Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/433 E. 2026/1782 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/433
- Karar No
- 2026/1782
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/433
KARAR NO : 2026/1782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2021
NUMARASI : 2017/550 Esas - 2021/1015 Karar
DAVA: İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket yetkilisi ...'in 03/03/2016 tarihinde ... plaka no'lu aracın içinde çeklerin bulunduğu çantasını çaldırdığını, çanta ile birlikte çalınan 10 adet çek için Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2016/209 E. sayılı ile çek iptali davası açıldığını, çalınan çeklerden birisi de ... ... A.Ş Merkez Şubesi’ne ait, keşidecisinin .... Ltd. Şti.'nin; (çek iptali dosyasında sehven keşideci ... yazıldığı, bu firma cirantalardan birisi olduğu) hamilinin müvekkil şirket olduğu 17.06.2016 keşide tarihli, 15.802,47 TL meblağlı, ... nolu çek olduğu, bu çekin ödenmemesi için teminat yatırıp ödeme yasağı konulduğunu, hakkında ödeme yasağı verilen ve arka yüzüne bu konuda şerh düşülen çekin İstanbul 34. İcra Dairesi’nde ... E. nolu icra dosyasıyla takibe konulduğunu, müvekkili şirketin çeki aldığı ...... firmasından öğrendiklerini, davalı diğer cirantaların banka hesaplarını, araçlarını haciz ettiğini, bu nedenle diğer cirantalar tarafından çok kısa bir süre içerisinde dosya borcu ödemek zorunda kalınacağını, çekin arka yüzüne bakıldığında zaman müvekkili şirketin ticari münasebetinin bulunması sebebiyle çeki almış olduğu .... Ltd. Şti.'nin kaşesi ve imzasından sonra .... Ltd. Şti.'nin cirosu olduğunu, fakat bu firma ile müvekkili şirketin hiçbir zaman ticari ilişkisi olmadığını, hamil, gerçek alacaklı olduğunu ispat etmek zorunda olduğu, beyan ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilerek çekin aksi halde bedeli olan 15.842,47 TL'sinin ticari faiziyle birlikte istirdadına davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... uyuşmazlığa konu davada ispat yükü, çekte yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya aittir. Somut olayda, davacı yanca ticari defter ve kayıtların incelenmesi deliline dayanılmış ve tarafların ticari defterleri irdelenmiş olup; davacı yan ile davalı yan arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı ibraz edilen bilgi belgeler ile sabit olduğu, uyuşmazlık konusu 17.06.2016 keşide tarihli ... numaralı ve 15.802,47-TL tutarındaki çeki dava dışı .... Ltd. Şti.'den ticari faaliyet sonucu alındığı, mevcut durumun dava dışı .... Ltd. Şti ticari defteri kayıtlarında sabit olduğu, davacı yanla ciranta .... Ltd. Şti. arasında ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı ile diğer ciranta yönünden ise; ihtaratlı davetiyenin tebliğine rağmen ticari defter ve kayıtlarının sunmadıkları, hangi ticari ilişki nedeniyle uyuşmazlığa konu çeki iktisap ettiklerine ilişkin delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davanın kabulü ile; Davacının ... ... A.Ş Merkez Şubesine ait, Keşidcesi.... Ltd. ŞTi olan, ... çek numaralı, 17/06/2016 keşide tarihli, 15.802,47-TL bedelli çekten dolayı İstanbul 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 22.207,54-TL'nin ödeme tarihi olan 24/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava konusu çekin olduğu çantanın çaldırıldığını ve çekin iptali için dava açıldığını beyan ettiğini, çek iptali dosyası henüz kesinleşmediğini ve çekin iptal olunmadığını, yerel mahkemenin huzurundaki dosyada istirdat yönünden hüküm kurulmaması ve çek iptal dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, dava konusu icra dosyasına yapılan ödemenin davacı tarafa geri ödenmesi için ödemeyi gerektiren borç ilişkisinin yokluğu veya geçersizliği gerektiğini, davacı taraf iş bu borç ilişkisinin yokluğunu veya geçersizliğini ispat edemediğini, yalnızca çek iptal davasının açılması ve çeklerin çaldırıldığına ilişkin şikayette bulunulması davacı şirket ile müvekkil arasında borç ilişkisinin bulunmadığını ispatlamadığını, istirdatı gerektirecek yeterli delil dosyaya sunulmadığını, yerel mahkeme kararında dava konusu çekin müvekkilin ticari defteri ve belgeleri üzerinde incelemeler yapılarak çeki hangi hukuki-ticari ilişkiye dayanarak aldığının tespit edilmesi gerektiğini, bu şekilde belgeler ibraz edilmediğinden davacının müvekkile borcu olmayacağı yönünde hüküm kurduğunu ancak müvekkil tacir olmayıp, ticari defter tutmak zorunda olmadığını , çekin arka tarafına atılan ciranta müvekkil ile diğer ciranta atan kişiler ve davacı şirket arasında borç ilişkisinin varlığı için yeterli olduğunu, müvekkilin ticari defter sunmaması borç ilişkisinin bulunmadığını veya ticari iş yapmadılarsa iş bu çekten dolayı davacı şirketin borcunun olmadığının kabulü mümkün olmadığını, çekin soyut borç ikrarı niteliğinde olup, davacı şirketin müvekkil ile arasındaki borç ilişkisinin herhangi bir yazılı belgeye dayanmak zorunda olmadığını, müvekkil ile davacı şirket arasındaki borç ilişkisi mücerret olduğundan belge ibraz edilemediğini beyan ederek istinaf başvurularının kabulü ile birlikte davanın kabulü yönündeki yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddi yönünde karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin istirdatı olmadığı takdirde çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davaya konu çekten dolayı icra dosyasına ödenen 22.207,54 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatına karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden davaya konu çekin, ... ... A.Ş Merkez Şubesine ait, keşidecisi .... Ltd. Şti olan, ... çek numaralı 17.06.2016 keşide tarihli, 15.802,47 TL bedelli çek olduğu, lehtarın ve ilk cirantanın ..., diğer cirantaların sırasıyla ... Ltd.Şti, .... Ltd. Şti., ... Ltd Şti, hamilinin ise davalı olduğu, davacı tarafından Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2016/209 Esas sayılı dosyada çek iptali davası açıldığı, çekin bankaya ibraz edildiğinin tespit neticesinde davacının eldeki davayı açtığı, davalı tarafından keşideci ve çekte görünen cirantalar hakkında İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 08.06.2017 tarihinde çek bedeli, komisyon ve tazminat olmak üzere toplam 18.988,41 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, 23.06.2017 tarihinde keşideci tarafından çek bedelinin icra dosyasına yatırıldığı, bakiyesinin ise ... Ltd.Şti tarafından yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin davada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1-s maddesinin yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken 758. maddesi uyarınca dava sırasında çeki elinde bulunduranın bilinmesi halinde mahkemece bu kişi aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verilip, dava açılmaması halinde ödeme yasağı ile ilgili bir karar vermesi gerekir. Buna göre zayi nedeniyle çek iptal davasına bakan mahkemece TTK'nın 758. maddesi uyarınca işlem yapılarak istirdat davası açılması için süre verildikten sonra açılan istirdat davasında çek iptal davasının sonuçlanmasının beklenilmesine gerek yoktur. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.
Somut olayda davaya konu çek üzerinde davacı ismi, cirosu yer almamaktadır. Davacının iddiası, ticari münasebetinin bulunması sebebiyle çeki almış olduğu .... Ltd. Şti.'nin kaşesi ve imzasından sonra .... Ltd. Şti.'nin cirosu bulunmakta ise de bu firma ile aralarında ticari ilişkisi olmadığı, bu nedenle hamilin gerçek alacaklı olmadığı yönündedir.
İlk derece mahkemesince davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. ve dava dışı .... Ltd. Şti'ne ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin dava konusu çekin alındığı .... Ltd. Şti.'ne 2016 yılı Ocak-Aralık döneminde 327.876,52 TL tutarında fatura tanzimi ve alış verişi olduğu, 2016 yılı sonunda dava dışı .... Ltd. Şti.'den 0,03 TL alacağı olduğu, çekin davalı veya başka gerçek ve tüzel kişilere verildiği dair herhangi bir bilgi ve belgeye ve ticari defter kaydına rastlanılmadığı, davacı ticari defterleri üzerinde davalı ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanılmadığı, dava dışı .... Ltd. Şti.'nin ibraz edilen ticari defterlerinde davacıdan mal ve hizmet alımı yaptığı, dava konusu ... numaralı ve 15.802,47 TL tutarındaki çeki 19.02.2016 tarihinde davacıya mal ve hizmet alımı için verdiği belirtilmiş, daha sonra düzenlenen ek raporda ise dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde çek kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir.
TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup, maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
Eldeki davada, davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran davalının çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, çekin ciro silsilesinde kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda dava konusu çeke ilişkin bilgilerin yer almış olması , davalı yönünden kötü niyet ve ağır kusuru ispatlar nitelikte değildir. Dosya kapsamında davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delil de mevcut değildir. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken davalı hamilin, çeki edinme sebebini açıklamak ve ispatlamakla yükümlü olmadığı , çekin illetten mücerret olduğu göz ardı edilerek ispat yükü ters çevrilmek suretiyle davalının ticari defterleri ve çeki iktisabına ilişkin delil sunmadığından hareket edilerek mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 270,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 461,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 15.842,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
b-Davalı tarafça yatırılan 492,00TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, 1607/2026 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 362(3) maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026