Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1629 E. 2026/719 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1629
- Karar No
- 2026/719
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1629 Esas 2026/719 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1629 KARAR NO : 2026/719
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/12/2020 NUMARASI : 2018/559 Esas 2020/728 Karar
DAVA : Banka Teminat Mektubunun Depo Edilmesi DAVA TARİHİ : 13/08/2018 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Taraflar arasındaki banka teminat mektubunun depo edilmesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... İnş ve Tic. A.Ş yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnş ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil olduğunu, sözleşme uyarınca davalı asıl borçluya verilen teminat mektuplarının bankaya iade edilmediğini, ödemelerin aksadığını, kredi hesabının kat edildiğini, davalılar tarafından teminat mektubu bedellerinin depo edilmediğini belirterek mer'i teminat mektuplarından kaynaklanan 2.272.150,00 TL'nin davalılar tarafından müvekkili bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... Gayrimenkul Yat. ve Yön. A.Ş. ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın risk altında olmadığını, teminat mektuplarının geçerlilik sürelerinin sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ..., ... ve ... End. Yat. Hol. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine ilişkin talebinin müvekkillerinin kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, kefalet sözleşmesinde davalıların teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden açıkça sorumlu tutulmadıklarını, verilen teminat mektuplarına karşı hiç bir riski bulunmayan bankanın mektup bedellerinin depo edilmesini istemesinde hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı banka ile davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin 8.04 maddesinin g bendinde teminat mektubu bedellerinin müşteri tarafından depo edilmesine ilişkin düzenleme yer aldığı, ancak her iki sözleşmenin kefaleti düzenleyen hükümlerinde kefillerden gayri nakit alacağın depo edilmesinin talep edilebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, kefaletnamenin 3.12 maddesinde belirtilen kefilin gks'nin kefaletin niteliğine aykırı olmayan maddelerin uygulanmasını kabul ve taahhüt eder şeklindeki düzenlemenin davacı bankaya müteselsil kefillerden gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin talep hakkı vermeyeceği, her iki sözleşmede asıl borçlu olan davalı ... İnş. ve Tic. A.Ş yönünden davacı banka tarafından kredi hesabı kat edilerek nakit alacağın ödenmesi ve dava konusu edilen teminat mektupları nedeniyle gayri nakit alacağın depo edilmesi talebini içeren ihtarnamenin keşide edilmesi üzerine sözleşmelerin 8.04 maddesinin g bendi gereğince asıl borçlu davalıdan muaccel hale gelen gayri nakit alacağın depo edilmesini talep hakkının doğduğu, ihtarnamede belirtilen ve dava konusu edilen 2.250,000,00 TL mer'i teminat mektubu bedeli ile halen icra kasasında bulunduğu ve davacı bankaya iade edilmediği anlaşılan 9.150,00 TL teminat mektubu bedeli toplamı 2.259.150,00 TL gayri nakit alacağın davalı asıl borçlu ... İnş. ve Tic. A.Ş tarafından davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, dava tarihinden sonra ödenerek nakde dönüştüğü anlaşılan 13.000,00 TL teminat mektubu bedelinin tazmin tarihinden itibaren sözleşmenin temerrüdü düzenleyen 10.2 maddesi gereğince davacı vekilinin 15.12.2020 tarihli dilekçesinde bildirdiği cari hesap faiz oranının %50 fazlası olan %26,25 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı asıl borçlu ... İnş. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı ... İnş ve Tic. A.Ş yönünden davanın kabulüne, 2.259,150,00 TL teminat mektubu bedeli gayri nakit alacağın davalı ... İnş ve Tic. A.Ş tarafından davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine, tazmin edilen teminat mektubu bedeli 13.000,00 TL'nin 24.05.2019 tazmin tarihinden itibaren işleyecek %26,25 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı ... İnş ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının diğer davalılara yönelik davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kefillerin, genel kredi sözleşmesinin 8.04 maddesi, kefaletnamenin 3.12 ve 4.maddesi gereğince teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduklarını, mahkemenin imzalanan sözleşmelerdeki düzenlemelerin müvekkili bankaya gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin talep hakkı vermeyeceği yönündeki değerlendirmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan 06.01.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin 8.04 maddesi: "...banka, sebep göstermek zorunda olmaksızın, g) üç günlük süre içinde mevcut kefillerin değiştirilmesini veya yeni kefil ve teminat gösterilmesini, b) ve/veya ödemeye davet edilmemiş ve komisyon müşteri tarafından düzenli olarak ödenmiş olsa dahi, göreceği lüzum üzerine, teminat mektubu ve kontrgaranti muhteviyatının o tarihteki ana para, faiz, komisyon gider vergisi ve diğer masrafları ile birlikte nakden ve defaten, faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere 3 gün içinde banka’ya depo edilmesini talep etmeye; bu talebin yerine getirilmemesi halinde ihtiyati haciz ve diğer kanun yollarına başvurmaya yetkili olduğunu müşteri şimdiden kabul eder...” hükmüne içerdiğini, genel kredi sözleşmesinin borçlu ve kefillerce imza edilmesi ile bu hükmün kabul edildiğini, davalı kefiller tarafından imzalanan kefaletnamenin 3.12.maddesi "...kefil, banka ve/veya kefiller arasındaki gks'nin,kefaletin niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının uygulanmasını ve bu maddelerde yer alan hususları aynen kabul ve taahhüt eder...", 4.maddesi ise "... 