Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023/844 E. 2025/919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/844
- Karar No
- 2025/919
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/844 - 2025/919 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/844 KARAR NO : 2025/919
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.07.2023 NUMARASI : 2019/342 Esas 2023/472 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 03.07.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.07.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 23.11.2018 tarihinde davalı şirkete ait, ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün neden olduğu kazada araçta yolcu olarak bulunan ...’ün vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının müteveffa gelini ve torunu ile birlikte yaşadığını, oğlunun 2 yıldır cezaevinde olduğunu, davacıya ve torununa gelini ... tarafından bakıldığını ve destek olunduğunu, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1548 Esas sayılı dosyasında sunulan sosyal inceleme raporunda davacının gelini ... ile birlikte aynı evde yaşadığının belirtildiğini, müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldığını ve manevi olarak zarar gördüğünü, taleplerinde her türlü denkleştirme nedenlerinin gözetildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Şti’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 181.873,85 TL olarak artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafça sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müteveffanın eşi ...’e destekten yoksun kalma tazminatı olarak 168.661,36 TL ödendiğini, ayrıca ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 33.266,69 TL destek tazminatına karar verildiğini ve başvurusunun sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı bulunmadığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... Şti. vekili, muhtaç olma olgusunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kazada davacının gelini olan ...'ün vefat ettiği, müteveffanın davacı kayınvalidesi ile birlikte yaşadığı ve torununa baktığı, 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi uyarınca destekten kalma tazminatı talep edebileceği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti gereği 34.469,63 TL olduğu, manevi tazminat talebinin yargılama sırasındaki sulhe göre konusuz kaldığı gerekçeleriyle manevi tazminat davası yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat davasının kabulü ile 182.873,85 TL'nin (34.469,63 TL'lik kısmından davalı sigorta şirketi sorumlu olmak üzere) davalılar ... ve ... Şti. yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 01.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, destekten yoksun kalma tazminatı talepli davada müteveffa ile davacı arasındaki ilişkinin gelin kayınvalide ilişkisi olup ömür tablosunun sonuna kadar müteveffanın davacıya destek olacağının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kararda belirtildiği şekilde destekte bulunmasının sözkonusu olmadığını, mahkemece poliçe limitini aşar şekilde karar verildiğini, poliçe kapsamında davalı şirket aleyhine açılmış Ankara 27. İş Mahkemesinin 2021/263 Esas, 2022/319 Karar, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/906 Esas ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/680 Esas sayılı dosyaları bulunduğunu ve tazminata hükmedildiğini, yapılan ödemeler ve davalar nazara alındığında davalının poliçe limiti kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hükme esas alınan raporda müteveffanın eşinin yeniden evlenme ihtimalinin sadece işleyecek dönem tazminatına uygulanmadığını, işlemiş dönem tazminatından indirim yapılmadığını, her iki dönem üzerinden indirim yapılması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, vekalet ücreti yönünden poliçe limiti göz önünde bulundurulmadığını, vekalet ücretinin ve harcın davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu aşarak takdir edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davacıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada araçta yolcu konumunda olan davacının gelini ...'ün vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece 6098 sayılı TKB'nin 53. maddesi uyarınca davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebileceği, yargılama sırasında yapılan sulh ile manevi tazminat talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle manevi tazminat davası konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, TBK'nın 53. maddesi ve Yargıtay uygulamalarına göre destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, düzenli, devam eden ve eylemli bir desteklik durumunun bulunmasını dikkate alması nedeniyle davacının müteveffanın düzenli olarak devam eden ve eylemli bir desteklik durumunun olduğunu ve olay nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını ispat etmesi gerekir. Dosya kapsamına göre 23.11.2018 tarihinde meydana gelen kazada ...'ün vefatı nedeniyle eşinin annesi olan davacı için müteveffa gelini ve torunu ile birlikte yaşadığı, oğlunun cezaevinde olduğu belirtilerek destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, mahkemece davacının gelini ile birlikte yaşadığı ve torununa baktığı gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de davacının oğlunun sağ olduğu, nüfus kaydına göre 3 çocuğunun olduğu, gelinini vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığının karine olarak kabul edilemeyeceği, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacı ile gelini olan müteveffa arasında eylemli ve ölümden sonra da düzenli biçimde devam edecek nitelikte bir destek ilişkisi bulunduğu iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla davacının oğlunun eşi olan ...'ün vefatı nedeniyle talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf başvurusunda bulunanın sıfatına göre maddi tazminat talebinin davalı sigorta şirketi yönünden reddine dair istinaf kanun yoluna başvurmayan taraflar yönünden karar kesinleştiğinden kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Manevi tazminat davası yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Maddi tazminat davasının davalılar ... ve ... Ltd. Şti yönünden kabulü ile, 182.873,85TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Maddi tazminat talebinin davalı ... AŞ yönünden reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.423,80 TL harcın davalı ... ve ... Şti'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden yapılan 96,00-TL tebligat ücreti, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 64,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.160,00 TL yargılama giderinin davalı ... ve ... Şti'den müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 28.281,08-TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı sigorta şirketi davada vekille temsil edildiğinden AAÜT hükümlerine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... AŞ tarafından 170,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.