldığının somut şekilde tespit edilemediğini, -Dosyadan alınan bilirkişi raporunun hatalı ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, hesaplamaların hatalı ve fahiş olduğunu, -Müvekkili şirketin adresinde davacının iddia ettiği şekilde haksız ve hukuka aykırı bir kullanım bulunmadığının, tedbir kararının uygulanması amacı ile müvekkil adresine gelindiğinde açıkça tespit edildiğini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını, -Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kabul ve ret oranlarına göre hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de hatalı hükmedilmiş olup, kararın bu sebeple de hukuka aykırı olduğunu, -Davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı gibi hükmedilen tutarların haksız ve fahiş olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile tazminat taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davadan önce yapılan delil tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu, soruşturma dosyası ve ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, davalının davacın markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespit edildiği, davacının tescilli ... markalarının birebir aynısının davalı ürünleri üzerinde kullanılmasının SMK'nın 29/1-b hükmünün ihlali olması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün mevcut olduğunun saptandığı, ayrıca davacının tescilli tasarımları ile iltibas oluşturan ürünlerin davalı işletmesinde satışa arz edilmesine dayalı eylemin SMK'nın 81. maddesi gereğince tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği, somut olayda marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz fiilleri yönünden maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının da yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 76.848,75 TL harçtan, peşin alınan 19.212,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 57.636,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/01/2026