Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1059 E. 2025/1308 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1059
Karar No
2025/1308
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1059 Esas 2025/1308 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1059 KARAR NO : 2025/1308

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2021 NUMARASI : 2020/611 Esas 2021/372 Karar

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir İl Müdürlüğünce 2004-2007 yılları arasında ihalesi yapılan 16 grup bakım onarım ihalesinden 2005/3 Grup bakım-onarım işini (tefrik edilen dosya davalısı) ... ... Ltd. Şti'nin en düşük fiyatı vererek aldığı ve işi tamamladığını, ihalenin özünün oluşturan yaklaşık maliyetin fiili ve gerçek duruma uygun olarak hazırlanmadığını, bakım onarım yapılacak köy elektrik tesislerindeki eksikliklerin arazide bire bir tespitlerinin yapılarak sınırlandırılmış elektrik projelerinin yapılması veya krokilerinin çizilmesinin gerektiğini, ancak bakım onarım yapılacak köy elektrik şebekelerinin sadece kroki olarak ihale evrakında bulunduğunu, söz konusu krokilerde iletken kesiti, direk tipleri, trafo güçleri vb. Bilgiler ile bakım onarım kapsamında yaptırılacak işlerin belirtilmediği, yaklaşık maliyetteki iş miktarlarının tahmini ve global olarak tespit edildiğini, buna dayalı birim fiyat analiz ve tespitlerinin yapılarak, yapılacak işin keşfinin yaklaşık maliyet birim fiyatlarının ise bir önceki yılda elde edilen teklif birim fiyatlar baz alınarak genellikle elde edilen tekliflerin ortalamasının alınarak hesaplandığını, yaklaşık maliyet hesabı yapılırken güncel şebeke bilgileri ve yapılacak işlerin yeterince dikkate alınmadığını, işin yapımı sırasında teklif alınan iş kalemleri ile fiili yapılan iş kalemleri arasında büyük farklılıkların oluştuğunu, bakım onarım ihalesi yapılacak elektrik tesisleri ve iş kalemlerinin tahmini ve global olarak hazırlandığı, yaklaşık maliyette ve teklif birim fiyatında demontajdan montaj iş kalemlerine yer verilmediğini, ancak demontajdan montaj işlerinin yaptırıldığını ve ödemerlin de malzemenin montaj teklif birim fiyatından ödendiğini, yer teslim tutanaklarına yapılacak işlerin yazılmadığını, özellikle ağaç direklerinde çürüme, yer değişikliği vb. Nedenlerle demontaj ve demontajdan montaj edilecek direklerin, iletkenlerin kroki üzerinde işaretlenerek tespit edilmesi ve yer tesliminin bu esaslara göre yapılması gerekirken bu işlemlerin yapılmadığını, ihaleye katılan firmalardan, yaklaşık maliyette belirtilen miktar ve fiyatlar üzerinden en düşük teklifi veren firmanın işi aldığını, ancak bakım-onarım işinin sonunda ihaleyi alan firmanın pahalıya verdiği tekliflerden fazla iş yaptırılması, ucuz verdiği tekliflerden hiç yaptırılmaması veya çok az yaptırılması sonucu ihalenin esasının değiştiği ve sonuç olarak 51318,45 TL pahalıya yaptırıldığını, ihale evrakları, metrajları, bono ve hak edişler üzerinde yapılan incelemede bonoların tam kontrollerinin yapılmadığı, bonolarda yer almayan iş kalemlerinin hak edişe girildiği, ara halk edişlerde yapılan maddi hataların kesin hak edişte düzeltilmediği, işin devamı sırasında yüklenicinin sözleşme gereği işin başında bulundurması gerektiği şantiye şefini bulundurmadığı, 2x6 mm2 abone bağlantı kablosunun 5. Hak edişte 36900 metre üzerinden ödendiğini, kesin metrajda 24554 mt tespit edilen kablonun kesin hak edişte 33554 metre olarak belirlendiğini, bu nedenle 9000 TL fazla ödeme olduğunu, ENH beton direk birim teklif fiyatının 0,06 TL olmasına rağmen kesin hak edişte 0,60 TL olarak hesap edilerek bu kalemde de 19062 TL fazla ödeme yapıldığını, demontaj-montaj fiyat tespiti yapılmadığından dolayı 13228 TL fazla ödeme yapıldığını, teşekkül ambarından verilen ve montaja girmeyen malzeme açığı tutarının 12469 TL olduğunu, montaj fiyatının içinde olmasına rağmen teşekkül ambarından verilen malzemelerin bedeli olarak 6750 TL fazla ödeme olduğunu, şantiye şefi çalıştırmamaktan dolayı 12268 TL ceza kesintisi ile diğer bazı iş kalemlerinden olmak üzere yükleniciden toplam 89726 TL'nin ve KDV'si ile birlikte 105.877,03 TL'nin tahsil edilmesi gerektiğini, sonuç olarak 51318,45 TL işi pahalıya yaptırılmasından ve 105.877,03 TL fazla ödemeden kaynaklanan 157.185,48 TL tutarındaki alacağın (tefrik edilen dosya davalısı) ... ... Ltd. Şti'den tahsil edilmesi gerektiği, diğer davalılar ...'in davalı şirketin il müdürü, ...'in ... Şirket Müdürü olduğunu, ...'in davacı şirkette ... Başteknisyeni olduğunu, ...'in davacı şirkette elektrik mühendisi olduğunu, ... ve ...'un ise davacı şirkette elektrik ve elektronik