Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/492 E. 2025/367 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/492
Karar No
2025/367
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/492 - Karar No:2025/367 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/492 KARAR NO : 2025/367

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.10.2022 NUMARASI : 2022/98 E-2022/729 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sözleşmeden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 Sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ve akdi ilişkiden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiğini, borcun varlığının davalı tarafından kabul edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 2016 yılından beri beklediğini, cari hesap ilişkisi ile 29.04.2016 tarihli, 150.000 TL tutarlı ve 27.06.2016 tarihli, 300.000 TL tutarlı faturaların bakiyesi 100.000 TL için 2022/778 sayılı icra takibinin başlatıldığını, borçlunun haksız itirazı sonucu takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; fatura ve faturaya bağlı alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Dava, ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasında ticari nitelikte alım-satım ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından fatura alacaklarından kaynaklanan cari alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız takibe davalı/borçlu tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınmıştır. Davalı vekilince zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, taraflar arasında akti ilişki bulunduğu bu nedenle TBK 146.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin takip ve dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, Fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Zira fatura, yalnızca sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu nedenle faturaya konu mal/hizmetin davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davalı tarafça icra takip dosyasında taraflar arasındaki akti ilişkinin inkar edilmeksizin takibe itiraz edildiği gibi yine ticari defter ve belgelerini de ibraz emrine rağmen mahkememize sunmadığı ve bilirkişi raporuna karşı da davalı vekilince sunulan itiraz dilekçesinde, yalnızca ''zamanaşımı'' gerekçesiyle itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere; davacının ticari defterlerinin TTK 64.maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, takip dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura bedellerinin tahsiline ilişkin bir kaydın bulunmadığı belirlenmiştir. Ankara BAM 23. Hukuk Dairesine ait 2017/1133 Esas ve 2018/661 Karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; davalının HMK'nın 220 ve 222. maddelerine uygun ihtarlı tebligata rağmen ticari defterlerini sunmadığı, buna göre HMK'nın 220/(3) maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtları kabul etmiş sayılacağı, davalı tarafça, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir delilin de dosya içerisine sunulmadığı, buna göre davacının takip konusu cari alacak tutarını talep edebileceği kanaatine varılmış olmakla, davanın kabulüne ve alacağın likit bulunduğu gözetilerek hükmedilen tutar üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline" karar vermek gerektiği gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile davalının 4. İcra Müdürlüğü' nün 2022/778 E. sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 10.000,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, 2-Hükmolunan 100.000,00 TL'nin %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar vermiş; davacının talebi üzerine asıl alacak miktarı 100.000 TL olarak düzeltilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu, 3 boyutlu CBS uygulama yetenekleri yazılımının yapılması ve İGABİS CBS entegrasyonunun yapılmasının kararlaştırıldığı, müvekkili tarafından 3 boyutlu GABİS, CBS entegrasyonunun sağlandığı, entegrasyonun şirketin ihtiyaçlarına göre ortaya çıkarılan bir yazılım olduğu, özel nitelikte hazırlanarak uygulandığı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda yapılan değişiklik ile yazılımın bir unsuru olan bilgisayar programlarının ilim ve edebiyat eserleri kapsamında değerlendirileceğinin açıkça hüküm altına alındığı, eser sözleşmesinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sözleşmeden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda davacı, taraflar arasındaki akdi ilişki gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini, belirttiği faturalara ilişkin bakiye alacağın ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptalini dava etmiştir. Dosya kapsamından taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmediği anlaşılmaktadır. Davacının 10.06.2022 tarihli beyan dilekçesine, davalı ile dava dışı iş sahibi arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin Kamu İhale Kurumu sonuç ilanını aktarmış, ilanda ihaleye konu işin "3 boyutlu kent modeli haritası üzerine doğalgaz şebekesinin 3 boyutlu modellenmesi ve boru hatları bütünselliğinin sağlanması işi kapsamında 3 boyutlu CBS uygulama yetenekleri yazılımı yapılarak İGABİS CBS entegrasyonunun sağlanması hizmet alımı" olarak belirtildiğinden anlatım itibariyle davalı ile dava dışı iş sahibi arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesidir. Davalı ise, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğunu savunmuştur. Eser sözleşmesinde zamanaşımı süresi kural olarak 5 yıl olup, eserin tesliminden veya sözleşmenin feshine dair irade beyanının diğer tarafa ulaşmasından itibaren işlemeye başlar. Mahkemesince taraflar arasındaki akdi ilişkinin ne olduğunun (eser, satış, hizmet sözleşmesi vb.) tespiti ile sözleşmenin tabi olduğu zamanaşımı süresinin belirlenmesi ve buna göre zamanaşımı definin karara bağlanması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

2-) Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.10.2022 tarih ve 2022/98 E-2022/729 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-) Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-) Davalı tarafça yatırılan 1.707,75 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 5-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 27.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/492, K. 2025/367, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-492-e-2025-367-k-d4478ff0fc22