Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1044 E. 2026/60 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1044
- Karar No
- 2026/60
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1044 Esas
KARAR NO : 2026/60
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/02/2024
NUMARASI: 2021/276 Esas, 2024/48 Karar
DAVANIN KONUSU: FSEK'ten kaynaklanan (Tecavüzün Tespiti İstemli)
KARAR TARİHİ: 19/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının yaklaşık yirmi senedir serbest ve bir firmaya bağlı olarak ... işleri yaptığını, çeşitli ... kullanılmak üzere 2007- 2008 yıllarında ... davalı firma tarafından mali ve manevi hakları ihlal edilerek ... ve ... markalı ürünlerde kullanıldığını, mali haklarını hiçbir firmaya devretmediğini, dava konusu edilen her iki eserinde FSEK 4/16 bendi gereği “grafik eser” olduğunu, eser ile ilgili bilgi, dijital kayıt ve belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, ... ... markalı... ambalajı üzerindeki “....” görselinin ve ... .... ... Markalı... ambalajı üzerindeki “...” görselinin kendi eseri olduğunu, Davacının grafik eser niteliğindeki oluşturduğu görsellerin izinsiz kullanılmasına dayalı olarak FSEK 68 kapsamında şimdilik 9000 TL, FSEK 70.madde kapsamında davalının elde ettiği kar kapsamında şimdilik 1000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili, tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, eserin tescilli olmadığını, kamuya sunumun 2008 olarak belirtildiğini, üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğini, zamanaşımı olduğunu, davacının eser sahibi de olmadığını, sunulan delillerin herkes tarafından oluşturulabileceğini, davacının bahsettiği görsellerin ... sitesinde iddia edilen tarihlerden önce yayınlandığını, kamuya mal edildiğini, müvekkili şirketin ürünlerinin markaların korunması hakkındaki kararname çerçevesinde tescilli olduğunu, ürünlerin ambalajlarının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde tescilli olduğunu, müvekkilinin Saray markasının tanınmış marka olduğunu, çeşitli tescilli markalarının bulunduğunu, davaya konu ... ve soggy markalarının da mevcut olduğunu ve ambalajları için endüstriyel tasarım tescilleri bulunduğunu, ambalaj tasarımlarının profesyonel çalışan 3. kişilere yaptırıldığını, tasarımların ... ve ....Hiz. Ltd. Şti tarafından yapıldığını, bilgi ve dijital kayıtların tasarımcılarda mevcut olduğunu, karşı ödemelerinin yapıldığını, ... ve .... üzerinde davacının herhangi bir sınai hakkının söz konusu olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"... Davaya konu davacının üzerinde hak iddia ettiği ve eser olarak nitelendirdiği ...yaprağı, .... ve ... görsellerinin eser niteliğine sahip olmadığı ve özgün olmadıkları, eser korumasından faydalanamayacağı, davalının kullandığı ...yaprağı, .... ve ... görsellerinin davacının iddiasındaki görseller ile birebir aynı olmadıkları, davacının üzerinde hak iddia ettiği görsellerin harcıalem özelliklerdeki öğeleri dışında farklı oldukları gözetildiğinde eserden kaynaklı haklara bir tecavüz söz konusu olmadığından sübut bulmayan davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;
Bilirkişi raporuna itirazlar doğrultusunda ek rapor alınması gerektiğini, dava konusu görsellerin FSEK m.2/1-3 bakımından ilim ve edebiyat eseri sınıfına girip girmediği konularının araştırılmadığını, dosyada tek rapor alındığını, raporun bilimsel ve denetime elverişli olmadığını, gerekçeli kararda tanık beyanlarına itibar edildiğini, kararın yeterli ve doyurucu bir gerekçeye sahip olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı, davalının ürün ambalajlarında yer alan ... görseli ve .... görseli yönünden eser sahibi olduğunu, görsellerin grafik eser niteliğinde olduğunu, davalının kullanımının haksız olduğunu ileri sürerek eserden kaynaklanan haklara tecavüzün refi ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi heyeti raporunda davaya konu ...yaprağı, .... ve ... görsellerinin eser niteliğinde olmadığı, davacıya ait bir hususiyet ve özgünlük içermediği, görsellerin birebir aynı olmadıkları, harcıalem özellikleri dışında farklı oldukları tespit edilmiş olmakla bilirkişi raporu yeterli, denetime ve hükme elverişli olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 130TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/01/2026