Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/151 E. 2023/2540 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/151
- Karar No
- 2023/2540
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2022 NUMARASI : Esas Karar
İSTİNAF EDEN DAVACILAR :1-... - (T.C Kimlik No: ... ) 2-... - (T.C Kimlik No: ... ) 3-... - (T.C Kimlik No: ... ) 4-... - (T.C Kimlik No: ... ) VEKİLİ : Av. ... - [1
İSTİNAF EDEN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/12/2023 YAZIM TARİHİ : 26/12/2023 Davacılar tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan istirdat davasında 10/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın 30/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak müvekkilleri ..., ..., ... ve ... kaldığını, murisin ölmeden önce 2018/10.ayda, davalı Bankadan Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi aracılığıyla 2024/1.aya kadar (5 yıl geri ödeme) taksit süreli 100.000TL tutarında işletme kredisi kullandığını, murisin kredi geri ödeme süresi içinde 30/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatı üzerine Banka kredisinin geri kalan kısmının müvekkilleri tarafından 71.090,98TL olarak 23/09/2020 tarihinde davalı Bankaya ödenerek, kapatılmak zorunda kalındığını, mirasçıların davalı Bankanın kredi kullandırmak için zorunlu olarak yine kendi ve/veya bağlantılı Türkiye Hayat Emeklilik Sigorta sigorta şirketi aracılığıyla hayat sigortası yaptığını öğrendiklerini, müvekkillerinin ödenen bedellerin iadesi için bankaya başvuruda bulunduklarını ancak ölüm tarihinde hayat sigortası olmadığı savunması ile karşılaştıklarını, bankanın zorunlu olarak yaptırdığı hayat sigortasını geri ödeme süresi olan 5 yıl için yaptırmaması ve/veya 1 yıllık süre dolmadan kredi hayat sigortasının yenilenmesi gerektiğine ilişkin olarak murise bildirim yapmaması ve/veya hayat sigortasını otomatik olarak yenilememesi/yenilenmemesi nedeniyle kusurlu olarak davrandığını ve müvekkillerinin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkillerinden haksız tahsilat yaptığını, davadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilleri tarafından yersiz olarak ödenen ve Banka tarafından tahsil edilen kredi tutarının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması üzere şimdilik 35.545,00 TL'sinin işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının istirdat davası açma hakları bir yıllık süreye tabi olduğundan davacının dava açma hakkının sona erdiğini, dava konusu kredi borcunun 23.09.2020 tarihinde ödendiğini, davanın ise 14.02.2022 tarihinde açıldığını, hak düşürücü süre sonrasında açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın kredi kullanımında hayat sigortası yapılması zorunluluğunun bulunmadığını, bu durumun yapılan kredi çerçeve sözleşmesi ve sözleşme öncesi ön bilgilendirme formu içeriğiyle de sabit olduğunu, müvekkili bankanın hayat sigortası yapılması hususunda müşterinin talebi doğrultusunda isteğe bağlı işlem yaptığını, bankanın sigortaya ilişkin süre uzatım işlemini de müşteriye bildirme yükümlülüğünün evleviyetle bulunmadığını, davacıların bu konuya ilişkin iddialarına ne akitten kaynaklı, ne de kanundan kaynaklı bir dayanağı bulunmamakla birlikte söz konusu iddiaların tamamen mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava; hayat sigortası poliçesinin yenilenmemesinden kaynaklanan maddi tazminatın kredi veren bankadan ve poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesiyle, muris ...'ın 30/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları davacıların kaldığını, murisin davalı banka aracılığıyla 2024/1.aya kadar (5 yıl geri ödeme) taksit süreli 100.000TL tutarında işletme kredisi kullandığını, murisin kredi geri ödeme süresi içinde vefat ettiğini, murisin vefatı üzerine Banka kredisinin geri kalan kısmı müvekkilleri tarafından 71.090,98 TL olarak 23/09/2020 tarihinde davalı bankaya ödendiğini, davalı bankanın Türkiye Hayat Emeklilik Sigorta Şirketi aracılığıyla hayat sigortası yaptığını, müvekkillerinin ödenen bedellerin iadesi için bankaya başvuruda bulunduklarını ancak ölüm tarihinde hayat sigortası olmadığı savunması ile karşılaştıklarını, bankanın zorunlu olarak yaptırdığı hayat sigortasını geri ödeme süresi olan 5 yıl için yaptırmaması veya 1 yıllık süre dolmadan kredi hayat sigortasının yenilenmesi gerektiğine ilişkin olarak murislerine bildirim yapmaması nedeniyle kusurlu davrandığını, bu nedenle müvekkilleri tarafından ödenen 35.545,00TL'sinin işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kredi borcunun 23.09.2020 tarihinde ödendiğini, davanın ise 14.02.2022 tarihinde açıldığını, hak düşürücü süre sonrasında açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın kredi kullanımda hayat sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, bu durumun yapılan kredi çerçeve sözleşmesi ve sözleşme öncesi ön bilgilendirme formu içeriğiyle de sabit olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş'ye yazılan müzekkere cevabında müteveffa muris ... adına açılmış Bireysel Emeklilik Sözleşmesi veya Hayat sigorta poliçesi bulunmadığı bildirilmiştir. Dosya taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm ve tespiti için bankacılık işlemleri alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir. 25/10/2022 tarihli raporda neticeten; davacılar murisi ...'ın davalı Bankanın Nalçacı/Konya Şubesinde 18.10.2018 tarihinde 150.000,00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesini imza ettiği, sözleşmenin dava dışı Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Kefalet Kooperatifi ile birlikte davacı ... tarafından 150.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiği, Sözleşmeye istinaden aynı gün, ilk taksit ödemesi 18.01.2019 tarihinde başlamak üzere 3 er aylık dönemlerle 21 taksitte ödenmek üzere 100.000,00 TL kredi kullandırıldığı, kullandırılan kredi tutarı üzerinden 6.000,00 TL kesinti yapıldığı, kredinin 20.07.2020 tarihinde 6 ncı taksiti ödendikten sonra murisin 30.07.2020 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları tarafından 23.09.2020 tarihinde 71.090,98 TL ödeme yapılarak kredinin kapatıldığı, krediyle bağlantılı olarak davalı Banka tarafından muris için hayat sigortası yaptırıldığı, .... Sertifika No.lu Kobilere Hayat Sigortası Başvuru Formu başlıklı poliçede sigorta başlangıç tarihinin 24.10.2018 bitiş tarihinin 24.10.2019 olarak belirlendiği, bir yıllık prim tutarı 900,00 TL nin murisin hesabına 24.10.2018 tarihinde borç kaydedildiği, poliçe ile 100.000,00 TL vefat teminatı ve 100.000,00 TL hastalık sonucu maluliyet teminatı belirlendiği, poliçede Halkbank Nalçacı Şubesinin kredi borcu kadar pay oranıyla dain-i mürtehin lehtar ve kanuni varislerin veraset ilamındaki pay oranlarıyla lehtar olarak gösterildiği, kullandırılan kredi için hayat sigortası yaptırılmasının banka için bir zorunluluk olmadığı gibi müşteri için de bir zorunluluk olmadığı, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Yönetmeliğinde sigortanın yenilenmesi sorumluluğunun tamamen müşteriye yüklendiği, bankaya da poliçe vadesinin bitmesinden 15 iş günü öncesinde sigortalıya bildirim yapma yükümlüğü getirildiği, dava konusu işlemde sigortalı murisin poliçenin yenilenmesi konusunda Banka nezdinde bir girişiminin bulunmadığı, davalı banka tarafından poliçe vadesinin bitiminden önce sigortalıya poliçe vadesinin bitim tarihi ve yenilenmesi gerektiği konusunda herhangi bir bildirim gönderilmediği, dava konusu kredi için davalı Bankanın Zafer Sanayi Şubesinde nakit olarak 23.09.2020 tarihinde 71.090,98 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme ile kredinin tamamen kapatıldığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır. Hazine Müsteşarlığı'nın 17/01/2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazetede yayımladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 2. fıkrasında, ihtiyari sigortalarda kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi kuruluşuna ait olacağı düzenlenmesi yer almaktadır. Anılan Yönetmeliğe göre, kredi süresi içerisinde yenileme yükümü kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma sorumluluğu da kredi kuruluşuna(bankaya) aittir. Konunun gerek anılan hüküm, gerekse sigorta hukuku kapsamında sigortalının yükümlülüğü yönlerinden değerlendirilmesinde; kredi süresi içerisinde poliçenin yenilenme sorumluluğunun esas itibarı ile sigortalıya ait olduğu, kredi kuruluşu açısından ise "bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmemiş olması" halinin müterafik kusur teşkil edeceği açıktır. Somut olayda, müteveffaya kullandırılan kredi kapsamında poliçenin yenilenmemesi hususuna ilişkin olarak davalı bankanın kusurlu olduğu mezkur yönetmelik hükümlerine göre aşikar olup, asıl yükümlülük kredi kullananda olmakla birlikte, bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen bankanın kredi yükümlüsünün vefatı neticesinde mirasçıların sorumluluğunu da doğuracak neticeye sebep olması nedeniyle, müterafik kusurlu olacağı takdir ve kanaatine varılarak, davacılar tarafından ödenen ve bilirkişi raporu ile tespit edilen bedelden, davalının kusuru nedeniyle %50 oranında mirasçıların uğradığı zarardan sorumlu olacağı kanaatine varılmış ve bu sorumluluk karşısında 35.545,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile; 35.545,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama safhasında alınan bilirkişi raporunun 2.sayfasında yapılan tespitlerde de görüleceği üzere; murise ait kredi sözleşmesinin 10/10/2018 tarihli olduğunu, murisin hesabında kredi sözleşmesinden sonraki tarih olan 18/10/2018 tarihinde 61,75TL bakiye mevcutken 18/10/2018 tarihinde 100.000TL tutarındaki kredi hesaba kaydedilmiş kredi üzerinden aynı gün yani 18/10/2018 tarihinde 5.500TL, 250TL ve 250TL olmak üzere 3 işlemde toplam 6.000TL kesinti yapıldığını ve daha sonra 24/10/2018 tarihinde ....numaralı hayat sigorta poliçesi için 900 TL prim tahsil edildiğini ve murisin kalan 93.160,00 TL'yi nakit olarak sigorta yaptırıldıktan sonra çekebildiğini, yargılama safhasında alınan bilirkişi raporunda her ne kadar kullandırılan kredi için hayat sigortası yaptırılmasının Banka için zorunluluk olmadığı belirtilmiş ise de devamında hayat sigortası yaptırmanın müşteri için de zorunluluğu olmadığının açıkça ifade edildiğini, bankanın kredinin ödenebilmesi için hayat sigortasını fiilen zorunlu tuttuğunu, hayat sigortası yapıldıktan sonra murisin krediyi çekebildiğini, banka müşterinin yaşından ötürü risk faktörü olarak görüp hayat sigortası yaptırmayı fiilen zorunlu tuttuğunu, alınan bilirkişi raporunda ilgili mevzuata yer verildiğini ve Bankanın sigorta poliçe vadesi bitmeden 15 iş günü içinde poliçenin biteceğine ilişkin bildirim yükümlüğü olduğunu, 15 gün kala murise süre bitimini haber vermemesi nedeniyle bankanın kusurlu olduğunu, bankanın açık kusuru dikkate alınarak müvekkillerince ödenen 71.090,98 TL kredi tutarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 35.545,00 TL'sinin mirasçılık payları ile orantısal olarak işleyecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken ödenen miktarın yalnızca yarısının iadesine karar vermesinin hatalı olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın murisin %50 kusurlu bulunan kısmının müvekkilleri lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Muris ...' ın imzaladığı Hayat Sigorta Formu adlı sözleşmeye bakıldığında; sözleşmenin iradi olarak yapıldığı ve yenileme taahhüdü içermediğinin görüldüğünü, yenileme taahhüdü bulunmayan sözleşmelerde taraflarınca bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklemenin haksız ve hakkaniyetli olmayacağını, davacılar murisi tarafından yaptırılan hayat sigortasının, kredi bağlantılı yapılmadığı gibi tarafların kendi iradeleri doğrultusunda hazırlanmış ve imza edildiğini, sözleşmenin kredi bağlantılı olduğu yönünde bir belge ve bilgi bulunmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda hayat sigortasının kredi bağlantılı düzenlenmiş olduğu bildirilse de bu tespiti kabul etmediklerini, Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği' nin Madde 13 – (1)' e göre: "Kredi kullananın sigorta şirketini seçme hakkı sınırlandırılamaz. Sigorta sözleşmesine veya kredi sözleşmesine sigortanın belirli bir sigorta şirketine yaptırılmasına ilişkin konan her türlü şart hükümsüzdür. Kredi kuruluşu, kredi kullananın başka bir sigorta şirketi veya sigorta aracısı yoluyla yaptırdığı, talep edilen teminat ile süre şartlarını sağlayan ve dain-i mürtehini kredi kuruluşu olan sigorta poliçesini kabul etmek zorundadır" denildiğini, bankalarının bu mevzuat maddesine aykırı davrandığı yönünde hiçbir ispat vasıtasının dosyada yer almadığını, poliçeye bakıldığında müşterinin bizzat kendi iradesiyle, 1 yıl süreli poliçe yaptırdığının anlaşıldığını, sigortanın ''Yenilemeli'' olarak düzenlendiği hususunda hiçbir bilgi, belge ve açık bir kayıt bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; istirdat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, davacıların murisinin Kredi Çerçeve Sözleşmesi kapsamında Esnaf Kefalet Kooperatifi kefaletiyle KOBİ'lere kullandırılan ticari kredi kullandığı anlaşılmıştır. Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin Tanımlar başlıklı 4/1-e maddesinde; Bu yönetmeliğin uygulanmasında, kredinin kredi kuruluşları tarafından verilen ve ticari nitelik taşımayan bireysel krediyi ifade ettiği düzenlenmiş olup, dava konusu kredi ticari kredi olduğu için Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerinin davaya konu ticari krediye uygulanması mümkün değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirme yapılması hatalıdır. Davacıların murisi ile davalı banka arasındaki kredi sözleşmesinde, kredi borçlusunun sigorta poliçesinin yenilenmesi talebinde bulunmadığı taktirde davalı bankanın resen poliçeyi yenilemek zorunda olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi davalı bankanın poliçenin vadesinin dolmasından önce yenilemeye ilişkin kredi borçlusuna bildirim yapma sorumluluğu olduğuna dair bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu sebeple davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığından davacıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi, davalının istinaf başvuru talebinin ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacıların davasının reddi yönünde HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE, 1-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, B)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2022 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan toplam 607,02 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan dava tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan toplam 662,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflara ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davacıların davasının REDDİNE, 2-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 607,02 TL peşin harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 337,17 TL harcın talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Hazine tarafından karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine 8-Konya.. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine, D)İlk derece mahkemesince yazılan 17/01/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına, E Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, F) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır