Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/794 E. 2023/1829 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/794
Karar No
2023/1829
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1672 KARAR NO:2025/35 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/854 KARAR NO:2022/1046 KARAR TARİHİ:18/11/2022 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/01/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirket ile davalı şirket arasında 31.05.2019 tarihinde akdedilen sözleşme ile davalı şirkete ... hizmeti verilmesi konusunda mutabık kalındığını, davalı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmesine başlandığını, davalı şirketin satın almış olduğu danışmanlık hizmet bedellerini ve lisans kiralama ücretlerini başta düzensiz ve zamanında olmasa da ödediğini fakat süreç ilerledikçe satın alınan danışmanlık hizmet bedellerinin ödenmemeye başladığını, bunun üzerine ilk olarak davalı şirket ile iletişime geçilmeye ve taraflar arasındaki ilişkiye zeval gelmeden problemin ortadan kaldırılmasına çalışıldığını fakat davacı şirketin taleplerinin karşılık bulmadığını, davacı şirketin uzunca bir dönem borcun ödenmesini beklediğini, davalının bu tutarı ödemekten imtina ettiğini, borcun ödenmesi için ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itirazda bulunulduğunu, davacı şirket tarafından sunulan hizmetin yerine getirildiğini, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla davalının... numaralı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu takibe davalı şirketin davacı tarafa işbu takibe ilişkin veya başkaca herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle itiraz edildiğini, takibe vaki itiraz üzerine davacı tarafından işbu davanın ikame edildiğini ancak müvekkil şirket aleyhine ikame edilen icra takibi ve işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa davaya konu takibe ilişkin veya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine davacı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir mal veya hizmet sunulmadığını, bu nedenle takibe dayanak gösterilen faturalara ilişkin olarak davacının alacaklı olduğu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilin ticari defter ve kayıtlarının tetkikinde de işbu durumun açıkça görüleceğini, bir diğer yandan davacı tarafından takibe konu edilen faturaların mesnedi olduğu iddia edilen mal veya hizmetin müvekkil şirkete sunulduğuna ilişkin olarak da dava dosyasına herhangi bir delil sunulmadığını, dolayısıyla davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli alacaklının %20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda;Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı) 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, dosyada sureti bulunduğu, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesi mucibince aşağıdaki gerekçeler karara sebebiyet vermiştir.Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurduklarını öne sürdüğü ve dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağı suretini eklediği, 23/09/2022 tarihli tensip tutanağı ile arabuluculuk tutanağı aslını sunması için davacı vekiline tensip zaptının tebliğiyle ihtarat yapıldığı ancak 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanak aslını sunmadığı, konusu ticari nitelikteki itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, dava şartı olarak kabul edildiği, işbu davanın 22/09/2022 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmuş ise de mahkememiz dosyasına arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı anlaşılmıştır.7155 Sayılı Kanunla 6102 sayılı TTK’na 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." Aynı yasa ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesine göre ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.Bu zorunluluğa uyulmaması halinde davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usuldenreddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilir." Somut olayın ticari dava niteliğinde olduğu hususları açıktır. Yukarıda belirtildiği üzere ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davanın esası bir paranın ödenmesine ilişkindir ve arabuluculuğa tabi olacağı kuşkusuzdur. İşbu davada davacı tarafından arabulucuya başvuru yapılmış olsa da arabuluculuk tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulmadığı sabit olup, yasa gereği verilen kesin süreye rağmen de sunulmamıştır. Bu itibarla davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;Gerçekleştirilen arabuluculuk faaliyetine ilişkin anlaşamama son tutanağının dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, anlaşamama son tutanağı incelendiğinde de Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Dosya Numaralı tutanağının dosya muhtevasına UYAP üzerinden sunulmuş olduğunun görüleceğini, mahkemece tutanak aslının sunulması için usulüne uygun bir ihtar yapılmadığını/tebliğ edilmediğini, tensip tutanağının "8" numaralı ara kararında bir paragraf halinde değinilmekle yetinildiğini, bu kapsamda kanunda belirtilen şartın yerine getirilmediğini, konuya ilişkin ihtarat içerir ayrı bir davetiye gönderilmesi gerektiğini, mahkemece tercih edilen yol müvekkili davacının mağduriyetine yol açtığı gibi adil yargılanma hakkını da ihlal ettiğini, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.19/12/2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile 5/A maddesi eklenmiş, bu madde ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmü getirilmiştir.6325 sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Somut dava itirazın iptali istemine ilişkin olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabidir. Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanak örneği sunulmuş ise de aslı ibraz edilmemiştir. Mahkemece 23/09/2022 tarihli tensip tutanağının 8 no.lu ara kararı ile "Tarafların Arabuluculuğa başvurmuş olduğu, ancak tarafların arabuluculukta uyuşmazlığın sağlanamadığına dair, dava dilekçesinin ekinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının fotokopisinin bulunduğu, 7155 sayılı Kanunun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereği "davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği," denildiğinden davacı vekilinin Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması gerektiği, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına, ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmasına" karar verilmiş, tensip zaptının eklendiği tebligatta "EK:Tensip zaptı tebligat ekinde göndermekle tebliğ tarihinden itibaren tensip zaptında belirilen ara karar gereklerinin belirtilen kesin süreler içerisinde yerine getirilmesi aksi taktirde bu durumun aleyhinize sonuç doğuracağı İHTAR olunur." ihtarına yer verilerek davacı vekiline 01/10/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, mahkemece verilen kesin süreye rağmen eksikliğin ikmal edilmediği tespit edilmiştir.Ancak dava dilekçesi ekinde sunulu olan kayıtlar itibariyle arabuluculuğa başvurulduğu sabittir. Yine UYAP sisteminde arabuluculuk dosyasının kayıtlı olduğu, dosya ekinde, işbu dosyaya erişim imkanının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yasa hükmü ve mahkeme ihtarı dikkate alındığında davacı tarafça fiziken arabuluculuk son tutanağı aslı veya onaylı sureti sunulmamış olmasına rağmen arabuluculukla ilgili başvuru ve anlaşamamaya ilişkin son tutanak numarasının bildirmesi karşısında açık kanun hükmünün yoruma tabi tutulup tutulamayacağı ve mahkemenin kararının doğru kabul edilip edilemeyeceğinin tartışılması, bu bağlamda yargıya erişim hakkı, yargılamanın en az gider ve en makul sürede sonuçlandırılması, adil yargılanma hakkı ilkeleriyle, bu ilkelerle doğrudan bağlantılı hak kayıplarının önlenmesi, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin korunabilmesi adına UYAP sistemi ve UYAP sisteminin işleyişini irdelenmek suretiyle bir sonuna varmak gerektiği hususunda Dairemiz kanaati oluşmuştur.Dairemizin emsal nitelikteki 20/12/2023 tarihli 2023/794 E. 2023/1829 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin uzun bir süredir bir kısım güncel teknolojik gelişmeler nedeniyle teknolojinin zaman, mekan gibi kolaylaştırıcı etkisinden faydalanmak suretiyle teknolojiden yararlanma ve teknolojinin sağladığı dijitalleşme yoluyla önemli bir çevresel etki doğuran kağıt tüketimini azaltmaya dönük teknolojinin yan faydalarından yararlanmak için e-devlet dönüşümü çalışmaları yapılmış; bu meyanda Adalet Bakanlığı da yargıda teknolojiyi en üst seviyede kullanmak ve faydalarını sağlamak üzere UYAP programını devreye almış, uzun bir süredir de yeni güncellemelerle yargıda verimliliğin arttıran, işleri kolaylaştıran, zaman israfını önleyen, mekana bağımlılığı ortan kaldıran, kağıt tüketimini öncelikle azaltarak ve nihai hedef olarak yargıda tamamen ortadan kaldırmak suretiyle çevresel kaynakların daha uzun süre korunması ve çevresel zararların önlenmesine dönük geri dönüşleri çok müspet sonuçlar doğuran bir sürece girmiştir. Davacı tarafça, dava dilekçesinde açıkça arabuluculuk sürecine ilişkin numaralar bildirildiği gibi arabuluculuk dosyasının ise UYAP sisteminde mahkeme dosyasının içinde "bağlı dosya bilgileri" sekmesinde ... dosya numarası ile kayıtlı olduğu, ilgili dosya incelendiğinde arabuluculuk son tutanağının ekli olduğu, başvurunun "anlaşamama" ile sonuçlandığının açıkça tespit edilebildiği, buna göre davacının arabulucuya başvurması ve başvurunun olumsuz sonuçlanması karşısında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirildiği, bu hususun UYAP sisteminden ilgili dosyanın incelenmesi suretiyle mahkeme tarafından denetlenme ve kontrol edilme imkanının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. UYAP çalışma sistemi, e-devlet çalışmaları, bunun sağladığı kolay erişim, makul sürede ve en az giderle yargılama yapma ilkeleri ve adalete erişimin kolaylaştırılması, e-devlet dönüşümünün sağlanarak, zamana ve mekana bağlılığı ortadan kaldırarak, tüm devlet hizmetlerine ve somut olay yönünden de adalete erişimde kolaylık sağlama hedefleri yanında, sıfır atık ve en üst düzeyde çevrenin korunması çabalarını da içeren komplike bir e-devlet sisteminden yararlanılma amacına dönük UYAP siteminden yararlanılarak UYAP'ta kayıtlı arabuluculuğa başvuru ve olumsuz sonuçlanmasına ilişkin tutanağın mahkeme tarafından kendi dava dosyası kapsamında "bağlı dosya bilgileri" sekmesinden görme ve bu haliyle de davacının dava şartını yerine getirdiğini tespit etme imkanı varken yazılı gerekçeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bir an için mahkeme kararının doğru olduğu kabul edilse dahi somut olayda arabuluculuğa başvurulmaması değil son tutanak aslının veya onaylı örneğinin ibraz edilmemesi hali mevcut olduğundan, bu durumda "dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" değil ancak ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle "davanın usulden reddine" karar verilebileceği yani dava şartı yokluğuyla verilen kararın da hatalı olduğu zira arabuluculuğa başvurularak dava şartının yerine getirildiği anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun 353/1.a.6 maddesi uyarınca kabulü ile yargılamaya devam edilmek üzere kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/854 E. 2022/1046 K. sayılı 18/11/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/794, K. 2023/1829, T. 31.05.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-794-e-2023-1829-k-3a699dee6fa0