Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/1428 E. 2026/285 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1428
Karar No
2026/285
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1428

KARAR NO : 2026/285

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/03/2023

NUMARASI : 2022/469 Esas - 2023/271 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/05/2022

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2026

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı şirketin işlettiği ... Lokantası isimli restorana çeşitli tarihlerde su satımı gerçekleştirildiğini, söz konusu fuaraların e-fatura olduğu ve sistem üzerinden davalıya gönderildiğini, ve davalının başka bir firma ile çalışmak istediği için 29.11.2021 tarihli 962,80-TL bedelli iade faturası tanzim ederek davacıya gönderdiğini, davacının da alacağı ticari faaliyetin devamı noktasında söz konusu iade fatura bedelini mahsup ettiğini ve taraflar 06.01.2022 tarihinde davacı şirketin alacağının 29.11.2021 tarihi itibariyle 28.955-TL olduğu konusunda mutabakata vardıklarını, davalının bu mutabakata rağmen borcunu ödemediğini, yapılan şifahi görüşmelerle sonuç alınamayınca Bakırköy 10. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacının alacağın varlığını ispatlamak zorunda olduğunu, davalının, davacıya borcu bulunmadığını, faturanın sözleşmenin ifa safhası ile ilgili olduğunu ve sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliği ve süresinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını,davacının akdi ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiğini, bu kapsamda davacının dava dilekçesinde davalının borcu olduğu yönündeki iddialarının kabulü mümkün olmadığını belirterek; davanın reddine , davacının %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.934,86-TL asıl alacağı olduğu, davalının ticari defterlerinde davacıya 28.928,28-TL borçlu olduğu tarafların ticari defterlerinde mevcut 6,58-TL farkın davacının davalı adına düzenlediği, 21.09.2021 tarihli, 358,99-TL faturanın davalı tarafından davacıya ödemesi 352,40-TLiken, davalının ticari defterlerine ilgili ödemenin 358,98-TL, davacı ticari defterlerine 352,40-TLkaydedilmesinden kaynaklandığı, davacı alacağı toplamının 28.934,86-TL olduğu, davacı davalıyı temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı bu yönü ile asıl alacak yönünden itirazın iptaline, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; icra takibine konu alacağın dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve bu faturaların tebliğ edilmesi; davalı müvekkil tarafından fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturaya konu mal yada hizmetin verildiğini kanıtlamadığını,dayanağı kanıtlanamayan faturaların ticari defterlerde yer alması tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, faturaya konu mal yada hizmetin müvekkil şirkete; teslimine dair hiç bir belge sunamadığını, mahkemenin eksik inceleme oluşturulan ve hukuka aykırı rapora dayanarak hüküm tesis ettiğini ,icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları mevcut olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. HMK'nın 222.maddesi "..., ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Alınan bilirkişi raporunda her iki yanın ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği bütün faturaların davalının ticari defterlerinde, davalının ödemelerinin davacıda kayıtlı olduğu, icra takip tarihinde, her iki tarafın kayıtlarında davalının davacıya 6,58-TL fark ile 28.934,86-TL borçlandığı, kayıtların birbirini doğruladığı, 6,58-TL farkın davacı tarafından düzenlenen 358,98-TL bedelli 21.09.2021 tarihli faturanın kredi kartı ile ödemesinin 352,40-TL olduğu halde davacının defterlerinde ödeme doğru yazılmış ise de davalının ticari defterlerinde fatura bedeli olan 358,98-TL olarak kayıtlı bulunmasından, bir başka deyişle yapılan maddi hatadan kaynaklandığı belirlenmiştir.

Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır.TTK 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK nın 222. maddesine bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı ,bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.

Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının davacıya 28.934,86-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 1.976,54-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 495-TL harcın mahsubu ile kalan 1.481,54-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/02/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/1428, K. 2026/285, T. 16.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-12-hukuk-dairesi-2023-1428-e-2026-285-k-b58213afe27e