Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1441 E. 2026/286 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1441
- Karar No
- 2026/286
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2023/1441
KARAR NO:2026/286
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/05/2023
NUMARASI: 2022/793 Esas - 2023/433 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/02/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; Müvekkilinin davalıya 2000 adet deney çantasını davalıya ve bildirdiği adrese (kararlaştırılan 22 çantanın ise kargo ile) eksiksiz teslim ettiğini, davalının ödemesi gereken 103.680-TL fatura bedelini ödemediğini, 13.09.2022 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... sayılı dosyayada itiraz ettiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptaline, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davacının dava dilekçesinde iddiasını ispatlayacak hiçbir delil sunamadığını, müvekkili şirketçe alınan mallar karşılığında müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini davacı şirketin alacağının bulunmadığını, faturanın ifanın usulüne uygun olarak yapıldığını kanıtlamayacağını,sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında herhangi bir imzanın bulunmadığını, davacının alacak iddiası yargılamayı gerektirdiğinden ve likit bir alacak olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; Davanın, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu , davacı yanın İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... icra dosyası üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, teknik bilirkişi eliyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacının alacaklı olduğunun tesbit edildiğigerekçesiyle bilirkişi raporu esas alınarak davalının itirazının 103.680- TL asıl alacak bakımından iptaline ,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; TTKnın 21/2 maddesi incelendiğinde ise “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmündeki kabul edilmiş sayılan içerik/münderecat satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, tutar gibi, faturaya yazılması olağan hususlar olabileceğini, görüldüğü üzere, itiraza uğramayan faturalar dahi malın teslim edildiğini, işin gereği gibi görüldüğünü veya borcun ifa edildiğini kanıtlamayacağını, davacı tarafın mal teslim edildiğini ve borcun usulüne uygun olarak ifa edildiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı halde davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava,bir adet faturaya dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz.Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir.Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir.HMK'nın 222. maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Alınan bilirkişi raporunda her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği bütün faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 103.680-TL borçlandığı, kayıtların birbirini doğruladığı belirlenmiştir.Her iki tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılarak alınan bilirkişi raporunda davacının 12.01.2022 tarihli faturasının her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından BA bildiriminin yapıldığı tesbit edilmiştir.Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının davacıya 103.680-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.082,38-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.770,59-TL harcın mahsubu ile kalan 5.311,79-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 127-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2026