Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi 2023/906 E. 2025/598 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/906
- Karar No
- 2025/598
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/906 - 2025/598 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/906 KARAR NO : 2025/598
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2023 NUMARASI : 2022/301 E.- 2023/149 K.
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : DAVACI VEKİLİ KARAR TARİHİ : 27/03/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 27/03/2025
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacının istinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının elektrik tüketimine ilişkin borcunu ödememesi üzerine Ankara 33.İcra Müdürlüğünün 2021/191514 E. sayılı dosyası ile Merkezi Takip Sistemi üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, takibe vaki haksız itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, haksız açılan davanın reddi ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın reddine, davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötüniyetli olarak icra takibi yapıldığı kanıtlanamadığı için davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, mahkemenin davalının kusursuz imkansızlık ve ifa güçlüğü nedeniyle fesih hakkının bulunduğu yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmesinin kusursuz imkânsızlık ve ifa güçlüğü nedeniyle değil, davalının temerrüdü nedeniyle feshedildiğini ve fesih nedeniyle davalı hakkında cezai şart uygulandığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Dosya arasındaki Ankara 33. İcra Müdürlüğünün 2021/191514 E. sayılı takip dosyasından davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 133.783,68 TL asıl alacak, 9.132,97 TL işlemiş faiz 1.643,93 TL KDV olmak üzere toplam 144.560,58 TL için icra takibi başlatıldığı davalı/borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 05/12/2022 tarihli elektrik mühendisi tarafından düzenlenmiş olan bilirkişi raporunda özetle; "..ülkemizde 2020 yılı Mart ayında Covit-19 salgın hastalığı nedeniyle salgın hastalık ilan edildiği ve salgın hastalıktan tüm işletmeler ve vatandaşların etkilendiği, uyuşmazlık kapsamında bağlayıcı olan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan “ Kusursuz İmkansızlık ve İfa Güçlüğü” ile ilgili salgın hastalık bulunmasına bağlı olarak her iki tarafın anlaşmadaki yükümlülüklerinin salgın süresinde askıda olacağı, anlaşmanın 8.2. maddesi uyarınca davacının ihbarı sonrasında davacı tedarik şirketi tazminatsız anlaşmayı fesih edebilecekken anlaşmanın 12. 1 maddesi kapsamında fesih yapmış olmasının anlaşmaya uygun bulunmadığı, bu sebeple davacının fesih işleminden yaklaşık 4,5 ay sonra 18 Eylül 2020 tarihinde anlaşmanın 12.5 ve 14.4 maddeleri uyarınca haklı fesih yapıldığı gerekçesine dayalı olarak düzenlediği ve takip konusu yaptığı faturanın anlaşmaya uygun bulunmadığı, davaya konu icra takibi kapsamında davalının davacıya borcu bulunmadığı, mahkemenin yapılan fesih işleminin haklı olduğu yönünde karar ihdası halinde davacının cezai şart ve dengesizlik bedeli talep hakkı olacağı, ancak dosyada hesaplamaya konu fesih öncesi en yüksek dönem faturasının ve fesih öncesi en son Nisan 2020 dönem faturasının bulunmaması nedeniyle hesaplama yapılmadığı, mahkemece hesaplama yapılması istenirse söz konusu 2 dönem faturasının davacı tarafından dosyaya sunulması gerekeceği" belirtilmiştir. Raporun hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır