Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2023/214 E. 2025/165 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/214
- Karar No
- 2025/165
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2023/214 KARAR NO : 2025/165
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/70E., 2022/124K. DAVACI : SS BELE-PER KONUT YAPI KOOPERATİFİ VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili,davalının, kooperatif üyesi olduğunu, kooperatif aidatlarını ödememek için istifa ettiğini, istifa ettiği takdirde aldığı konutu geri vermesi gerektiğini ancak davalının aldığı konutu da geri vermediğini ve ödediğini de geri almak istediğini, bağımsız bölümün üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek, ... ili, ... ilçesi, ... ada, 3 parsel, B blok, 1. Kat 7 nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline, mümkün değilse, daire bedelinden şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatife üye olduğu süre boyunca konutun üyelik aidatlarını ve kooperatifin genel giderlerini eksiksiz ve zamanında ödediğini, müvekkilinin istifasından sonra ana sözleşmenin 20. maddesi gereğince iki yıllık sorumluluk bedeli ödemesini de peşinen yaptığını, müvekkilinin sırf aidat ödememek için istifa ettiği iddiasının mantıklı bir iddia olmamakla birlikte bu gerekçeyle daha sonradan kendisine dava açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu bağımsız bölüm için dosyadaki tapu kaydından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıdan tapu almadığını, tescil isteminin yersiz olduğunu, bu yüzden dava dilekçesindeki istemin imkânsız durumda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... davacı kooperatifin 14.04.2019 tarihli genel kurulunun 7/a maddesinde kooperatifin tasfiyesine karar verildiği, bazı kooperatif ortaklarınca Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine anılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 09.10.2020 tarih ve 2019/237 E., 2020/504 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, tasfiyeye ilişkin gündemin 7/a maddesindeki kararın nitelikli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle bu maddenin iptaline karar verildiği, taraf vekillerince hükmün istinafı üzerine Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2021 tarih ve 2020/2064 E., 2021/438 K. sayılı kararıyla HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'da olduğu anlaşılmıştır. Davacı kooperatifin dava tarihi itibariyle tasfiye halinde olduğu, tasfiye halinde bulunan kooperatiflerde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81-2. maddesi uyarınca kooperatiften çıkan ortağın konutunun çıkma sebebiyle geri alınamayacağı, tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi ile tasfiye halinden çıkan kooperatifin aynı taleple başvuruda bulunabileceği gözetilerek davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalının kooperatif üyeliği dolayısıyla dava konusu taşınmazı edindiğini, her ne kadar kooperatiflerde "açık kapı ilkesi" gereği her ortak istediği zaman ve kendi serbest iradesi ile kooperatif ortaklığından çıkma hakkına sahip ise de bu hakkın kullanılmasının sınırsız olmadığını, kooperatifin tasfiye aşamasına geçmemesi ve faaliyetlerine devam etmesi halinde, konut edinmiş üyelerin sorumluluktan kaçarak istifa edemeyeceklerini, ancak istifa tek taraflı bir irade beyanı olduğundan ve kabule bağlı olmadığından, şayet üyeler istifa etmiş ise istifasının hüküm ve sonuç doğurabilmesi için kooperatiften edinmiş oldukları konutları iade etmeleri gerektiğini, bunun istisnasının Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesi olduğunu, müvekkilinin hukuken ve fiilen dağılma sürecinde olmadığını, amacına da ulaşmadığını, zira konut edinememiş üyeleri bulunduğunu ve bu üyelerin mağduriyetinin giderilmesi için çalışıldığını, kooperatifin tasfiyesine ilişkin genel kurul kararının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/237 E. sayılı davası ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini,kooperatifin tasfiye kararı iptal edildiğine göre kooperatifin hiçbir zaman tasfiye haline dağılma sürecine girmediğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, kooperatif ortaklığından istifa nedeniyle ortaklığa bağlı olarak tapu kaydı devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile kooperatif adına tescili, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalının davalı kooperatife ortak olduğu, dava konusu taşınmazın ferdileşme yoluyla tapuda adına tescil edildiği, davalının davacı kooperatif ortaklığından istifa ettiği, davacı kooperatifin davalının istifasının kabulüne karar verdiği sabittir. Genel kurul kararlarının mahkemece iptal edilmesi halinde, bozucu yenilik doğuran kararlar olduğu için genel kurul kararının, geçmişe etkili olarak ortadan kalkacağı, dolayısıyla davacı kooperatifin "tasfiye hali"nin hiç gerçekleşmediği, somut olayda Kooperatifler Kanununun 81/2. maddesindeki istisnanın söz konusu olmadığı, kooperatifin daire almayan üyelerinin bulunduğu ve davalının istifa etmesi nedeniyle taşınmazı iade etmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle tapu iptali mümkün olmadığından, terditli talep taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline dair HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/70E., 2022/124K. sayılı dava dosyasında verdiği 23/02/2022 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE. Buna göre: Davanın KABULÜNE, 351.196,55 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 23.990,24 TL. karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 170,78 TL.'nin mahsubuyla kalan 23.819,46 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 238,58 TL. ilk masraf, 309,60 posta masrafı, 1.500,00 TL. bilirkişi ücreti, 220,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı, olmak üzere toplam 2.268,88 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) maddesi uyarınca, 56.191,45 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL. arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın gideri içinden alınarak yatırana iadesine. " II-Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine. III-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına. 19/02/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...