mühendisi olduğunu, fazla ödemeye ilişkin olarak düzenlenen belgeler altında imzalarının bulunduğunu ve müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 157.185,48 TL'nin 03/05/2005 kesin hesap onay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ihaleye ilişkin olarak onay değil işlemleri ilgili tüm birimlerce onaylanmış ihalede ödeme makamı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin dava dışı TEDAŞ'da 28/04/2005-13/06/2006 tarihleri arasında sistem işletme bakım baş mühendisi olarak görev yaptığını, 2005 yılında fiilen şehir şebekesinde görev aldığını, kırsal kesimde aktif bir görev almadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 2005/3 grup bakım onarım işinin ... Elektrik ... Ltd. Şti'nin yükleniminde kaldığını, işin tamamlandığını, fazla ödeme olarak gösterilen miktarın hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, kurumun kar ettiğini, kırsal kesim mühendisi olması nedeniyle iş esnasında arazide ve hak edişlerin hazırlanmasında bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 2005/3 grup bakım onarım işinin ... Elektrik ... Ltd. Şti'nin yükleniminde kaldığını, işin tamamlandığını, kurumun kar ettiğini, çekilen kabloların metrajlarında eksiklik bulunmadığını, müfettişlerce oluşturulan komisyonun göz kararı hesap çıkarttığını, bu durumun reel durumu yansıtmadığını, müfettiş raporunu kabul etmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... Müdürlüğünde il müdürü olarak görev yaparken emekli olduğunu, müdürlük bünyesinde 9 tane daha şube müdürlüğü bulunduğunu, her bir şube müdürlüğünün kendi konusuyla ilgili ihale yapmakta yetkili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 2005/3 grup bakım onarım işinin ... Elektrik ... Ltd. Şti'nin yükleniminde kaldığını, işin tamamlandığını, kurumun kar ettiğini, çekilen kabloların metrajlarında eksiklik bulunmadığını, müfettişlerce oluşturulan komisyonun göz kararı hesap çıkarttığını, bu durumun reel durumu yansıtmadığını, müfettiş raporunu kabul etmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 15/06/2005 günlü sözleşme gereğince (tefrik edilen dosya davalısı) ... ... Ltd. Şti'nin, davacıya ait Eskişehir ili 4 ilçesi ve köylerine ait elektrik şebekesi bakım ve onarım işini üstlendiği, işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 150 gün olduğu, 26-27/04/2006 tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağına göre 15/06/2005 tarihli sözleşmedeki işlerin 15/11/2005 tarihinde süresi içinde bitirildiği, işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel olabilecek, eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı görülmüştür denilerek geçici kabul tutanağının onaylandığı, işin kesin kabulüne engel kusur ve arızalarının bulunmadığı, sözleşmelere ve eklerine uygun olarak tamamlandığına ilişkin davalıların bulunduğu kesin kabul komisyonu tarafından düzenlenen 26/01/2007 tarihli kesin kabul tutanağının onay makamı tarafından 02/02/2007 tarihinde onaylandığı, sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak ve fazla ödemenin istirdatına ilişkin bu davanın kesin kabul tarihinden 12 yıl sonra 28/12/2018 tarihinde açıldığı, bu tarih itibariyle TBK'nın 146. Maddesinde belirlenen 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davalıların usule uygun zaman aşımı def'i kabul edilerek zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya uygulanması gereken zamanaşımı sürelerinin Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan hükümler olduğunu, zamanaşımı süresi Borçlar Kanun’un 128. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu, yani davalının edimini yerine getirerek, eseri müvekkili şirkete teslim ettiği tarihten başlayacağını, yapım işleri genel şartnamesinin ek olduğu sözleşmelerde ise zamanaşımı kesin kabul onayı veya kesin hesap onayından hangisi sonraki tarihli ise o tarihten başlayacağını, konu hakkında yazı ekinde sunulan emsal nitelikteki Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2014/7362 Esas sayılı kararı da ilk derece mahkemesinin verdiği hükmün hatalı şekilde kurulduğunu açıkça gösterdiğini, nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2014/7362 Esas sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının bozulduğunu, Eskişehir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/118 Esas 2015/854 Karar sayılı dosyası edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçuyla ilişkili olduğunu, davanın ceza dosyasına bağlı olan bir hak olduğundan ceza zamanaşımı süresi doluncaya kadar müvekkili şirketin dava ve talep hakkının bulunduğunu, bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, işin