Bölge Adliye Mahkemesi · Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/124 E. 2024/778 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/124
Karar No
2024/778
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :....... KARAR NO : .....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ........... ÜYE : ......... ÜYE : ......... KATİP : ......... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .... NUMARASI :......... DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av....... DAVALI :...... VEKİLİ : Av........ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.... YAZIM TARİHİ : ......

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı hakkında.......... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, arabuluculuk başvurusu yaptıklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalının..........esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile davalının ........ oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarından anlaşılacağını, davacının başlattığı icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddine, davacının ..........den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "....Tüm bu açıklamalar, deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davanın itirazın iptali davası olduğu, davalının icra dosyasına yaptığı itirazında alacaklıya borcunun olmadığını beyan ettiği görülmektedir. Tarafların ..........formlarında takibe ve davaya konu faturanın bildirimlerinin yapıldığı, her iki tarafın da bildirimlerini aynı şekilde ve miktarda yaptığı, miktarın takibe konu fatura tutarı ile aynı olduğu, takibe konu faturanın davacının ve davalının defterlerine işlendiği görülmüştür. Davalı taraf defter ve kayıtlarına göre taraflar arasındaki borç bakiyesi sıfırdır. Davacı taraf defter ve kayıtlarına göre ise borç bakiyesi davacının......TL alacaklı olduğu yönündedir. Davalı tarafça her ne kadar defterlerinde tüm borcun ödendiği ve hesabın kapatıldığı görülmüşse de, verilen kesin süre içinde ödemeye ilişkin belgelerin sunulmadığı görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar bir kısım belgeler sunulmuşsa da, bunların dava konusu faturaya istinaden yapılıp yapılmadıkları belli olmadığı gibi, tarihleri itibariyle de takip konusu faturaya ilişkin olmadıkları ..........açıkça görülmüştür. Sadece yapılan ......... TL'lik ödemenin takibe konu faturaya istinaden yapıldığı kabul edilmiştir (ki davacı taraf da bunu defterlerine bu şekilde kaydetmiştir). Dolayısıyla davacının davalıya faturada belirtilen malları sağladığı ve teslim ettiği, esasen aksinin de iddia ve ispat edilemediği, davalının .... formuyla bildirimini yaptığı ve defterine işlediği faturaya konu malları teslim aldığı, uyuşmazlığın borcun ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, sunulan belgelerden ve defterlerden davacının ....... TL alacaklı olduğu, bunun davacı defterlerinde de açıkça kayıtlı olduğu, yapılan ......... TL'lik ödemenin davacı tarafça bu borca istinaden kabul edildiğinin defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşıldığından ve mahkememizce bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulü yoluna gidilmiştir. Mahkememizce davacı tarafa her ne kadar kesin süre verilerek davacının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delilerini sunması istenişmişse de, davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığından, davalıya yapılmış usulüne uygun bir temerrüt ihtarı olmaması nedeniyle işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir, taleple de bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan davacının icra inkar tazminatı talebi değerlendirildiğinde de alacağın likit olup davalının takibe yönelik itirazın da haksız olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan %.. oranındaki icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bununla birlikte davacının bizzat kendi defter ve kayıtlarına göre ......... TL alacaklı olmasına, davalının bir kısım ödemeler yaptığının davacının defterinde kayıtlı olmasına rağmen fazla miktarda talepte bulunduğu ve icra takibi başlattığından ve bunun davacının açıkça kötüniyeli olduğunu gösterdiğinden, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan %.. oranındaki kötü niyet tazminatının da davacının alınarak davalıya verilmesine...." karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararına dayanak olarak, davalı tarafça yapılan ....... TL ödemenin takibe dayanak faturalara istinaden ödendiğini, işlemiş faiz yönünden taleplerini ise davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren delillerin sunulmadığını gösterdiğini, takibe dayanak faturanın düzenleme tarihi ..........olup, daha ortada fatura yokken fatura düzenlenmeden önce ..... yılında yapılan ödemelerin takibe dayanak faturaya istinaden yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hususu gözetmeden karar verdiğini, ayrıca cari hesap dökümünde yine açıkça görüleceği üzere eğer fatura tarihinden çok önce yapıldığı iddia edilen ödemeler takibe konu faturadaki borca istinaden yapılmış olsaydı davalı firmanın borcundan mahsup edilmek üzere şirketi ortağı . ........ babasının şahsi senet vermesinin yine hayatın olağan akışına uygun olmayacağını, yerel mahkemece bu iddiaların hiç irdelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının müvekkilce temerrüde düşürülmediğinden bahisle alacağa işlemiş faiz yönünden ise, taraflarınca yargılama dosyasına .......... tarihli yazılı beyan dilekçelerinde açıkça davalı tarafa ait ...........elektronik posta hesabına bildirimler yapılarak temerrüde düşürüldüğünü, ...........amir hükmü gereği davalının müvekkilce temerrüde düşürülmesine rağmen yerel mahkemece eksik araştırma ile bu hususun tespit edilmeden temerrüde düşürülmediğine kanaat getirilerek işlemiş faizler yönünden taleplerinin usul ve yasalara aykırı olacak şekilde reddedildiğini, bu nedenlerle işbu kararda kısmen redde ilişkin ve davalı lehine kötü niyet tazminatına ilişkin kısmının taraflarınca istinaf etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının kısmen redde ilişkin ve davalı lehine kötü niyet tazminatına ilişkin kısmının kaldırılarak davanın tümden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasına ekli ....... tarihli bilirkişi ek raporundaki tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, daha önce taraflarına tebliğ edilmiş kök raporda müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borç bakiyesinin olmadığının belirtildiğini, daha sonra alınmış olan ve dava dosyasına ekli olan ......... tarihli ek raporda ise, "Dava dışı şirket ortağı . . ....... davacıya vermiş olduğu toplam ....... TL kredi kartı ödemelerinin neden dolayı verildiği ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamış olup, takdirin Yüce Mahkemenizde olduğu," şeklinde tespitte bulunulduğunu, ancak raporda geçen kart ödemelerinin neden yapıldığının tespit edilemediği şeklindeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı . . ....... müvekkili şirketin kanuni temsilcisi ve % ........ ortağı olduğunu, müvekkili tarafından ödenen ......... TL tutarındaki kredi kartı ödemesinin şirket kanuni temsilcisine ait kredi kartı olduğunu, bundan daha doğal bir ödeme yönteminin de bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya olan doğmuş ve doğacak olan borçlarına karşılık kredi kartı ile ödemede bulunmuş bu ödemeleri de tek tek defter ve belgelerine kayıt ettiğini, Mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki ucu açık "Dava dışı şirket ortağı . . ........ davacıya vermiş olduğu toplam .......... TL kredi kartı ödemelerinin neden dolayı verildiği ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamış olup, takdirin Yüce Mahkemenizde olduğu," cümlesine istinaden müvekkil şirketin davacıya karşı borçlu olduğunun yerel mahkemece hüküm altına alınmasının hukuk aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğunun da davacı tarafından yeterli deliller ile ispat edilemediğini belirterek, açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi sonunda davanın bu kabul edilen kısmımın tümden kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı tarafça faturaya dayalı olarak başlatılan . . . .. esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı taraf defter ve kayıtlarına göre borç bakiyesinin ........ TL olduğu, davalı defter ve kayıtlarında borç bakiyesinin 0 olarak hesabın kapatıldığının görüldüğü, verilen kesin süreye rağmen davalının ödemeye ilişkin belgeleri sunmadığı kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine, icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatına karar verilmiş, karara karşı taraflar istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuşlardır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin vaki istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Alınması gereken 1.830,16 TL istinaf harcından peşin alınan 457,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.372,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. . . ... Başkan ....... ¸e-imzalıdır . ......... Üye .... ¸e-imzalıdır . ...... Üye ..... ¸e-imzalıdır . ...... Katip ....... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Atıf: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/124, K. 2024/778, T. 30.05.2024, www.arakarar.com/karar/gaziantep-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2023-124-e-2024-778-k-9db47289f262