Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/793 E. 2025/664 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/793
- Karar No
- 2025/664
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/793
KARAR NO : 2025/664
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2023
NUMARASI : 2020/240 Esas - 2023/31 Karar
DAVA : Alacak
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı Vekili İddia ve Beyanlarında Özetle; ... 15. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan ... ...Trafo merkezi tevsiat çalışmalarının, ... Elektrik İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, ilerleyen dönemlerde ... ...Trafo Merkezinde hatalı imalat nedeniyle, ...marka parafudurlarda işletme sırasında problemler yaşandığının görüldüğünü, parafudurların şartname ve ... malzeme kriterlerine uygun olmadığını, iletim sisteminin arz güvenirliğini tehlikeye düşürebilecek techizatların şartnameye uygun olarak değiştirilmesi hususunun şirkete bildirildiğini, hatalı ve eksik imalat sonucunda parafudurlarda meydana gelen arızalar nedeniyle sistemde, kullanımda ciddi sorunlar ortaya çıktığını, ayıplı parafudurların ayıpsız haliyle değişimi talebinin reddedildiğini, 9 adet ...marka parafudurun değişiminin müvekkilinin teşekkül imkanlarıyla sağlandığını ve oluşan KDV dahil 65.873,68-TL tutarında iş bedelinin davalıdan talep edildiğini, ancak bu taleplerinin de kabul edilmediğini, ayıplı parafudurların müvekkili teşekkül tarafından değişimi neticesinde oluşan KDV dahil 65.873,68-TL iş bedelinin şirkete başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkili ...'a ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Elektrik İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Vekili Savunma ve Beyanlarında Özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin davalı şirketin yerleşim yeri adresi olan Ankara Mahkemelerinin olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddini talep ettiklerini, davaya konu talebin, zaman aşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, ürünlerin kullanım hatası, dışsal etki veya fonksiyonel nedenlerle hasarlanmadığının kanıtlanması gerektiğini, davanın üreticiye ve .... tevsiat işinde görevli kişilere ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... ve Elektrik Malzemeleri İmalat sanayi ve Ticaret Anonim Şirket Vekili Savunma ve Beyanlarında Özetle; müvekkili tarafından kendisinden talep edilen Paradurlar teknik yeterlilikte ve sağlam olarak taraflara teslim edildiğini, 22/11/2012 tarihinde teslim edilen ürünlerle ilgili olarak bugüne kadar hiçbir yazılı veya sözlü yakınma gelmediğini, müvekkili firmanın 24 ay garanti süresinin de geçmiş olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini, ayrıca müvekkilinin edimini yerine getirmiş olması nedeniyle davalının davacı ile yapmış olduğu sözleşmelerdeki yükümlülükleri ile bağlı olmadığından müvekkiline haksız ve yersiz olarak ihbar edilen davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece "Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan kısmi yenileme sözleşmesi, kısmi yenileme yapım işleri genel şartnamesi, kısmi yenileme idari şartname, kesin kabul tutanağı, bilirkişi raporu, dosyaya sunulan tüm evraklar incelenmiş, davaya konu parafudrlara dair sözleşmenin 28.05.2012 tarihinde akdedildiği, kesin kabulün 27.08.2015 tarihinde yapıldığı, kesin kabul tarihinden itibaren 4,5 yıl sonra bir adet parafudrun patlaması sonucu diğer sekiz adet parafudrun da değiştirildiği, diğer sekiz adet parafudrların idarenin insiyatifi ile herhangi bir arıza meydana gelmeden değiştirildiği, arızalanan bir adet parafudrun kullanım süresi zarfında herhangi sorun olmadan çalıştığı, parafudrda gizli ayıbın olup olmadığının teknik kapsamda bir labaratuvarın Türkiyede bulunmaması nedeniyle incelenemediği ancak kaldıki parafudrun dış çevresel şartlardan etkilenerek zamanla dış silikon muhafazasından nem alarak arızalanmasının somut olaya daha uygun olduğu, nitekim tek bir parafudrun kesin kabulden yıllar sonra arızalanmış olması ve bu parafudr üzerinde yapılan incelemede dış yüzeyinde patlaklıklar olduğu, iç kısmı açılarak incelendiğinde ise, iç kısımda bulunan elyaf malzemenin renginin sarıya döndüğü, bu durumun parafudrun nem alması sonucu meydana geldiği tespit edildiği değerlendirildiğinde, bir adet parafudrun dış etkenler nedeniyle arızalandığı, diğer sekiz adetin de davacı insiyatifinde değiştirildiği kanaatine varılmış davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ;
