Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2023/818 E. 2025/80 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/818
Karar No
2025/80
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/818-2025/80 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6) DOSYA NO : 2023/818 Esas KARAR NO : 2025/80

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2023 NUMARASI : 2021/153 Esas-2023/191 Karar

DAVACI VEKİLİ DAVALI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin, davalıdan 27/04/2020 tarihli 1.725.000,00-TL ve 06/07/2020 tarihli 920.000,00-TL bedelli faturalardan kaynaklanan toplam 1.145.000,00-TL alacağının tahsili amacıyla, Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/12071 E sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında ekte örneğini sundukları 05/11/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme nedeniyle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiğini, müvekkilince 27/04/2020 tarihli 1.725.000,00-TL ve 06/07/2020 tarihli 920.000,00-TL tutarlı faturaların düzenlenmiş olduğunu, davalının bu faturalara karşılık kısmi ödemeler yaptığını ancak fatura bedellerinin tamamının ödenmediğini beyanla Ankara 12. İcra Müdürlüğü 2020/12071 E. sayılı takip dosyasına vâki davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili;Davacı ile müvekkili arasında akdedilen 05/11/2019 tarihli sözleşmeye göre; davacının alt taşeron sıfatıyla yapmayı yükümlendiği Mersin-Tarsus, Ankara-Bağlıca, İstanbul-Sultangazi ve Kurtköy Subheadend binaları ve UPS sistemlerini tamamlamadan, geçici ve kesin kabul müvekkili tarafından yapılmadan ve hakediş düzenlenmeden, işin bitirme süresini aşarak işi yarım bıraktığını, tek taraflı beyanlarına dayalı fatura düzenlemiş olup, hak etmediği bir tutarı taraflarından talep ettiğini, tüm imalatların işçiliği ve malzeme kalitesinin hatalı, kusurlu ve eksik olduğunu, ayrıca Teğince kesin kabulden itibaren iki yıl süreyle yaşanacak tüm kusur ve hataları telafi edeceğini taahhüt etmesine rağmen arızaların önlenmesi için gerekli bakım yükümlülüğünü ve arızalardan sonra kusur ve hataların giderilm işlerini yapılan bildirime rağmen yapmadığını, müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı sözleşmedeki yapım işlerini 75 günü ve tüm işleri 120 takvim günü içinde teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının alt taşeron olarak ... A.Ş.'ye bildirildiğini ve onay alındığını, müvekkili ile davacı arasında akdedilen 05/11/2019 tarihli sözleşmede, dava dışı ... A.Ş. ile yapılan sözleşmenin, dava dışı şirketin müvekkile ve davacıya teslim ettiği teknik ve artnameler esas alınarak bunlara uygun hazırlanıp akdedildiğini, bu nedenle davacının alelade bir taşeron değil ihale makamı ve müvekkil arasındaki sözleşmenin teknik ve idari şartnamenin hükümlerini bilerek ve kabul ederek alt taşeronluk işlerini kabul etmiş olduğunu ve özensiz bir biçimde işlerini yürüttüğünü, süre uzatımı dahil işin en geç 13/03/2021 tarihinde bitmesi gerekirken davacının elindeki işleri bitiremediğini, işin teslimi ve geçici kabulünün 15/10/2020 tarihinde ancak gerçekleştiğini, bu süre içerisinde davacıdan kaynaklanan sebeplerle yükümlülüklerini yerine getiremeyen müvekkilinin sözleşmenin feshedilmesi noktasına geldiğini, müvekkilinin davacının sözleşme konusu işleri eksik ve hatalı olarak yapması ve geçici-kesin kabul yapmadan işi bırakması sonrasında kendi mali ve teknik imkanlarını kullanarak işi tamamladığını beyanla davanın reddi ile % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacı taşeron Şirket ile davalı yüklenici şirket arasında yukarıda değinlen taşeron sözleşmesinin imzalandığı, davacı taşeron Şirketin sözleşme ile üstlendiği iş nedeni ile hak ediş bedeli alacaklarını talep edebilmesi için 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d.m. gereğince eseri sözleşme ve eklerine uygun olarak imal ederek davalı yükleniciye teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de benimsenen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava konusu işin geçiçi kabulünün dosyada mevcut geçiçi kabul tutanağına göre yapılan işte herhangi bir eksiklik veya ayıp bulunmadığı belirtilerek davalı yüklenici Şirket tarafından 15/10/2020 tarihinde yapıldığı, dava konusu icra takibine dayanak 2 adet faturanın davacı ve davalı Şirketin ticari defter kayıtlarına kaydedildiği, her ne kadar davalı tarafından dosyaya noter ihtarname örnekleri sunulmuş ise de; sözkonusu ihtarnamelerin 2021 yılına ait olup davacının düzenlediği e-faturalara TTK 21.m. gereğince yasal 8 günlük süresinde itirazını veya faturaların iadesini içermediği, her ne kadar davacı şirket tarafından davalının düzenlediği söz konusu faturalarda KDV tevkifatının usulüne uygun olarak yapılmadığı ve 2021/48 seri no'lu vergi sirkülerine açıkça aykırı fatura düzenlendiği ileri sürülmüş ise de; fatura tarihi itibariyle yürürlükteki KDV uygulama tebliğinin 2.1.3.2.1. Maddesine göre yapım işlerinde KDV tutarlarından 2/10 oranında tevkifat yapılması gerektiği, her iki fatura yönünden tevkifat yoluyla kesilecek KDV'nin 2/10 oranı uygulandığında bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre 82.800,00-TL olarak belirlendiği, söz konusu tutarın faturalarda belirtilmemesinin başlı başına davacının davalıya düzenlediği faturaların iptalini gerektirmediği, belirtilen