Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/764 E. 2024/991 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/764
- Karar No
- 2024/991
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/764
KARAR NO: 2024/991
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2020
NUMARASI: 2019/600 Esas, 2020/692 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilİ şirketin davalının projelerini üstlenip yapmayı taahhüt ettiğini, bu kapsamda elektrik pano sistemlerinin kurulup davalının belirttiği yerlerdeki mağaza işyeri gibi yerlere teslim edildiğini, buna istinaden fatura kesildiğini ve davalıya teslim edildiğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerinde davalı aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçtiklerini, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacının müvekkilinin iyiniyetini suistimal ederek fahiş bedel ile mal sattığını, bu hususun müvekkilince tespiti üzerine davacıya bildirim yapıldığını, tarafların fiyat farkı konusunda uzlaştıklarını ve 52.427,00 TL'nin müvekkiline iadesi konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda 09/09/2019 tarihli fiyat farkı faturasının düzenlendiğini ve davacıya gönderildiğini, davacının iade faturasına bir itirazda bulunmamışken müvekkili aleyhinde icra takibine geçmekte haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve davacının davalıya iş yaptığı hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre 2018 yılından devir ile birlikte davalıya toplam 329.712,33 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 277.284,00 TL ödeme yaptığı, kalan bakiyenin 52.428,33 TL olduğu, davalının kayıtlarının da davacı ile uyumlu olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, taraf ticari kayıtları arasındaki farkın davalı kayıtlarında yer alıp davacının defterlerine bulunmayan 52.427,49 TL'lik fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, davalının örneğini sunduğu 09/09/2019 tarihli ve 52.428,33 TL bedelli, fiyat farkı iadesi açıklamalı e-Arşiv Faturasının 17/102019 tarihinde ... Hizmetleri A.Ş. tarafından ...@...com adresinden ...@...com adresine iletildiği, buna göre davacının davalının fiyat farkı iadesi faturasını tebliğ aldığı, 17/10/2019 tarihinde tebliğ edilen 09/09/2019 tarihli bu faturaya yasal süresinde itiraz ettiğine dair bir bilgi, belge yada kaydının bulunmadığı, buna rağmen 17/10/2019 tarihinde davalı aleyhinde 52.428,33 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 54.248,96 TL üzerinden takibe geçmesinin haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, mahkemece davanın reddine dayanak gösterilen davalı tarafından düzenlenen 09/09/2019 tarihli ve 52.428,33 TL bedelli fiyat farkı iadesi faturasının kesilmesi hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığını, kaldı ki bu fiyat farkı faturasının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davalı yanın dosyaya sadece mail yoluyla faturanın gönderildiği ekran görüntüsünü sunduğunu ancak herhangi bir iletim raporu sunmadığını, söz konusu mail adresinin müvekkili şirket tarafından kullanılmamakta olup iş bu mail adresine atılan maillerin de bir örneğini dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları üzere adres bulunmadı ve mail iletilemedi şeklinde geri döndüğünü, bu nedenle söz konusu fiyat farkı iadesine ilişkin faturaya süresinde itiraz edildiğine dair bir belge ve bilgi bulunmadığından bahisle davalarının reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı yan ile müvekkilinin ticari ilişkileri süresince defalarca müvekkilinin mail adresi olan ...©hotmail.com adresi üzerinden irtibata geçtiklerini, buna dair mail örneklerini de dosyaya sunduklarını, davalı yanın bu mail adresine gönderdiğinde iade faturasının itiraza uğrayacağını bildiği için kötü niyetli olarak şirketin kullanılmayan ve aktif olmayan mail adresine söz konusu iade faturasını gönderdiğini, 15.10.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda fatura konusu malzemelerin fiyatlarının fahiş olmadığının açıkça tespit edildiğini, dolayısıyla davalı yanın fiyat farkı faturası kesmesini gerektirir bir sebep de bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davalarının kabulüne, aksi halde dosyanın yeniden karara bağlanmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Dava, "Elektrik pano sistemlerinin kurulumuna" ilişkin sözleşme ilişkisi kapsamında 52.428,33-TL bakiye iş bedeli alacağı ve 1.820,63-TL işlemiş faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itizarın iptali talebine ilişkindir. Davalı taraf, davacının fahiş bedelle mal sattığını kabul ederek davalı ile fiyat farkı hususunda anlaştığını ve taraflarınca buna istinaden düzenlenen 52.427,00-TL'lik fiyat farkı faturasına davacının bir itirazda bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece verilen karar ve istinaf dilekçesi içeriğine göre istinafa konu uyuşmazlık, davalının 09/09/2019 tarihli "fiyat farkı" e-arşiv faturasının mahkemece dikkate alınmış olmasının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 19/10/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 9. Sayfasında belirtildiği üzere, davalı tarafça düzenlenen 09/09/2019 tarihli "fiyat farkı iadesi" açıklamalı e-Arşiv Faturasının davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu faturanın davacıya teslimine dair sunulan e-posta davacı şirketin aktif olmayan bir e-postası olduğu gibi, bu fatura "fiyat farkı" (iade) faturası olduğundan sadece davacıya tebliğ edilmiş olmasının davalıya bir alacak hakkı sağlamayacağı, davalı tarafça, dayanılan bu faturanın dayanağı olan "davacının fahiş bedelle mal sattığı ve buna dair 52.428,33 TL'lik bir fiyat farkı uygulanmasını kabul ettiği" iddiasının fiyat farkı faturası haricinde başkaca delillerle ispat edilmesi gerektiği, tarafların ticari defterleri söz konusu fiyat farkı haricinde örtüşüyor olması ve dosyaya bu iddianın ispatı bakımından fiyat farkı faturası haricinde ispata yeterli bir delilin sunulamamış olması nedeniyle davalı tarafa cevap dilekçesinde açıkça dayanmış olduğu "yemin" delilinin hatırlatılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı olan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/11/2020 tarih, 2019/600 Esas, 2020/692 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.