Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/816 E. 2022/397 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/816
- Karar No
- 2022/397
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/60 - Karar No:2025/260 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/60 KARAR NO : 2025/260 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/05/2022 NUMARASI : 2017/816 E-2022/397 K DAVACI-KARŞI DAVALI VEKİLİ : DAVALI-KARŞI DAVACI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05.03.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.03.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında 21.08.2015 tarihinde yapılan sözleşme ile, Gelibolu-Unimar (Kuzey) EIH yapım işinin bakiye (307-343 arası) 37 adet direğin üst montaj işleri kısmının yapımı işinin müvekkili şirket tarafından alt yüklenici olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmede işin adının direk üst montaj (307-343 arası) olarak işin toplam bedelinin ise 245.175,00 TL olarak belirlendiğini, ayrıca işin yapımında müvekkili şirket bünyesinde bulunan işçilerin çalışacağı ancak bu işçilerin ücretlerinin yüklenici olan davalı şirket tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince işe başlanılıp işi eksiksiz olarak tamamlandığını ve hakedişe hazır hale getirildiğini, yapılan işe ilişkin müvekkili tarafından 1 nolu hakkediş bedeli olarak 107.502,68 TL'lik 12.04.2016 tarihli, 2 nolu hakediş bedeli olarak 166.520,12 TL'lik 04.05.2016 tarihli faturaların kesilerek davalıya gönderildiğini, davalı tarafından bu fatura bedellerinin kabul edildiğini, bedel ödenmediği için müvekkili şirket yetkilisinin davalı ile görüştüğünü, davalının işin eksik bırakılarak şantiyenin terk edildiği, şirketin zarara uğratıldığı gerekçesiyleödeme yapılmayacağını söylediğini, bu nedenle hakediş bedellerinden davalının işçilerine ve bir kısım giderler için müvekkili şirkete ödenen miktarlar çıkartıldıktan sonra kalan miktar üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, müvekkilince yapılan işin herhangi bir eksiği, ayıbı bulunmadığını, fatura bedellerinin de davalı tarafından kabul edildiğini ve itiraz da edilmediğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince çalışan işçilerin ücretlerinin davalı tarafından ödendiğini, ödemelerde yaşanan gecikmelerden dolayı işin aksamasına sebebiyet verildiğini ve dava konusu icra takibinde müvekkilinin alacağı olan hakediş bedellerinden işçilere yapılan ödemeler ve müvekkili adına ödemesi yapılan vinç kira ücreti ve yine banka aracılığı ile adına yapılan bir kısım ödemelerin düşüldüğünü belirterek, davanın kabulü ile davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/17141 sayılı icra takibine karşı yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Cevap süresinin uzatımı talebiyle birlikte zamanaşımı defiinde bulunmuş, esas bakımından ise, taraflar arasında alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davacının 15.03.2016 tarihine kadar taahhüdünün tümünü tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmekle yükümlü olduğunu, gecikme halinde sözleşmenin 10.2 maddesi gereğince günlük sözleşme bedelinin binde 6 oranında gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 12.4.1. maddesi ile işçilik ödemelerinin düzenlendiğini, 32.1.9 maddesiyle çalışmalar esnasında 3.