Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1954 E. 2026/280 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1954
Karar No
2026/280
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1954

KARAR NO : 2026/280

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/11/2023

NUMARASI : 2020/43 E. - 2023/790 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ... Ltd. Şti. ile davalı ...Ş. arasında faktoring sözleşmesi imzalandığını, faktoring sözleşmesinin konusu kambiyo evrakı bilgisi şu şekilde olduğunu; Banka-Şube: ...Bankası Üstbostancı/İstanbul Şubesi, Lehtar: ... Elektr. . Ltd. Şti., Keşideci: ... . A.Ş., Iban No: TR..., Çek No: ..., Miktarı: 90.000,00 TL, Ödeme Günü: 31/10/2019, Keşide Yeri: İstanbul, söz konusu çekin 18.06.2019 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında ... A.Ş. ye temlik edilmiş şirket tarafından ... nolu 18/06/2019 tarihli fatura tanzim edilerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin çeki faktoring şirketine vermesi esnasında müvekkili şirketten hiç bir kayıt ve fatura olmaksızın 600.000,00 TL bedelli bono alınmış bononun verilmemesi halinde çek ile ilgili işlem yapılmayacağı belirtildiğini, söz konusu bonoya müvekkili şirket ve şirket yetkilisi ile eşi ve çocuğundan imza alındığını tanzim ve vade tarihlerinin boş bırakıldığını, davalı tarafından keşide edilen Beyoğlu 41. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 16.08.2019 tarihli ihtarnamesi ile yukarıda bilgileri verilen çek keşidecisinin mali güçlük içinde olduğu ve çek vadesinde çek bedelinin ödenmeyeceğinin anlaşıldığından bahisle müvekkili hesabını kat ettiğini bildirdiğini ve çek bedeli olarak 90.000,00 TL nin derhal ödenmesini ihtar ettiğini, söz konusu ihtarnamenin 20.08.2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, söz konusu ihtarname sonrasında davalı tarafın 600.000,00 TL lik bononun tanzim ve vade tarihleri doldurulmuş bir şekilde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1180 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunduğu talebinin kabul edildiği ve İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ise icra takibine konu edildiği haricen öğrenildiğini, davalı taraf ile görüşme yapıldığını ve çek vadesinin gelmediği ifade edilmişse de davalı taraf ödeme talebinde ısrarcı olmuş müvekkili şirkete süre dahi verilmediğini, müvekkili şirket icra tehdidinden kurtulmak adına ... A.Ş. ye ait ... Bankası TR... IBAN numaralı banka hesabına 26.08.2019 tarihinde 90.000,00 TL ödeme yapılmış ödeme açıklamasında "... nolu 31.10.2019 90.000 TL lik çekin geri ödemesi" kaydı yazıldığını, davalı taraf ile iletişim kurulduğunu çek bedelinin ödendiği çekin ve icra takibine konu senedin iade edilmesi gerektiği belirtilse de davalı tarafça müvekkilinin talebi haksız olarak kabul edilmediğini, bakiye olarak icra masraflarının ve avukatlık ücretinin ödenmesi davalı tarafça talep edilmiş aksi takdirde haciz işlemlerine devam edileceğinin belirtildiğini, bu durum karşısında davalının ihtiyati haciz talebinin haksız olduğu bonoya dayalı işlem yapamayacağı belirtilerek İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1180 D.İş 2019/1173 K. sayılı ihtiyati haciz kararına aynı mahkeme nezdinde 29.08.2019 tarihinde itiraz edildiğini, itirazları sonrasında mahkemece itirazın incelenmesi için duruşma gününü 08.10.2019 tarihine verdiğini, davalı tarafa çek bedeli olan 90.000,00 TL nin ödenmesine rağmen icra masrafları ve avukatlık ücreti için icra işlemlerine devam edileceğinin belirtilmesi karşısında, davacı müvekkili icra takibine konu nedeniyle borçlu olmamasına ve söz konusu bononun icra takibine konu edilmesi hukuka aykırı olmasına rağmen icra tehdidinden kurtulmak için ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek öncelikle davalının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1180 D.İş sayılı dosyada bulunan teminatına dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasına, yargılama neticesinde davalarının kabulü ile, müvekkili şirket nezdinde oluşan maddi zararın tazmini için şimdilik 22.000.00 TL maddi tazminatın 20.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın kısmen kabulü ile,