esasına girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalışan davalıların hizmet ediminin yerine getirilmesi sırasında özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, 2018/1221 Esas 2019/708 Karar sayılı karar ile görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi ve davacı vekilinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine dosya Eskişehir 2. İş Mahkemesine tevzi edilmiştir. Anılan mahkemece 2019/1255 Esas 2019/1099 Karar sayılı karar ile davalı gerçek kişiler yönünden görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine mahkemeler arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince 2020/967 Esas 2020/874 Karar sayılı kararıyla davanın tefrik edildiği şirket ve davalı gerçek kişilerin sorumluluğunun aynı maddi olaydan kaynaklandığı, davaların birlikte görülmesinin zorunlu olduğu, davaların sonradan tefrik edilmesinin göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceği, ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Anılan karar üzerine dosya Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/611 Esas sırasına kaydedilmiştir. Dava dilekçesinin tebliğ edilmesi üzerine yasal süre içerisinde sunulan cevap dilekçelerinde, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, davalı ..., davalı ..., davalı ... zamanaşımı itirazında bulunmamıştır. Davalılar ... ve ... 23/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile zaman aşımı itirazında bulunmuş, davacı vekili ise ileri sürülen zaman aşımı itirazının savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunduğunu ileri sürerek savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Davalı ... 24/12/2020 tarihli dilekçesi ile, beyanları olduğunu belirterek davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. Açıklanan bu durum karşısında davalı ... dışındaki diğer davalılardan ..., ... ve ...'in cevap dilekçesi ile, davalılar ... ve ...'in ıslah ettikleri cevap dilekçesi ile zaman aşımı itirazını ileri sürdüğü görülmüştür. Davalı ... ise cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazını ileri sürmediği gibi, cevap dilekçesini de ıslah etmeyerek yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde zaman aşımı itirazını ileri sürdüğünden anılan davalının zaman aşımı itirazının süresinde yapılmadığının kabulü gerekmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... ile dava dışı sanıklar hakkında Eskişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/176 Esas sayılı dosyasında işbu dava konusu atılı eylemleri nedeniyle görevi kötüye kullanma, edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda 2025/231 Karar sayılı karar ile davalı sanık ...'in ölmesi nedeniyle hakkındaki davanın düşürülmesine, diğer davalı sanıklar hakkında atılı suçlardan beraatine karar verildiği dosya içeriğiyle sabittir. TBK'nun 146. maddesi uyarınca somut olayda uygulanması gereken zaman aşımı süresi 10 yıl olduğu gibi, ceza zaman aşımı süresi de TCK'nun 257 ve 68. maddeleri gözetildiğinde anılan süreyle aynı olacak şekilde 10 yıldır. Bu durumda mahkemece davalı ...'un cevap dilekçesinde zaman aşımı itirazını ileri sürmediği, cevap dilekçesini ıslah etmediği, beyan dilekçesi şeklinde sunduğu zaman aşımı itirazının, davacı yanın savunmanın genişletilmesine muvafakatinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında anılan itirazın gözetilemeyeceği, davalı ... hakkında işin esasına girilip, deliller toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davalı ... yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkında davanın zaman aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararında isabet görülmediğinden, HMK'nun 353/1-a.6 maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmayarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı ... yönünden ve kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince davalı ... yönünden ve KISMEN KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2021 tarih 2020/611 Esas 2021/372 Karar sayılı kararının davalı ... yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-Davalı ... hakkındaki davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Eskişehir 4. İcra Dairesi'nin 2023/2154 sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan 03/04/2023 tarih 8.760,86 TL bedelli nakit teminatın İİK'nun 36. maddesi uyarınca talep halinde davacıya iadesine, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a.6 ve 362/1-g maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1059, K. 2025/1308, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1059-e-2025-1308-k-95061bd1fbfa