Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/369 E. 2025/761 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/369
Karar No
2025/761
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/369 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/761

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2022 ESAS-KARAR NO : 2022/407 E 2022/987 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 23/06/2025 YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlendiği ileri sürülen bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine haksız yere icra takibi başlatıldığını, ... plakalı aracı davalıdan 365.000,00-TL bedel ile satın aldığını, daha sonra oluşan kur farkı nedeni ile keşide edilen 445.000,0-TL bedelli çek ile aracın satım bedelinin tamamen ödediğini, ancak davalının daha önce aynı aracın satım bedeline karşılık olarak tanzim ettiği 42.500 USD bedelli bonoyu iade etmeyerek icra takibine konu ettiğini, ayrıca dava konusu bononun da dava dışı araç sahibinin vekili konumundaki davalı ...'a hamil ve bedel bölümleri boş olarak verildiğini, bononun davalı tarafından sonradan eksik unsurlarını doldurduğunu belirterek Ankara 8.İcra Dairesinin 2022/6491 sayılı takip dosyasından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacının iddiasının aksine 2 adet bono bulunduğunu, takibe konu ettiği bononun davacı tarafından bedeli ödenen bono olmadığını ve bononun lehtarlarının da farklı olduğunu, davacının iddiasının aksine bononun veriliş nedenin talil edilmediğini ve ispat yükünün de yer değiştirmediğini, davacının çek ile karşılığını ödediğini ileri sürdüğü bonoda; alacaklının ... olduğunu, ortada alacaklıları farklı olan iki farklı bono bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ Mahkemece; davacının dava konusu icra takibine dayanak bononun bedelsizliği ve bu bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığı iddiasını ispat yükü kendisine düşmesine rağmen usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı, gerekçesiyle ; haklılığı kanıtlanamayan davanın ve dava konusu icra takibi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmediği ve bu nedenle de davalı takip alacaklısının alacağını geç tahsil etmesinden kaynaklanan zararının bulunduğu da usulen iddia ve ispat edilemediği, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, yemin deliline dayanmalarına rağmen bu hakkın kullandırılmadığını, bedelsizlik ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının kanıtlanmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davaya ve takibe konu senet bedelinin ödendiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; ödeme nedeniyle bedelsizlik ve eksik unsurlu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Somut olayda, senet ile ödeme belgeleri arasındaki bağlantı kanıtlanamamış olup senedin bedelinin ödendiği bedelsiz kalan senedin takibe konu edildiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlanamamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan senede ilişkin olarak davacının borçlu olup olmadığının belirlenmesi için açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile davacı yanın ileri sürdüğü vakıaya dair delilin toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delilin toplanmaması ve bu delille ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/407Esas, 2022/987Karar ve 14/12/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde dava... İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 23/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/369, K. 2025/761, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-369-e-2025-761-k-e7283d795c93