Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1587 E. 2023/1656 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1587
Karar No
2023/1656
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2024/1762 KARAR NO: 2024/1891 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2024 ESAS NO: 2023/960 KARAR NO: 2024/723 DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/10/2024 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:11/10/2024 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarih ve 2023/960 Esas 2024/723 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Kayseri 6. Aile Mahkemesi'nin 2021/540 Esas sayılı dosyasından yazılan 03/08/2021 tarihli müzekkere ile ...'a karşı açılan katılma alacağı davası sebebi ile hesaplarındaki hak ve alacağa ihtiyati tedbir konulması istendiğini, müvekkili bankanın aynı gün verdiği cevapla ilgili hesaplara ihtiyati tedbir kaydını işleyerek müzekkereye cevap verdiğini, devam eden dava sebebi ile de taraflardan ...'ın tedbirlerden bilgisi bulunduğunu, hatta tedbire konu karara itiraz ettiğini, itiraz üzerine istinaf mahkemesinin tedbir kararı içeriğini değiştirdiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/1729 Esas - 2021/1745 Karar sayılı istinaf mahkemesi kararında "Taraflar arasında boşanma davasının açıldığı 27/07/2021 tarihi itibarıyla QNB Finansbank ve ...Bankası'nda davalı ...'a ait banka hesaplarına yatırılan ve yatırılacak olan meblağlar ve değerler yönünden ihtiyati tedbirin kaldırılmasına" karar verildiğini, kararın uygulanması ile ilgili olarak meydana gelen bir hata sebebi ile hesaplardaki tüm tedbirin sehven kaldırıldığını, ve bu anda tedbirden haberdar olan ... tarafından bilerek ve isteyerek tedbir kararına aykırı hareket edildiğini, 13/12/2021 tarihinde müvekkili bankadaki bazı hesaplarından toplam 1.629.570,06-TL ve 28.655,07 USD'nin ...'ın tek ortağı, sahibi ve yetkilisi olduğu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin Vakıflar Bankası T.A.O. Hesaplarına aktarıldığını, bunun üzerine haksız olarak aktarılan tutarlara tedbir konulabilmesi için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/5 D.iş sayılı dosyası ile müvekkili banka tarafından tedbir talep edildiğini, mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalılar tarafından tedbire yapılan itirazın ise reddine karar verildiğini, tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yöneltilemeyeceğini, ancak tüzel kişiliğin kötüye kullandığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğunun cihetine gidilebileceğini, ...'ın tedbir kararının varlığını bildiği halde ilgili tutarları tek sahibi ve yetkilisi olduğu şirket hesabına haksız olarak aktarmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, ... ile davalı şirket arasındaki organik bağ dikkate alındığında, tedbir kararına aykırı olarak yapılan aktarımdan her iki davalının sorumluluğu bulunduğunu bildirerek 1.629.570,06-TL ve 28.655,07 USD'nin Kayseri 6. Aile Mahkemesi'nin 2021/540 Esas sayılı dosyasından konulan tedbire konu durumun eski hale getirilmesinin teminatı olmak üzere davacı bankaya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkilinin sözde kötüniyetli eyleminden zarar gören ya da menfaati etkilenen tarafın davacı olmayacağını, davacı dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı bankaya 02/12/2021 tarihinde müvekkiline ait hesaplar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına dair Kayseri Aile Mahkemesi'nden yazı tebliğ edildiğini, müvekkilinin ise söz konusu tutarları 13/12/2021 tarihinde borçlu olduğu şirkete aktardığını belirttiğini, tedbirin 02/12/2021 tarihinde kaldırıldığını, müvekkilinin ise söz konusu tutarları 13/12/2021 tarihinde aktardığını, tarihler arasında 11 günlük süre olduğunu, bu süre göz önünde bulundurulduğunda kast unsurunun söz konusu olayda bulunmadığının açık ve net olduğunu, doktrin ve Yargıtay kararları uyarınca bilinmektedir ki şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup, müvekkilinden bağımsız olarak alacaklı ve borçlu sıfatı taşıdığını, müvekkilinin, davalı şirkete borçlu iken, davalı şirketin de 3. Kişilere karşı yaklaşık 26.000.000,00-TL değerinde borcu bulunduğunu, davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/5 D.iş sayılı dosyası ile tedbir talebinde bulunduğunu, alınan tedbir kararına karşı itirazlarının reddedilmesi üzerine söz konusu kararın müvekkili tarafından istinaf edildiğini, dolayısıyla tedbir kararının henüz kesinleşmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Mahkememizin davanın kabulüne ilişkin 13/06/2023 tarihli kararı davalı tarafça istinaf edilmiş olunup Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1587 E. 2023/1656 K. Sayılı ilamı İDM kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararında "Somut olayda davalı ... davacı banka nezdinde bulunan parasını EFT yoluyla diğer davalının hesabına aktarmış olup havalenin yapıldığı tarih itibariyle hesap üzerinde ihtiyatı tedbir kararı bulunmayıp davalının kendi hesabı üzerinde dilediği şekilde tasarruf etme yetkisi bulunmaktadır. Banka, dava dışı kişiler arasında görülen boşanma ve alacak davasında taraf olmadığı gibi ancak varsa tedbir kararının hatalı şekilde kaldırılmasından dolayı 3. kişiye karşı sorumluluğu doğabilecektir. Davalı bankanın tedbir kararının kaldırılmasından dolayı dava tarihi itibariyle somut bir zarara uğrayıp uğramadığı başka bir deyişle dava dışı 3. kişi tarafından bankaya karşı açılıp kesinleşen bir takip ve dava dosyası sonucu banka tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığı, bu anlamda 3. kişiye de halefiyetin söz konusu olup olmadığı araştırılmadan yine davalı ... tarafından diğer davalıya gönderilen paraların 27.07.2021 tarihinden önce hesapta bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kayıtlarına göre 27.07.2021 tarihinden sonra davalı ...'a yapılan havalelerin davalının hesabında gözüküp gözükmediği araştırılmadan bu konuda banka kayıtları bilirkişi marifetiyle incelenmeden,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür." denilmekle öncelikle davacı banka vekiline davaya konu alacak nedeniyle 3. Kişiler tarafından davacı banka aleyhine takip başlatılıp başlatılmadığı, dava açılıp açılmadığı hususunda beyanda bulunmak ve varsa dosya bilgilerini sunmak üzere süre verilmiştir. Ara karar doğrultusunda davacı vekili 02/04/2024 tarihli dilekçesi ile tedbirin kaldırılması nedeniyle 3. Kişi tarafından davacı bankaya karşı açılan bir dava veya yürütülen takip bulunmadığına dair beyanda bulunduğu görülmektedir. Akabinde dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilerek davalı ... tarafından diğer davalı şirkete gönderilen paraların 27.07.2021 tarihinden önce hesapta bulunup bulunmadığı, davalı şirketin kayıtlarına göre 27.07.2021 tarihinden sonra davalı ...'a yapılan havalelerin davalının hesabında gözüküp gözükmediğine ilişkin açıklamalı rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... tarafından davalı şirklete gönderilen paraların 27.07.2021 tarihinden önce davalı ... hesaplarında toplam 1.603.051,43 TL ve 28.655,07 USD olarak bulunduğu, ... nolu vadesiz mevduat hesabının 27.07.2021 tarihinde 191.954,59 TL bakiyesinin bulunduğu, ... nolu hesaba virmanın yapıldığı 10.12.2021 tarihine kadar değişik kişilerden gelen tutarlarla birlikte toplam 347.965,93 TL'ye ulaştığı, ... nolu vadesiz mevduat hesabının 27.07.2021 tarihinden önce 1.130.084,00 TL bakiyesinin bulunduğu, havalenin yapıldığı 10.12.2021 tarihine kadar geçen sürede faiz getirileri ile birlikte toplam 1.199.822,33 TL'ye ulaştığı, davalı ...'a ait hesaplar incelendiğinde, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti şirketi tarafından gönderilen herhangi bir tutarın bulunmadığı, tespit edilmiştir. Hal böyle iken davalı ...'ın banka hesabı üzerindeki tedbirin kaldırılması nedeniyle hesabından kendisine ait davalı şirkete para transferinde bulunduğu sabit ise de hali hazırda davacı bankaya karşı açılmış bir dava veya takip bulunmadığı, dolayısıyla davacı bankanın zararının da bulunmaması sebebiyle eldeki davanın erken açılmış dava niteliğinde olması, davacının iş bu davanın açılmasında henüz hukuki yararının bulunmadığı açıktır.( Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/2665 E. 2018/7278 K. Sayılı ilamı aynı yöndedir.) HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. HMK'nın 115/2 maddesine göre; Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu sebeple Mahkememizce davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilerek hüküm ihdas edilmiştir. 1-Davanın hukuki yarar dava şartı eksikliği sebebiyle HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; huzurdaki davanın açılmasında müvekkili bankanın hukuki yararının mevcut olduğunu, mevcut tedbir kararı ve müvekkili yönünden sonuçlarının anlaşılabilmesi için davalı ... ...ın tarafı olarak bulunduğu Kayseri 6. Aile Mahkemesi'nin 2021/540 Esas ve Kayseri 2. Aile Mahkemesi'nin 2021/490 Esas sayılı dosyalarının dava dosyasının içerisine alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, davalı ...'ın bilerek ve isteyerek tedbir kararını ihlal ettiğini, dürüstlük kuralına aykırı olarak kötü niyetle davranışını gerçekleştirdiğinin dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının tek yetkilisi ve ortağı olduğu şirkete borçlanmasının dahi yasa ve yerleşir Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle dilekçelerinin ve istinaf başvurularının kabulü ile mahal mahkemesi kararının kaldırılmasını, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.629.570.06 TL ve 28.655,07 USD nin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/1729 Esas, 2021/1745 Karar sayılı kararı ile değiştirilen Kayseri 6. Aile Mahkemesi'nin 2021/540 Esas sayılı dosyasından müvekkili bankaya yazılan tedbire konu durumunun eski hale getirilmesinin teminatı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili bankaya iadesini dava devam ederken müvekkili banka tarafından tedbir kapsamında ödeme yapılması halinde davanın istirdata dönerek ödenen tutarın , ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili bankaya ödenmesini, arabuluculuk aşamasında müvekkili banka tarafından ödenen arabuluculuk ücretinin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili bankaya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, ihtiyati tedbir kararının yanlış uygulanması (davacının hesabındaki mevduatın diğer davalı hesabına havale edilmesi ) dolayısıyla hak kaybına uğranılmaması açısından eski hale getirme istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, Dairemiz kaldırma kararı öncesi ve sonrasında toplanan deliller ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden (Dairemiz kaldırma ilamı gereğince ) aldırılan rapordaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinafa konu edilen işbu nihai kararın HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 16/07/2024 tarih ve 2023/960 E. - 2024/723K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacının yaptığı istinaf posta/yargılama giderinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile,HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1587, K. 2023/1656, T. 10.12.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1587-e-2023-1656-k-cc73b3a6197b