Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2023/1493 E. 2026/36 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1493
Karar No
2026/36
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1493

KARAR NO : 2026/36

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/05/2023

NUMARASI : 2021/373 E. - 2023/469 K.

Ana Dava Dosyasında

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/06/2021

Birleşen Mahkememizin 2021/374 Esas Sayılı Dava Dosyasında

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/06/2021

Birleşen Mahkememizin 2021/375 Esas Sayılı Dava Dosyasında

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/06/2021

Birleşen Mahkememizin 2021/376 Esas Sayılı Dava Dosyasında

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/06/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 18/05/20200 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin takibe dayanak edilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiğini, ancak takibe dayanak yapılan çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek; müvekkilinin davalı yana İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen mahkemenin 2021/374 Esas sayılı davasında:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 01/06/2020 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin takibe dayanak edilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiği, ancak takibe dayanak yapılan çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek; müvekkilinin davalı yana İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen mahkemenin 2021/375 Esas sayılı davasında:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 30/04/2020 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin takibe dayanak edilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiği, ancak takibe dayanak edilen çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek; müvekkilinin davalı yana İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen mahkemenin 2021/376 Esas sayılı davasında:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 05/05/20200 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin takibe dayanak edilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine girişildiği, ancak takibe dayanak edilen çek düzenlenme tarihinin altında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek; müvekkilinin davalı yana İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Ana ve birleşen davalarda cevap:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen çeklerin ciro yoluyla müvekkili davalı bankaya geçtiğini, davacının çeklere dayalı olarak alınan ihtiyati haciz kararlarına ve icra takiplerine itiraz etmediğini, menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir gibiğ davranması gerektiğini ve sahtelik iddiasının dinlenilemeyeceğini beyanla, ana ve birleşen davaların reddine, %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesin kararıyla;"Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de, davalı takip alacaklısının somut olayda kötüniyetli olduğunun ispatı noktasında elverişli delil ibrazında bulunulmaması, takip alacaklısının davacıdan sonraki ciranta olmaması, aralarında dava dışı lehtar ve cirantaların cirosunun da bulunması, bu durumda davacının adına atılı bulunan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığını bilmesinin veyahut bilmesi gerektiğinin davalıdan beklenemeyecek olması nedeniyle davacı yanın koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddi gerekçesi ile,

1-Ana davada;

1/a-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası A.Ş. Diclekent/ Diyarbakır Şubesine ait ... seri numaralı 16/05/2020 tarihli ve 55.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,

1/b-Davacının kötüniyet tazminatına ve takibin iptaline yönelik taleplerinin REDDİNE,

2-Birleşen mahkemenin 2021/374 Esas sayılı davasında;

2/a-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası A.Ş. Diclekent/ Diyarbakır Şubesine ait ... seri numaralı 30/05/2020 tarihli ve 55.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,2/b-Davacının kötüniyet tazminatına ve takibin iptaline yönelik taleplerinin REDDİNE,

3-Birleşen mahkemenin 2021/375 Esas sayılı davasında;

3/a-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası A.Ş. Diyarbakır Şubesine ait ... seri numaralı 30/04/2020 tarihli ve 60.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,3/b-Davacının kötüniyet tazminatına ve takibin iptaline yönelik taleplerinin REDDİNE,

4-Birleşen mahkemenin 2021/376 esas sayılı davasında;

4/a-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası A.Ş. Diyarbakır ... Şubesine ait ... seri numaralı 05/05/2020 tarihli ve 55.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,4/b-Davacının kötüniyet tazminatına ve takibin iptaline yönelik taleplerinin REDDİNE,karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı Banka vekili, menfi tespit davasına konu olan ve davacı şirket tarafından keşide edilip son hamili müvekkili Banka olan dört adet çek (..., ..., ... ve ... çek nolu) hakkında Yerel Mahkeme'nin, çekler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle Bankaya borçlu olunmadığı yönündeki tespit kararını istinaf ettiğini, davacının çeklerin elinden nasıl çıktığını ispatla mükellef olduğunu ancak bunu ispat edemediğini belirttiğini, Yerel Mahkemece çeklerin lehdar şirketler ve cirantalardan "çek teslim tutanakları" celp edilerek teslim hususunun incelenmediğini söylediğini, ayrıca davacı ve cirantalar arasındaki ticari ilişkinin araştırılması, bu bağlamda BA ve BS formlarının ilgili vergi dairelerinden celbi ile incelenmesi gerekirken bu belgelerin de celp ve tetkik edilmediğini, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürdüğünü, yine dava konusu çeklere ait hesapların ait olduğu aynı banka şubelerinden davacının diğer çeklerinin nasıl işlem gördüğünün araştırılmadığını ve bu çeklerin imza incelemesi için celbedilmediğini ifade ettiğini ve maddi gerçeğin ortaya çıkması açısından önemli bu hususlar araştırılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılıp davanın yeniden görülerek reddine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 18/05/20200 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek ve 01/06/2020 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine dayanak edilen 30/04/2020 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek ve 05/05/20200 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... 19/04/2023 tarihli raporunda özetle;" inceleme konusu 4 adet çekin ön yüzündeki ... Danışmanlık yetkilisi ...'ya atfen atılmış olan keşideci imzalarının, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılara nazaran davacı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olmadığı yönünde kanaate varıldığı" belirtilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.

İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda, Davacı tarafından her iki icra takibine konu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, bilirkişi incelemesi neticesinde icra takibine konu çeklerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olduğu, herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı vekili istinafında keşideci- davacı ile lehtar ve ciranta arasındaki ilişkinin araştırılması yönündeki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2021/373 E., 2023/469 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince ana dosya yönünden alınması gereken 3.757,05 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 939,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,79 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2021/374 Esas dosyası yönünden alınması gereken 3.757,05 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 939,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,79 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğincebirleşen 2021/375 Esas dosyası yönünden alınması gereken 4.098,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğincebirleşen 2021/376 Esas dosyası yönünden alınması gereken 3.757,05 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 939,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,79 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

6- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

8- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

9- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1493, K. 2026/36, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2023-1493-e-2026-36-k-b40a06881ffe