Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/327 E. 2023/828 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/327
Karar No
2023/828
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/176 Esas KARAR NO: 2024/676 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/10/2023 NUMARASI: 2023/327 E. - 2023/828 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin uluslararası ortaklık yapısına sahip yurt içi granit ve doğal taş ticaretinin yanında ithalat ihracat ile iştigal etmekte olduğunu, davacı şirketin farklı şehirlerde bulunan sahalara ulaşım ve müşteri ziyaretleri nedeniyle doğan araç ihtiyacını karşılayabilmek için dava dışı ... Tic Ltd Şti unvanlı şirketten uzun dönem araç kiralama yöntemi ile araç kiraladığını, sözleşmeye binaen araçların teslim alındığını ve kira bedellerinin her ay olmak üzere düzenli olarak ödenmeye başlandığını, davacı şirketin, dava dışı ... şirketine kira ödemelerini düzenli olarak yapmakta iken davacılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından, huzurdaki davanın davalısı olan ve aynı zamanda dava dışı ... şirketinin yetkilisi ve tek ortağı olan ... tarafından icra takibi başlatıldığını, dava dışı ... şirketi ile irtibat kurulmasına rağmen, karşı tarafın alacakla ilgili herhangi bir açıklama yapmadığını, davacının davalı ... ile hiçbir koşulda bir ticari ilişkisi bulunmadığını, beyan ederek, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, alacaklıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;Takip konusu emre muharrer senedin TTK’ nun 776.maddesinin (Eski TTK 688.maddesi) öngördüğü bütün unsurları taşıyan, kayıtsız ve şartsız mücerret borç ikrarını içeren bono niteliğinde ve takibe konu bono üzerindeki imzalar borçluya ait olduğunu, davacıların dava konusu bono sebebiyle davalıya borçlu olduğunu, dava konusu bono sebebiyle davacıya ödeme yapılmamış olduğunu aksini ispat yükü davacıda olduğunu, davacıların davasını açmakta hukuki yararının olmadığını belirterek davanın reddine, davacıların % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince;"davacı iddialarının ispatlanamadığından bahisle davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne," karar verilmiştir. DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Hükmün davacı yanca istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 13.04.2023 tarih, 2020/1531 esas, 2023/407 karar sayılı kararıyla; Mahkemece senedin hile ile imzalandığı savunması üzerinde durularak, davacı tanığının dinlenmesi, bağlantılı soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması ve bu hususta toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bu defa; dinlenen tanık beyanlarına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararın ikinci sayfasında gerekçe bölümünün 3. paragrafında “Uyuşmazlığa konu bononun, davacı şirketin usule uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının” belirtildiğini, müvekkilinin şirket değil şahıs olduğunu ve ticari defterleri olmadığını, kararın gerekçesinin tamamen hatalı olup, buna göre verilen kararın kaldırılması gerektiğini, Müvekkiliyle husumetli olan davacının tanığı ...’in beyanlarına göre verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira iş bu iddiaların mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu,Müvekkili hakkında açılan ve Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/315 E. sayılı 28.11.2023 tarihli kararı ile tüm suçlamalardan beraat ettiğini, açılan soruşturma dosyaları hakkında ise takipsizlik kararı verildiğini, soruşturması devam eden sadece birkaç dosya kaldığını, şikayetlerin takipsizlikle sonuçlandığının görüleceğini,Kaldı ki tanıklık beyanına itibar edilerek BAM kararına ve Yerel Mahkeme kararına dayanak gösterilen ...'in müvekkiliyle husumetli olduğunu, ...'in müvekkiline borcuna karşılık vermiş olduğu 10.09.2016 tarihli 12.000 TL bedelli senet yönünden imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile müvekkili hakkında şikayetçi olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile imzanın kendisine ait olduğunun anlaşıldığını, dosya savcısının asılsız iddiası nedeniyle ... hakkında iftira suçlamasıyla iddianame düzenlendiğini ve dava