Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1187 E. 2026/327 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1187
Karar No
2026/327
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/11/2022 DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, davalı kooperatifin müvekkilleri hakkında 09/06/2021 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarılma kararı aldığını, 10/06/2021 tarih ...-10/06/2021 tarih ... sayılı Denizli 3. Noterliği'nden gönderilen ve 11/06/2021 tarihinde tebliğ edilen karara karşı iptal davası açma gereğinin doğduğunu, ortaklıktan çıkarılmak için yöneticilerin istekleri değil, yasal ve objektif şartların gerçekleşmesi gerektiğini, 09/06/2021 tarihli üyelikten çıkarılma kararında her iki ortağın hesabında bir paranın olmadığı, Anasözleşmenin 14. maddesi 2. fıkrası gereği yapılan ihtarlara rağmen ödeme yapılmadığı gerekçesi ile müvekkillerin 09/06/2021 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldıklarını, davalının başından beri Kooperatifler Kanunu ruhuna aykırı ve müvekkillerine karşı kötüniyet ile hareket ettiğini, bir önceki davalının ihraç kararları iptal edilerek Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davalı kooperatiften üyelik devamında ödemek için diğer üyelerin ödediği ve müvekkillerinin ödemesi gereken gerçek borç miktarının bildirilmesinin, istendiğini, ancak yine kötüniyetle hareket ederek müvekkillerine afaki ve gerçeği yansıtmayan borç miktarı bildirilmiş olduğunu, davalının aynı konu ile ilgili devam etmekte olan bir davadan haberdar olmasına rağmen 09/06/2021 tarihinde ... nolu karar ile müvekkkillerinin hesaplarında para olmadığı ve Anasözleşmenin 14. maddesi 2. fıkrası gerekçe gösterilerek haklarında ortaklıktan çıkarılma kararı verdiklerini, müvekkillerine ait kooperatif hesaplardaki paranın bir kısmının icraya ödenmesinin yasal olmadığını ve davalının sonucuna katlanmasının yasal gereklilik olduğunu, kooperatifin dağılmamış tüzel kişiliğinin devam ettiğini,1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 19/son madde hükmüne göre kooperatif ortağının alacaklılarının ancak ortağın faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktar ve kooperatifin dağılmasından ona düşecek payı haczedebileceğini, kooperatifin herhangi bir şekilde dağılmadıkça ortağın ortaklık payının haczinin mümkün olmadığını, davanın kooperatif üyeliğine dayalı borçlu olunmadığının tespiti ve ihraç kararının iptali istemi olduğunu, gerçek borcun tespiti için açılmış bir dava varken, bu sonuçlanmadan, ihtarname ile bildirilen borç miktarının gerçek borç miktarı olup olmadığı henüz ortaya çıkmamış olacağından, bu ihtarnamelerin dayanak yapılması suretiyle ihraç kararı verilemeyeceğinin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, davacıların aidat borçlarını ödemedikleri için 25/09/2007 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararıyla üyelikten çıkarıldıklarını, davacıların tam 9 sene sonra tebligatların usulsüz olduğu iddiasıyla 10/02/2016 tarihinde üyelikten ihraç kararının iptali için dava açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda tebligatın usulsüz olması sebebiyle davacıların üyeliklerinin devamına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili kooperatifin, Yargıtay ilamı gereği davacıların üyelik işlemlerini yapmış ve aidat borçlarını davacı ...'ye 12/04/2021 tarihinde Denizli 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı ...'ye 12/04/2021 tarihinde Denizli 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirmiş olduğunu, davacıların bu ihtarnameye rağmen davalı kooperatife herhangi bir ödeme yapmadıklarını, bu sebeple davacı ...'ye 29/04/2021 tarihinde Denizli 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı ...'ye 29/04/2021 tarihinde Denizli 3. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Anasözleşme'nin 14. maddesinin 2. fıkrasına göre ikinci bir ihtarname gönderilerek kooperatife olan borcun ödenmesini aksi halde üyeliklerinin düşeceği ve üyelikten çıkartılacakları ihbar ve ihtar edildiğini, her iki ihtarnamede usulüne uygun olarak davacılara tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacıların, müvekkili kooperatife hiçbir ödeme yapmadıklarını, davacıların ilk ihraçlarının 25/09/2007 tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile yapıldığını, ilk ihraçları için 10/02/2016 tarihinde ihraç kararının iptali için dava açtıklarını ve tebligatların usulsüz olması sebebiyle davanın kabul edildiğini, ancak davacılar ihraç kararının iptali için dava açmadan önceki 9 sene boyunca müvekkili kooperatifle temasa geçmedikleri gibi kooperatif hesaplarına da herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacıların üyelikten çıkarma kararına kadar birikmiş olan aidatları üzerine haciz konulmuş ve aidatların tamamı davalı kooperatif tarafından icra dosyalarına ödenmiş olduğunu, davacıların hem müvekkili kooperatifin yaptığı ödemeyi geri aldığını, hem de borcuna karşılık müvekkili kooperatife hiçbir ödeme yapmadığını, davacıların bilerek ve isteyerek aidat borçlarını ödemedikleri açık olup ödeme yapmamak için iyiniyet kurallarına aykırı şekilde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasını ikame ettiklerini (davanın 05/07/2021 tarihinde usulden reddine karar verildiğini), davacıların borçlarının bulunduğunu kabul etmelerine ve ihtarnamelere rağmen herhangi bir ad altında herhangi bir ödeme yapmaktan da imtina ettiklerini, davacının zamanaşımı defi usul ve yasaya aykırı olup müvekkili kooperatifin aidat isteme borcunun zamanaşımına uğramadığını, davacıların, aidat ve giderlerini zamanında ödememiş olup temerrüde düştüklerini, bu nedenle gecikme zammı ve faizinden sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davacıların davasının öncelikle hukuki yarar yokluğu sebebi ile usulden reddine, davacıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...ihraç kararına dayanak yapılan davacılara gönderilen 1. ve 2. ihtarnamelerde, ... yönünden 31/03/2021 tarihi itibari ile toplam 1.052.062,00 TL ve ... yönünden aynı tarih itibari ile 1.053.326,00 TL yazmakta olup, yukarıda belirtilen şekilde açıklık bulunmamakta, ... yönünden 1.052.062,00 TL ve ... yönünden 1.053.326,00 TL borcunun 30 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır. Davacıların hangi ay için ne kadar borçlu bulunduğu ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilmediğinden, hangi ayların aidatının istendiği, talep edilen aylara ilişkin aidat alacağı ödemesinin 30 gün gecikmiş olduğu tespit edilememektedir. Bu durumda mahkememizce, birinci ve ikinci ihtarnamede hangi aylara ait aidat borcunun istendiği hususu denetlenemediğinden davacıların usulüne uygun olmayan ihtarnamelerle temerrüde düştüğü kabul edilerek ihraç kararı verilemeyeceği gözetilerek davanın kabulü ile 09/06/2021 günü yapılan genel kurul toplantısında verilen yetki ile yönetim kurulunun 09/06/2021 tarihinde almış olduğu üyelikten ihraç kararının iptaline" davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifte tapuların dağıtıldığını, ferdileşme işlemlerinin yapıldığını, aidatın kooperatifin kurulduğu tarihten bu yana olan aidat borcunu ihtiva ettiğini, hiç aidat ödenmediğini, hiç aidat ödenmediği için ay ay belirtilmesinin anlamsız olduğunu, raporda borç miktarının belirtildiğini, davacıların dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını, 2007 tarihinde üyelikten çıkartıldıklarını, 9 yıldır kooperatife uğramadıklarını, üyelikten çıkarıldıklarını da kabul ettiklerini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının davacıların 9 yıl süre ile ile kooperatifle irtibat kurmadığına, aidat yükümlülüğünü yerine getirmediğine, eldeki davanın açılmasının bu yönlerden dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğine yönelik iddialarının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında irdelenmiş olmasına, bu kararların Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ve aynı Daire'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamları ile Yargıtay denetiminden geçerek onanmış olmasına, bu yönden davacıların ihraç kararını benimsediklerinden bahsedilemeyecek olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1187, K. 2026/327, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1187-e-2026-327-k-da93734f4efb