Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/983 E. 2023/389 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/983
- Karar No
- 2023/389
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1120 KARAR NO : 2025/1419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2021/464 Esas 2024/458 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.11.2020 tarihinde, davalı ... tarafından sigortalanan ... plakalı traktörde seyahat eden davacının, araç şoförünün dikkatsiz kullanımı nedeni ile dengesini sağlayamayarak düştüğünü ve traktör lastiğinin davacının bacağının üzerinden geçtiğini, kaza nedeni ile davacının malul kaldığını, eski sağlığına kavuşamadığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak Karabük Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, davacının kaza tarihinde yiyecek-içecek hizmet alanlarına ilişkin eğitimlerini tamamladığını ve “İşyeri Açma Belgesi” ile “Usta Öğretici Belgesi” almaya hak kazandığını, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağını, davalı ... şirketinin davacının zararından sorumlu olduğunu, davacının zararının giderilmesi talebi ile davalı ... şirketine gönderilen ihtarname ve eklerinin 05.05.2021 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ edilmesine rağmen davalı ... tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını belirterek, sakatlık, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatına mahsuben 100.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 21.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettikleri 100,00 TL tazminatı toplam limit kapsamında 410.000,00-TL’ye yükselttiklerini, açıklama dilekçesi ile de bu tazminatın 10,00 TL’sini geçici işgöremezlik, 409.990,00 TL’sini sürekli işgöremezlik tazminatı olarak istediklerini belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ibrazı zorunlu belgelerle birlikte başvuru yapmamış olması nedeni ile başvuru şartının yerine getirilmemiş olduğunu, ceza dosyasının celbi gerektiğini, müvekkili şirketin sadece sürekli işgöremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, diğer taleplerin poliçe kapsamında olmadığını, davacının maluliyetinin mevzuata uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüdün gerçekleşmediğini, hesaplamada TRH-2010 Ömür Tablosunun esas alınması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; olay tarihi olan 13/11/2021 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası geçirdiği, traktörde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, traktörün ZMMS poliçesinin davalı ... tarafından yapıldığı, kaza tarihi itibarıyla geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 410.000,00-TL olduğu, alınan kusur raporu ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ... tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’in % 75 oranında, yolcu konumunda olan davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği (Ankara BAM 26.H.D.'nin 02/06/2023 tarih ve 2022/983 E., 2023/389 K. sayılı emsal kararı), alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı miktarlarının belirlendiği, davacının talebini 11/12/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ve 14/06/2024 tarihli talep açıklama dilekçesi ile, 10,00 TL geçici iş göremezlik ve 409.990,00 TL sürekli işgöremezlik zararı olarak artırdığı anlaşılmakla, KTK'nın 91 ve 85.maddeleri hükümlerine göre davanın kabulü gerektiği anlaşıldığından; “1-Davanın KABULÜ İLE, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 409.990,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla (Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/33 Esas sayılı dosyasında verilecek karar ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya verilen %25 kusuru kabul etmediklerini, davalı sigortanın yaptığı her işin ticari olması nedeniyle de avans faizine karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmetmenin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ceza soruşturmasında tüm kusur davacıda denilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, mahkemece alınan kusur raporu ile çelişkinin giderilmediğini, yine maluliyet raporunun da yetersiz olduğunu yeterli uzmanın bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafık kusur itirazlarının değerlendirilmediğini, zira davacının yolcu taşımaya elverişli olmayan araçta seyahat etmesi nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen değerlendirilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı traktörün yol üzerinde bulunan kasisten geçerken traktörde yolcu olarak bulunan davacının araçtan düşerek yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalının müterafık kusura yönelik istinafı yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması, zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Dava konusu olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı traktör sürücüsünün davalıya ZMMS ile sigortalı traktör ile seyir halindeyken yoldaki tümsek üzerinden geçerken traktör üzerinde yolcu olarak bulunan davacının oluşan sarsıntıdan dolayı araçtan düştüğü olayda, traktör sürücüsünün aracın özelikleri ve yolun durumunu dikkate almadan bozuk zeminli yerden geçerken aracının önünde yolcu taşımaması gerekirken aksine hareketle ve seyir hızı ile seyrine devam ettiği, yolcunun düşerek yaralandığı olayda %75 kusurlu olduğu, davacı-yolcunun ise yolcu taşımak için elverişli bulunmayan traktöre yolcu olarak binmekle, üstelik traktörün üzerinde ayakta yolculuk yapmakla, bunlara bağlı olarak traktör bozuk satıhlı kesimden geçtiği sırada meydana gelen sarsıntı sonucu yola düşmekle, Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 129. maddesi gereğince %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda; kazanın meydana geliş şekline göre davacının davalıya sigortalı traktörde yolcu olduğu ve davacının araç kasisten geçerken araçtan düşmesi şeklinde meydana gelen olayda müterafik kusuru yani zararın artmasında kusuru değil araçta ayakta ve tutunmadan yolculuk etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının ayrıca müterafık kusuru da bulunduğuna yönelik davalı istinafına itibar edilmemiştir. Tarafların diğer istinafları yönünden; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 13/11/2020 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı traktör sürücüsünün %75, davacı yolcunun %25 kusuru ile tek taraflı kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, davacının, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yargılama sırasında muayenesi de yapılarak, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmayan raporuna göre sol uyluk atrofisi ve sol ayak bileği inversiyon kısıtlılığı nedeniyle %8malul kaldığı, 9 ayda iyileşebileceği ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğu, davalı ZMM sigortacısının tüm zararlardan limit kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, kaza tutanağı, savcılık dosyasında alınan kusur raporu ile mahkemece alınan ve oluşa uygun kusur raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının kazada ayrıca müterafık kusurunun bulunmadığı yine hatır taşıması koşulunun da bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren traktörün ticari kullanıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığı anlaşıldığından, yasal faize hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 28.007,10TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.000,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.007,08 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.