tutarın işveren tarafından re'sen tahakkuk ettirilerek ilgili vergi dairesine yatırılmasının mümkün olduğu, bu nedenle davalının değinilen faturaların geçersizliğine yönelik olarak keşide ettiği Ankara 51.Noterliğine ait 09/03/2021 tarih ve 3353 yevmiye numaralı ihtarname konusu itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, diğer taraftan davacı Şirketin taşeron sözleşmesine konu işi ayıplı ve eksik olarak yaptığı ve nama ifa yoluya eksiklik ve ayıpların giderildiği hususunda dosyamıza herhangi bir delilin de sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.m. gereğince; davalı yüklenicinin davacı taşeronun ifa konusu imalatlarını yapması durumunda her ayın 30'unda hazırlayacağı hak edişi onaylamasından sonra 5 gün içerisinde taşeron tarafından düzenlenecek fatura bedelini mevcut ise; avans ve taşeron namı hesabına yaptığı ödemeleri mahsup ederek ödemekle yükümlü olduğu, davacının ifa ettiği sabit olan işte kullandığı malzeme veya işçilikten kaynaklı ayıplı bir imalatın bulunmadığı, davacı tarafından elektrik tesisatları ile birlikte imal edilen 4 tesisin geçiçi kabul sonrasında dava dışı iş sahibi ... A.Ş. tarafından kullanılmaya başlandığı, bu durumda davacı taşeronun işi sözleşmesine göre süresinde ve eksiksiz-ayıpsız olarak davalı yükleniciye teslim ettiğinin kabulü gerektiği, diğer taraftan davalı tarafından işin tesliminden sonra davacı taşeronun verdiği 2 yıl süreli garanti kapsamında işin bir kısmında arızaların ortaya çıktığı ileri sürülmüş ise de; sözkonusu arızaların işbu dava ve davanın dayanağı icra takibinin başlatıldığı tarih sonrasına ait olduğu, garanti süresi içerisinde oluşacak arızalardan davacı taşeron garanti süresince sorumlu olmakla birlikte davacının imal ettiği 4 tesisin periyodik bakımlarını yapmayı da taahhüt etmediği gibi aksi kabulde dahi davalının sözkonusu giderler ile ilgili olarak açtığı bir davanın da bulunmadığı hususları birlikte gözetildiğinde; haklılığı kanıtlanan davanın talep ile bağlı kalınarak ve bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, Davacının icra-inkar tazminatı isteminin alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davacının ve davalının yasal koşulları oluşmayan icra-inkâr ve kötüniyet tazminatı istemlerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan alacağının sabit olduğunu, davalının kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, reddi hakim talebinin de yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, kötüniyetli itiraz nedeniyle müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının işi tamamlamadan, müvekkile geçici-kesin kabul yapılmadan hakediş düzenlenmeden dava açtıklarını, mahkemenin delilleri toplamadığını, iş sahibinden ihale dosyası getirilmeden karar verildiğini, mahkemenin dört adet subheadend binasını, ups sistemlerini yerinde incelemeden karar verdiğini, dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesini kabul etmediklerini, yemin deliline başvurduklarını, yemin metinlerinin 1.ve 2.bentlerinin kabul edilmediğini, davacının şirket yetkilisinin eda ettiği yeminin deliller toplanmadığından bir değeri olmadığını, faturanın tek başına, fatura konusu işlerin yapıldığını göstermeyeceğini, davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığını, davacı tarafın alacağının bulunmadığını, dayanak faturalarda KDV tevkifatı yapılmadığını, tevkifata konu miktarın talep edilemeyeceğini, icra takibinin haksız olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise herbiri alacağını borcuyla takas edebilir. Sözleşmenin tarafları, aynı sözleşmeden doğan alacaklarını açılan davada mahsup itirazı olarak ileri sürebilecekleri gibi ayrı dava yoluyla da isteyebilirler. Mahsup itirazında bulunabilmek için cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi karşı dava açılarak talep edilmesi de zorunlu değildir. Mahsup talebi, itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mevcut delillere göre anlaşılması halinde mahkemece de kendiliğinden gözetilir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2023/2454 Esas - 2024/2719 Karar). Davalı yüklenici cevap dilekçesi ve savunmalarında; sözleşme konusu işin garanti süresinde ortaya çıkan ayıpların davacı tarafından giderilmediğini ileri sürmüştür. Davalının garanti süresi içinde ortaya çıktığını iddia ettiği bu işler bakımından sunduğu beyanların mahsup itirazı niteliğinde olduğu anlaşılmakla mahsup itirazı yönünden işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde Mahkemece yapılacak işlem; davalı tarafın garanti süresi içinde ortaya çıktığını iddia ettiği ayıplar nedeniyle işin esasına girilmesi, buna ilişkin dosyadaki delillerin tartışılması, gerekirse mahallinde keşif yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınması; kabule göre ayıbın ortaya çıktığı tarihe giderilmesi için makul süre eklenerek bulunacak tarih itibariyle mahalli serbest piyasa rayiciyle giderim bedelinin hesaplanması ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/03/2023 tarih ve 2021/153 Esas-2023/191 Karar sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... ✍e-imzalıdır

Üye ... ✍e-imzalıdır

Üye ... ✍e-imzalıdır

Katip ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/818, K. 2025/80, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2023-818-e-2025-80-k-1895246d8295