şahısların mallarına zarar verilmesi halinde bu zarardan alt yüklenicinin sorumlu olduğunun ortaya konulduğunu, yapılan iş kapsamında davacının iki adet hakedişinin onaylandığını ve faturalarının kabul edildiğini, ancak sözleşme gereği hakedişlerin ödenmesinden önce davacı nam ve hesabına yaptırılan bir takım işlerle ödemelerin davacı alacağından düşüldüğünü, müvekkili ile davacı tarafından 12.04.2016 tarihinde 1 nolu hakkediş raporunun onaylandığını ve KDV dahil 107.502,68 TL bedelli 12.04.2016 tarihli faturanın müvekkili şirket kayıtlarına alındığını, bizzat davacı tarafından onaylanmış 1 nolu hakkediş raporuna göre kesintiler düşüldükten sonra davacıya ödenecek miktarın 78.105,59 TL olarak kesinleştirildiğini, taraflarca mutabık kalınan hakediş raporu ve miktarının akabinde sözleşmenin 12.4.1 maddesi gereğince aslında davacı yükümlülüğünde olan davacının çalıştırdığı işçilerin Şubat ve Mart 2016 ücretlerinin davacı nam ve hesabına işçilerin hesaplarına 18.04.2016 tarihinde yatırıldığını, bu miktarın sözleşmenin bu hükmü gereğince davacı hesabına borç kaydedildiğini, davacı nam ve hesabına yapılan Şubat, Mart 2016 dönemi işçilik ödemesi toplamının 91.791,96 TL olduğunu ki bu miktarın davacıya yapılacak hakediş ödemesinden daha fazla olduğunu, bu nedenle işçilerin ücretlerin geç ödendiğine dair iddiaların ücretlerin 18.04.2016 tarihinde ödendiği göz önünde bulundurulduğunda hiçbir geçerliliğinin olmadığını, kaldı ki işçilik ücretlerinde geç ödeme olsa dahi işçilerin ücretlerinin ödenmesi bizzat davacının yükümlüğünde olduğundan geç ödemelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacıya 19.04.2016 tarihinde 15.000,00 TL tutarlı hakediş avansı gönderildiğini ve yine davacının 13.04.2016 tarihli yazılı talimatı gereği de 19.04.2016 tarihinde ... …Ltd.Şti.’ne davacının cari hesabına mahsuben 15.000,00 TL’lik vinç kira bedeli ödemesi yapıldığını, bahsi geçen ödemelerin davacı nam ve hesabına yapılan ödemeler olup cari hesabına yansıtıldığını, 03.05.2016 tarihinde TEİAŞ tarafından 2 nolu hakediş raporunun onaylanmasını müteakip müvekkili şirket ile alt yüklenici/davacı tarafından 04.05.2016 tarihinde hakediş raporunun onaylandığını ve 04.05.2016 tarihli KDV dahil 166.620,12 TL bedelli faturanın müvekkili şirket kayıtlarına alındığını, sözü edilen ve bizzat davacı tarafından onaylanmış 2 nolu hakediş raporuna göre alt yüklenici davacıya ödenecek KDV'li hakediş toplamının kesintiler düşüldükten sonra 103.229,36 TL olarak kesinleştirildiğini, davacının çalıştırmış olduğu işçilerin Nisan 2016 ücretlerinin davacı nam ve hesabına işçilerin hesaplarına 16.05.2016 tarihinde yatırıldığını, 45.700,00 TL olan bu miktar işçilik ödemesinin davacı nam ve hesabına yapıldığını, bu miktarın sözleşmenin 12.4.1. maddesi gereğince davacı hesabına borç kaydedildiğini, ücretlerin 16.05.2016 tarihinde ödendiği göz önünde bulundurulduğunda işçilerin ücretlerinin geç ödenmesine dair iddiaların hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, kaldı ki geç ödeme olsa dahi işçi ücretlerinin ödenmesinin bizzat davacının yükümlülüğünde olduğunu, davacıya ait montaj ekibinin 19.04.2016 tarihinde geçici kabul tutanağında TEİAŞ tarafından tespit edilen revizyon civataların noktalanması, eksik parçaların takılması, kuşkonmazların takılması gibi birtakım eksiklikleri tamamlamadan şantiye sahasını terk ettiğini, sözü edilen eksikliklerin davacı nam ve hesabına ... Yatırım Danışmanlığı A.Ş.' ne tamamlattırıldığını ve bu şirket tarafından kesilen 08.06.2016 tarihli faturaya istinaden davacıya 13.06.2016 tarihli KDV dahil 16.000,00 TL bedelli yansıtma faturası kesildiğini, bu faturanın davacının sözleşme adresine gönderildiğini, fakat adreste bulunamadığından iade edildiğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen 18.05.2016 tarihli yazı ile şantiye şefi ...'e davacının piyasa borçlarının ödenmesi için cari hesaba mahsuben 20.000.00 TL'lık ödeme yapılması talimatı verildiğini, bu dilekçe ekinde sunulan ve şantiye şefi ... tarafından tutulan tutanak ile eki dekontlar incelendiğinde davacının cari hesabına mahsuben bir takım piyasa borçlarının kapatıldığını ve hepsinin dekontlarla belgelendirildiğini, sözleşmenin 32.1.9 maddesi gereğince davacı alt yüklenicinin 3.kişilerin ekili dikili alanlarına verdiği zararlardan bizzat kendisinin sorumlu olduğunu, bu kapsamda zarar ve ziyana uğrayan arazi sahipleri ile müvekkili yetkilileri görüşmek suretiyle zarar tespitinin yapıldığını, bu zararlara istinaden mal sahiplerinin zararlarını davacı nam ve hesabına tazmin edildiğini, söz edilen bu zararlara ilişkin tutanaklar tutulduğunu ve bir kısım ödemeler yapıldığını, davacı nam ve hesabına yapılan bu zarar-ziyan ödemelerinin 21.07.2016 tarihli 21.482,20 TL bedelli fatura ile davacıya fatura edildiğini, faturanın iadeli taahhütlü posta ile davacının sözleşme adresine gönderildiğini, ancak adreste bulunmadığından iade edildiğini, sözleşme gereği 1 ve 2 nolu hakedişler üzerinde mutabık kalınıp faturalarını müvekkili şirket kayıtlarına alındığını, 3 nolu kesin hakedişin müvekkili şirketçe 30.12.2016 tarihinde düzenlendiğini, icra takibinden önce müvekkiline herhangi bir temerrüt ihtarı gönderilmediğini, bu nedenle işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini belirterek, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise, karşı davalının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini 15.03.2016 tarihinde tamamlamayı taahhüt ettiği halde 26.04.2016 tarihinde tamamladığı göz önünde bulundurulduğunda toplam 42 günlük bir gecikmenin söz konusu olduğunu, sözleşmenin 10.2.2 maddesinde günlük binde 6 oranında gecikme cezasının öngörüldüğünü, bu kapsamda karşı davalı nam ve hesabına yaptırılan işler, ödemeler ve gecikme cezaları mahsup edildikten sonra müvekkilinin cari hesap kayıtlarından da tespit edilebileceği üzere karşı davalının müvekkili şirkete 67.714,88 TL borçlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Karşı davalı vekili;karşı davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince: Asıl davanın, taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesi gereği yapılan işlerin bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası, karşı davanın ise aynı sözleşmeden kaynaklı işin süresinde teslim edilmemesi nedeni ile oluşan gecikme cezası, davacının nam ve hesabına yapılan işler ve ödemeler mahsup edildikten sonra cari hesaptan kaynaklı alacaklı olunduğu iddiası ile açılan alacak davası olduğu, taraflar arasında 05/04/2016 tarihli 1 numaralı hak ediş ile 03/05/2016 tarihli 2 numaralı hakediş düzenlenmiş olup her iki tarafça imzalandığı, alınan bilirkişi raporu ile tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacı- karşı davalı ... Elektrik şirketinin yasal kayıtlarına göre, davalı- karşı davacı ... şirketinden 84.196,87 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı- karşı davacı ... şirketinin kayıtlarına göre ... şirketinin ... Elektrik şirketinden 67.714,88 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ... Elektrik tarafından, ... şirketine kesilen faturaların her iki yanın yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, defterler arasındaki farkın ... şirketi tarafından ... Elektrik şirketine yaptıkları ödemenin ve tanzim edilmiş olan faturaların ... Elektrik şirketi kayıtlarına alınmamış olmamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda belirlenen ... şirketi tarafından ... Elektrik şirketi hesabına ödenen 70.000,00 TL, ... Elektrik hesabına SGK dosyasına ödenen 18.010,47 TL, ... Elektrik personellerine ödenen 137.491,96 TL toplam 225.502,43 TL'nin ödemenin banka dekontları ile ödendiği sabit olduğundan fatura alacağından düşülmesi sureti ile ... Elektrik şirketinin, ... şirketinden 48.620,37 TL alacaklı olduğu, yine ... şirketi tarafından ... Elektrik şirketine düzenlenen 7 adet toplam 116.335,24 TL bedelli faturanın ... Elektrik şirketinin defterlerinde kayıtlı olmadığı, mevcut faturaların incelenmesinde İSG ücretleri, eksik işlerin tamamlattırılması, köylülere ödenen zarar bedeline ve gecikme cezasına ilişkin fatura olduğunun anlaşıldığı, ... şirketinin, ... Elektrik şirketinin işleri tamamlamadığını, eksik kalan işlerin ... Elektrik şirketi adına ... Yatırım Danışmanlık şirketine yaptırıldığını iddia ederek 16.000,00 TL bedelli fatura kestiği ve bunun mahsubunu istediği, dosya içerisine davacı tarafından araç masraflarına ilişkin belge sunulduğu, bu belgede yapılmayan işlerin 307 ila 343 numaralı direkler için eksik direk parçalarının takılması cıvataların sıkıştırılması ve somunlara noktalama yapılması konusunda olduğu 16.000,00 TL bedelli olduğu, bu belgenin TEİAŞ 20. Bölge kontrol şefi ... tarafından şantiye şefi ... ve proje yöneticisi ... tarafından imzalandığı, belirtilen tutanaktan tutanakta belirtilen işlerin ... Elektrik şirketi tarafından tamamlanmadığı eksik bırakıldığı yönünde kanaat oluşturduğu, yine TEİAŞ tarafından ... Enerji İletim hattına işine ait 07/02/2018 tarihli kesin kabul tutanağında eksik ve hatalı iş bulunmadığı belirtilmekle, eksik bırakılan işlerin ... şirketi tarafından tamamlatıldığı, ... Yatırım Danışmanlık şirketine kesilen 16.000,00 bedelli faturanın davacı ... Elektrik şirketi alacağından düşülmesi yönünde mahkemece kanaat oluştuğu, böylece davacı ... Elektrik şirketinin alacak tutarının 48.620,37 TL- 16.000,00TL= 32.620,37 TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı- karşı davacı ... şirketinin yapılan çalışmalar sonucu ... Elektrik şirketinin taahhüdü altındaki 307-343 numaralı direkler arasında ekili ve dikili alanlarda meydana gelen zarar ziyan bedelinin ... Elektrik şirketi nam ve hesabına ödenerek 21.482,80 TL yansıtma faturası kesildiğini, bu bedelinde mahsubunu talep etmiş ise de; söz konusu direk çalışmaları nedeni ile meydana gelen zararın niteliği ve miktarının neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, zarara ilişkin yapılmış bir tespit olmadığından ve üstünden uzun bir süre geçtiğinden yerinde tespit mümkün olmadığından bu yöndeki mahsup talebinin dikkate alınmadığı, yine ... şirketi tarafından 4.342,40 TL bedelli iş makinesi faturasının ... Elektrik adına ödendiği iddia edilmiş ise de; dosya içerisinde bulunan faturanın dava konusu işe ilişkin olduğu yönünde bir açıklama olmadığından, mahsubun da dikkate alınmadığı, ... şirketi, ... Elektrik şirketinin sözleşmeye göre işi 15/03/2016 tarihinde bitirmesi gerekir iken yükümlülüklerini 26/04/2016 tarihinde tamamladığı, 42 günlük gecikme olduğunu belirtilen nedenle gecikme cezası ödemesi gerektiğinden bahisle 72.905,24 TL fatura tanzim etmiş ise de; asıl yüklenici dava dışı ... Enerji…A.