Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1041 E. 2026/448 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1041
- Karar No
- 2026/448
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/03/2023 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:27/03/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2019 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan, davalı ... Başkanlığına ait ve diğer davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı belediye otobüsünün yolun karşısına geçmeye çalışan yaya ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, kazanın vukunda davalı sürücünün asli kusurlu olduğu, ölen ...'in davacı ...'in eşi, diğer davacılar ... ve ...'in ise babası olduğu, bu ölüm nedeniyle müvekkillerin vefat eden ...'in maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığı, cenaze ve def'in için masraf yapıldığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve def'in masrafı olmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen ve yine davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 200.000,00'er TL olmak üzere toplam 700.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 25/01/2023 günlü ıslah dilekçesinde davacı ... için başlangıçta 1.000,00 TL olarak talep olunan destekten yoksun kalma zarar tutarını 68.681,60 TL'ye yükseltmiş ve ayrıca maddi tazminat için uygulanması talep edilen faiz türünü değiştirilerek olay tarihinden itibaren bankaların fiilen uyguladığı en yüksek oranda faiz işletilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, talebin zamanaşımına uğradığı, vefat edenin olay tarihinde 81 yaşında olduğu, maddi bir destekliği bulunmadığı, maddi tazminat istemekte davacının hukuki yararının bulunmadığı, dava öncesi müvekkili sigorta şirketine usulünce başvuru yapılmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, cenaze ve def'in giderinin teminat kapsamında olmadığı, dava öncesi temerrüt oluşmadığı ve dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil idare yönünden adli yargı yolunun caiz olmadığı, talebin zamanaşımına uğradığı, kaza yapan aracın ... A.Ş. adına işletildiği ve sürücü ...'ın da belirtilen şirketin çalışanı olduğu, ayrı tüzel kişiliğe sahip olan ... A.Ş.'ye husumet yöneltilmesi icap ettiği, esasa ilişkin olarak ise kusurun ve maddi destelik olgusunun usulünce ispatı gerektiği, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, desteğin ölüm yaşı itibariyle herhangi bir geliri bulunmadığı ve davacıya maddi destekliğinin olmadığı, vefat eden ...'in kazanın meydana gelmesine asli kusuru ile sebebiyet verdiği, kaza yapan aracın ... A.Ş.'ye ait olduğu ve aracın trafik sigortacısının talep olunan tazminatı poliçesi kapsamında teminat altında aldığı, olaya ilişkin temin edilen ATK raporunda müvekkiline tali kusuru yüklendiği, tazmini gereken bir zarar var ise bunun trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden ve araç maliki olan davalı tüzel kişiden istenmesi gerektiği, manevi tazminat koşulları oluşmadığı, aksi durumda dahi fahiş tutarda manevi tazminat istendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2021 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusuru ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporunda vefat eden yaya ...'e %60, davalı sürücüye ise %40 oranında kusur yüklendiği, davacı eş ...'in ve desteğin TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresine, desteğin ölüm yaşı itibariyle hayatının pasif dönemde olması hasebiyle asgari geçim indirimi ilavesiz asgari ücret düzeyindeki gelir durumuna, davacı eş ...'in %0 oranındaki evlenme ihtimaline ve davalı sürücünün %40 kusuru oranına göre davacı ... için 53.188,36 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, raporun devamında cenaze ve def'in hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu, ayrıca cenaze ve defin gideri kapsamında masraf yapıldığına dair bir belge de ibraz edilmediğinden ceza ve def'in gideri talebine yönünden hesaplama yapılmadığının belirtildiği, itiraz üzerine düzenlenen ek tazminat bilirkişi raporunda ise kök rapordaki verilerden farklı olarak rapor tarihindeki güncel asgari ücret tutarı baz alınmak suretiyle bu kez davacı ... için 68.681,60 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, cenaze ve def'in gideri yönünden ise görüşünde herhangi bir değişiklik yapmadığı, bilirkişi raporlarının usule uygun olduğu benimsenerek ıslah dilekçesi de gözetilerek destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın sübuta erdiği, cenaze ve def'in gideri zararının ispatlanamadığı, manevi tazminat yönünden olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, desteğin ölüm yaşı ve davacılara yakınlık derecesi, eş - babanın kaybı nedeniyle davacıların duyacağı elem ve üzüntü, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat taleplerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 68.681,60 TL destekten yoksun kalma zararının davalı sigorta şirketi yönünden 21/07/2019 temerrüt tarihinden diğer davalılar ... Belediyesi ve ... bakımından ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, cenaze ve def'in gideri isteminin reddine, manevi tazminat yönünden talebin kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL ve diğer davacılar ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 20.000,00'er TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... Başkanlığı ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; desteğin ev işlerinde davacı eşine yardım edeceği ve yine eşini bakıp gözeteceği, bu hizmetlerin desteklik kavramı sayıldığı, destekten yoksun kalma zararı hesabında belirtilen durumların hesaplamaya katılmamasının hatalı olduğu, cenaze ve def'in giderinin TBK 53. madde uyarınca ölüm halinde uğranılan maddi zarar kalemleri arasında sayıldığı ve ölümle doğrudan bağlantılı olarak sarf edilen cenazenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti ve sair giderlerin ve yine yöresel örf ve adetlere göre yapılan cenaze masraflarının hesaplanıp belirtilen maddi tazminat talebi bakımından da davalıların sorumlu tutulması gerektiği, manevi tazminat yönünden ise olayın meydana geliş şekli, kusur durumları, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile davacıların eş - babalarının ölümünden dolayı duydukları elem ve üzüntüye karşılık makul miktarlarda talep ettikleri manevi tazminatların aynen hüküm altına alınması gerekirken hakkaniyetten ve davacıları tatminden uzak tutarlarda manevi tazminata hükmedildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürülen adli yargı yolunun caiz olmadığına, zamanaşımı define ve ... A.