Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/868 E. 2026/248 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/868
Karar No
2026/248
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/868 Esas 2026/248 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/868 KARAR NO : 2026/248

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2023 NUMARASI : 2022/233 Esas 2023/34 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ve asıl borçlu şirket yararına geçici mühlet kararı verildiğini, bu karar gereğince icra takibinin durması gerektiğini, davacı bankaya müvekkillerinin borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu, davacının talebinin davalı kefiller yönünden 3.444.672,41 TL üzerinden kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına 3.260.469,97 TL asıl alacak, 155.160,18 TL işlemiş temerrüt faizi, 7.758,01 TL BSMV, 21.284,25 TL masraf olmak üzere toplam 3.444.672,41 TL tutarlarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 21,75 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin % 5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, hüküm altına alınan alacak tutarları toplamı 3.444.672,41 TL'nin %20 oranında hesaplanan 688.934,48 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine kat ihtarnamesi keşide edildiğini, firmanın borcunun muaccel olduğunu, müvekkilinin TC. Merkez Bankası'na bildirdiği en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlasının uygulanacağı hükmü gereği akdi faiz oranının %28, temerrüt faiz oranının ise %42 olduğunu, kredi çerçeve sözleşmesinin 4.2. maddesinde TC. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranını temerrüt öncesi uygulayabileceği gibi, temerrüt sonrası da TC. Merkez Bankasına bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlasını da temerrüt faizi olarak talep edebileceğini, kefalet sözleşmesinin 17. maddesinin "kefiller, müşteri ile banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler" hükmü de dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davalıların kefil olarak imzaladığı, dava dışı şirkete kullandırılan kredi ticari nitelikte olup, taraflar ticari faiz oranlarını serbestçe belirleyebileceğini, bilirkişi tarafından da faiz hesaplamasında bu hususun dikkate alınması gerektiğini, bu şekilde dikkate alınmadan düzenlenen rapora itirazlarının mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı hesaplamaya göre karar verildiğini, borçlulara gönderilen ve tebliğ edilen kat ihtarnamesinde açıkça temerrüt faiz oranının %42 yazıldığını, borçlular tarafından kat ihtarına da itiraz edilmediğini, sırf bu hususun bile faiz alacağı yönünden haklılıklarının kanıtı olduğunu, dosya kapsamında mevcut olan ve bilirkişiye de ayrıca ibraz edilen belgede de görüleceği üzere TCMB ne bildirilen en yüksek cari faiz oranlarının %28 olduğu açık olup, en yüksek faiz oranının %50 fazlası olan %42 temerrüt faizinin uygulanması gerekmekteyken bilirkişi tarafından yapılan faizin hatalı hesaplandığını, müvekkilinin faiz alacağına ilişkin oranın hatalı tespiti ile asıl alacak, faiz alacağı, BSMV gibi tüm alacak kalemleri hatalı hesaplanmakta ve bu hususun müvekkili yönünden hak kaybına neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2021/6888 sayılı icra takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 28/12/2022 tarihli rapor, ödeme tabloları dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2021/6888 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 3.638.860,84 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalıların 02/06/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 07/04/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında 18/04/2017 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 11/07/2019 tarihli 3.600.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde sözleşme limitleriyle aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, davalılarına dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, kefaletin sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından davalılar ve dava dışı asıl borçluya gönderilen ve toplam 3.279.627,71 TL nakdi borcun 3 gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 03/03/2021 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalılara ve dava dışı asıl borçluya 05/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davalıların 09/03/2021 tarihinde temerrüte düştükleri, fiilen uygulanan emsal faiz oranını içeren emsal firma ekstresinin davacı banka şubesinden talep edilmesine rağmen tarafına sunulmadığından imzalanın gks kapsamında kullandırılan taksitli kredilerin akdi faiz oranlarının %14,50 olduğu, %50 fazlası olan %21,75 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 3.260.469,97 TL asıl alacak, 155.160,18 TL işlemiş temerrüt faiz, 7.758,01 TL BSMV ve 21.284,25 TL masraf olmak üzere toplam 3.444.672,41 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacıyla dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalıların icra takibine itiraz ettikleri hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalılara gönderilen ihtarname ile 3 gün atıfet süresi tanınmış olup, anılan ihtarname davalılara ve dava dışı borçluya 05/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen atıfet süresi sona erdikten sonra davacı tarafından davalılar aleyhine işbu dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Takip tarihi itibarıyla davalı kefiller yönünden TBK'nun 586. maddesinde düzenlenen takip koşulu oluşmuştur. Dava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,75 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin müşterinin borçlar tamamen ödeninceye kadar yükümlülükleri ve temerrüt hükümleri başlıklı 4.2 maddesinde, müşterinin temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Bilirkişi raporunda yapılan inceleme sırasında fiilen uygulanan emsal faiz oranını içeren emsal firma ekstresinin davacı banka şubesinden talep edilmesine rağmen kendisine sunulmadığı, imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan taksitli kredilerin akdi faiz oranı üzerinden gks hükmü uyarınca %50 fazlası hesaplanmak suretiyle temerrüt faiz oranının yıllık %21,75 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %21,75 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalıların işbu kredi ilişkisinde fiilen uyguladığı tespit edilen akdi faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 492,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 240,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/868, K. 2026/248, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-868-e-2026-248-k-a5a44ce4cb4b