Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/818 E. 2026/154 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/818
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/818

KARAR NO : 2026/154

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/12/2020

NUMARASI : 2019/113 Esas - 2020/381 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. den olan fatura alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe konu ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, ödeme emri tebliğ alan borçlunun sunmuş olduğu dilekçesinde borca kötü niyetle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borca, işlemiş faize, faiz oranına ilişkin itirazların tümünün mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin borca yönelik itirazının iptali ile borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davalı-borçlu şirketin icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde müvekkili şirkete herhangi bir borçlarının olmadığı ifade ettiklerini, söz konusu itirazın herhangi bir dayanağı olmadığını, davalı-borçlu... taşımacılığı yapan müvekkil şirketten farklı tarihlerde hizmeti aldığını ancak aldığı hizmetin karşılığında doğan borcu müvekkili şirkete ödemediğini, müvekkili şirket kayıtlarına göre davalı borçlu şirketin 26.12.2018 tarihi itibariyle 46.017,08 TL tutarında borcu bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin alacağının borçlu şirket aleyhine icra takibine girişildiğini, davalı şirketin ... Plakalı araçların Müvekkil şirket gemileri ile taşınmasından kaynaklanan navlun ücreti ve liman hizmetlerinin bedellerine ilişkin 25.09.2018 tarihli ... n.olu Fatura, 26.09.2018 tarihli ... N.olu Fatura, 08.10.2018 tarihli- ... N.olu Fatura, 08.10.2018 tarihli ... N.olu Fatura, 10.09.2018 tarihli ... N.olu Faturaların ödenmediğini beyanla davalının yaptığı itirazının reddine, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yükü hiçbir şekilde teslim almadığını, davanın reddi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında taşıma işi için anlaşıldığı hususunun ihtilafsız olduğunu, müvekkili şirkete ait araçların taşınması ve liman ücretlerine ilişkin cari hesap üzerinden yapılan alacak-borç ilişkisinde müvekkilinin anlaşma gereği belirlenen tüm ödemeleri yaptığını, taraflar arasında cari hesap miktarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve müvekkilinin bu taşıma işi için tüm edimini tamamen ifa ettiğini, ne var ki; davacı şirketin anlaşma dışında müvekkili şirkete ek ödemeler çıkardığını ve bu ödemelerin hangi işlemlere yönelik olarak hesaplandığı hususunda herhangi bir bilgi verilmeksizin tek taraflı olarak davacı şirket tarafından cari hesap dökümü şeklinde müvekkiline bildirildiğini, müvekkili şirketin ise, anlaşma dışı ve hiçbir gerekçe ihtiva etmeyen bu ödemeyi haklı olarak kabul etmediklerini, bunun üzerine davacı şirketin müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve bu ödemelerin yapılmasını talep ettiğini, takibin haksız olduğunu, navlun ücreti ve liman masraflarının ek ödemelerle tek taraflı olarak talebinin mümkün olmadığını, anlaşma dışındaki bu talebin müvekkili tarafından kabulünün olanaksız olduğunu beyanla haksız ve yasal dayanaktan uzak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında navlun sözleşmesi kurulduğu hususu her iki tarafın da kabulünde olup, bu sözleşmede davacı taşıyan, davalı ise taşıtan sıfatına haizdir. Bu doğrultuda, davacının ticari defter ve kayıtları ile de tespit edildiği üzere taşıyan sıfatına sahip davacının, TTK.1193 md. vd. hükümleri uyarınca navlun alacak hakkının bulunduğu, bu hakkın borçlusunun da TTK.1200 md. uyarınca taşıtan davalı olduğu, davalı tarafından dosya kapsamına navlun ücretinin ödendiğini ispatlayacak delil sunulmadığı görülmekle davalının navlun ücretinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından davalının liman hizmetlerinden kaynaklı masraflardan da sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de davalı taşıtanın liman hizmetlerinden kaynaklı masraflardan sorumlu tutulabilmesi için bu hususun ayrıca sözleşmede kararlaştırılmış olması gerektiği, TTK m. 1196/2 .maddesinde, "Aksine sözleşme yoksa, gemiciliğin olağan ve olağanüstü giderleri, özellikle kılavuz, liman, fener, römorkaj, karantina, buz kırdırma ve bunlara benzer hizmetlere ilişkin resim ile ücretleri ödemek ve bu giderleri doğuran sebeplere ilişkin önlemleri almak, navlun sözleşmesi hükümlerine göre yükümlü olmasa bile, yalnız taşıyana düşer." hususunun hüküm altına alındığı, taraflar arasında navlun sözleşmesi kurulduğu tarafların kabulünde ise de, dosya kapsamına navlun sözleşmesinin şartlarını