Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/130 E. 2024/1770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/130
- Karar No
- 2024/1770
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/11/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 27/12/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden haksız kesintiler yaptığını, bu kesintinin iadesi için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve ...Esas sayılı dosyaları ile ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş faizleri ile birlikte takip başlattıklarını, takibe davalı yanca haksız itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptali talebinde bulunmuştur. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, alınan masrafın yasaya uygun olduğunu beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davalı tacirdir ve TTK gereği; Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. ...bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi kök ve ek raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi kök ve ek raporları göz önüne alındığında, davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin dava dosyasına re'sen bilirkişi atadığını, bilirkişinin ... tarihli kök raporunda dava dosyasına herhangi bir komisyon tarifesi sunulmadığını; ancak iadenin yapılıp yapılmayacağının mahkemenin takdiri olduğu yönünde rapor düzenlendiğini, dava dosyasında bilirkişinin ... tarihli ek raporunda ise; yine davalı bankanın müşterisi olan müvekkili ile herhangi bir komisyon tarifesi sunulmadığını; ancak aralarında ticari bir ilişki olduğunu iade edilip edilmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu yönünde rapor düzenlediğini, öncelikle davalının müvekkilinden hiçbir komisyon masraf tarifesi veya listesi olmadan tek taraflı kesintiler yapmış olduğu açıkken yerel mahkemenin alınan ücretlerin sözleşmeye uygun olduğundan davanın reddine karar verdiğini, ancak Yargıtay Yerleşik İçtihatlarında ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararlarında açıkça belirtildiği gibi TBK yürürlülüğünden önce yapılan sözleşmelerde emsal banka uygulamalarına ve varsa komisyon tarifesine bakılması gerektiğini, hükmün buna göre verilmesi gerekirken yerel mahkemenin müvekkili ile davalı arasında yapılmış herhangi bir masraf komisyon tarifesi olmadığını ve dava dosyası içerisinde emsal banka uygulamalarının olmadığını, müvekkilinin kesinti tarihlerinde herhangi bir kredi kullanmadığı halde Kredi Tahsis Ücretlerinin neye alındığına ilişkin dayanak masraf listesi olmadığı ve sözleşmenin hiçbir maddesinde belirtilmediği halde yerel mahkemenin davanın reddine karar verdiğini, dava değeri istinaf sınırının altında olsa da; kamu düzenine aykırı verilen kararların istinaf mahkemesince re'sen inceleneceğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmede ve dava dosyasında herhangi bir müvekkilinin masraf ve komisyon listesi imzalamadığı halde sırf sözleşmeye istinaden davalının sınırsızca müvekkilinden dayanaksız ücret talep etmesinin Medeni Kanunun 2. maddesine açıkça aykırı olduğunu, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece 30/11/2022 tarihinde verilen istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile; "..Davacı vekili mahkememizin 09/11/2022 gün ve ... Esas,..Karar sayılı kararını istinaf ettiği, ancak mahkememiz kararının 2.761,87-TL 'lik takibe itirazın iptali davası olup, HMK 341/2. Maddesinde 2022 yılı için belirlenen istinaf sınırının 8.000,00-TL olması nedeniyle kesin karar olduğundan davacının istinaf talebinin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi üzerine verdiği 02/12/2022 tarihli dilekçe ile; yerel mahkemenin esasa ilişkin gerekçe dahi belirtmeden davanın reddine karar verdiğini, ilgili karara karşı istinaf isteminde bulunduklarını, istinaf başvurusunun da reddine karar verildiğini, red kararına itirazlarının değerlendirilmesi için İtiraz dilekçesinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesine gereğince açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstinafa konu kararda davanın değeri 2.761,87-TL 'dir. 02 Aralık 2016 gün ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00-TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00-TL, 2019 yılı için 4.400,00-TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00-TL, 2021 yılı için 5.880,00-TL, 2022 yılı için 8.000,00-TL, 2023 yılı için 17.830,00-TL'dir. 2024 yılı için 28.250,00-TL'dir. İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 09/11/2022 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin nitelikte olup, ilk derece mahkemesince kesin nitelikteki kararın istinaf talebinin reddine ilişkin 30/11/2022 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararının usule uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 27/12/2024 ...