Ş ile işin sahibi TEİAŞ arasında düzenlenen 2. montaj durum tespit tutanağı ile 2 numaralı hakedişin tarihinin 26/04/2016 tarihi olduğu, dosya içerisinde işin 26/04/2016 tarihinden daha önce bitirildiğine ilişkin bir tespitin olmadığı, dolayısı ile ... Elektrik şirketinin işi 26/04/2016 tarihinde teslim ettiği, 15/03/2016-26/04/2016 tarihlerinde 42 günlük bir gecikme yaşanmış ise de; Borçlar Kanunu 179/2 maddesi gereğince ifaya ekli cezai şart talep edilmesi için eserin kabulü anında ya da açıkça cezai şart hakkını saklı tutulduğunun belirtilmesi ya da sözleşmede bu konuda ihtirazı kayıt konulmasına gerek olmadığına ilişkin açık hüküm olmasının gerektiği, sözleşmede bu yönde açık bir hüküm olmadığı, davalı- karşı davacının da kabulden önce gecikme cezası talebinin olduğu yönünde ihtirazı bir kayıt olmadan eseri kabul ettiği anlaşılmakla; cezai şart talep hakkının olmadığı, bu miktarın ... Elektrik şirketinin alacağından mahsup hakkı olmadığı yönünde kanaat oluştuğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporları itirazları karşılar ve denetime elverişli bulunmakla, bu raporlar kapsamında; ... Elektrik şirketinin ... şirketinden 32.620,37 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar açısından icra takibine yapılan itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verildiği, karşı dava açısından ise; karşı davacı ... şirketinin, ... Elektrik şirketi adına yapılan ödemeler ve kesilen faturalar mahsup edildikten sonra kendisinin 67.714,88 TL cari hesap alacağı olduğunu iddia etmekte ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları kapsamında ve yukarıda açıklanan nedenler ile ... şirketinin alacaklı olmadığı, aksine 32.620,37 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/17141 sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 32.620,37 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak ve miktar yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kararda müvekkili lehine hesaplanan 48.620,37TL alacaktan, eksik bırakıldığı ileri sürülen işlerin başka bir şirkete yaptırılması sebebiyle ödenen 16.000,00TL'nin mahsubuyla müvekkili lehine 32.620,37TL alacağa hükmedildiğini, bu 16.000,00TL'lık mahsubun usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik işler olarak zikredilen işlerin müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğu değerlendirmesine katılmadıklarını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, eksik iş olarak bahsedilen işlerin, sözleşme dışı işler olup bu işlerin yapılması için müvekkili ile pazarlık edildiğini, fiyat konusunda anlaşılamadığı için o işlerin yapılmadığını, taraflar arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi ortada olup; bahsedilen işlerin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığının açıkça görüldüğünü, dolayısıyla müvekkilinin sorumluluğunda olmayan ve ... Danışmanlık A.Ş.'ne yaptırılan işlerin ücretinin ödenmesi yükümlülüğünün karşı taraf ... A.Ş.'ne ait olduğunu, sözleşme dışı işler için müvekkili şirketle ücrette anlaşamayıp bu işleri başka bir şirkete yaptıran davalı şirketin, eksik iş iddiasının gerçek dışı olduğunu, diğer yandan hakediş raporlarının ... A.Ş. yetkilileri tarafından tanzim ve imza edildiğini, bu raporlarda müvekkili şirketin her hangi bir işi eksik yaptığından bahsedilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin alacağından mahsup yoluna da gidilmediğini, bu durumun dahi eksik bırakılan iş iddiasının gerçeğe aykırılığının delili olduğunu, eksik olduğu iddia olunan işlerin, sözleşme dışı ekstra işler olup, müvekkili ile yapılan pazarlıkta verilen ücreti az bulan müvekkilinin, teklif edilen ücretle bu işi yapmayı kabul etmediğini, yine ... şirketinin davadan önce ileri sürmeyip de davadan sonra tutanağa bağlayıp ileri sürdüğü iddia ve savunmanın iyi niyetli olmadığı ve değerlendirmeye