06.01.2014 tarih ve k1 000950370 numaralı genel kredi sözlşemesi'ni, okudum, hükümlerini kefil olarak aynen kabul ediyorum..." hükmünü içerdiğini, belirtilen açık düzenlemeler gereğince davalı kefillerin gayri nakit borçların depo edilmesinde sorumlu olduklarını belirterek ilk derece mahkemesi kararının davalı kefiller yönünden kaldırılmasına, davalı kefiller yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubu bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalılar ..., ... İnşaat ... A.Ş. ve ... Gayrimenkul... A.Ş. vekili davacı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliği üzerine sunduğu 09/10/2023 tarihli dilekçesinde karara karşı istinaf itirazlarını ileri sürmüş ise de, 05/06/2026 tarihli dilekçesinde sunulan dilekçenin istinaf dilekçesine cevap dilekçesi olduğunu, sehven ve maddi hata neticesinde davacı tarafından verilen istinaf başvurusunun reddi, istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesi ibarelerine dilekçede yer verildiğini, karara karşı taraflarınca yapılmış müstakil bir istinaf başvurusu ya da katılma yoluyla istinaf taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi davacı vekilinin davalı kefiller hakkında verilen karara yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak yapılmıştır. Dava dilekçesinde işbu dava ... İnşaat ve Tic. A.Ş.'ye de yöneltilmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sırasında 17/09/2020 tarihli celsede anılan davalı hakkındaki davanın tefrikine karar verilmiştir. Davacı ile davalı ... ... A.Ş. arasında 06/01/2014 tarihli 12.000.000,00 Usd limitli, 12/11/2015 tarihli 1.750.000,00 Usd limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, anılan sözleşmelerden 06/01/2014 tarihli sözleşmede davalılar ..., ... ... A.Ş., ...'nun aynı limit ile müteselsil kefil olduğu, diğer davalıların kefaletinin bulunmadığı, anılan sözleşmelerden 12/11/2015 tarihli sözleşmede davalılar ... Gayrimenkul ... A.Ş'nin 1.950.000,00 Usd limit ile, davalı ...'ın 1.750.000,00 Usd limit ile müteselsil kefil olduğu, diğer davalıların kefaletinin bulunmadığı, kefaletlerin sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı yan genel kredi sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarından kaynaklanan gayri nakit alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava konusu teminat mektuplarının depo edilmesinden davalı kefillerin sorumlu olup olmadığı, dava tarihinden sonra teminat mektubu bedelinin tazmin edilmiş olmasının davalı kefillerin sorumluluğunu doğurup doğurmayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı ... ... A.Ş arasında 06/01/2014 ve 12/11/2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. 06/01/2014 tarihli sözleşmede davalılar ..., ......A.Ş., ...'nun, 12/11/2015 tarihli sözleşmede davalılar ... Gayrimenkul ... A.Ş, davalı ... müteselsil kefil olarak yer almaktadır. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesinden kefilin sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir. Kefil 3. kişinin borcunu teminat altına alarak yükümlülük altına girdiğinden kefile yükümlülük getiren düzenlemelerin sözleşmede açıkça yer alması gerekir. Bu nedenle sözleşmedeki müşteri hakkında yer alan hükümlerin kefil hakkında da uygulanacağına ilişkin hükmün varlığı halinde dahi, kefilin teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılamayacaktır (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarih ve 2017/11-36 Esas 2020/290 Karar sayılı ilamı). Dava konusu teminat mektuplarının dava tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönüşmesi halinde de her dava açıldığı tarihe göre çözümlenir kuralı gereği davalı kefillerin dava tarihinde depo edilmesinden sorumlu bulunmadığı teminat mektubunun tazmin edilmesi nedeniyle tahsilinden sorumlu olması sonucunu doğurmayacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece dava konusu teminat mektuplarının verildiği ve davalı ... ... A.Ş dışındaki diğer davalıların kefil olarak imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinde teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakdi kredi borcunun deposundan kefillerin sorumlu olduğuna yönelik açık bir hüküm bulunmadığı, davadan sonra teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüşmüş olmasının dava tarihi itibarıyla anılan davalıların sorumluluğunu doğurmayacağı gözetilerek davalı kefiller hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan rapor, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içermeyip, dosya üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanmış ve teminat mektuplarının hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında düzenlendiğine ilişkin bir tespite yer verilmemiş ise de, her iki genel kredi sözleşmesinde de kefillerin teminat mektubunun depo edilmesinden sorumlu bulunduklarına ilişkin açık hüküm bulunmadığının anlaşılması karşısında işbu dosyada banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmamış olmasının ve teminat mektuplarının hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında verilmiş olduğunun tespit edilmemiş olmasının sonuca bir etkisi görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.