Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1017 E. 2025/419 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1017
Karar No
2025/419
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1017

KARAR NO: 2025/419

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/03/2024

ESAS NO: 2023/571

KARAR NO: 2024/216

DAVANIN KONUSU: İflas

KARAR TARİHİ: 16/04/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; iflası talep edilen firma ile müvekkili arasındaki cari ilişkisinden kaynaklı olarak 93.450,66 TL'nin faiziyle birlikte tahsili amaçlı Çerkezköy İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası nezdinde icra takibinin başlatıldığını, takibe yapılan itiraza ilişkin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/118 E. 2022/280 K. sayılı 17.05.2022 tarihli ilam ile itirazın iptaline karar verildiğini, ilama dayalı olarak icra emrinin borçlu vekili Av. ...'e tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, İİK'nın 177/1-4 maddesinde yer alan şartın gerçekleştiğinden iflas kararı verilmesi gerektiğini, terditli olarak davalı şirketin malvarlığına haciz konulmasına rağmen alacağın tahsil edilemdiğini ve fiili hacizde dahi haczi kabil mal bulunamadığını, şirketin borca batık olduğunu, davalı şirketin ödemeden acz durumda bulunduğunu, İİK'nın 179. maddesi kapsamında iflası gerektiği belirterek davalı borçlu şirkete icra dosyasındaki borcunun tamamını ödemesi için depo emri verilmesini, depo emrine rağmen borç ödenmediği takdirde, davalı şirketin İİK'nın 177 ile terditli olarak 179. maddesi hükmü uyarınca iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İcra ve İflas Kanunu'nun 177/1-4. maddesi gereğince davalının icra emriyle ilama dayalı alacağın ödenmemesine dayalı doğrudan doğruya iflasın şartlarının bulunup bulunmadığı, yok ise İcra ve İflas Kanunu'nun 179. maddesi gereğince davalı şirketin borca batıklık kapsamında iflas şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkin davada, davalı şirketim muamele merkezi Mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğundan Mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, iflası talep edilen firma ile arasındaki cari ilişkisinden kaynaklı olarak 93.450,66 TL'nin faiziyle birlikte tahsili amaçlı Çerkezköy İcra Dairesi'nin ... İcra sayılı dosyası nezdinde icra takibinin başlatıldığı, davalı şirket tarafından itiraz edildiği ve bu itiraza ilişkin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 tarih 2019/118 E. 2022/280 K. sayılı ilam ile itirazın iptaline karar verildiği, mahkemenin itirazın iptaliyle beraber ilama dayalı olarak 14/04/2023 tarihli icra emrinin Çerkezköy İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından borçlu vekiline tebliğ edildiği, işbu ilamlı icra emrine rağmen borç ödenmediği, bu suretle davalının doğrudan iflasının istenebilmesi için ilama bağlı alacağın icra emri ile talep edilmesi zorunluluğu hususunun yerine getirildiği gerekçesiyle Davacının davasının KABULÜ ile, Çerkezköy Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İcra ve İflas Kanunu'nun 177/4. maddesi gereğince İFLASINA, İflasın 26/03/2024 günü saat 13:10 itibariyle açılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tarafın istinaf dilekçesinde; şirket yetkili olarak usulüne uygun tebligat ile çağrılıp dinlenilmesi gerektiğinin emredici hüküm niteliğinde olduğunu, ekte sunduğu belgeyle de sabit olduğu üzere yaşadığı sağlık sorunları ve usulsüz tebliğat neticesinde mahkemece dinlenilmediğinin sabit olduğunu, denetime elverişli ve güncel bilirkişi raporu alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın eksik incelendiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 177/1-4, ve 179. maddeleri uyarınca terditli olarak açılan iflas istemine ilişkindir. Davacının İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/118 E. 2022/280 K. sayılı 17/05/2022 tarihli ilamı uyarınca Çerkezköy İcra Dairesinin ... E. sayılı ilama dayalı takip dosyasında borçlu/davalı vekiline icra emrinin 19.04.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın davalı tarafça ödenmediği, alacağın davalı tarafça ödenmemesi üzerinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı Kanunun 177 nci maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK 43/2'ye göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir. Bu halde borçluya icra emri tebliği yeterli olup, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. 2004 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) bendi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726). Somut olayda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/118 E. 2022/280 K. sayılı ilamı kesinleşmemiş ise de alınmış bir icranın geri bırakılması kararı da bulunmamaktadır. İflas davasında yetkili mahkeme, 2004 sayılı Kanunun 154 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin muamele merkezi Çerkezköy/TEKİRDAĞ olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmış, davacı tarafından iflas avansı yatırılmış ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 19.10.2023, Çerkezköy Bakış ve ... Gazeteleri ile Basın İlan Kurumunda 14.10.2023 tarihinde yasal ilan yapılmıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmüne; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde ise; " Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir" hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 21.06.2021 tarih ve 2021/863 E., 2021/2867 K. sayılı ilamı:"İcra İflas Kanunu'nun 177/4.maddesi, “İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.” hükmünü amirdir. Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."şeklindedir. 2004 sayılı Kanunun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) bendi 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı şirkete ön inceleme tutanağının 29.01.2024, davalı şirket yetkilisine çıkarılan davetiyenin ise 01.02.2024 tarihinde işçisi ... imzasına tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin 26.03.2024 tarihli celseye katılmaması nedeniyle dinlenemediği ve bu celsede iflas kararı verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, İİK'nın 177. maddesinde mevcut düzenlemeye uygun şekilde davalı şirket yetkilisinin beyanlarının tespiti amacıyla mahkemece gönderilen duruşma daveti yetkilinin uyap sisteminden yapılan kontrolde "... Mah. ... Sk No:... İç Kapı No:... Esenyurt/İstanbul" şeklindeki mernis adresine bu ibare olmadan çıkarılmış ve gerçek kişinin ikametgah adresi yönünden 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1-2. maddesindeki usul uygulanmadan işçisine yapıldığı bildirilen 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 13. maddesine göre yapılan tebligat usulsüzdür. Davalı şirket yetkilisine yapılan bu usulsüz tebliğat ile davalı şirkete ön inceleme tutanağının elektronik yolla yapılan tebliğinde yukarıda yer alan içtihat çerçevesinde şirket yetkilisinin duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar da edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece, İİK'nın 177. maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde davalı şirket yetkilisinin beyanlarının tespiti için, Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun davetiye tebliği ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu usule uyulmaksızın eksik inceleme neticesi hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/571 E. 2024/216 K. sayılı 26/03/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1017, K. 2025/419, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1017-e-2025-419-k-410d7c57b543