Ş.'nin işleten olduğuna ve husumete ilişen itirazları aynen tekrar ederek belirtilen nedenlerden dolayı davanın usulden reddini, esasa ilişkin olarak hadisenin cereyan tarzı ve trafik mevzuatına göre davacılar desteği müteveffa yaya ile davalı sürüye atfedilen kusur oranlarının hatalı belirlendiği, yakınında yaya geçidi bulunan yerde geçidi kullanmayıp refüjden taşıt yoluna kontrolsüz şekilde girmesi ve geçiş üstünlüğü olan araçlara ilk geçiş hakkını tanımayıp can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yolun karşısına geçmeye çalışması nedeniyle yayanın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün kusuru bulunduğunun kabulünde dahi bu durumun sürücünün kişisel kusurunu oluşturduğu ve husumetin de doğrudan eylemi gerçekleştiren şahısa yönetilmesi icap ettiği, bunlardan ayrı olarak olayın özelliğine, tarafların benimsenen kusur oranlarına, ekonomik ve sosyal konumlarına, vefat edenin ölüm yaşına ve davacılar ile yakınlık dercesine göre hükmedilen manevi tazminatların fahiş belirlendiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar yakınının 81 yaşında hayatını kaybettiği, ölüm yaşı itibariyle gelir getirici bir işte çalışmadığı, davacıya maddi bir destekliğinin bulunmadığı, davacılar yakınının olay mahallinden 100 metre uzaklıkta bulunan yaya geçidini kullanmayıp refüjden kaplamaya girmesi, araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi ve can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalışması nedeniyle tam kusurlu olduğu, tazminat koşullarının oluşmadığı, aksi durumda dahi tazminat taleplerinin aracın işleteni ... A.Ş. ve trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye yönetilmesi gerektiği, davacılar için fahiş miktarda manevi tazminat takdir edildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölümden kaynaklanan haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalıların sürücüsü, kayıtlı maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların yakınına çarparak ölümüne sebebiyet vermesinden dolayı, davacılar uğradıkları destekten yoksun kalma zararları, cenaze gideri ile manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile 21/07/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ...'in vefat etmesi sebebiyle şüpheli ... aleyhine taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame hazırlandığı, ceza mahkemesince ... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada verilen 17/09/2021 tarihli karar ile sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin veya açıklanması geri bırakılan hükmünün olmamasından dolayı hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21/10/2021 tarihinde kesinleşmesi ile başlayan denetim süresi içerisinde sanığın Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas - ... karar sayılı ilamına konu hakaret suçunu 15/06/2022 tarihinde işlediği anlaşılmakla, mahkeme hükmünün CMK 231/11 maddesi uyarınca açıklanmasına karar verildiği, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2024 tarih ve ... esas, ... karar sayılı kararı ile sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karara karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin ... esas - ... karar sayılı kararı ile dosya kapsamında ölü muayene raporu veyahut otopsi raporu bulunmadığından bahisle kaldırıldığı kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'nin ... esas - ... karar sayılı kararının incelenmesinde; müteveffa ...'in ölüm sebebini belirten ölü muayene tutanağı, otopsi raporu ya da Adli Tıp Kurumundan alınmış herhangi bir raporun dosya içerisinde bulunmadığı belirtilerek ilgili Cumhuriyet savcılığından müteveffanın ölüm sebebine ilişkin varsa ölü muayene tutanağı ya da otopsi raporunun temin edilmesi, yoksa müteveffanın ölmeden önce tedavi gördüğü ilgili sağlık kuruluş ya da kuruluşlarından tüm tıbbi evraklarının temini ile Adli Tıp Kurumuna gönderilerek müteveffanın ölüm sebebinin ve sanık tarafından sebebiyet verilen kaza ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti yönünde rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle ilk derece ceza mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımakla, ölenin ölüm sebebi ile davaya konu olay arasında illiyet bağının varlığı hususu ceza yargılamasında henüz somut olarka ortaya konulamamış olmakla, eldeki dosya kapsamında ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2024 gün ve ... esas, ... karar sayılı dosyasının neticesi beklenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. 2-Kabule göre ise, ilk derece mahkemesince kabul edilen kusur durumuna göre haksız fiilin ölümle sonuçlanmış olması dikkate alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları da bir miktar az olmuştur. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı ... Sigorta A.Ş. istinaf yasa yoluna başvurmadığından yeniden verilecek kararda davacı ...'in usuli kazanılmış haklarının korunmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin KABULÜNE, 2-Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 03/03/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. istinaf yasa yoluna başvurmadığından yeniden verilecek kararda davacı ...'in usuli kazanılmış haklarının korunmasına, 4-Davacılar vekili, davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-Davacılar, davalı ... Başkanlığı ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının davacılara, 2.540,00 TL istinaf karar harcının davalı ... Başkanlığına, (1.366,20 TL + 1.172,91 TL) 2.539,11 TL istinaf karar harcının davalı ...'e istekleri halinde iadesine, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 23/03/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...