gösterir herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmekle, TTK m. 1196/2 md gereğince davacının liman hizmetinden kaynaklanan masraflardan sorumlu olduğu, bu masrafları davalıdan talep edemeyeceği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen alacak miktarı faturaya dayandığından alacak likit kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; liman hizmetinden kaynaklanan alacaklarına ilişkin sunulan faturalar ve konşimento hükümlerinin dikkate alınmadığını, davacı şirketin resmi internet sayfasından her yıl ilan edilen İşbu tarife, ... konşimento ve taşıma şartları hükümlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu açıkça kararlaştırılmış ilan olunan ilgili tarifenin "Yükleyicinin/Tacirin Sorumluluğu" başlıklı 8.4 numaralı maddesinde "Taşıyan Mallar ve/veya römorklar, yarı römorklar veya birimle ilgili alıkoyma, sürastarya ve depolama masrafları dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın bu tür eylemlerden doğan tüm ücretleri, para cezalarını, zararları, maliyetleri ve harcamaları Tacirden geri alma hakkına sahip olacaktır." hükmü yer aldığını, davacının taşınan eşya için yaptığı her türlü masrafının alıkoyma, sürastarya ve depolama masraflarıyla sınırlı olmaksızın davalı tarafından karşılanacağı konşimentoda kararlaştırıldığını, davalının Fransa limanına taşınan konteynır/dorselerin için Fransa Limanında yabancı şirketlerce verilen yükün tahliyesi, kapalı/açık sahalarda saklanması, depolanması, elleçleme, etiketlenmesi ve benzeri katma değerli hizmet bedellerinin davacı şirketçe katlanılması akabinde hizmetten asıl fayda sağlayan davalı taşıtana yansıtılması işin doğası gereği olup söz konusu harcamaların davacı şirket üzerinde kalması ticari teamüllere ve deniz taşıma işinin doğasına açıkça ters düştüğünü, dava konusu fatura içerikleri dava dilekçemiz ekinde sunulmuş olup açık ve net ibarelerle verilen hizmetler açıklanmış ve karşılığında ödenmesi gereken bedeller de tek tek yazıldığını, somut olaya uygulanması gereken kanuni düzenleme hatalı tespit edildiğini, mahkemece 6102 Sayılı TTK Md.1196/2 hükmü gereğince liman hizmetlerine ilişkin bedele taşıyanın katlanması gerektiğine dair yapılan tespitin hatalı olduğunu, ilgili Madde "Navlun dışında kalan pey akçesi, prim, bahşiş ve giderler" başlığı taşımakta olup hükmün işbu somut olayda uygulama alanı olmadığını, taşınan eşyanın teslim limanında tahliyesi için gerekli olan liman hizmetlerinin hesaplanması için "Taşıma ücretinin hesaplanması ve ödenmesi başlıklı TTK Md. 870/1 hükmünün uygulanması gerektiğini, söz konusu hükümde "Taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödeneceğini, taşıyıcı, taşıma ücretinden başka, eşya için yapılan, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri de isteyebilir." belirtildiğini, işbu talep kanundan kaynaklanmakta olup sözleşmeyle ayrıca kararlaştırılmasına gerek dahi bulunmadığını, hükmün gerekçesinde de taşıma ücretinden başka taşınan eşya için yapılan durum ve koşullara göre gerekli olan tüm giderlerin de istenebileceği açıkça düzenlendiğini, incelenen ticari defter ve kayıtlar, dava dilekçesine sunduğumuz faturalarla müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu ortaya konulduğunu, faturalar incelendiğinde liman hizmetlerine ilişkin ödenmesi gereken toplam tutarın 7.936 TL olduğu görüleceğini alacağın tutarı, düzenlenen faturalar ve cari hesap ilişkisi kapsamında sabit olup likit bir alacak olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun ve liman hizmetleri alacaklarının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, liman hizmetleri masraflarından kimin sorumlu olduğu noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 46.017,08 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 25/12/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının kendi ticari defterlerine göre 46.017,08 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Cari hesabı oluşturan davacı faturalarında navlun dışında liman hizmeti alacağı kalemlerini de ihtiva etmektedir. Davacı tarafça konişmento hükümlerinin ve faturaların dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de, faturalarda geçen liman hizmetleri nedeniyle ilgili katlanıldığı iddia olunan masraflara ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Buna göre faturalarda geçen liman hizmetlerine katlanıldığı ispatlanamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince liman hizmetlerine yönelik istem yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/818, K. 2026/154, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-43-hukuk-dairesi-2022-818-e-2026-154-k-9b1c1d15880a