Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/493 E. 2025/368 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/493
Karar No
2025/368
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/493 - Karar No:2025/368 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/493 KARAR NO : 2025/368

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2023 NUMARASI : 2021/790 E-2023/158 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; davalı hakkında 21.06.2021 tarihli, 58.772,53 TL tutarlı, muaccel fatura alacağından bakiye 44.422,53 TL borç ödenmediğinden Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/14251 sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığını, müvekkilinin ... ünvanlı iş yerinde faaliyet gösterdiğini, dorse, römork, yarı römork ve tanker yedek parça imalatı, tamir ve bakım faaliyetlerini yürüttüğünü, faturada da belirtilen davalıya ait ... plakalı kazalı aracın tanker tamiratını yapıp, davalıya 21.06.2021 tarihli, KDV dahil 58.772,53 TL tutarlı fatura ile teslim ettiğini, davalının beyanları ile müvekkilini sürekli beklettiğini, ancak aradan geçen süre zarfında bakiye alacağa ilişkin ödeme yapılmaması nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin tamirini yaptığı davalıya ait ... plakalı aracın Erzincan ilinde karışmış olduğu trafik kazasının sonrasında alınan ekspertiz raporu ve hasar değerlendirmesi sonucunda müvekkiline ait iş yerinde tamiri yapılarak davalıya teslim edildiğini, akabinde 16.06.2021 tarihinde whatsapp üzerinden müvekkili ile davalı muhasebe çalışanı ...'ın yazışmasındaki "53.919,75+KDV keselim faturayı abi" şeklindeki talimatı ile tamir ücretine ilişkin fatura kesim meblağı da belirtilmek suretiyle fatura tanzim edilmesinin müvekkilinden istendiğini, yine 21.06.2021 tarihinde yapılan whatsapp yazışmasında; davalı çalışanının talimatı üzerine müvekkili tarafından takip konusu e-fatura tanzim edilerek gönderildiğini, bu faturayla davalının yansıtma faturası kesmek suretiyle kaskolu olduğu ... Sigorta A.Ş.'den hasar bedeli olan ödemeyi tahsil ettiğini, ancak müvekkilinin emek ve ifa ettiği hizmetin bedelini müvekkiline ödemediğini, davalının borca ve takibe itirazları ile fatura içeriğini bilmediğine ilişkin beyanlarının süre kazanmaya yönelik olduğunu, dosyaya sunulan fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere aracın tamirinin müvekkiline ait iş yerinde müvekkili tarafından yapıldığını, öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişki bulunduğunu, davacı nezdinde gerçekleştirilen tamirat-onarım işleminin cari hesaba kaydedildiğini, borç ve alacak miktarları karşılaştırıldığında müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve hatta alacaklı olduğununu görüleceğini, cari hesap ve defterlerinin incelenmesi anlaşılabileceğini, davacı tarafın, müvekkili ile olan cari hesap ilişkilerini göz ardı ederek haksız icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, menfaat elde etme güdüsü ile haksız ve kötü niyetli dava yoluna gidildiğini, müvekkiline ait ticari defter, cari hesap kayıtlarının incelenmesi ile haklılığın ortaya çıkacağını, savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; "...02/06/2022 tarihli ve 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda, takip konusu faturanın tarafların kayıtlarında yer aldığını belirtmiş, takip konusu fatura için fatura tarihinden sonra yapılmış bir ödeme bulunmadığını tespit etmiştir. Davalı yan herne kadar davacı alacağına konu fatura bedelinin ödendiğini belirtmiş ise de, takibin taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan olan 21/06/2021 tarihli 58.772,53 TL tutarlı faturaya dayalı olarak yapıldığı, bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu tüm faturaların karşılaştırılarak en eski tarihli faturadan itibaren davalı yanca yapılan ödemelerin mahsuplaşılması sonucu davalı tarafından bu faturadan sonra ödeme yapıldığına ilişkin bir kayda rastlanmadığı, bu haliyle davalının ödeme iddiasının usulüne uygun deliller ile ıspatlanamadığı anlaşılmakla, davacının her iki tarafın defter ve belgelerinde yer alan 44.422,53 TL alacaklı olduğu görülmüş bu durum karşısında davacının asıl alacak yönünden takipte haklı olduğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, takip konusu faturaya dayalı alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğundan ve takip tarihi gözetilerek İİK'nun 67/2 maddesi gereğince hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın kabulüne, Davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14251 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 44.422,53 TL asıl alacak üzerinden iptaline, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlı yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, Hüküm altına alının 44.422,53 TL'nin %20'sine karşılık gelen 8.884,51 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine" karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunma ve vakıaları tekrarla taraflar arasında cari hesap ilişki bulunduğu, ayrıca davacının müvekkilinin ödemeyi geciktirdiğine ve geçiştirdiğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun cari hesap ilişkisi gözetilmeden tanzim edildiği, durumun kabulünün mümkün olmadığı, davacı nezdinde gerçekleştirilen tamirat-onarım işleminin cari hesaba kaydedildiği, 17.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda; borç ve alacak miktarları karşılaştırıldığında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığınin, hatta müvekkilinin alacaklı olduğunun incelenen ticari defter ve belgelerle açıkça ortaya konulduğu, takibe konu fatura tarihinden sonra müvekkilinin davacıya herhangi bir ödemede bulunmadığı yönündeki raporun yerinde olmadığı, zira müvekkili ile davacı arasında görülen işin ön ödemeli bir biçimde yapıldığı, takibe konu fatura tarihinden sonra müvekkilinin davacıya herhangi bir ödemede bulunmadığı hususunun kabul edilemeyeceği, davacının müvekkili ile olan cari hesap ilişkilerini göz ardı ederek haksız icra takibinde bulunduğu, borç ve alacak miktarları karşılaştırıldığında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı ve hatta müvekkilinin alacaklı olduğunun müvekkili ticari defter ve belgeleri ile açıkça ortaya konulduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup, taraflar arasında davalıya ait araçların tamir edilmesi vs. ilişkin süregelen bir ilişki bulunduğu çekişmesizdir. Davacının ... plaka sayılı kazaya uğrayan aracı tamir ettiğini, iş bedeline ilişkin 21.06.2021 tarihli KDV dahil 58.772,53 TL tutarlı fatura bakiyesi 44.422,53 TL'nin ödenmediğini öne sürerek bakiye alacağın tahsili için faturaya dayanılarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini dava etmiştir. Davalı tarafça tamiratın yapılmadığı ve eksik/ayıplı ifa edildiği savunulmayıp, yaptığı ödemelerin davacının iş bedellerinden fazla olduğu savunulmakla ispat yükü davalı tarafta olup, yemin deliline de dayanıldığı halde mahkemece davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yemin teklif etme hakkı hatırlatılmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-) Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2023 tarih ve 2021/790 E-2023/158 K sayılı kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, 3-) Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-) Davalı tarafından yatırılan 760 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 5-) Davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 27.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/493, K. 2025/368, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-493-e-2025-368-k-425237cb2178