Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/840 E. 2025/1856 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/840
Karar No
2025/1856
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/840 Esas

KARAR NO : 2025/1856 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

ESAS NO : 2021/727 Esas - 2022/928 Karar

TARİHİ: 21/12/2022

DAVA: Bankacılık Hizmetlerinden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı asıl borçlu ve Davalı kefil ile müvekkili Davacı banka arasında 17.10.2016 tarihinde, 100.000 TL tutarında ... akdedilerek ticari kredi ilişkisi kurulduğunu, Davalıların kredi ödemelerini zamanında yapmaması üzerine 24.01.2019 tarihinde İstanbul Üsküdar 16. Noterliği ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, Davalıların ihtarnameye yasal süresinde itiraz etmediklerini, ihtarnameye rağmen Davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine T.C. İstanbul 11. İcra Müd. ... Esas sayılı takip dosyasıyla 1.600,00 TL ... Kredi, 201,21 TL işlemiş faiz, 10,06 BSMV alacağı ve iadesi yapılmamış çeklerin banka sorumluluk tutarı 20.800,00 TL gayri nakdi alacak için 14.03.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattıklarını, Davalı kefil aracılığı ile takibe hâksiz olarak itiraz edildiğini, 2021/14650 arabuluculuk numaralı dosya ile dava şartı arabuluculuk girişimlerinden de bir sonuç alınamadığı için huzurdaki Davayı açmak zorunda kaldıklarını, BK hükümleri çerçevesinde faiz oranlarının sözleşmede serbestçe belirlenebileceğini, tarafların tacir olduklarını, kredi hesaplarının ihtarname ile kat edildiğini ve taraflara gönderildiğini, Banka defter ve kayıtlarının incelenmesi ve bilirkişi raporu ile alacaklı olduklarının ispatlanabileceğini, takiple talep edilen temerrüt faizi oranının yasal olduğunu, taraflar arasında akdedilen ...'nin 3.5. maddesi ve devamı maddelerinde kefillerin kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere anapara, akdi faiz, gecikme faizi ve her türlü masraf ve ferilerinden sorumlu olduğunu, ...'nin 6.1. maddesinde ortaya çıkacak anlaşmazlıklarda banka kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunun kararlaştırıldığını, yasal dayanağı olmaksızın haksız yere borca itiraz eden davalıların, alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini iddia ederek, itirazın iptal edilmesine ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kefil ...’a ihtarnamenin tebliğ edilemediğini, asıl borçlu davalı şirkete de usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle alacak muaccel hale gelmediğini ve temerrüt koşullarının gerçekleşmediğini, 7201 sayılı Kanun’un 12. ve 13. Maddeleri uyarınca tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, birden fazla ise yalnız birisine yapılması gerektiğini, tebliğ edilen ...’ın davalı şirkette SGK’lı çalışmadığını, gayri nakdi kredi alacağının bankaya depo edilmesinin kefilden talep edilmesi için ... kefilin bu hususta sorumlu olacağına dair açık bir düzenlemenin olması gerektiğini, çeklerle ilgili depo kararı verilebilmesi için çeklerin bankaya iade edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, alacağın hangi çeklerle ilgili doğduğu ve hangi çekler için depo talebinde bulunulduğunun açık olmadığı, gerek ihtarname gerekse de takip ödeme emrinde bu durumun somutlaştırılması gerektiğini, 5941 sayılı Çek Kanunu 3/9 gereği çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmeyen çekler için banka sorumluluğunun sona erdiğini, 5 yıl geçtiği için davacı bankanın çek yaprakları ile ilgili sorumluluğunun kalmadığını, talep edilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 21/12/2022 tarih ve 2021/727 Esas - 2022/928 Karar sayılı kararında;".......Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".İstanbul 11. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının... AŞ, borçluların ... ve ...Tüketim ... Ltd Şti olduğu, takibin ... krediden kaynaklanan 1.600,00-TL asıl alacak, 202,21-TL işlemiş faizi, 10,06-TL BSMV olmak üzere 1.811,27-TL nakdi alacağa ve 14 adet çek yaprağından kaynaklanan 20.800,00-TL gayrinakdi alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacak olduğu, 14/03/2019 tarihli ödeme emrinin borçlu ...'a 08/01/2020 tarihinde, borçlu ... ... ... Ltd Şti'ye 15/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu Şinase Darbaz'ın 21/03/2019 tarihinde, boçlu ... ... ... Ltd Şti'nin 22/03/2019 tarihinde ve sonrasında her iki borçlu adına vekillerince ayrıca 08/01/2020 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettikleri, borçlu şirket yönünden itirazın süresi içerisinde yapıldığı, diğer borçlu ... yönünden ise itirazın ödeme emri tebliğ edilmeden evvel yapıldığı, ... yönünden her ne kadar ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD 04/05/2017 tarih 2017/561 esas 2017/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD 19/02/2019 tarih 2018/2749 esas 2019/256 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmamakta olup borçlu ... yönünden de itirazın süresi içerisinde yapılmış olduğu, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 16/11/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Davalı asıl borçlu ... ... ... Ltd Şti ile davacı bankanın Fındıkzade Şubesi arasında 17/10/2016 tarihinde 100.000,00-TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı Şinası Darbaz'ın ise bu sözleşmeyi 100.000,00-TL kefalet limiti ile kefil sıfatıyla imzaladığı, imzalanan bu ... kapsamında davacı bankanın davalı şirkete ... hakit krediler kullandırdığı ve çek karnesi düzenleyerek davalı şirketin kullanımına verdiği, davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirket ve kefil aleyhine Üsküdar 16. Noterliğinden 24/01/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamenin davalı asıl borçlu şirketin sözleşmede bildirdiği adresine gönderildiği ve ...'nin Tebligat Adresi Başlıklı 6.3.maddesi uyarınca ihtarnamenin 26/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin bitimine göre 27/01/2019 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu, ticari kredi yönünden takiple istenen %90 temerrüt faizi oranının yasal sınırlar içerisinde kaldığı, davacının davalılardan takip tarihi itibariyle ... kredi yönünden talep edebileceği alacağının 1.600,00-TL asıl alacak, 204,00-TL temerrüt faizi, 10,20-TL BSMV olmak üzere toplam 1.814,20-TL olduğunun hesaplandığı, takiple talep edilen işlemiş faiz ve BSMV tutarının bilirkişi raporu ile belirlenen tutardan daha az olduğu belirlendiğinden bilirkişi raporu ile hesaplanan 1.600,00-TL asıl alacak ile taleple bağlılık ilkesi gereği takiple istenen 201,21-TL temerrüt faizi, 10,06-TL BSMV olmak üzere toplam 1.811,27-TL alacak yönünden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa talep gibi %90 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca takiple 14 adet çek yaprağı için istenen gayri nakdi alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede, 29 ocak 2018 tarihinden itibaren ibraz edilen her bir çek yaprağı yönünden karşılığının bulunmaması halinde bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar 1.600,00-TL'ye çıkarıldığından bankanın davalıya verilmiş ve alacaklıya iade edilmemiş 14 adet çek yaprağı için talep edebileceği tutarın takiple talep edildiği gibi (14 x 1.600,00-TL=) 20.800,00-TL olarak belirlenmiş olup, dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın gayrinakdi alacak için 25.080-TL talep ettiği, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu ve dava dilekçesinde belirtilen gayrinakdi alacak tutarının takiple istenen tutardan fazla olduğu ve davacının harcını dava dilekçesinde belirlediği tutar üzerinden yatırdığı anlaşıldığından davacının gayrinakdi alacağa ilişkin talebinin kısmen kabulü ile takiple istenen tutar göz önünde bulundurularak taleple bağlılık ilkesi gereği 20.800,00-TL gayrinakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, nakdi olarak depo edilmeden alacaklıdan tazmin edilmesi durumunda, tazmin edilen tutara, tazmin tarihinden itibaren yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, Gayrinakdi alacağa ilişkin 4.280,00-TL tutarındaki fazla talebin reddine karar vermek gerekmiştir.2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesi ile, ''1-Davanın Kısmen Kabulüne, İstanbul 11. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında nakdi alacak yönünden davalıların itirazının 1.811,27-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren ... krediye ilişkin 1.600,00-TL asıl alacağa yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmek suretiyle takibin devamına, 20.800,00-TL gayrinakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, nakdi olarak depo edilmeden alacaklıdan tazmin edilmesi durumunda, tazmin edilen tutara, tazmin tarihinden itibaren yıllık %90 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,Gayrinakdi alacağa ilişkin 4.280,00-TL tutarındaki fazla talebin reddine,2-Alacağın %20'si oranında 4.522,25-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtarnamenin davalılardan ...'a tebliğ edilemediğini, diğer davalı ... ...'a ise usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle alacak muaccel hale gelmediği gibi temerrüt de oluşmadığını, müvekkillerin işlemiş temerrüt faizinden dolayı sorumluluğunun da olmadığını, Dosya içerisinde bulunan kat ihtarnamesine ilişkin tebliğ mazbataları incelendiğinde davalı ...'a gönderilen tebligatın taşındığından bahisle iade edildiğinin görüleceğini, bunun haricinde ihtarnamenin müvekkile usulünce tebliğ edildiğini gösteren herhangi bir evrak bulunmadığını, ihtar koşulu gerçekleşmediğinden alacağın muaccel hale gelmediğini, bu nedenle davalı ...'ın ödeme emrinde belirtilen 1.600,00 TL tutarındaki asıl borç, 201,21 TL tutarındaki işlemiş temerrüt faizi, 10,06 TL tutarındaki BSMV ve 20.800,00 TL tutarındaki depo talebinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ... ... asına gönderilen ihtarnamenin ise ... isimli kişiye tebliğ edildiğini, tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş sayılması için ... isimli kişinin tüzel kişilik nezdinde çalışan bir işçi olması gerektiğini, ancak ... ... unvanlı şirket nezdinde böyle bir çalışan bulunmadığını, SGK'ya müzekkere yazılarak tebligatın yapıldığı 26.01.2019 tarihindeki tüm müvekkil şirket çalışanlarının isim ve kimlik bilgilerinin dosyaya celbedilmesini talep etmelerine rağmen bu taleplerinin mahkemece itibar görmediğini, Gayrinakdi kredi alacağının bankaya depo edilmesinin kefilden talep edilebilmesi için Genel Kredi Sözleşmesinde kefilin bu hususta sorumlu olacağına dair bu yönde açık bir düzenleme bulunması gerektiğini, ancak sözleşmede böyle bir hüküm olmadığını, bu itibarla henüz bankaya ibraz edilmemiş çek yapraklarına ilişkin olarak toplam 20.800,00 TL tutarındaki yasal bedelin bankaya depo edilmesinin davalı kefil ...'dan talep edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, ayrıca bankaca tanzim edilen Sözleşme Genel İşlem Koşulları içeren, taraflarca müzakere etme olanağı bulunmayan, matbu bir sözleşme olup kefilin depo talebine ilişkin olarak sözleşmesel sorumluluğunun bulunması için bu hususta açıkça el yazılı onayının alınması da gerektiğini, belirtilen nedenlerle davacı tarafın kefile yönelik depo talebinin reddinin gerektiğini, Davacı banka davalı ... ... şirketine teslim edilen 14 adet çek için banka sorumluluk tutarının teminatını oluşturmak üzere 20.800,00 TL'nin banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmesini istemişse de çeklerin bankaya iade edilip edilmediği hususunun araştırmaya muhtaç olduğunu, tüm bu süreçte bankaya iade edilen çekler varsa bunlara ilişkin sorumluluk ortadan kalkacağından iade edilmiş çek olup olmadığının banka kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesiyle netleştirilmesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece bu inceleme ve araştırmanın yapılmadığını, Ayrıca davacı taraf alacak ve 14 adet çek için depo talebinde bulunmuşsa da bu alacağın neden doğduğu ve depo talebinin hangi çeklere yönelik olduğunun gerek ihtarname gerekse de ödeme emrinde somutlaştırılmadığını, bu nedenle ihtarname ve ödeme emrinde somutlaştırılmamış olan, sözleşmeyle aidiyeti tespit edilemeyen tüm taleplerin reddinin gerektiğini, yerel mahkemece bu talep ve itirazlarının dikkate alınmadığını, Çek Kanunu md.3/9 gereğince bankanın sorumluluğunun sona erdiğini, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrasında; çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceğinin düzenlendiğini, çeklerin üzerindeki basım tarihinden itibaren beş yıllık süre geçmiş olduğundan anılan hüküm gereğince davacı bankanın herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle de davacının depo talebinin reddi gerekmekteyken yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, Davacı banka tarafından alacak kalemleri için talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, yasal mevzuat gereğince davacı tarafın talep edebileceği azami faiz oranının tespit edilerek fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu istemin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talep ve iddialarının yargılamayı gerektirdiği ve somut deliller ışığında değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu, nitekim tahkikat neticesinde alacak ve depo talebinin belli bir kısmının reddedildiğini, bu tutar üzerinden aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumda itirazlarının haklı olduğu ve kötü niyetli olmadığı sabit olduğundan somut olayda icra inkar tazminatını doğuracak koşulların oluşmadığını, dolayısıyla davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Yerel mahkemece eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, dosya davalılar ... ve ... ... Day. Tük. Mal. Paz. Tic. İnt. Hiz (...) Ltd. Şti.'ne vekaleten yürütülmüş olmasına karşın reddedilen kısım üzerinden yalnızca davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının eksik ve hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu icra takibi ile, davacı banka tarafından davalılar hakkında ... krediden kaynaklanan 1.600,00-TL asıl alacak, 202,21-TL işlemiş faiz, 10,06-TL BSMV olmak üzere toplam: 1.811,27-TL nakdi alacağın tahsili ve 20.800,00-TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine 1.600- TL Nakit ... Kredi, 25.080-TL Gayrinakit alacak yönünden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece, bankacı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir.Çeklerle ilgili depo kararı verilebilmesi için çeklerin bankaya iade edilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Davacı banka tarafından kat ihtarı ile, 14 adet çek bedeli olan 20.800,00 TL.'nin depo edilmesini talep ettiği halde depo talebine konu çeklerin hangi çekler olduğuna ilişkin açıklama olmadığı, ayrıca davaya konu icra takibi ve açılan itirazın iptali davasında da bu yönde bir açıklama olmadığı, depo alacağınının hangi çeklere ilişkin olduğuna dair delil ibraz edilmediği, mahkemece hükme esas alınan bankacı bilirkişi raporunda da bu yönde bir açıklama olmadığı, davalılar vekili cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna yönelik verdiği itiraz dile bu yönde itiraz ettiği halde gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu itirazın değerlendirilmediği, davalılar vekilince, bu itirazın istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.Davalılar vekili ayrıca cevap dilekçesi ile; Gayrinakdi kredi alacağının bankaya depo edilmesinin kefilden talep edilebilmesi için genel kredi sözleşmesinde kefilin bu hususta sorumlu olacağına dair bu yönde açık bir düzenleme bulunması gerektiğini ancak sözleşme maddeleri incelendiğinde kefilin sorumluluğuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını, bu itibarla henüz bankaya ibraz edilmemiş çek yapraklarına ilişkin olarak toplam 20.800,00-TL tutarındaki yasal bedelin bankaya depo edilmesinin davalı kefil ...'dan talep edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığı belirtip itiraz ettiği halde bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu itirazın tartışılıp değerlendirilmediği, davalılar vekilince, bu itirazın istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Mahkemece, hükmedilen nakit alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken , gayrinakdi alacakların depo edilmesi istemiyle açılan itirazın iptali davası sonucunda bedeli ödenmemiş çeklerle ilgili İİK.nun 67.maddesi uyarınca inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/20542 Esas - 2015/17473 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) 6100 sayılı HMK'nın 26. maddelerinde belirtildiği üzere hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı, dava dilekçesinde 1.600- TL Nakit ... Kredi, 25.080-TL Gayrinakit alacak yönünden itirazın iptalinin talep edilip bu miktar üzerinden harç yatırıldığı halde, mahkemece HMK 26.maddesine aykırı biçimde talep aşılarak 1.600,00-TL asıl alacak, 202,21-TL işlemiş faizi, 10,06-TL BSMV olmak üzere toplam: 1.811,27-TL nakdi alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi yerinde olmayıp bu durum HMK. 355 Madde uyarınca kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan resen gözetilmiştir.Karar tarihinden sonra temlik alacaklısı olarak ... ... Yönetim A.Ş. vekilinin temlik sözleşmesi ve vekaletname ibraz ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı tarafa depo alacağınının hangi çeklere ilişkin olduğuna dair delillerini ve davaya konu .... Nin tüm sayfalarını içerir aslı veya onaylı suretini ibraz etmek üzere kesin sürenin sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilerek dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra dosyanın bilirkişiye verilerek ve gerektiğinde banka kayıtları üzerinde de inceleme yapma yetkisi verilerek depo talebine konu çeklerin hangi seri nolu çekler olduğu, takip konusu edilen çeklerden takip tarihinden sonra bankaya ibraz edilen çek olup olmadığı, ibraz edilen çeklerden banka tarafından yasal sorumluluk bedellerinin ödenip ödenmediği, takip ve dava tarihi itibariyle deposu talep edilebilir gayrinakdi alacak olup olmadığı, ayrıca davalı kefilin depo talebinden sözleşme hükümleri uyarınca sorumlu olup olmadığı yönünde yukarıdaki açıklamalarda gözetilerek ve davalılar vekilinin cevap dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarda değerlendirilmek suretiyle istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç itibariyle, yukarıda açlanan nedenler ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 355, 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, mahkemece, yukarıda değinilen yasal düzenleme ve ilkeler gözetilerek, işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalıların istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 Tarih ve 2021/727 Esas - 2022/928 Karar sayılı kararının HMK'nın 355,297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/840, K. 2025/1856, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-840-e-2025-1856-k-390d678134b2