Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/115 E. 2026/973 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/115
Karar No
2026/973
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/115 KARAR NO : 2026/973

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2023 NUMARASI : 2022/77 Esas - 2023/279 Karar DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket(Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/04/2023 tarih 2022/77 Esas 2023/279 sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin %37 oranında hissedarı olduğunu, şirketin 09/11/2021 tarihinde 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısının usulüne ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirdiğini, bu toplantıda şirket merkezinin müdür ... tarafından kanuna ve hukuka aykırı bir şekilde değiştirildiğini, müvekkilinin genel kurul toplantı tutanağına muhalefet şerhini geçirttiğini, genel kurulun kanuna uygun şekilde ve yasal süresi içinde yapılmadığını, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlandığını, alınan kararların esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek genel kurulun iptalini ve kurulda alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinin zorunlu unsurları taşımadığını, davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirtmediğini, sadece olumsuz oy kullandığını, alınan kararların esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, genel kurul çağrısının usulüne uygun olarak yasal süre içinde ve yapılması gereken yerde gerçekleştirildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığı iddiasının doğru olmadığını, alınan kararların icrai yeteneğinin bulunmadığını, davacının teminat yatırmasının ve tazminata mahkum edilmesinin gerektiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu iptali talep edilen genel kurul toplantı gündeminin 1, 2, 3, 4 ve 5. maddelerine ilişkin olarak davacının herhangi bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, şirket sözleşmesinin 7. maddesine göre şirketin merkezinin .... ili ... ilçesi olup TTK'nın 409/3. maddesi gereğince genel kurulların şirket merkezinin bulunduğu yerde toplantıya çağrılacağı, bu maddedeki merkezden kastın mülki idare birimi olduğu ve merkezin bulunduğu şehirde başka bir adreste toplantının yapılabileceği, pay sahibi olan davacının toplantıdan haberdar olup toplantıya bizzat iştirak ettiği, TTK'nın 617/1. maddesi gereğince olağan genel kurul toplantısının her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması öngörülmüş ise de toplantının daha sonraki bir zamanda gerçekleştirilmesinin bu toplantıda alınacak kararların geçerliliği üzerinde herhangi bir etkisinin olmayacağı, genel kurula katılan davacının bilgi alma ve inceleme hakkını TTK'nın 614/1. maddesine uygun olarak kullanmadığı ve bu konuda genel kurul kararı da verilmediğinden iptal yaptırımının gündeme gelemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : avacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kurul toplantı tutanağına tüm usulsüzlüklere ilişkin kapsamlı bir muhalefet şerhi işlettiğini ve iptal davası açma hakkının doğduğunu, toplantının şirket merkezi olan "....Mah. ....Cad. No..." adresinde değil ".... Mahallesi.... Caddesi, No:..." adresinde yapılmasının TTK'nın 409. maddesine açıkça aykırı olduğunu, olağan genel kurul toplantısının 2020 hesap dönemi sona erdikten sonra yasal üç aylık süre içinde gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Genel kurul toplantısının yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 446/1-a maddesi, genel kurul kararlarının iptalinin şartlarını ve usulünü düzenlemiş olup, anılan maddede toplantıda hazır bulunup da karara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Buna göre, iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanılması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca karşı oy kullanan ortağın oylamadan sonra muhalefetini tutanağa geçirmesi veya bu hususta ayrı bir dilekçe vermesi dava şartıdır.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 25.11.2021 tarih 2020/40 Esas 2021/6549 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta dava konusu 09.11.2021 tarihli 2020 yılı Olağan Genel Kurul toplantı tutanağında davacı tarafından 1., 2., 3., 4. ve 5. Maddeleri yönünden olumsuz oy kullanılmış ise de bu maddelere ilişkin olarak açık bir muhalefet şerhi bulunmadığı, Madde 7 başlığı altında yer alan muhalefet şerhi niteliğindeki beyanların ise genel iptal sebepleri olarak mahkemece değerlendirildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Toplantı yeri bakımından TTK'nın 409/3. maddesi, anonim şirketler yönünden esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça genel kurulun şirket merkezinin bulunduğu yerde toplanacağını öngörmektedir. Dava ve genel kurul tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 622/1. maddesi gereğince anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı düzenlenmişse de aksine esas sözleşmede hüküm bulunmadığı takdirde genel kurul, şirket merkezinin bulunduğu yerde yapılacağına dair TTK'nın 409/3. hükmün limited şirketler hakkında da uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı şirket ana sözleşmesinde de toplantı yeri hakkında bir hükme yer verilmemiştir. Bu durumda toplantının şirket merkezi dışında yapılması tek başına iptal sebebi olarak kabul edilemeyeceği gibi şirket ana sözleşmesinde şirketin merkezi olarak ... ili ... ilçesi gösterildiği ve toplantının da ... ilçesinin mülki sınırları içerisinde gerçekleştirildiği, şirket merkezinin bulunduğu adres kavramı ile yer kavramının farklı olduğu, TTK'da düzenlenen "yer" kavramıyla şirket merkezinin bulunduğu il/ilçe'nin kastedildiği, şirket merkezinin bulunduğu adreste toplantı yapılmasının gerek ana sözleşme gerekse kanunda düzenlenmediği anlaşıldığından bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.( Yargıtay 11. HD'nin 08.02.2016 tarih ve 2015/6677 Esas 2016/1097 Karar sayılı ilamı) Olağan genel kurulun yasal üç aylık süre dışında toplanmasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, TTK'nın 617/1. maddesi uyarınca bu sürenin geçirilmesi tek başına toplantıda alınan kararların iptalini gerektirmez. Davacı, toplantıdan haberdar olarak bizzat katılmış ve oy kullanmıştır, bu nedenle geç toplantı nedeniyle haklarının fiilen kısıtlandığı somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 05/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/115, K. 2026/973, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-115-e-2026-973-k-f0538eaa2848