açıldığını, halen İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/258 E. sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, ... aleyhine 10.09.2016 tarihli 12.000 TL bedelli senet senet alacağı için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi sonrası borçlunun imzaya itirazda bulunduğunu, bunun üzerine İstanbul 1. İcra Hukuk Mah. Sayılı dosyasından düzenlenen imza incelemesine ilişkin raporda senet üzerindeki imzanın borçlu ...’e ait olduğu ve İnceleme konusu senette imzaların senede bir teknolojik ürün yardımıyla sonradan eklendiğine dair herhangi bir fiziksel bulguya rastlanmadığının tespit edildiğini, Takip konusu emre muharrer senedin TTK’ nın 776. maddesi’nin öngördüğü bütün unsurları taşıyan, kayıtsız ve şartsız mücerret borç ikrarını içeren bono niteliğinde olduğunu ve takibe konu bono üzerindeki imzaların borçlulara ait olduğunu, Davacı-borçluların dava konusu bono sebebiyle müvekkiline borçlu olduğunu, dava konusu bono sebebiyle müvekkiline ödeme yapılmadığını, aksini ispat yükünün davacıda olduğunu, bu hususun yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasının, alacaklının icra takibi sırasında kazandığı haklara zarar vermemesi, onun icra takibini sürüncemede bırakmak için kötüye kullanılmaması gerektiğini, davacı-borçluların borcun olmadığına senede ilişkin ödeme yaptıklarına dair bir belge sunamaması karşısında borcun olmadığı ve ödenen paraların istirdadına ilişkin iş bu davayı açmasında hukuki yararı olmayıp, davanın reddi gerektiğini, Borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için mevcut takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğini, ancak somut olayda bu şartların gerçekleşmediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat davası olup, Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilince istinaf edilmiştir. Dava konusu senet incelendiğinde; bu senedin 10.01.2016 keşide tarihli, 10.10.2016 düzenleme tarihli, 12.000 TL bedelli, keşidecisi davacı ... ve kefili davacı ... Tic. Ltd Şti, lehdarı davalı ... olan bono olduğu, söz konusu bononun lehtar davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu görülmektedir. Dairemizin önceki kararında da vurgulandığı üzere, davacı yanın gerek dava dilekçesinde ve gerekse aşamalardaki savunmalarında, dava konusu senedin uzun dönem araç kiralama sözleşmesinin bir sayfasıymış gibi imzalatıldığını ileri sürmüş olması dikkate alındığında, senedin hile ile imzalandığı savunması üzerinde durularak, irade fesadı hallerinin her türlü delille ispatlanabileceğinin gözetilmesi gerektiği (Yargıtay HGK'nun 15/06/2021 tarih ve 2017/(23) 15-1815 esas ve 2021/769 karar), bu kapsamda davacı yanın dinletmek istediği tanık ...'in talimat yoluyla dinlendiği, ancak taraflarca konuya ilişkin olarak pek çok bağlantılı soruşturma ve dava dosyası bulunduğunun ileri sürülmüş olmasına rağmen, kararın bu yönde herhangi bir tartışma ve değerlendirmeyi içermediği, Dairemizin önceki kararında; irade fesadı hallerinin her türlü delille ispatlanabileceği gözetilerek, hem tanık beyanları hem de bağlantılı soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı, ancak Mahkemece yalnızca tanık beyanlarına göre sonuca gidildiği, bağlantılı dava ve soruşturma dosyalarına ilişkin hükmün bir gerekçeyi içermediği gibi bu hususta bir araştırma yoluna da gidilmediği görülmektedir. Mahkemece yapılacak iş; dava konusu senedin hile ile imzalatıldığı savunması üzerinde durularak, bağlantılı ceza ve hukuk dava dosyaları ile soruşturma dosyalarının tek tek tespit edilip, akıbetlerinin araştırılması, devam eden dosyaların gerektiğinde bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hangi delilin hangisine hangi nedenle üstün tutulduğunun karar yerinde tartışılması, kararın somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi, aksinin ''adil yargılanma hakkının ihlali'' olacağının gözetilmesidir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarih, 2023/327 E. 2023/828 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/04/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/327, K. 2023/828, T. 10.10.2016, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-327-e-2023-828-k-ea39d81538a6