Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2023/147 E. 2023/2541 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/147
- Karar No
- 2023/2541
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 NUMARASI : Esas Karar
DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ... ) VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI : 1 VEKİLLERİ :Av. ... &Av. ...
DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/12/2023 YAZIM TARİHİ : 25/12/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 04/09/2019 tarihine kadar ortak olduğunu, şirketin tek yetkilisi olduğunu, ancak 04/09/2019 tarihinde şirket ortağı.... ...ile aralarında yapılan protokol ile ortaklıktan ayrıldığını, şirketten ortağının izni dışında hiç bir şekilde borç almadığını, şirket üzerindeki tüm aktif ve pasiflerini.... ...'a devrederek ayrıldığını, ayrılmadan önce aralarında birbirlerini ibra ettiklerine dair protokol imzaladıklarını ve ibralaştıklarını, ancak kendisinin Belçika'ya gittiği zaman davalı şirketin kendisine Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası ile icra başlattığını ve usulsüz tebligat ile takibi kesinleştirdiğini, gecikmiş itirazda bulunmasına rağmen itirazının kabul edilmediğini, davalı şirketten ödünç ve borç almadığını eskiden ortağı bulunduğu şirketten borç almadığını ve davalı şirkete borcunun olmadığını beyan ederek Konya .. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında dolayı borçlu olmadığının tespitne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını, davacı ...'in ... Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, 04/06/2018 tarihinde tescil edildiğini ve 18/06/2018 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, şirketin 07/12/2018 tarihli kararı ile her iki ortağın münferiden yetkili oldukları hususunda karar alındığını ve bu kararın 13/12/2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının müştereken ve münferiden yetkili olduğu dönemlerde kendi telefonundan yüklü miktarda internet bankacılığı ile şirket hesabından kendi hesabına para alındığını ve ödeme yapmayarak şirketi zarara uğrattığını, şirketin sermaye borcunun da bu tarihlerde ... tarafından ödenmediğini, davacının bilgileri verilen havaleler ile toplamda 175.000 TL. şirket hesabından para aldığını daha sonra geri ödemediğini, sonrasında da şirket ortaklığından ayrıldığını, ortaklıktan ayrıldıktan sonra yapılan araştırma sonucu tespit edilen 175.000 TL. alacak nedeni ile müvekkil şirketi tarafından Konya.. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".... davacı ile davalı tarafın ....Tic. Ltd. Şti.'ne ait ortaklık ilişkisini bitirdikleri, ortaklık ilişkisi bitmeden önce davacının şirketten aldığı parayı ödemediğinden bahisle Konya ..İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takip nedeniyle davacı tarafça mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, mahkememizce ticaret sicil müdürlüğünden istenen bilgiler incelendiğinde; davacının, davalı şirketten para çektiği 03.09.2018 tarihinde şirketin diğer ortağı.... ...ile birlikte şirketi müştereken temsile yetkili olduğu, 14.12.2018 tarihinde ise her iki ortağı şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, her iki şirket ortağı arasında düzenlenen 09.04.2019 tarihindeki sulh sözleşmesi başlıklı belge incelendiğinde, "... ...'in işbu şirketi.... ...'a devretmesi ile birlikte şirketten kaynaklı, şirket ortağı olduğu dönemde dahil olmak üzere hiçbir borçtan (kamu borçları dahil) sorumlu olmayacak, böyle bir borçtan ...'in sorumlu olması halinde.... ... işbu borçları üstlenecek ve en kısa sürede ödeyecektir. ... İş Bu devirle ayrılma akçesi ya da başka bir talepte bulunmayacak..." şeklinde anlaşmaya varıldığı, davalı şirketin diğer ortağı.... ...'ın sulh sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle şirketteki tüm para hareketine ilişkin kayıtlardan haberdar olması gerektiği, şirketin diğer temsilcisi.... ...'ın rızası dışında şirketten para çekildiğine ilişkin dosyaya bir delilin yansımadığı, kaldı ki şirketin diğer ortağı.... ...'in bilgisi dışında bir para çıkışı olmuş olsa bile, tarafların sulh sözleşmesi kurulduğu tarihte davacıyı ibra ettiği yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş, açıklanan sebeplerle davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davacı taraf ile şirketin diğer ortağı.... ...'ın sulh sözleşmesi yaptığı ve ibra hususlarının kabul kararına gerekçe olarak gösterildiğini, söz konusu sulh sözleşmesi ve ibralar işbu davaya konu icra dosyası borcunu kapsamadığını, bir an için kapsadığı bile düşünülse söz konusu sulh sözleşmelerine konu edimlerin ... tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla yerel mahkeme tarafından yalnızca sulh sözleşmeleri ve ibraların varlığına dayanılarak davanın kabulüne ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki, diğer şirket ortağının bilgisi dışında gerçekleştiği açık olan para transferlerinin bir an için.... ...tarafından bilinebileceği düşünülse bile bu durumda yapılan sulh sözleşmeleri ve ibraların hayatın olağan akışına aykırı olacağının şüphesiz olduğunu, sürekli para giriş çıkışının olduğu şirket hesaplarının kontrolü ve bu paranın çekildiğinin.... ...tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını, mahkeme kararında da belirtildiği gibi taraflar o dönemde müştereken yetkili olduğunu, davacı şirket hesabına kendi telefonundan girerek müvekkilinden gizli olarak bu transferleri gerçekleştirdiğini, Garanti Bankasından gelen cevabi yazıda şirket hesabından davacının şahsi hesabına para transferi yapıldığının belirlendiğini, mahkemenin karara gerekçe yaptığı protokol incelendiğinde, ...'in şirket ortaklığının devrine ilişkin olduğu ve müvekkilinin şirketin tarafı olmadığının ortada olduğunu, .... ...ve ... arasında yapılmış olan protokolün öncelikle davalı müvekkili şirketi bağlamadığını, protokolde, ...'in.... ...ile birlikte 3. Kişilere ve kamu borçları nedeni ile sorumlu olmadığının hüküm altına alındığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamına göre davalı tarafından davacı aleyhine 26/09/2019 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 175.000,00 TL asıl alacak, 16.365,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 191.365,21 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin şirketten 14/12/2018 tarihinde 15.000,00 TL, 03/09/2018 tarihinde 160.000,00 TL borç olarak alınan ve ödenmeyen toplam 175.000,00 TL'nin tahsili olarak gösterildiği görülmüştür. Davalı şirketin iki ortaklı olarak 18/06/2018 tarihinde kurulduğu, ortaklarının davacı ile dava dışı.... ...olduğu, hisse oranlarının %50,%50 olduğu ve ortakların şirket müdürü olarak müştereken şirketi temsile yetkili oldukları, 07/12/2018 tarihinden itibaren ise münferiden şirketi temsile yetkili hale geldikleri, 03/09/2018 tarihinde 160.000,00 TL, 14/12/2018 tarihinde ise 15.000,00 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL'nin davalı şirket hesabından davacının hesabına havale edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket bu paranın iadesi istemiyle davacı hakkında takip başlatmış olup, tarafların kabulünde olan davacı ile diğer ortak.... ...arasında 09/04/2019 tarihinde yapılan '' Sulh Sözleşmesidir'' başlıklı sözleşmede ; davacının Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki davasından feragat edeceği, davacının davalı şirketteki %50 hissesini.... ...'a devredeceği, devirden sonra davacının şirket ortaklığından çıkacağı, şirkete olan esas sermaye ödeme borcundan kurtulacağı, davacının şirketi.... ...'a devretmesi ile birlikte şirketten kaynaklı şirket ortağı olduğu dönemde dahil olmak üzere hiçbir borçtan sorumlu olmayacağı, davacının ayrılma akçesi ya da başka bir talepte bulunmayacağı ancak devrin tamamlanması ile birlikte.... ...'ın davacıya 45.000 Euro nakden ödeyeceği hususlarının düzenlediği görülmüş olup, 17/04/2019 tarihli ticaret sicil gazetesine göre davacının davalı şirketteki %50 hissesini.... ...'a devrettiği ve şirketin tek ortaklı duruma geldiği, sözleşmede belirtilen 45.000 Euro'nun da.... ...tarafından davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar sulh sözleşmesinin davalı şirketi bağlamayacağını savunmuş ise de iki ortaklı bir şirkette devirden sonra.... ...'ın davalı şirketin tek ortağı haline geldiği bu sebeple sözleşmenin şirketi bağlayacağı kanaatine varılmıştır. Davalı ayrıca sulh sözleşmesi gereklerinin davacı tarafından yerine getirilmediğini de savunmuş ise de davacı tarafından.... ...aleyhine Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan.... ...'ın davalı şirketteki temsil yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kayyım atanması davasından sözleşme gereği davacının feragat ettiği Uyap'tan dosya incelendiğinde görülmüştür. Bu açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sulh sözleşmesinin yapıldığı tarihte.... ...'ın da şirket yetkilisi olduğu ve şirket hesaplarına ulaşabilecek olduğu, sulh sözleşmesinde şirket banka hesabından davacı banka hesabına gönderilen paraların sulh sözleşmesi dışında tutulmadığı, artık sulh sözleşmesinden önceki olaylara dayalı olarak davalı şirketin davacıdan alacak talebinde bulunamayacağı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.954,25 TL harçtan peşin alınan 2.988,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.965,69 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır (muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ: Dava menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; "... tarafların sulh sözleşmesi kurulduğu tarihte davacıyı ibra ettiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, Davacı vekili ile dava dışı.... ...vekili arasında düzenlenen 09/04/2019 tarihli sulh sözleşmesinde; "....'in işbu şirketi.... ...'a devretmesi ile birlikte şirketten kaynaklı, şirket ortağı olduğu dönemde dahil olmak üzere hiçbir borçtan (kamu borçları dahil) sorumlu olmayacak, böyle bir borçtan ...'in sorumlu olması halinde.... ... işbu borçları üstlenecek ve en kısa sürede ödeyecektir. ... İş Bu devirle ayrılma akçesi ya da başka bir talepte bulunmayacak..." şeklinde anlaşmaya varıldığının belirtildiği, Dava dosyası ve dayanak icra dosyası incelendiğinde; davalı şirketin, davacı aleyhine 03/09/2018 tarihinde 160.000,00 TL ve 14/12/2018 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL verdiği borç ve takip tarihine kadar işlemiş 16.365,21 TL faiz olmak üzere 191,365,21 TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, davacının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, Davacı ile dava dışı.... ...vekili arasında düzenlenen sulh sözleşmesinde dava dışı.... ...'ın şirketten kaynaklı şirket borçlarını üstlendiği, diğer bir deyişle sulh sözleşmesi tarihinden önce şirket aleyhinde tahakkuk edecek borçlardan dolayı davacının sorumlu olmadığının kararlaştırıldığı, şirketin alacakları ile ilgili herhangi bir anlaşmanın ve ibralaşmanın söz konusu olmadığı, takip konusu alacağın, davalının şirketten almış olduğu borca ilişkin olduğu, bu konuda sulh sözleşmesinde davacının ibra edildiğine ilişkin davalı şirketi bağlayıcı bir beyanın bulunmadığı, Garanti Bankası A.Ş'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının, davalı şirketin yetkilisi olduğu dönemde iki ayrı tarihte toplam 175.000,00 TL'yi kendi hesabına aktardığı anlaşıldığından, söz konusu paranın şirkete ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davacı borçluda olduğu, davacının borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı gibi yemin deliline de dayanmadığı nazara alınarak, davalının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 352/1.b.2 maddesi gereğince ispatlanmayan davanın reddine ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; Sayın çoğunluğun davalının istinaf talebinin esastan reddine ilişkin görüşüne katılmıyorum. Başkan ... e-imzalıdır