a-... Marka makinenin değerinden düşük değere satılması nedeni ile uğranılan zarara ilişkin talebin kabulü ile 10.000 TL’nin dava, 25.000 TL’nin 11/01/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-... Marka makinenin kullanımından mahrum kalınması nedeniyle uğranılan tazminat talebinin reddine,

c-BMV marka aracın değerinden düşük değere satılması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talebin kabulü ile 10.000 TL’nin dava, 25.000 TL’nin 11/01/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d-BMV marka aracın kullanımından mahrum kalınması nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talebin kabulü ile 1.000 TL’nin dava, 7.000 TL’nin 11/01/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/43 E. ve 2023/790 K. sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili faktoring şirketi ile davacı arasındaki sözleşmeye konu çekin karşılıksız çıkma riski üzerine başlatılan ihtiyati haciz kararı ile davacının iddia ettiği zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, nitekim icra dosyasına konu asıl borcun 26.08.2019 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen zarar konusu ... marka aracın bu ödemeden sonra 28.08.2019 tarihinde satılmasının haciz baskısıyla bir ilgisinin olamayacağını, davacının Türk Ticaret Kanunu uyarınca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu, aracın ve makinenin rayiç değerinin çok altında satılmasının davacının kendi kusuru ve basiretsizliği olduğunu, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca zarar görenin kendi kusuruyla artırdığı zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dosyada kazanç kaybına ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığını ve davacının gerçek zararını ispatlayamadığını, müvekkilinin mevcut bir alacağı tahsil etmek amacıyla yasal haklarını kullanarak icra takibi yapmasının haksız bir eylem olarak nitelendirilemeyeceğini, mahkemece davacının mali durumunun ve satış tarihindeki nakit akışının yeterince irdelenmediğini belirterek, haksız ve dayanaksız olan davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; taraflar arasında 18/06/2019 tarihli faktoring sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında 31/10/2019 tarihli , lehtarı davacı keşidecisi ... Elektronik olan 90.000 TL bedelli çekin temlik edildiğini , davalının 600.000 TL bedelli bono imzalattığını, davalının çek keşidecisinin mali sıkıntıda olduğu gerekçesiyle hesabı kat ettiğini bildirip çek bedelinin ödenmesini ihtar edip, bu bonoya dayanarak ihtiyati haciz kararı alarak takibe konu edildiğini, icra tehdidi altında davalıya 26/08/2019 tarihinde 90.000 TL ödediğini, ihtiyati haciz talebinin haksız olduğu bonoya dayalı işlem yapamayacağı belirtilerek ihtiyati haciz kararına aynı mahkeme nezdinde 29.08.2019 tarihinde itiraz edildiğini, beyanla oluşan maddi zararın tazmini için şimdilik 22.000.00 TL tazminatın 20/08/2019’dan itibaren ticari avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. 31/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda: Davacının, icra baskısıyla malvarlığını düşük bedelle satmak zorunda kaldığı, ... marka ... abkant büküm makinesi için piyasa değeri 130.000 TL iken 82.600 TL’ye satıldığı, 47.400 TL zarar ile kullanım mahrumiyeti 10.000 TL , ... araç için piyasa değeri 80.000 TL iken 47.000 TL’ye satıldığı 33.000 TL zarar ile kullanım mahrumiyeti 15.000 TL olmak üzere toplam 105.400 TL zarar oluştuğu belirtilmiştir.05/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda: ... marka 520i aracın satış tarihi olan 28/08/2019 itibarıyla rayiç değeri 81.071,19 TL, dava tarihi itibarıyla ise 85.597,94 TL olduğu, ... ... abkant büküm makinesinin satış tarihindeki rayiç değeri 142.866,80 TL, dava tarihindeki rayiç değeri ise 150.544,00 TL olduğu, satış bedelleri ile bu rayiç değerler karşılaştırıldığında, satış tarihi itibarıyla toplam 94.338 TL, dava tarihi itibarıyla ise 106.841,94 TL tutarında değer kaybı oluştuğu ... makinesi bakımından kazanç kaybını ortaya koyacak somut veri bulunmadığından bu kalem yönünden hesaplama yapılamayacağı, araç yönünden ise kiralama faturası bulunmamakla birlikte, İstanbul ili için emsal kiralama bedelinin günlük 418 TL olduğu ve 39 günlük ortalama satış süresi dikkate alındığında 16.302 TL tutarında bir kullanım mahrumiyeti zararının söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Mahkemece; davacının araç ve makineyi icra tehdidi altında piyasanın altında satmak zorunda kaldığı, makine yönünden mahrum kalınan kazanç kaybının ispatlanamadığı gerekçesi ile 35.000 TL makine değer kaybı, 35.000 TL araç değer kaybı, 8.000 TL araç kullanım mahrumiyeti olmak üzere toplam 78.000 TL tazminatın dava tarihi ve ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf talep etmiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1180 D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının, itiraz sonucu mahkemesince kaldırıldığı, kaldırma kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bam 16.Hukuk Dairesinin 2019/2985 E., 2019/2870 K. Sayılı, 30/12/2019 ilamı ile " taraflar arasında 18/06/2019 tarihinde faktoring sözleşmesi düzenlendiği, 90.000,00 TL bedelli çekin fatroring şirketince teslim alındığı, çek bedelinin ... Ltd. Şti tarafından 26/08/2019 tarihinde ödendiği, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/2 maddesi gereğince teminat olarak alınan kambiyo senetlerinin tahsil edilebilmesi için alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale geldiğini, kambiyo senedinin hiçbir şekilde ilgililerine finansman sağlanmadığını ve bu senedin borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin muhasebe kayıtlarında kayıt düşülmesi gerektiğini ispat etmesi gerektiği, somut olay bakımından bu yükümlülüklerin yerine getirdiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf talebinin esastan reddine " kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Eldeki davanın hukuki dayanağı olan İİK ’nun 259/1. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde, borçlunun bu nedenle uğradığı tüm zararlardan kusuru aranmaksızın sorumludur. İhtiyati haciz kararı alan kişinin sorumluluğuna hükmedilebilmesi için ihtiyati haciz kararının uygulanmış olması, ihtiyati haciz kararının haksızlığının belirlenmesi, zarar ile kararının uygulanması arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1180 D.İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine kaldırıldığı, bu kaldırma kararına karşı ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin yukarıda yazılı kesin nitelikteki ilamı ile, ihtiyati hacze dayanak yapılan 600.000 TL bedelli bononun, asıl alacaktan bağımsız bir borç senedi olmadığı, ek teminat senedi niteliğinde bulunduğu ve yasal şartları oluşmadan takibe ve ihtiyati hacze konu edildiği dolayısıyla, ihtiyati haczin haksız olduğu kesinleşmiştir. Hükme esas alınan 05/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile; davacının, haksız ihtiyati haciz ve icra tehdidi altında ... marka aracı ile ... marka ... makinesini rayiç değerlerinin altında satmak zorunda kaldığı, ayrıca araç bakımından kullanım mahrumiyeti zararının doğduğu tespit edilmiş olup, istinaf dilekçesinde, ödemenin araç ve makine satışlarından önce yapıldığı ileri sürülmüş ise de, çek bedelinin haciz tehdidi altında vadesinden çok önce nakit olarak ödenmek zorunda kalındığı, ancak icra dosyasının asıl alacağın ferileri yönünden devam ettiği, dolayısıyla icra tehdidinin sürdüğü sabit olup, davacının bir kısım mallarını rayiç değerinin altında elden çıkarması ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca hukuka aykırı ihtiyati haciz ve icra tehdidi altında gerçekleştirilen satışlar bakımından davacının araç ve makineyi düşük bedelle sattığı ve zararın artmasına sebep olduğu yönündeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı, neticeten ilk derece mahkemesince verilen kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve 2020/43 E. 2023/790 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.328,18- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.332,85 -TL harcın mahsubu ile bakiye 3.995,33-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1954, K. 2026/280, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1954-e-2026-280-k-beb166cd4fb6