Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/18723 E. 2014/1804 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/18723
Karar No
2014/1804

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/892 KARAR NO: 2025/733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/04/2025 NUMARASI: 2025/288 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/06/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin otel işletmeciliğini yaptığını, davalının ise otelz olarak bilinen internet sitesinde kayıtlı olan otellerden konaklama satın almalarına aracılık ettiğini, davalının internet sitesi üzerinden rezervasyon ve konaklama hizmeti bedeli + komisyon + vergiler dahil olmak üzere ödemelerin tamamını davalı şirkete gerçekleştirildiğini, davalının tahsil etmiş olduğu konaklama hizmeti bedelini ve vergilerini müvekkili şirkete ödenmediğini, bu yüzden İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini belirterek davalı şirketin araç, taşınır mal ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine takip çıkış miktarı olan 83.976,69 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; " ...Dosya kapsamında dilekçeler teatisinin henüz tamamlanmadığı, tarafların defter ve belgelerinin henüz incelenmediği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, davalının mal kaçırdığına ilişkin davacı tarafça dosyaya somut bir delil de sunulmadığı" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takip dayanağı faturalar ve cari hesap ekstresi ile taraflar arasındaki mutabakat mektubu gözetilerek, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, davalı-borçlu şirketin araç, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine İİK 257 ve devamı maddeler uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın, davacı şirkete ait otellerde, davalı şirkete ait internet sitesi veya sair platformlar üzerinden belirli bir komisyon karşılığında satın alınması suretiyle verilen konaklama hizmet bedelinin davalı şirkete ödenmesi nedeniyle hizmet bedeline dayalı fatura alacağına ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, farklı tarihlerde davalı - borçlu şirkete ait otelz.com üzerinden davacı şirkete ait otel için rezervasyon yaptıran ve konaklama hizmet bedeli + komisyon + vergiler dahil olmak üzere ödemelerinin tamamını davalı şirkete gerçekleştiren müşterilere, davacı şirket tarafından konaklama hizmeti verildiğini, bu sebeple davacı şirket tarafından davalı şirkete takip dayanağı ticari faturalar düzenlendiğini ve teslim edildiğini ancak davalı şirket müşterilerden tahsil etmiş olduğu konaklama hizmet bedelini ve vergilerini davacı şirkete ödemediğinden bahisle huzurdaki davayı açmış olup alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan e-faturalar, davalı şirket adına muhasebe sorumlusu sıfatıyla hareket ettiği iddiası ettiği ... tarafından ...@...com adresinden, davacı şirket yetkilisi ...'un kullanımındaki ...@gmail.com adresine, 16 Mayıs 2025 Cuma günü gönderilen mail ekindeki "şirketimiz nezdindeki hesap cariniz : 14/05/2025 tarihini itibariyle 83.601,99TL Borç bakiyesi vermektedir. Mutabık olup olmadığınızı bildirmenizi rica ederiz" şeklindeki mutabakat mektubu ve söz konusu maile, ...@...com ve ...@...com adresleri de eklenmiş olması nazara alındığında alacak talebinin İİK 258 maddesi anlamında, yaklaşık ispata yönelik yeterli delil olarak görülebileceği gibi, alacağın muacceliyetine de bir karine olduğunun kabulü ile alacak miktarı 83.601,99 TL ile sınırlı olmak üzere uygun teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen karar isabetli görülmemiştir. İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar." hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.). İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 25/06/2025 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür. Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir. Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığında ihtiyati haciz isteminin kabulüne, İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde kararın infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının bilinmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/288 E. Sayılı 28/04/2025 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,2-İhtiyati haciz talep eden davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KABULÜ ile 83.601,99 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 12.540,30 TL teminat tutarı, talep tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 83.601,99 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla karşı taraf ... Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE, 4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına, 5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/06/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/18723, K. 2014/1804, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-18723-e-2014-1804-k-c6eb4a41fb56