Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1213 E. 2023/1752 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1213
- Karar No
- 2023/1752
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 14. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 (Ara karar) NUMARASI : ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. S... ...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 04/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/10/2023 Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı tarafından; 17.02.2023 faturaya istinaden ... 3.İcra Müdürlüğü - .../... E. numaralı takip dosyası ile davalı borçlu firma aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak icra takibine itirazı sonucu takibin durduğunu, davalı tarafın çelik korkuluk yapılması, çelik konstrüksiyon yapılması, çelik konstrüksiyon garaj yapılması, ve süs havuzu su perdesi yapılması iş ve hizmetlerinin ihale sürecini kazanması sonrasında çelik korkuluk işi hariç olmak üzere malzemeleri davalı tarafın temin edecek olması şartıyla davacı firma ile anlaşmaya varıldığını, davacı firma belirtilen iş ve hizmetleri yerine getirdiğini ve taraflarca üzerinde önceden anlaşma karşılığı olan hak ediş ücretini almak adına e-fatura düzenleyip davalı firmaya teslim ettiğini, ancak borç ile ilgili olarak davalı firma tarafından davacıya sadece sus payı denebilecek 100.000 TL'lik bir çek verildiğini, onun dışında herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan icra takibinin, bahsedilen 100.000 TL'lik miktar düşüldükten sonra başlatıldığını, davacı firma tarafından davalı firmaya gönderilen faturaya karşı davalı firma tarafından süresi dışında (8 Gün) haksız, soyut ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini, davalı firmanın yaptığı bu itirazın süresinde olmadığını beyan ederek öncelikle davacı firmanın alacak hakkının korunması ilkesi ve gecikme halinde sonradan yaşanacak mağduriyetinin önüne geçmek için davalı şirketin taşınır, taşınmaz, banka hesapları ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının derdest icra takibindeki miktarla sınırlı olarak dava dışı 3. kişilere satışı ve devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir talep ettiklerini, yargılama sonunda da davalı borçlu tarafından ... 3. İcra Müdürlüğü’ nün .../... E sayılı icra dosyasındaki itirazın iptali ile icra takibinin davamını ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, söz konusu işlerin tamamının malzemesi müvekkil davalı şirket tarafından tarafından temin edildiğini, davaya konu işlerin tamamının davalı tarafından yapılmadığını, bir kısım işlerin eksik bırakıldığını, bir kısım işlerin ise eksik bırakıldığını, yapılan işlerin ödemesinin davalı tarafından yapıldığını, fatura içeriğine süresinde itiraz ettiklerini, ayrıca davacı tarafça söz konusu işlere ilişkin olarak piyasa koşullarının/şartlarının çok üstüne fatura yansıtılarak müvekkilden haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, faturada yer alan hizmetlerin tamamı davacı tarafça yapılmadığını, davacı tarafa nakit para harici çek ile de ödeme yaptıklarını ancak bu çeklerden davacı tarafın kötü niyetli olarak bahsetmediğini, dava konusu işlere ilişkin işçilerin maaşları/yevmiyeleri dahi müvekkil davalı tarafından karşılandığını, mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu gerçeğin ortaya çıkacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının İİK 258/1 maddesi uyarınca alacağın varlığı ve muacceliyeti hususunda görünüşte haklılığını ispat edecek ölçüde delil ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, İhtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan ‘yaklaşık ispat’ ve 'ciddi bir zarar tehlikesi' şartı gerçekleştiğini, İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasının telafisi imkansız bir zarar doğuracağını, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde müvekkilin alacağı ve davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksızlığı açıkça anlaşılacağını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi nedeniyle bakiye iş bedelinin tahsili için faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaca vekili ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talep ettiği, mahkemece alacağın varlığı ve muacceliyeti hususunda görünüşte haklılığını ispat edecek ölçüde delil ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlemiş olup, 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul 2004, s. 883). 6100 sayılı HMK’nun 389. maddesinde meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).( Y. 4. HD 8.12.2012 T, 67/1672 sy.k) . Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Somut olayda davacı eser sözleşmesi nedeni ile davalı için yapmış olduğu iş bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır. Dava fatura alacağına ilişkin olup uyuşmazlık para alacağına ilişkin olduğundan söz konusu talep ile ilgili 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları bulunmamaktadır. Bununla beraber, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği, dava dilekçesi, icra takip dosyası ve davalı tarafın savunması, fatura içeriğine yapılan itiraz karşısında ara karar tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde alacağın ara karar tarihinde tespit edilemeyecek olması karşısında 2004 sayılı İİK'nun 258/1. maddesinde düzenlenen yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati haciz koşulları da bulunmamaktadır. Ancak ihtiyati haciz koşullarının mahkemece ilerleyen aşamalarda yeniden değerlendirilebileceği de muhakkaktır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen 13/06/2023 tarihli ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın md. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 353/1-a maddesine göre KESİN olmak üzere 04/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza