Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2255 E. 2023/2255 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2255
- Karar No
- 2023/2255
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2255 - 2025/2595 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2255 KARAR NO : 2025/2595 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2023 NUMARASI : 2023/276 E. - 2023/477 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/11/2023 tarih ve 2023/276 E. - 2023/477 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2022/010477 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun davalı şirketin "... ..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa müvekkiline ait marka başvurusu ile itiraz eden davalı şirketin markasının aynı ya da benzer olmadığını, başvurunun sadece "..." sözcüğünden oluşmadığını, yanında bir logonun yer aldığını, başvurunun görsel açıdan farklılaştığını, "bilge" anlamına gelen "..." kelimesinin kendi başına da ayırt edicilik sağlamayacağını, aynı nice sınıflarında tescilli olacağı gerekçesiyle tüketici nezdinde iltibasa yol açacağı söylenen iki markanın, hitap ettikleri tüketici profillerinin birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 31.05.2023 tarihli E-29822383-000-230302638 sayılı kararının iptaline, 2022/010477 numaralı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davacının marka başvurusu ile müvekkili firmaya ait önceki tarihli tescilin esaslı olarak "..." unsurundan oluşmakta olup ortalama tüketicilerin mevcut görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik dolayısıyla markaları birbiriyle karıştıracağını, müvekkili şirketin marka başvurusu ile redde mesnet gösterilen markanın kullanım alanlarının birebir aynı olduğunu, davacının davaya konu "..." ibareli markası ile müvekkili firmaya ait "... ..." markasındaki asli unsurların birebir aynı kelimelerden meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan "35.SINIF: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. 45.SINIF: Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil). Güvenlik hizmetleri. Evlendirme büroları hizmetleri.Cenaze hizmetleri. Giysi kiralama hizmetleri. Yangın söndürme hizmetleri. Refakat etme hizmetleri. İş güvenliği konularında danışmanlık hizmetleri. Sosyal ağ oluşturma hizmetleri."nin redde mesnet 2021/109415 sayılı marka kapsamında aynen bulunduğu; dava konusu markanın esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu; redde mesnet markanın da esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğunun tespit edildiği; davacı yan her ne kadar tarafların farklı ticari alanlarda iştigal ettiklerini ileri sürse de, dava konusu uyuşmazlığın niteliği gereği tarafların fiili ticari faaliyet alanları nazara alınarak mal-hizmet benzerliği karşılaştırması yapılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın esas unsurunun sadece "..." ibaresi olmadığını, müvekkilinin markasının tüketici nezdinde karıştırılmayacak düzeyde farklı şekil, renk gibi unsurlara sahip olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını, tarafların fiili faaliyet alanlarının dikkate alınması suretiyle mal-hizmet benzerliği karşılaştırması yapılması gerektiğini, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalının mesnet markası arasında görsel, işitsel, kavramsal ve bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira her iki taraf markasının esas unsuru da "..." ibaresinden oluşmakta olup, başvuru markasında ayırt ediciliği sağlayacak başkaca bir unsura yer verilmediği, öte yandan, emtia benzerliği değerlendirmesinin tarafların faaliyet alanına göre değil, başvurunun kapsamındaki mal ve hizmetler esas alınarak yapılması gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemeye göre başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de oluştuğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.