Davacı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; mahkeme kararında, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere arızanın üretimden kaynaklı hata olabileceği hususunun tamamıyla göz ardı edilerek itirazları dikkate alınmaksızın arızanın dış etkenlerden kaynaklandığı kabul edilerek karar verildiğini, ileri derecede teknik ve detaylı bir analizi gerektirecek kadar gizli ayıbı bünyesinde barındıran kusurlu cihazın mevcudiyeti halinde, ayıbın ortaya çıkma süresi baz alınarak, arızanın dış etkenlerden kaynaklanmış olduğu kanaatiyle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece iddialarının araştırılması bakımından bilirkişi incelemesiyle tek bir raporla yetinildiğini, tekrar rapor alınması hususundaki itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece, TSE tarafından verilen cevap dışında başkaca yetkin bir uzman kurum ya da kuruluştan bilgi istenilmediğini, parafudrların üretimden kaynaklı arızalandığı hususu yeterli incelemeye konu olmaksızın eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, ülke genelinde elektrik kısa devre testi ve tip testlerin yapılıp yapılamayacağı bilgisinin yalnızca TSE'den alınması ve bununla birlikte başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın davanın reddine karar verilmesinin anlaşılamadığını, yargılama sürecinde, eksik olduğu belirtilen tip testlerin dosyaya kazandırılamadığını, davalı bu hususta dosyaya herhangi bir delil sunmamış olduğu halde, açık bir delil olmaksızın arıza/patlamanın kullanımdan kaynaklandığı kanaatiyle karar verildiğini, ayrıca, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin "Yüklenicinin Bakım ve Düzeltme Sorumlulukları" başlıklı 26 maddesi "yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir." şeklinde olduğunu, bu nedenle 4,5 yıllık kısa bir kullanım süreciyle böyle bir arıza/patlamanın meydana gelmesi halinde davalının sorumluluğunun açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ayıplı imalata nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve tüm belgelerden, taraflar arasında 28.05.2012 tarihli ".... Kısmi Yenileme (Tamamlama) İşine Ait Sözleşme" imzalandığı, sözleşmenin birim fiyat bedelli sözleşme olduğu, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde ihale dokümanlarının belirtildiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) sözleşmenin ekleri arasında sayıldığı, sözleşme ile dokümanlar arasındaki farklılıklarda dokümanların esas alınacağının belirtildiği, Şartnamenin 26. Maddesinde "yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumluluklarının düzenlendiği, işin kesin kabulünün 27.08.2015 tarihinde yapıldığı, bir adet parafudrun patlaması sonucu diğer sekiz adet parafudrun da ayıplı olduğundan bahisle değiştirildiği, bedelinin talep edildiği, dosya kapsamında 25.04.2022 tarihli bilirkişi kurulundan alınan rapor çerçevesinde davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Ayıbın varlığını iş sahibi kanıtlamalıdır. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Ayıbın varlığı her türlü delille bu arada tanık delili ile de kanıtlanabilir ise de ayıbın varlığı ve niteliği aynı zamanda teknik bir incelemeyi gerektirdiği, bu bakımdan objektif bir bakış açısı gerektiğinden tanık beyanı ile ayıbın varlığını ispatlamak güçtür. (Yargıtay HGK., 2013/15-1976 E., 2015/1184 K.; Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi,..., ..., Ankara, 2023 s.1078) Ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğü davacı iş sahibi şirkete aittir. Ayıp ihbarı niteliği itibariyle def’i olduğundan, yüklenici tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı savunması ileri sürülmedikçe, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez. (Yargıtay 15. HD., 2019/815 E., 2019/4872 K.; Yargıtay 15. HD., 2013/2829 E., 2013/4913 K.)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre; imalatın ayıplı olduğunun davacı iş sahibi tarafından ispatlanması gerektiği, parafudrunların işletme şartlarından, dış çevresel şartlardan etkilenerek silikon muhafazasından nem alarak arızalandığı, dört yılın üzerinde bir süre geçtikten sonra sadece birinde meydana gelen patlamanın üretim veya imalat hatasını ispat için yeterli görülemeyeceği, imalatın ayıplı olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, kaldı ki çalışır haldeki 8 adet parafudrunun ayıp nedeniyle değiştirilmediği, 25.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1 madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/240 Esas - 2022/31 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından başta alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 435,50-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç ve gider avansı ikmal ve iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/03/2025