Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/826 E. 2022/981 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/826
- Karar No
- 2022/981
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/826
KARAR NO : 2022/981
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2022 (Ara Karar)
NUMARASI : 2022/36 Esas
DAVA: İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/06/2022
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; müvekkilinin, davalı ile akdettiği 28.09.2020 tarihli çarterparti sözleşmesi ile donatanı olduğu “...” isimli gemiyi yükün 9-12 Ekim 2020 tarihleri arasında Suudi Arabistan’dan, İskenderun'a taşınması için davalıya kiraladığını, çarterparti koşullarını belirleyen bağlantı özetinin ek maddelerinde ve bağlantı özetinde atıf yapılan ... çarterpartinin 19. maddesinde, bu sözleşmeden kaynaklanan ihtilâflar için tahkim yoluna başvurulacağının düzenlendiğini, davalı tarafın 01.10.2020 tarihli bir e-posta ile Suudi Arabistan’a sözde uygulaması beklenen ithalat ambargosu nedeniyle, yükün gemiye belirtilen tarihlerde yüklenemeyeceğini, bu nedenle seferin iptal edildiğini bildirdiğini, tahkim şartı gereğince müvekkili tarafından davalı aleyhine Londra’da tahkim yargılaması başlatıldığını, davalının tahkim yargılamasından haberdar olduğunu brokeri aracılığıyla 25.01.2021 tarihinde teyit ettiğini ve kararın yazılması aşamasında 28.09.2021 tarihli e-posta ile de savunmalarını bildirdiğini,yargılama sonunda tek hakem tarafından verilen 08.10.2021 tarihli hakem kararında, müvekkilinin davası kısmen kabul edilerek davalının müvekkili şirkete 239.708,67-ABD Doları asıl alacak ile 38.017,14-euro yargı gideri ve 6.250-GBP hakem ücretinie ödemesi yönünde karar verildiğini, hakem kararının e-posta yolu ile 21.10.2021 tarihinde, kurye ile de 04.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal süresi içinde davalı tarafça bir itiraz veya iptale ilişkin bir dava açılmadığından kesinleştiğini, müvekkilinin, elinde hakem kararından başka güvence bulunmadığı için alacağını tahsil edememe riskini taşıdığını belirterek, tenfiz talebine konu hakem kararında hüküm altına alınan alacakları için davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; 28/09/2020 tarihli çarterparti ile 08/10/2021 hakem kararının Türkçe tercümesinden; davacı ile davalı arasında akdedilen 28.09.2020 tarihli çarterparti sözleşmesi ile davacının donatanı olduğu “...” isimli gemiyi yükün 9-12 Ekim 2020 tarihleri arasında Suudi Arabistan’dan, İskenderun'a taşınması için davalıya kiraladığı, çarterparti koşullarını belirleyen bağlantı özetinin ek maddelerinde ve bağlantı özetinde atıf yapılan ... çarterpartinin 19. maddesinde bu ihtilâfların tahkimde çözümleneceğinin düzenlendiği, hakem kararının davalıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yabancı hakem kararının tenfiz edilmiş olması koşulunun aranmasına gerek bulunmadığı, hakem kararında hüküm altına alınan alacak yönünden İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, alacağın %10'u oranında teminat karşılığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili; ihtiyati hacze dayanak gösterilen ve tenfiz istemine konu tahkim kararının, gerek New York Sözleşmesi, gerekse 5718 sayılı MÖHUK hükümleri uyarınca yok hükmünde, tenfizi kabil olmayan bir karar olduğunu, davacının iddia ettiği tahkim anlaşmasının davacı ile üçüncü kişi ... Ltd arasında akdedildiğini, ancak müvekkilinin anılan 3. firmaya bu yönde özel bir yetki vermediğinden tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil eden hakem kararının, yargılama süresince müvekkiline tebligat veya herhangi bir bildirim yapılmadan, taraf teşkili sağlanmadan verildiğini, kararın savunma haklarına riayet edilmeden verildiği için Türk kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini ve tenfizi kabil bir karar olmadığını, tenfizi kabil olmayan bir hakem kararı dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, hakem kararı tenfiz edilmediği için alacağın muaccel olmadığını, ayrıca takdir edilen %10 oranındaki teminatın müvekkilinin zararlarının çok altında kaldığını belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasına, teminatın alacağın %115'ine kadar arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, yabancı hakem kararı tenfiz kararı kesinleşmeden icra edilemez ise de, bu karara dayanarak ihtiyati haciz istenmesine yasal bir engel bulunmadığı, ihtiyati hacze itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde tahdidi olarak