Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/446 E. 2024/927 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/446
Karar No
2024/927
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/446 - 2024/927 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/446 KARAR NO : 2024/927

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2023 NUMARASI : 2020/462 Esas - 2023/51 Karar

DAVACI : VASİ : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 10/07/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/10/2019 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün seyir halinde olduğu sırada yaya konumunda olan davacının miras bırakanı ...'e çarpması sonucu ...’ün vefat ettiğini, davacının müteveffanın kızı olduğunu, davacı kısıtlı olduğundan vasisi bulunduğunu, davacı kısıtlı olduğundan doğumdan itibaren müteveffa babası ... ile beraber yaşadığını, tek başına hayatını idame ettirme şansının bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS trafik poliçesinden dolayı meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 40.958,78 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kabulüne, 40.958,78.TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere) temerrüt tarihi olan 29/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffa yayanın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, dosyada kusur tespitine yönelik olarak yer alan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacının sürekli bakıma muhtaç olduğu varsayımıyla bakiye ömrü boyunca hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, desteklik ilişkisinin net ve tartışmasız bir şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının sürekli olarak bakıma muhtaç olup olmadığı, ömrü boyunca destekten yoksun kalıp kalmadığının tespit edilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek düzenlenecek rapora göre davacının hangi oranda engelli olduğu ve bu engellilik durumunun sürekli bakım gerektirip gerektirmediğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini, davacının destek yaşını geçmesi sebebiyle herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan hesap raporunda tespit edilen tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 06.10.2019 tarihinde sürücü ...’ın aracı ile seyri sırasında yaya ...’e çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...’ın ve yayanın kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece bilirkişiden alınan 12/08/2021 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde davacı murisi yaya ...'ün %70 oranında, araç sürücüsü ...'ın %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, tarafların beyan ve itirazları üzerine İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 07/06/2022 tarihli rapor uyarınca, olayın iki durum olarak incelendiği, 1.durumda; müteveffa yayanın kaplama üzerinde yol boyunca yürüdüğü veya araç istikametine göre soldan sağa doğru yolun karşısına geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, devamlı düz yol orta şerit çizgisi olduğu kesimde seyrini kendi istikamet şeridi içerisinde kalacak şekilde sürdürmeyip nizamlara aykırı biçimde yolu ortalayarak seyrettiği esnada, kaplama üzerinde yol boyunca yürümekte olan veya soldan sağa doğru karşıdan karşıya geçiş yapan müteveffa yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan karşı istikamet şeridinde çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’ün olay mahallindeki köy yolunda nizamlara aykırı biçimde yol ortasında kaplama üzerinde yürüdüğü veya soldan sağa doğru yolun karşısına geçtiği esnada kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, kaplama üzerinde seyir halindeki araçlara karşı korunma tedbiri almadığı esnada seyir halindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kazada kusurlu olduğu, 2.durumda; müteveffa yayanın kaplamaya girip araç istikametine göre sağdan sola doğru yolun karşısına geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, görüş alanını etkin bir şekilde kontrol etmesi, seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek yolun karşısına geçiş yapmak isteyen ve sol şeride kadar ilerleyen müteveffa yayayı zamanında fark edip etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği kazada kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...’ün kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette ve yaklaşan araçların hızı ve yakınlığını dikkate almaksızın kaplamaya girdiği, buna rağmen geçişi sırasında kontrollerini sürdürerek korunma tedbirine başvurması gerektiği ve ilk geçiş hakkını seyir halindeki otomobile vermeksizin kontrolsüzce yolun karşısına geçiş yaptığı sırada bu aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada kusurlu olduğunun belirlendiği, tarafların beyan ve itirazları üzerine İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsü’nden alınan 26/08/2022 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ın %50 oranında, müteveffa yaya ...'ün %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Muratlı ASCM’nin 2019/528 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık Tayfun Akgün’ün, taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ceza yargılamasında ATK’dan alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...’ın tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün asli kusurlu olduğunun belirlendiği, kazaya karışan araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, müteveffa ...'ün dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, müteveffanın kızı davacı lehine 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, İTÜ Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 26.08.2022 tarihli raporda davacının murisi ...'ün %50 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosyadaki son kusur raporu olan bu tespitlere göre hesaplama yapıldığı, davacı lehine hesaplanacak zarardan %50 kusur indirimi yapıldığı, müteveffanın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucunda, kızı davacı lehine 81.917,56 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, hesaplanan zarardan %50 kusur indirimi yapıldığında, davacı Hatice Akgün lehine 40.958,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Haksız fiil nedeniyle tazminat davasında kusur durumunun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Her ne kadar ceza dosyasında tespit edilen kusur durumu TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza dosyasında tespit edilen kazanın oluş şekline yönelik olarak maddi vaka hukuk hakimi bağlar. Bu açıdan ceza dosyasındaki delillerle de değerlendirilerek, ceza dosyasında kesinleşmiş maddi vaka çerçevesinde kusur durumu belirlenmelidir. Somut olayda, ceza mahkemesinde alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...’ın tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün asli kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmakta ise de neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kusur durumunun oransal olarak belirlenmesi amacıyla mahkemece İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsü’nden alınan 26/08/2022 tarihli rapordaki belirlemelerin olayın oluşuna, kaza tespit tutanağına ve denetime uygun bulunmasına, buna göre kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'ın %50 oranında, müteveffa yaya ...'ün %50 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine göre istinaf eden davalı vekilinin kusura yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme gerekçesine göre, davacının ... Devlet Hastanesi'nce düzenlenen 29.11.2019 tarihli rapor uyarınca ... SHM’nin 2019/282 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama ile kısıtlanmasına karar verildiği, kısıtlı davacının bakım ve gözetiminin müteveffa babası ... tarafından sağlandığının dosya kapsamından anlaşılmasına, bu suretle desteklik ilişkisinin net ve tartışmasız bir şekilde ortaya koyulduğunun anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, kazaya karışan araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.797,89 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 700,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.097,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/446, K. 2024/927, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-35-hukuk-dairesi-2023-446-e-2024-927-k-7c9af54e6355