Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/295 E. 2023/676 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/295
Karar No
2023/676

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1352 - 2025/386 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1352 KARAR NO : 2025/386 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2024/378 Esas 2024/560 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 13/03/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/04/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı davalının sigortalısı olduğu aracın, ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken 29/05/2013 tarihinde Ankara ilinden Bolu iline seyri sırasında Çaydurt Mah. 5. Km 300 metreye geldiğinde aracını yolun sağ tarafına tedbir almadan ve aracın arka kısmına herhangi bir uyarı işareti koymadan aracından yol içerisine indikten sonra aynı yöne seyretmekte olan ... plakalı çekicinin, ...'ya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada KTK 84/k yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama ile yine aynı kanunun 36. maddesinin motorlu araçların sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesine izin verilmesinin yasak olduğu kurallarının ihlali sonucu araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğu, kazada davacı müvekkili tarafından sigortalı aracın sürücüsü ...'nın ölümü sonucu desteğinden yoksun kalan mirasçıları tarafından müvekkili şirket aleyhine Ankara Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nin 2016/300 esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucu davacılara 312.928,24 TL tazminat ödendiğini, müvekkilinin işbu ödeme için rücu hakkını kazandığını, ZMSS genel şartları madde b.4/c'ye göre (tazminatı gerektiren olay, aracın KTK hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise) sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği, olayda davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanması sonucunda sebebiyet verdiği zararlardan müvekkili şirket sigortalısı davalının ZMSS genel şartlarının b.4 maddesinin c bendine göre sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullandığının tespit edildiğini, rücuen tazminat alacağının tahsili için Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12118 sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusu sonucu görüşmenin olumsuz sonuçlandığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiştir. Davalıya tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunmamış, ön inceleme duruşmasındaki beyanında; dava konusu davacı sigorta şirketine sigortalı aracın ...'nın kullanımında olup kendisi üzerine sigorta ettirdiğini, vefat edenin ehliyetinin olduğunu söylediğini, ayrıca kaza anında sürücünün arabanın lastiğinin patlaması nedeniyle yol kenarında durduğunda çarpmanın olduğunu, bu olayda kusuru olmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece daha önce verilen 23/06/2020 tarihli 2023/295 E. 2023/676 K. sayılı kararın, Dairemizin 17/04/2024 tarih, 2024/75 E. 2024/548 K. sayılı kararı ile davacının istinafı üzerine kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın, davacı sigorta şirketine sigortalı aracın, sigorta dönemi içerisinde meydana gelen ölümlü kaza sonucu destek zararının tazmini davası sonucu ödenen bedelin ZMMS genel şartları madde b.4/c uyarınca sigorta ettirene rücu istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkin olduğu, Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12118 sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği, yapılan incelemede; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu hakkında 312.928,24 TL asıl alacak, 20.563,24 TL işlemiş faiz olmak üzere 333.491,48 TL alacağın tahsili isteğiyle ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğunun anlaşıldığı, Ankara Asliye 10. Ticaret Mahkemesinin 2016/300 esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosyaya eklenerek, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine, araç sürücüsünün kural ihlali bulunup bulunmadığı, olaydaki kusur durumlarının tespiti, kural ihlalinin bulunması halinde kazaya etkisinin değerlendirilmesi için alınan 13/09/2023 tarihli raporda; sigortalı araç sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, daha önce mahkemece alınan rapor çerçevesinde, vefat eden sürücüye verilen kusurun, yaya olarak otoyola girmesi nedeniyle verilmiş olması ve sigortalı araç sürücüsünün bu nedenle vefat etmiş olması nedeniyle, kazanın vefat eden sigortalı araç sürücüsünün yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanımına bağlı olarak meydana gelmediği, sürücü belgesinin yetersiz olmasının olayın oluş şekli itibariyle sonuca etkili olmadığı, sigortalı aracın, gereken ehliyetnameyi haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin kusurlu olması rücu etmek için yeterli ise de, olayın aracın kullanımı sırasında meydana gelmediği, gereken ehliyetnameyi haiz olmayan kişi tarafından kullanılma durumunun oluşmadığı, poliçe genel şartlarında belirtilen rücu koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla 08/01/2023 tarih, 2023/295 Esas - 2023/676 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 tarih, 2024/75-548 Esas-Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince kaldırılarak, rücu koşulları oluştuğundan bahisle, deliller toplanarak davanın esası hakkında karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderildiği, deliller toplanarak yargılamaya devam edildiği, kaldırma kararı kapsamında zararın belirlenmesi için alınan 27/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda ödemeye esas rapor tarihindeki (25/06/2018) veriler esas alınarak gerçek zarar ve rücu edilebilecek miktarın hesaplandığını, Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşmesi sonrasında, ilamın Ankara 26. İcra Dairesinin 2019/6328 esas sayılı dosyası ile 08/05/2019 tarihinde ilamlı tarihe konu edildiği, ilamlı takipte ilamda belirtilen asıl alacak, ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve geçmiş günler faizi olmak üzere toplam; 317.884,51TL'nin talep edildiği ve işbu dosyada davacı sigorta şirketi tarafından 16/05/2019 tarihinde 312.928,24TL'nin ödendiği, kesin kaldırma kararı içeriği itibariyle kaza anında yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanan vefat edenin, araç arızası yahut zorunlu nedenle duraksaması sırasında, sürücü olarak alması gereken önlemleri alarak aracından inmesi gerekirken, bu tür önlemleri almaksızın, KTK ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak duraklaması ve söz konusu davranışının da kazanın meydana gelmesinde etkisinin olacağı nazara alındığında, araç sürücüsünün yetersiz ehliyet ile araç kullanması karşısında, davacı sigorta şirketinin mahkeme kararı gereğince yapmış olduğu ödemeyi talep edebileceği, Ankara Asliye 10. Ticaret Mahkemesinin 2016/300 esas sayılı dosyada davanın ...'ya ihbar edilmediği, ödemeye esas hesap tarihindeki verilere göre gerçek zararın 219.208,06 TL olduğu, ancak müteveffanın hak sahipleri olan eş ve iki çocuğunun açtığı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davada belirlenen ve hükme esas alınan tazminat miktarının 211.236,69 TL olduğu, bu durumda bu miktarın esas alınması gerektiği, işbu rücu davasında asıl alacak dışında ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve geçmiş günler faizinin de (ödeme kapsamında) rücu edilebileceği, icra dosyasında ilama göre ve ilamda belirtilen miktarlara göre toplam miktarın 317.884,51 TL olduğu, işbu itirazın iptali davasında bu miktarın daha altında ödenen 312.928,24 TL asıl alacağın talep edildiği, taleple bağlı kalınması gerektiği, davanın niteliği gereği ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, 16/05/2019 ödeme tarihinden 16/09/2019 dava tarihi arası yıllık %19,50 avans faiz oranı üzerinden faizinin ödenen gün hesaba katılmayarak bir sonraki günden faiz hesabı yapılması gerekmekle 122 gün için 312.928,24TLx122x19,50/36500=20.396,06TL olmakla davanın 312.928,24TL asıl alacak, 20.396,06TL işlemiş faiz olmak üzere toplam; 333.324,30TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/12118 (Yeni Esas: Ankara 5. Genel İcra Dairesinin2023/106499) esas sayılı dosyada itirazının 312.928,24 TL asıl alacak, 20.396,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 333.324,30 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkiline ait aracın sürücüsü olan ...’nın trafik kazasında vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından sigorta şirketine maddi tazminat davası açtıklarını, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, sigorta şirketinin söz konusu dosya kapsamında yapmış olduğu ödemeyi müvekkilinden rücuen talep ettiğini, müvekkilinin söz konusu tazminattan sorumlu olmadığını, kazanın trafik kazası olmadığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, dosya kapsamında sürücünün yetersiz ehliyetinden bahsedildiğini, müvekkilinin bu konuda bilgisinin bulunmadığını, aslında söz konusu aracın vefat edene ait olup, tescil kaydının müvekkili adına yapıldığını, müvekkilin vefat edenin kardeşi olması nedeniyle bu tescili kabul ettiğini, ayrıca kazanın da vefat edenin yetersiz sürücü belgesi olmasından meydan gelmediğini, aracın hareket halinde bir kazaya karışmadığını, müteveffanın yaya olarak kural ihlali nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu nedenle sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeyi müvekkiline rücu edemeyeceğini, Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davaya müvekkilinin çağrılmadığını, söz konusu davanın gıyabında sürdürüldüğünü, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı halde müvekkiline rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, desteğin yaya olarak otoyola girmesi ile meydana gelen kazada, müvekkiline rücu edilmeyeceğini, ayrıca müvekkilinin de pasif husumet ehliyeti de bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın daha önce iki kez reddine karar verilmiş iken sonrasında davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle zarar görenlere yapılan destek tazminatı ödemesinin, vefat eden sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyeti olmaması nedeniyle ZMMS Genel Şartları gereğince, sigortalısından (akidinden) rücuen tahsili istemiyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Davacı, kazada vefat eden sigortalı araç sürücüsünün yakınları tarafından açılan davada, mahkemece zararın teminat kapsamında kaldığının tespit edilmesi nedeniyle ödemek durumda kaldığı bedeli rücuen akidinden (sigortalısından) talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, ...'nın sürücüsü olduğu, işletenin ise davalı kardeşi olduğu araç ile otoyolda seyri sırasında, gerisinden gelen araçları uyaracak şekilde gerekli tedbirleri almaksızın durarak, aracından indiği esnada, dava dışı ... idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği, dava dışı ... hakkında yapılan ceza yargılamasında, kazanın meydan gelmesinde tüm kusurun vefat edende olduğunun tespit edilmesi sonrasında, vefat edenin yakınları tarafından, kazanın sigortalı aracın sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğinden ve 29/03/2013 tarihi itibariyle, sigortalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen zararların da teminat kapsamında kaldığından bahisle Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/300 E. sayılı dosyasında, sigorta şirketinden tazminat talep ettiği, mahkemece yapılan yargılamada da, meydana gelen kazanın sürücü kusurundan kaynaklandığı ve bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen destek zararlarını, davacıların, davalı sigorta şirketinden talep edebilecekleri kabul edilerek, sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu ve karar gereğince destek zararlarının fer'ileri ile birlikte zarar görenlere ödendiği görülmüştür. Davalı vekili, kazanın yaya kusurundan kaynaklandığını ileri sürmüş ise de, gerek rücuya esas Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/300 E. sayılı dosyasında, gerekse eldeki dosyada vefat edene verilen kusurun, sürücü olarak gerekli tedbirleri almaksızın otoyolda duraklayarak araçtan inmesi nedeniyle verilmiş olmasına ve alınmayan tedbirlerin kazaya etkisinin değerlendirilmiş olmasına, nitekim Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında da bu nedenle, sigortanın sorumluğuna gidilmiş olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun da oluşa uygun olmasına göre, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, işleten sıfatı olmadığını, aracın aslında kardeşi olan vefat eden ...'ya ait olduğunu ileri sürmüş ise de, ileri sürülen hususların, araç maliki olan davalının işletenlik sıfatının sona erdiğini kanıtlamayacak mahiyette olması yanı sıra, rücu talebinin de sigortalısından (akidinden) talep edilmiş ve davalının, davacının akidi olmasına göre davalının buna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, kazanın sürücü kusurundan meydana gelmiş olmasına, sigortalı araç sürücüsünün yetersiz sürücü belgesi ile araç kullanmış ve kazaya neden olmuş olması nazara alındığında davacının sigortalısına (akidine) rücu hakkı bulunmasına, rücuya esas davanın, davalıya ihbarına yönelik yasal zorunluluk bulunmamasına, davalının sorumluluğunun ve delillerin eldeki davada değerlendirilerek esas hakkında karar verilmiş olmasına göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 22.769,38 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.692,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.077,03 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/295, K. 2023/676, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-295-e-2023-676-k-1e7b8af4918b