düzenlenmiş olup, tahkim anlaşmasının geçersizliği, tahkim yargılamasındaki tebligatların usulsüzlüğü konusunda ileri sürülen itirazların yasada öngörülen itiraz nedenlerinden olmayıp, yargılama neticesinde değerlendirileceği, bu nedenlerle yabancı hakem kararına konu alacaktan dolayı İİK 257 ve devamı maddelerine göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, İİK'nın 259. maddesinde ve HMK ilgili hükmünde teminata ilişkin bir düzenleme yapılmamış olup, ihtiyati haciz kararında alınacak teminatın miktarı ve nevi konusunda takdirin mahkemeye bırakıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazının reddine, teminatın arttırılması talebinin kabulü ile teminat oranının alacağın %20'sine yükseltilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:1-Davacı vekili; alacağın kesinleşmiş bir hakem kararına dayandığını, bu nedenle ihtiyati hacze karar verilebilmesi için teminat şartı aranmasına dahi gerek bulunmadığını,teminatın artırılması kararı ile müvekkilinin hak arama özgürlüğünün sınırlandırıldığını belirterek, kararın teminatın artırılmasına yönelik kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili;tahkim sözleşmesinin müvekkili şirketi bağlamadığını, New York Sözleşmesinin 5/1-a maddesi gereğince sözleşmeyi imzalayanın yetkili olması gerektiğini, sözleşmeyi imzalayan ... Ltd unvanını kullanan Hızır Karaer'e müvekkili tarafından, adına tahkim sözleşmesi yapma yönünde bir özel yetki verilmediğini, bu nedenle geçerli bir sözleşme bulunmadığını, kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğunu,tebligat yapılmayarak savunma hakkının kısıtlandığını, hakem kararının iptal davası açma süresinden bir gün önce müvekkiline tebliğ edildiğini, bu nedenle kararın tenfizinin mümkün olmadığını,tenfizi kabil olmayan bir karara istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, takdir edilen teminatın müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve teminatın %115 oranına çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına yönelik itiraza ilişkindir.İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; madde hükmüne göre "borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder."İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça, tek hakem ... tarafından İngiliz hukukuna göre verilmiş olan 08.10.2021 tarihli yabancı hakem kararının tenfizi talebi ile açılan davada, İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Yabancı hakem kararının icra edilebilmesi için, Türk Mahkemeleri tarafından tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Yabancı hakem kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için, söz konusu kararın tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmekle birlikte, bilindiği üzere ihtiyati haciz işlemi geçici hukuki koruma kararı niteliğinde olup, bir icra ve infaz işlemi niteliği taşımamaktadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, söz konusu yabancı hakem kararının tenfizi ve bu tenfiz kararının kesinleşmesi gerekmemekle birlikte, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığının İİK'nın 257. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir. Tek hakem tarafından verilen 08.10.2021 tarihli yabancı hakem kararı ile, davacının davalıdan hükümde belirtilen tutarda alacaklı olduğuna hükmedildiği, söz konusu hakem kararı doğrultusunda davacının davalıdan alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek şekilde delil mevcut olduğu, bu suretle alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin, tahkim şartının ve buna bağlı olarak hakem kararının geçersizliğine, tahkim yargılamasında müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığına dair ileri sürdüğü itiraz nedenleri ise İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olan itiraz nedenlerinden değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı vekilinin ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer yandan ihtiyati hacizde teminata ilişkin İİK'nın 259. maddesinde ve yollama yapılan HMK'nın 87. maddesinde alınacak teminat miktarına ilişkin bir düzenleme yapılmamış, alınacak teminatın miktarı ve türü konusunda takdir mahkemeye bırakılmıştır. Bu kapsamda somut olayda mahkemece takdir edilen teminat oranı yerleşik yargı uygulamasına göre yeterli düzeyde olup, mahkemenin takdirine göre alınmasına hükmedilen teminat miktarıda orantısızlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı ve davalı vekilinin teminat oranına yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2022