alınmaması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Eserin kabulü anında açıkça cezai şart hakkının saklı tutulduğunun belirtilmediği gerekçesiyle, müvekkili şirketin gecikme cezası talep hakkını kaybettiği yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece de tespit edildiği üzere, davacı-karşı davalı şirketi işi eksik bıraktığından müvekkilince işin kabulünün söz konusu olamayacağını, eksik işlerin müvekkili tarafından tamamlandığını, eksik işler nedeniyle hiçbir zaman taraflar arasında kabul tutanağı düzenlenmediğini, dosya kapsamında sunulmuş herhangi bir kabul tutanağı da bulunmadığını, hal böyleyken, var olmayan bir kabul tutanağında müvekkili şirketin cezai şart hakkını saklı tuttuğunu belirtmeden eseri kabul etmiş olduğuna dair kanaatin hiçbir dayanağı ve geçerliliği bulunmadığını, hem dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında hem de mahkeme kararında, davacı-karşı davalının işi 42 gün gecikmeli olarak bitirdiği ve bunun sözleşmedeki karşılığının 61.784,10 TL gecikme cezası olduğunun açıkça tespit edildiğini, alt yüklenici firmanın kendisinden acilen beklenen direk montaj çalışmalarını zamanında yapamadığını, işleri eksik bıraktığını ve sözleşmeye göre iş bitiş tarihi olan 15.03.2016 tarihinden TEİAŞ’ca yapılan hakediş tespiti (26.04.2016) tarihine kadar 42 günlük gecikme ortaya çıktığından sözleşmeye uygun olarak 1.471,05x42 gün=61.784,10 TL ceza kesildiğini, dava konusu işin teslimi ve müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın kabulünün söz konusu olmadığını, davacı-karşı davalı alt yüklenici şirketin, sözleşme ile yüklendiği işleri tamamlamadığını, bir kısım işleri ve ödemeleri yapmadan işi eksik bıraktığını, bu kapsamda, işin alt yüklenici tarafından teslim edildiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca taraflar arasında imzalanan Alt Yüklenici Sözleşmesinin 10.2.3 maddesindeki, "Gecikme cezaları, hakedişlerden Alt Yükleniciye hiçbir ihtarda bulunmaya ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesilir." açık düzenleme karşısında, müvekkili şirketin gecikme cezası talep edebilmesi için herhangi bir ihtara ya da ihtirazi kayda gerek olmadığını, nitekim gecikme cezasının bu maddedeki yetkiye dayalı olarak hakedişten kesildiğini, faturanın düzenlenerek davacı-karşı davalı şirkete gönderildiğini, kaldı ki müvekkili şirket tarafından alt yüklenici şirketin eksik bıraktığı işler ve ödemeler tamamlandıktan sonra 30.12.2016 tarihli 3 nolu kesin hakediş düzenlenerek davacı-karşı davalı alt yüklenici şirketin sözleşmede yazılı tebligat adresine gönderildiğini, ancak hakedişin davacı-karşı davalı tarafından teslim alınmayarak bila tebliğ iade edildiğini, taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesinin 2.3 ve 31. maddelerine göre, her iki tarafın 2.1 ve 2.2 maddelerinde belirtilen adreslerini tebligat adresi olarak kabul ettiklerini, adres değişikliklerinin usulüne uygun şekilde yazılı olarak karşı tarafa tebliğ edilmedikçe, en son bildirilen adrese yapılacak tebliğin, ilgili tarafa yapılmış sayılacağını, buna göre, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve gecikme cezasını da içeren 30.12.2016 tarihli kesin hakedişin davacı-karşı davalı şirkete sözleşmeye uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacı-karşı davalı tarafından sözleşme adresine gönderilmesine rağmen kasıtlı olarak teslim alınmayan 3 nolu kesin hakedişte, gecikme cezası ile adına yapılan ödemelerin yer aldığını, davacı-karşı davalı tarafından bu hakedişe karşı hiçbir itiraz ileri sürülmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından gecikme cezası talep edilmeksizin işin kabul edildiği yönündeki görüşün tamamen hatalı olduğunu, tüm bunlara ek olarak, sözleşmenin 12.7 maddesine göre, "Alt Yüklenicinin bu sözleşmeden kaynaklı doğmuş ve doğacak alacakları Yüklenicinin bu sözleşmeden doğacak alacaklarının teminatı olarak Yükleniciye rehinlidir." yine 11.4 maddesine göre, "Teminatlar ve Yüklenici alacağı olarak tahakkuk eden bedeller öncelikle Yükleniciye rehinlidir. Yüklenici rehinden doğan haklarını işin her aşamasında kullanabilir. Bu hakkın kullanılmamış olması Yüklenicinin doğmuş ve doğacak alacağı olmadığı anlamına gelmez." denildiğini, tüm bu hususlar ve ilgili sözleşme maddeleri bir arada değerlendirildiğinde, müvekkilinin ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin işi kabul ettiği ve bu nedenle gecikme cezası talep hakkının olmadığı yönündeki hükmün hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı-karşı davalı nam ve hesabına ödenen 21.482,80 TL tutarındaki zarar, ziyan bedelinin mahsup edilemeyeceği yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeye göre, direklerin montajı için ekili ve dikili alanlarda zorunlu olarak açılan ulaşım yollarında verilen zarar-ziyanların alt yüklenici tarafından ödeneceğini, sözleşme fiyatına, verilmesi muhtemel bu zarar-ziyan bedelleri de dahil olduğundan alt yükleniciye zaten ödenmekte olduğunu, ancak alt yüklenici TEİAŞ’ca yapılacak geçici kabul çalışmalarını beklemeden şantiyeden ayrıldığı için taahhüdündeki 307-343 nolu direkler arasında verdiği zarar-ziyan bedellerinin zorunlu olarak alt yüklenicinin nam-ı hesabına ödenerek B 803616 nolu yansıtma faturası düzenlendiğini, kesilen bu faturaya ait ödeme belgeleri ve zarar - ziyan çizelgesini dosyaya sunduklarını, davacı-karşı davalı tarafından işin eksik bırakıldığı, kalan tüm işlerin nam ve hesabına müvekkili tarafından tamamlatıldığının mahkeme kararında kabul edildiğini, kırsal kesimde yer alan söz konusu zarar gören vatandaşlara genellikle elden ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu, yapılan bu zarar-ziyan ödemelerine ilişkin belgelerde ilgili köy muhtarlarının imza ve onayları bulunduğunu, kırsal kesimde yapılmakta olan bu tür işlerde bu yöntemin çoğunlukla zorunlu olarak uygulandığını ve işveren idarenin de bilgisi dahilinde olduğunu, söz konusu tutarların müvekkili tarafından ilgili muhtarların gözetiminde hak sahiplerine ödenmiş olmasına rağmen, mahkemece bu tutarların alt yükleniciye rücu edilemeyeceği yönünde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı-karşı davalının eksik bıraktığı işler kapsamında kiralanan iş makinası bedelinin mahsup edilemeyeceği yönündeki kararın da hukuka aykırı olduğunu, taşeron ... Elektrik firmasının ... Ltd. Şti.'den kiraladığı vinç ve greyder için yapılan harcamaların B 803540 nolu fatura ile taşeron firmaya yansıtıldığını, güzegah planı ve taşeron ... Elk. Ltd. Şti.’nin taahhüdündeki 307-343 nolu direkler arasına (37 direk) ilişkin görüntünün 24.12.2020 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, bu planlardan da görüleceği üzere taşeronun taahhüdündeki 307-343 nolu direkler arasındaki 37 adet direğin Tekirdağ ili Çorlu ilçesi sınırları içerinde olduğunu, bu nedenle, taşeron firma tarafından Tekirdağ ili Çorlu ilçesinde faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. firmasından kiralanan vinç ve greyder bedeli taşeronun işini tamamlamadan şantiyeden ayrılması nedeniyle, kalan çalışmalar için ... Enerji A.Ş. tarafından ödendiğini, bu bedelin ödendiğine ilişkin 3.870,40 TL tutarında banka dekontunun da aynı tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu, tüm bu delillere rağmen, dosyada bulunan faturanın dava konusu işe ilişkin olduğu yönünde bir açıklama bulunmadığından bahisle taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi kurulunca düzenlenen 19.03.2022 tarihli 3. ek raporda sunulan belgelerin incelemesinin mali müşavir ve harita mühendisi/tapu fen memuru bilirkişiler tarafından yapılabileceğinin beyan edildiğini, bu rapor doğrultusunda mahkemece ek bilirkişi raporu alınması talep edilmesine rağmen, mahkeme tarafından anılan inceleme yapılmadan, delileri değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, ayrıca bu incelemenin neden yapılmadığına ilişkin olarak gerekçeli kararda herhangi bir hukuki gerekçe de sunulmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında ... (Kuzey) EIH yapım işinin bakiye (307-343 arası) 37 adet direğin üst montaj işleri kısmının yapımı işi konulu 21.08.2015 tarihli sözleşmenin akdedildiği ihtilafsızdır. Asıl dava, sözleşme kapsamında bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Karşı dava ise, karşı davalı nam ve hesabına yapılan ödemeler ve gecikme cezasının da mahsubuyla fazla ödeme iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Mahkeme kararında tarafların iddia, savunma ve delilleri değerlendirilerek kabul ve ret gerekçesinin gösterilmesi gerekir. Bu kapsamda bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Alınan bilirkişi raporunun denetlenebilir nitelikte ve taraf iddia, beyan ve savunmaları noktasında da teknik tespit ve değerlendirmeleri içermesi gerekir. 6100 Sayılı HMK'nın 281/2. maddesinde “Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.” HMK'nın 281/3.maddesinde " Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir." hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporda tarafların bir kısım iddia ve beyanları yönünden kendi uzmanlık alanları dışında kaldığını belirtilerek mahkemenin takdirine atıfla rapor düzenlenmiş olmakla, denetlenebilir nitelikte bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmenin 10.2.2. maddesinde alt yüklenicinin işi süresinde bitirmediği takdirde geçen her gün için alt yükleniciden sözleşme bedelinin %06'sı oranında gecikme cezası kesileceği belirtilmiş, 10.2.3 maddesinde "Gecikme cezaları hakedişlerden alt yükleniciye hiçbir ihtarda bulunmaya ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesilir..."hükmüne yer verilmiş olup, bu hükme göre ifaya ekli cezai şartın ihtirazi kayda gerek olmaksızın kesilebileceği de dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşme, ekleri yazışmalar gerektiğinde dava dışı asıl iş sahibiyle yapılan sözleşme ve ekleri de değerlendirilmek suretiyle tarafların bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılar şekilde denetlenebilir nitelikte konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak buna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, sair istinaf nedenleri ve esası incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.05.2022 gün ve 2017/816 E., 2022/397 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a. 6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı- karşı davalı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5- Davalı- karşı davacı tarafından yatırılan 558,00 TL ve 80,70 TL olmak üzere toplam 638,70 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçları ve yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 05.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır