Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/14 E. 2024/17 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/14
Karar No
2024/17
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1031 KARAR NO : 2025/31 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22.02.2024 NUMARASI : 2023/14 E. - 2024/17 K. DAVANIN KONUSU : Markanın Hükümsüzlüğü, Tecavüzün Önlenmesi, Tazminat KARAR TARİHİ : 09.01.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.01.2025 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22.02.2024 tarih 2023/14 E. - 2024/17 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin 19, 20 ve 35. sınıflarda 2000/11112 sayılı "..." markasının bulunduğunu, davalının kötü niyetli olarak 30.10.2012 tescil tarihli 2011/50103 sayılı 20 ve 35. sınıflarda "...." markasını tescil etirdiğini, markasını tescilli olduğu şekliyle değil de sanki marka sadece "..." imiş gibi kullandığını, "..." ibaresini çok küçük yazıp ayırarak mağazalarında kullanmaya başladığını, web sitesi ilanlarında "... Mobilya" unvanına yer verdiğini ileri sürerek, davalının markasının hükümsüzlüğüne, bu mümkün değil ise davalının markasını tescil edildiği gibi ve iltibas yaratmayacak şekilde kullanmasının sağlanmasına, davalının müvvekkili şirkete ait "..." unvanına tecavüzünün durdurulmasına, haksız rekabete son verilmesine, davalının "... Mobilya" unvanını kullanmasının durdurulmasına, web sitesi ve sosyal paylaşım sitelerindeki aykırı kullanıma son verilmesine, bu konuda gerekirse bu sitelere erişimin engellenmesine, "... Mobilya" google araması yapılırken ".... Mobilya'"nın ilk sırada çıkması için yapılan teknik düzenlemelerin davalı tarafından geri alınmasına, hükümsüzlük kararı verilir ise "www......com. tr." alan adının terkinine, 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.02.2016 tarihli dilekçesiyle 556 sayılı KHK'nın 66/b uyarınca marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre maddi tazminatın belirlenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 15.342,35 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının markasının sadece 19 ve 35. sınıflarda tescilli olmasına rağmen davacının müvekkilinin markasının 20. sınıflar yönünden de hükümsüz kılınmasını istediğini, davacının markası tanınmış marka olmadığı için talebinin reddi gerektiğini, müvekkilinin markasıyla davacının markası arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin torununun iki ismini birleştirerek marka olarak tescil ettirdiğini, davacının İnegöl'de müvekkilinin İzmir'de faaliyet gösterdiğini, tescil sırasında davacının markasından haberdar olmasının mümkün olmadığını, kötü niyetten bahsedilemeyeceğini, müvekkili ilk başlarda bazen ... bazen ... ismini öne çıkarmış iken devam eden süreçte ... isimli firmayı duyması üzerine .... veya ... olarak markasını kullandığını, davacının dava dilekçesine konu ettiği kullanımların bir çoğunun eski, birkaç yıl öncesine ait olduğunu, facebook sayfasındaki tasarımların web tasarımcılar tarafından yapıldığını, bu kişilerin .... markasının yanında ... mobilya ibaresine yer verdiklerini, müvekkilinin bu durumu fark ettiğinde bu kullanımları kaldırdığını, halen markanın tesciline uygun kullanıldığını, dava dilekçesinde yer alan yukarıdan aşağıya ... ibareli görselin bulunduğu iş yerinin müvekkiline ait olmadığını, diğer görsellerin 2 yıldan öncesine ait olduğunu, davacının dürüstlük ve iyiniyetle müvekkilini uyarmak yerine dava açtığını, internet sitesine konulan kartvizitten müvekkilinin haberdar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." markasının 07.06.2000 tarihinden beri tescilli olduğu için davalının kendi hizmetini tanıtmak üzere tescillediği ve kullandığı markayı seçerken basiretli davranması gerektiği, davalının davacının markasının esaslı unsurunu aynen kendi markası içine alarak "...." olarak 20 ve 35. sınıfta tescil başvurusu yaptığı, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının markası 20. sınıfta tescilli olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı markasının tescilli olduğu sınıflar içinde mobilya ürünlerinin satışı, mağazacılık hizmeti bulunduğu, davalının markası "..." eki ile farklılaşmış olmakla birlikte, davacının markasındaki esas unsurun aynen tescil edildiği, davalının tescillediği formu değiştirdiği, yıldız ve çelenk süslemesi içinde "... ...", "... ..." şeklinde kullandığı, davacı tarafından sunulan fotoğraflarda da yine fabrika satış tabelası taşıyan mağaza ön yüzünde "..." kısmı çok küçük ve ayrı yazılmak suretiyle "..." kısmı baskın karakterlerle yazıldığı, keza internet ortamındaki davalı kullanımının da "..."ya özgülendirildiği, davalının kullandığı nakil araçlarının kasalarında da "... Mobilya" baskın biçimde öne çıkarıldığı, davalının kullandığı kartvizitin dahi doğrudan doğruya tecavüz oluşturucu nitelikte bulunduğu, bu kanıtlar karşısında markaya tecavüz bulunduğu, iltibas oluşturduğu, bilirkişi görevlendirilerek tazminat hesabı yaptırıldığı, bilirkişinin, toplam 