Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1099 E. 2024/281 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1099
- Karar No
- 2024/281
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/871 KARAR NO: 2024/1753 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/03/2024 NUMARASI: 2023/1099 E. - 2024/281 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari işletmenin devrinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun davalı ... ile yaptığı sözlü anlaşma doğrultusunda davalı "...Bulvarı No:.. Esenyurt/İSTANBUL" adresinde bulunan deposunu "..." isim hakkıyla birlikte devretmesi gerekirken müvekkilinin yaptığı 14.395 USD'lik tutara rağmen devri gerçekleştirmediğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme gereğince ödemenin ilk taksitini 09.03.2023 tarihinde 6.500 USD ve ikinci taksitini 05.04.2023 tarihinde 7.895 USD davalıya yaparak yükümlülüklerini yerine getirmiş bulunmasına rağmen davalı tarafından devir işlemi yapılmadığı gibi müvekkili davacının ödediği tutarı da iade etmediğini, bu süreçten sonra müvekkilinin davalıdan deponun kendisine devretmesini defalarca istemişse de davalının sürekli bir neden öne sürerek devirden kaçındığını, davalıya gönderilen ihtarnamede kendisine verilen süre içerisinde depo bedelini iade etmediğinden, Büyükçekmece ... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz iddia ederek, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin faizi ile birlikte devamına , %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacı ve oğlu ...'nun, ... Mah. ... Bulvarı, No:..-.../Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan müvekkilin bayiliğini yaptığı ... isimli Bayiyi satın ve devir almak istediklerini müvekkiline belirttiğini, müvekkili ile ... arasında yapılan anlaşma uyarınca bayiliğin 600.000,00 TL karşılığında satılabileceği davacı ve oğluna söylendiğini, davacının, bayiyi oğlu adına almak istediğini belirtildiğini, bunun üzerine iş yerinin devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, davacı ve oğlu ..., ... ile ortaklı bir şekilde 2/3 hisse ..., 1/3 hissesi ... şekilde bayiyi satın almak istediğini belirttiğini, bunun üzerine 600.000 TL karşılığı ... bayinin satılması konusunda tarafların anlaştıklarını, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ... BAYİLİĞİ ödemesine ilişkin dekontların açıklama kısmında "... depo taksit ... tarafindan Ödemesi" şeklinde açıklamada bulunulmasının da davacının sözleşme kapsamında yapılan devir ve teslim üzerine ödeme yaptığını ispat ettiğini savunarak, davanın reddi ile %20’sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/8111 esas, 2021/13025 esas sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). " denmektedir. Mevcut olayımızda da takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen yabancı para alacağının TL karşılığının açıkça belirtilmemesi sebebiyle geçerli bir takibin olmadığı, bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinde ..." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından ön inceleme duruşmasında, takip açılışında ve ödeme emrinde harca esas değerin belirtilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, böyle bir durumun söz konusu olmadığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibin yabancı para cinsi üzerinden başlatılmış olmasına rağmen icra müdürlüğü tarafından 01.09.2023 tarihinde verilen kararla ödeme emrinde alacağın Türk Lirası cinsinden harca esas değeri belirtilmediğinden reddedildiğini bunun üzerine 07.09.2023 tarihinde yeni takip talebi ve ödeme emri düzenlenmesi için talep dilekçesinin gönderildiğini, icra müdürlüğü tarafından talepleri doğrultusunda yeni takip talebi ve ödeme emrinin oluşturulduğunu ve daha sonra ödeme emrinin borçluya tebliği ve itirazı üzerine bu davanın açıldığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, işletmenin devrinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, takibin yabancı para üzerinden başlatılması sonucunda itirazın iptaline dair özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan ret kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından davalı hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 05.09.2023 tarihinde 6.500,00 USD alım satım sözleşmesinin gerçekleşmemesinden doğan alacak ve 7.895,00 USD alacak olmak üzere toplam 14.395,00 USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, icra müdürlüğü tarafından 01.09.2023 tarihli karar ile talebin alacağın Türk Lirası cinsinden harca esas değeri belirtilmediğinden reddedildiği, icra müdürlüğünce 05.09.2023 tarihli karar ile 04.09.2023 tarihli kararlarında harca esas miktar bildirilmediğinden ek takip talebi sunulması ve harca esas miktarının bildirilmesi halinde ödeme emri gönderilmesine karar verildiği, alacaklı vekili tarafından icra dairesine gönderilen yazı ile alacağa ilişkin harca esas miktarın 383.050,95 TL olduğunun açıklanarak ek takip talebi ile ödeme emri dilekçesinin gönderildiği, 28.08.2023 tarihli ek takip talebinde harca esas değerin 383.050,95 TL olarak gösterildiği toplam 14.395,00 USD alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe ilişkin ödeme emrinin icra müdürlüğünün 07.09.2023 tarihli kararı ile davalı borçluya gönderildiği, davalı borçlu tarafından usulüne uygun şekilde düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinin 14.09.2023 tarihinde tebliğ ile 18.09.2023 tarihinde itiraz ettiği, itirazında takibe konu borca ve ferilerinin tamamına itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, 07.03.2024 tarihli celsede, ön inceleme duruşması yapılmaksızın taraf vekillerinin huzurunda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemenin ret gerekçesinde yer verdiği İİK'nın 58/3. maddesinde, alacağın ve istenen teminatın Türk parası ile tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün alacak veya teminatın yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi hususlarına takip talebinde bulunması gereken hususlar arasında yer verilmiştir. Usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmeyen icra takibi halinde ise davanın kabul şekli yerinde olacaktır. Ne var ki istinaf dilekçesine ekli yukarıda yer verilen İcra Müdürlüğünün 01.09.2023 tarihli takibe yönelik ret kararı, devamı sürecinde alacaklı vekili tarafından harca esas miktarın gösterilerek yeniden usulüne uygun şekilde takip başlatılması ve söz konusu takibin tebliği neticesinde davalı borçlu tarafından itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 60. maddesinde, ödeme emri ve itiraz üst başlığı ile ödeme emri ve muhtevası düzenlenmiştir. 60/1.fıkrada, icra müdürünün takip talebinin bu kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emrini düzenleyeceği, talebin kabul edilmemesi halinde verilen kararın tutanağa yazılacağı belirtilmiştir. Ödeme emrinde yer alan hususlar açıklanmıştır. Somut olayda, yukarıda yer verilen istinaf dilekçesine ekli belgelerden ilgili icra müdürü tarafından yasanın tanıdığı yetki ve görev kapsamında davacı tarafın takip talebinde alacağın harca esas değerinin Türk lirası olarak belirtilmediğinden 01.09.2023 tarihli karar ile reddedilmiştir. İcra müdürlüğü tarafından 05.09.2023 tarihli karar ile ise ek takip talebi sunulması ve harca esas miktarın bildirilmesi halinde ödeme emri gönderilmesine dair karar oluşturulmuştur. Davacı alacaklı vekilinin müdürlüğün 05.09.2023 tarihli ek kararına istinaden alacak miktarının harca esas değeri yazılı olarak bildirilerek ek takip talebi ve ödeme emri düzenlenmesi istenilmiştir. İcra müdürlüğü tarafından İİK'nın 58. maddesi kapsamında ödeme emri düzenlenerek davalı borçluya 14.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde düzenlenen ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı borçlu tarafından yasal süre içerisinde itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine ise yukarıda belirtildiği üzere davacı İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmıştır. Takip talebindeki eksiklik usulüne uygun şekilde giderilmiş olup icra takibi geçerlidir.Şu halde mahkeme tarafından işin esası incelenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken hatalı değerlendirme neticesinde verilen karar usule aykırı bulunmuş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.4 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 05.12.2024