153.423,48 TL kâr kaybını davacının tercih ettiği yönteme göre (MarkKHK 66/2-b) hesap ettiği ve %10'luk kısmının markayla ilgili olduğunu bildirdiği, davacının karını belirleyen tek etken marka olmadığı için davacının rapora karşı itirazlarının yerinde bulunmadığı, TBK'nın 50 ve 51. maddeleri uyarınca tazminatın tayininin mümkün bulunduğu, belirlenen tazminat tutarının somut olaya ve sonuçlarına uygun düştüğü, tarafların sosyal ekonomik durumları, tecavüzün nitelik ve boyutlarına göre, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olacağı, davalının sonraki tarihte elde ettiği tesciline dahi sadık kalmadığı, bozarak karıştırma gayretine girdiği, oysa, elde edilen marka tescilinin beyan edilen form üzerinden yürümesi bunun değiştirilmemesinin esas olduğu, markanın modernize edilmesi mümkün olsa da, ayırt edici karakterin değişmemesi gerektiği, davalının "..." ibaresini ayırarak kullanması ve ikinci plana alması, "..." ibaresini baskın biçimde kullanmasının yanaşma kastını gösterdiği, tescilli marka kullanımı savunmasının yerinde olmadığı, "....mobilya.com.tr" alan adı içinde esas unsur olarak "..." yer aldığı, 556 sayılı KHK'nın 5833 sayılı yasayla değişik 9/2 (e) maddesi uyarınca, işaretin başkasına ait olmasına rağmen ticari etki yaratacak biçimde internet arama sözcüğü, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük olarak kullanılması marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu nedenle davalının "...", "... MOBİLYA" ibarelerini kullanmasının haksız rekabete yol açtığı, davalı markasının 8/1-b madde uyarınca hükümsüzlüğü gerektiği, marka hakkı hükümsüz kılındığından geçmişe etkili olarak hak ortadan kalktığı için davalının bu ibareyi içeren alan adını kullanması da mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2011/60103 sayılı "...." markasının hükümsüzlüğüne, davalının "..." ibaresini markasal olarak kullanmasının (... ekiyle ve ayrıca) ve davalının "... MOBİLYA", ".... MOBİLYA" ibarelerini anahtar sözcük, arama sözcüğü olarak kullanmasının marka ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzlü kullanımların gerek fiziki ortamda gerekse internet ortamında önlenmesine, davalı adına tahsis edilmiş olan "....mobilya.com.tr" alan adının davacının önceliği dikkate alınarak iptaline, terkin edilmesine, 15.342,35 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Dairemizce, davacı markası ile davalı markasındaki mal ve hizmetleri birebir incelemediği, bu yönde gerekirse sektör bilirkişisi heyete ilave edilerek veya yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, teknik inceleme eksikliği tamamlanması ve bu yöndeki itirazlarını karşılanması icap ettiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. KALDIRMA KARARI SONRA VERİLEN İLK DERECE MEHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibaresini ayırarak kullanması ve ikinci plana alması, "..." ibaresini baskın biçimde kullanması, yanaşma kastını gösterdiği, tescili marka kullanımı savunmasının yerinde olmadığı, bilirkişinin kâr kaybı konusundaki raporunun somut olaya uygun düştüğü, bilirkişi raporunda sınıf incelemesi yapıldığı, bir kısım mal ve hizmetler yönünden iltibas tespit edildiği, kısmi hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, marka hakkı hükümsüz kılındığından geçmişe etkili olarak hak ortadan kalktığı için davalının bu ibareyi içeren alan adını kullanması da mümkün olmadığı, davacının "..." esas unsuru üzerindeki öncelik hakkından dolayı terkin taleplerinin kabulü gerektiği, davalının tescilli bir markası bulunsa da tescilin formunu bozmuş olması nedeniyle, fiili marka kullanımı karıştırmaya yol açacak mahiyette bulunduğu, bu eylem, davacı tescilinin emtiası ile ilgili sonuçlar doğurduğundan MarkKHK 61. madde uyarınca tecavüz oluşturduğu gibi, genel anlamda TTK kapsamında haksız rekabet niteliğinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı 2011/60103 nolu "...." markasının 20 ve 35. sınıfında yer alan davalının markasının tescilli sınıfları içinde yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar, elbise askıları ( ayaklı veya sabitlenenler ), kampçılar için uyku tulumları, beşikleri, yürüteçler. Ahsap malzemeden mamül panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler ( depolar ) , kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar, Ahşap malzemeler mamul hırdavat (nalburiye eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Ahşap malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları..., Mobilya satış hizmetleri " Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, tahta süt ve dekorasyon eşyaları, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler parekende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ) emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, sair emtialar yönünden sicildeki kaydın devamına, davalının "..." ibaresini markasal olarak kullanmasının (... ekiyle veya ayrıca) markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun, davalının "... MOBİLYA", ".... MOBİLYA" ibarelerini anahtar sözcük, arama sözcüğü olarak kullanmasının marka ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzlü kullanımlarının gerek fiziki ortamda, gerekse internet ortamında önlenmesine, davalı adına tahsis edilmiş olan "....mobilya.com.tr" alan adının davacının önceliği dikkate alınarak iptaline, terkin edilmesine, 15.342,35 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek, davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. DAİREMİZİN 30.12.2022 TARİH VE 2022/110 E. 2022/1980K. SAYILI KALDIRMA KARARI ; kaldırma kararında markaların tescilli olduğu sınıflar yönünden usulünce bilirkişi incelemesi yapılmadan davalı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtilerek markaların tescilli olduğu sınıflar yönünden bilirkişi incelemesi yapılması ve alınacak rapora itirazlar karşılandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bilirkişi raporu alınarak gerekçeli kararda bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu açıklanmış ise de bilirkişi raporunda iltibas oluşturan mal ve hizmetler arasında geçen "Aynalar..Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları(iç mekanlar için)" yönünden hükümsüzlük kararı verilmemiş olmasının hüküm ile gerekçenin kendi içinde çelişmesine yol açtığı, kısmi hükümsüzlük kararında geçen "beşikleri" ibaresinden önce gelen "bebek" ibaresine de yer verilmemesi infazda tereddüte yol açacak nitelikte olduğu, davacı tarafından bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarda bulunulmuş olup kaldırma kararında rapora itirazlar karşılandıktan sonra karar verilmesi gerektiği açıklanmış olmasına rağmen teknik bilgiyi gerektiren bu konuda mahkemece bilirkişi raporuna itirazları gider şekilde yeniden rapor alınmadığı, kabule göre de markanın kısmen hükümsüz kılınmasına karar verilmekle hükümsüz kılınmayan mal ve hizmetler yönünden kısmen red hükmü kurularak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken kısmen red hükmü yerine sair emtialar yönünden tescilin devamına karar verilip davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği, yine davalının markasının bazı mal ve hizmetler yönünden tescili korunduğuna göre davalının marka üzerinde hakkı bulunduğu için internet alan adının iptal edilemeyeceği, internet alan adı altında içerikte davacının markasının tescilli olduğu sınıflarda bir tecavüz eylemi gerçekleşmesi markaya tecavüzün meni ve haksız rekabetin tespiti talebine konu olacak ise de internet alan adının terkinini gerektirmediği gözetilmediği belirtilerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRA VERİLEN İLK DERECE MEHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : davalı adına kayıtlı 2011/60103 nolu "...." markasının 20. Emtia sınıfında yazılan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar, elbise askıları (ayaklı ve sabitlenenler, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları, suni petekler ve petek çıtaları, bebekler için parmaklı oyun parkları, (iç mekanlar için bambu perdeler, store perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları malları ile 35. Sınıfta yer alan "Mobilya Satış hizmetleri. Müşterilerin malların elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir kısımların benzer nitelikte olduğu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan 29/11/2023 heyet bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup, davacının davasının bu mallar bakımından davanın kısmen kabulüne ve emtialarındaki hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer emtialar ve hizmetler yönünden ise sicildeki kayıtların devamına, bu yönler bakımından açılan davanın reddine, davalı ... ibaresinin markasal olarak kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabetin tespitine, tecavüzlü kullanımlarının önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin ise; davalının 01/01/2016-31/01/2016 elde ettiği kazanç (faaliyet kârı) olan 2.379,60-TL olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiş olup, bu miktarın maddi tazminat zararı olarak gerçekleştiği hasıl olmakla davacının maddi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulüne bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair hüküm kurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, hükümsüzlük değerlendirmesinin davalının tescilli işareti üzerinden yapılması gerektiğini, davalı kullanımlarının hükümsüzlük değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, markaların benzerliği yönünden görsel, fonetik, anlamsal ve bütüncül değerlendirmenin yapılması gerektiğini, ceza davasında düzenlenene raporda ... ibaresinin zayıf karakterli olması nedeniyle iltibas yaratmayacağı, halk nazarında tescilli marka ile karıştırılma ihtimali doğurmayacağı ve iltibaslı kullanım durumunun oluşmadığının belirtildiğini, ... ibaresinin toplumun geneli tarafından bilinen bir ibare olmasına rağmen, zayıf bir ibare olmadığına ilişkin görüşün dayanakları açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı markasındaki “...” ibaresinin ayırdediciliği sağlanması için yeterli olmadığı belirtilmiş ise de Antalya'da bir kumsal adı olarak ... ibaresinin mobilya ticareti yönünden tanımlayıcılığı bulunmadığını, davalı markasında ... ibaresi ... kelimesinin önüne eklenmiş ve bitişik yazıldığını, davacı markasında esas unsurun ... olduğunu, davalı markasının esas unsuru ise bütün olarak .... ibaresi olduğunu, ... ibaresinin herkesçe bilinen zayıf bir ibare olması nedeniyle ... ibaresinin ayırt ediciliğinin çok daha yüksek olduğunu, Batı Anadolu eski uygarlıklarından ... Krallığını ve ...'lıların ilk kez para kullanan uygarlık olduğunun Türkiye'de yaygın olarak bilinmesi nedeniyle .... ve ... kelimeleri arasında da iltibasın mevcut olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "elbise askıları( ayaklı veya sabitlenenler)", "Bambu perdeler, stor perdeler (iç mekan), şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları", "kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları", "suni petekler ve petek çıtaları", "Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler." emtialarının davacıya ait emtialar listesinde bulunduğu belirtilerek aynı/benzer olduğu görüşü belirtilmiş ise de davacı marka tescilinde bu emtialar bulunmadığını, bilirkişi raporunda bu emtialar yönünden istinaf ilamında belirtilen kriterler yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, söz konusu emtialar ile ile aynı raflarda satılma, tamamlayıcılık ya da hammadde mamul ilişkisi kurulamayacağından bu emtialar ile davacının tescilli emtiaları arasında mal benzerliği kurulması hatalı olduğunu, sınıf benzerliği olmadığı belirtilen mallar yönünden tescil devam edeceğinden, davalının hükümsüzlük kararı verilmeyen mallar yönünden perakende satış hizmetleri tescilinin de devamı gerektiğini, benzer olduğu belirtilen emtialar ile sınırlanmaksızın müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların* bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir hizmetleri bakımından hükümsüzlük kararı verilmeyeceğini, davalı lehine maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmiş ise de; hükümsüzlük talebi yönünden diğer emtialar ve hizmetler yönünden ise sicildeki kayıtların devamına, bu yönler bakımından açılan davanın reddine karar verildiğinden bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ikinci kez verilen istinaf ilamından sonra yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bu rapora karşı ayrıntılı ve gerekçeli itirazlarımız bildirilmiş ise de itirazları karşılayacak şekilde yeniden bilirkişi raporu alınmadığını, .... marka kullanımları yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete hükmedilemeyeceğini, ... ibaresine yer vererek davalının (... ibaresini içermeyen) kullanımları yönünden marka hakkına tecavüz iddialarının SMK öncesinde olduğundan tescilli marka hükümsüz kılınmadığı sürece tescilli marka kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını, ... ibareli kullanımlar yönünden bilirkişi raporunda ve yerel mahkeme gerekçesinde davacı tarafından sunulan görselleri sunulan işyerinin davacıya ait olmadığı savunmalarının dikkate alınmadığını, ceza yargılaması sonucunu beklemesi gerektiğini, davalının ürün veya ambalaj üzerinde hiçbir kullanımı tespit edilmediğini, tecavüzle ilgili tespit ve önleme bakımından hangi mal ve hizmet kullanımı yönünden karar verdiğini belirtmesi gerekirken, genel olarak markasal kullanımın önlenmesine karar verildiğini, tazminata ilişkin hesap hatası yapılarak doğru olmadığı halde bilirkişi heyetince 2.379,62-TL şeklinde maddi tazminat belirlendiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, markanın hükümsüzlüğü, internet alan adının iptali, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca 2024 yılı için ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 28.250,00-TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamaz. Kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Eş söyleyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz. Aynı davacının, aynı davalıya karşı birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesiyle ileri sürdüğü ve her bir talebinin diğerlerinden bağımsız olarak hüküm altına alınmasını talep ettiği durumda, 6100 sayılı HMK 110 maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kavramı gündeme gelecek, bu nedenle de her bir talep bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekecektir. Eldeki dava dosyasında davacının maddi tazminat istemi yönünden kabul edilen dava değeri anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığından maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil değildir. Bu nedenle, davalının kabul edilen maddi tazminat ve ferilerine yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekir. 3. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olmasına, davaya konu markaların tescilli olduğu sınıf ile mal ve hizmetlere ilişkin karşılaştırma ve ayrıştırma yapılmasına, davacının markası ile davalının markasının esaslı unsusunun ... kelimesi olmasına, davalının kullanımlarının davacının markasını hakim unsurunu birebir içermesine, davacının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile davalının faaliyet alanı mal ve hizmetlerinin " yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar, elbise askıları (ayaklı ve sabitlenenler, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları, suni petekler ve petek çıtaları, bebekler için parmaklı oyun parkları, (iç mekanlar için bambu perdeler, store perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları malları ile 35. Sınıfta yer alan kısımların" emtiyası yönünden ilişkili olup her iki grup malların da aynı tüketici kitlesine hitap etmesi, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olması nedeniyle benzer olmasına, davacının markası ile davalının markaları arasında karıştırmaya neden olacak benzerlik bulunduğunun tespit edilmesine, söz konsunu benzerliğin iltibasa yol açarak ortalama tüketici nezdinde karışıklıklığa neden olacak olmasına 556 sayılı KHK'nın 42. maddesi kapsamında kısmı hükümsüzlük koşullarının oluşmasına, davanın ve talebin niteliğine göre hükümsüzlük ve sicilden terkin kararı ile yetinilmesine, davalının tescilli marka kullanmaya aykırı şekilde ... ibaresinin markasal olarak kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmasına, davacının tescilli markasından doğan hakkının ihlal edilmesine, sınai mülkiyet hakkı sahibinin tecavüzün tespit önlenmesi yanında maddi ve manevi tazminat da talep edebilecek olmasına, maddi olaya uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 4. 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup, mahkemece davacının markanın hükümzülüğü davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması karşısında 6100 sayılı HMK'nın 323, 326/1. ile AAÜT gereğince davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle REDDİNE, 2-Davalının diğer hususlara ilişkin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22.02.2024 tarih 2023/14 E. - 2024/17 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE davalı adına kayıtlı 2011/60103 nolu "...." markasının 20. Emtia sınıfında yazılan "yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar, elbise askıları (ayaklı ve sabitlenenler, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları, suni petekler ve petek çıtaları, bebekler için parmaklı oyun parkları, (iç mekanlar için bambu perdeler, store perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları malları ile 35. Sınıfta yer alan kısımların benzer nitelikte olması nedeniyle bu mallar ve emtialarındaki hizmetler yönünden MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, diğer emtialar ve hizmetler yönünden ise sicildeki kayıtların devamına, bu yönler bakımından açılan davanın REDDİNE, Davalı ... ibaresinin markasal olarak kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğundan HAKSIZ REKABETİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İNE VE REF'İNE, Davacının MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE 2.379,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Davacının MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜ İLE 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede, giderleri davalıya yüklenerek ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay başvuru içerisinde yapılmasına aksi durumda ilan hakkının düşeceğinin davacı vekiline ihtarına, (ihtarat yapıldı) Alınması gereken 1.731,14-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 29,20-TL harcın mahsubu ile eksik 1701,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davasının kabul edilen kısmı yönünden yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davasının reddedilen kısmı yönünden yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (maddi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 2379,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (reddedilen maddi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 12962,90-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (manevi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (reddedilen manevi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 10000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 11513,70-TL yargılama giderinin kabul/red oranı kapsamında 6908,22-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan toplam 100,00-TL yargılama giderinin kabul/red oranı kapsamında 40,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine, 3-Davalının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise REDDİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 310 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.479,40 TL istinaf yargılama giderinin 739,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi ve manevi talepler yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, diğer talepler yönünden kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/14, K. 2024/17, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-14-e-2024-17-k-2510fd36103c